bugün
- the merich13
- cips olsa da yesek5
- matbaanın gecikmesine sebep5
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- horoz hayası çorbası5
- yarın iş olduğu gerçeği2
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kane2
- kadim kültürler4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- velvet13
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük kızlarının kombinleri20
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet vs nervio19
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- bira cips6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- gocusuz sözlük4
- normal sözlük2
- insan olmaya ceyrek kala12
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- beurredebaies2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- laptop5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- kafanızdaki ses4
- iddaa taktikleri2
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- aga be şarkılar5
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- 50 tl ile rolling yapmak3
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- sudekiray7
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- sözlük kızlarının aletleri2
- maden suyu4
duygu ama elle tutulabilir, gözle görülebilirmiş, yeni öğrendim.
canından çok sevdiğin, ama nasıl sevmek, bir insan; yıllardır nasıl mutsuz olduğunu, nasıl acı çektiğini, nasıl yaşadıklarını içine attığını, sen dışarıda gülüp eğlenirken o canından çok sevdiğin insanın sıkışmış göğüs boşluğuyla nasıl hiç istemediği bir hayata sıkışıp kaldığını hüngür hüngür ağlayarak anlattığı bir gece, mutsuzluk neymiş diye sormadan eline veriyorlar o'nu senin, mutsuzluk buymuş diyorsun. ama nasıl bir ağrı göğsünde...
canından çok sevdiğin, ama nasıl sevmek, bir insan; yıllardır nasıl mutsuz olduğunu, nasıl acı çektiğini, nasıl yaşadıklarını içine attığını, sen dışarıda gülüp eğlenirken o canından çok sevdiğin insanın sıkışmış göğüs boşluğuyla nasıl hiç istemediği bir hayata sıkışıp kaldığını hüngür hüngür ağlayarak anlattığı bir gece, mutsuzluk neymiş diye sormadan eline veriyorlar o'nu senin, mutsuzluk buymuş diyorsun. ama nasıl bir ağrı göğsünde...
nasıl, ne zaman olduğunu anlamadan gelir oturur insanın böğrüne karabasan gibi.
sesini çıkartmazsın, yardım isteyemezsin.
çığlıkların havada kaybolur.
yapılacak en iyi şey beklemek olur çoğu zaman.
elbet o sessiz çığlığı duyacak biri çıkar.
tutar çıkarır bu kötü rüyadan.
rüya değil mi bu?
daha az mı acı verir rüya olduğunu düşünmek?
öyle olsun, bunlar hep rüya olsun.
uyanayım nefes nefese.
"oh çok şükür rüyaymış" diyeyim.
lütfen öyle olsun.
sesini çıkartmazsın, yardım isteyemezsin.
çığlıkların havada kaybolur.
yapılacak en iyi şey beklemek olur çoğu zaman.
elbet o sessiz çığlığı duyacak biri çıkar.
tutar çıkarır bu kötü rüyadan.
rüya değil mi bu?
daha az mı acı verir rüya olduğunu düşünmek?
öyle olsun, bunlar hep rüya olsun.
uyanayım nefes nefese.
"oh çok şükür rüyaymış" diyeyim.
lütfen öyle olsun.
her sabah uyandığınız zaman tekrar uyumak istemenizdir. bu yorgunluk ve nefes darlığı asla peşinizi bırakmaz.
mutlu anların kıymetinin bilinmesi için gerekli bir faktördür.
Çok kötü. insana ıssız dar derin Karanlık bir boşlukta debeleniyormuş hissi veriyor. Yalnızlık gibi.
yıllardır içinde bulunduğum durum. olmuyor işte. olmayınca olmuyor. sonuç olarak olmuyor.
bazen tek bir kişinin tek bir sözüyle olunabilen durum.
her insanın, hakkında destanlar yazabileceği bir kavram.
hani yüzsüz bir misafir çat kapı gelir ve ne zaman gideceğini kendisinden başka kimse bilmez ya.. işte onun gibi. neden geldiğini, nereden geldiğini bilemezsiniz. bazen sağ gösterip sol da vurur hani. mutlu gibi görünürsünüz, aslında hiçbir sorun gözükmemektedir şöyle bir bakınca. ama işte içinizde hep aynı his, hep o misafir... gitmez, git deseniz de gitmez. kendinizi 'her şey yolunda' diye sıkı sıkı tembih etseniz de gitmez.
bazen bir şarkının içine saklanır, dinlediğinizde ortaya çıkar, bazen bir kitabın bir cümlesinde, bazen beş saniyelik bir film karesinde... otobüste giderken gözünüze takılıveren bi afişte, yabancı bir yüzde, bi bakışta...
mutsuzluk sonsuzluktur. onu öylece kabul edelim.
hani yüzsüz bir misafir çat kapı gelir ve ne zaman gideceğini kendisinden başka kimse bilmez ya.. işte onun gibi. neden geldiğini, nereden geldiğini bilemezsiniz. bazen sağ gösterip sol da vurur hani. mutlu gibi görünürsünüz, aslında hiçbir sorun gözükmemektedir şöyle bir bakınca. ama işte içinizde hep aynı his, hep o misafir... gitmez, git deseniz de gitmez. kendinizi 'her şey yolunda' diye sıkı sıkı tembih etseniz de gitmez.
bazen bir şarkının içine saklanır, dinlediğinizde ortaya çıkar, bazen bir kitabın bir cümlesinde, bazen beş saniyelik bir film karesinde... otobüste giderken gözünüze takılıveren bi afişte, yabancı bir yüzde, bi bakışta...
mutsuzluk sonsuzluktur. onu öylece kabul edelim.
insanın hayatında bir kere karşılaşabileceği türde güzel şeylerden vazgeçmek zorunda olmasıdır. içindeki parçayı koparır kenara koyar yoluna devam edersin. bir de kendine tembihlersin , "yüzün gülsün hep ve biri sorarsa iyiyim de! "
peşimi bırakmayan duygu.
gitmıyor efendım gitmıyor.
gitmıyor efendım gitmıyor.
Mutsuzluk, mutluluğun varlığının teminatidir. Çünkü biz insanlar uzun süreli mutluluklardan sıkılırız, doğamız gereği... iste o mutluluğun sikiciligindan kaçtığımız bir limandir aslında mutsuzluk. icindeyken dipsiz bir kuyu gibidir, insanın bilmediği derinlikleri keşfetmesini saglar, sonra kardesi mutluluk geldiginde bir anda unutulur aslında ne kadar da kısa bir süre önce yerin en dibindeydik. Mutsuzluk ve mutluluk atmosfer ve dünya gibidir. Mutsuzluk sakin, sessiz, uzun süreli, çabuk unutulan; mutluluk ise yüksekte, erisilmesi daha güç olan, dunyayı diğer gezegenlerden ayiran... insan eğer mutsuzluğunu severse bir kez, anlar ki mutluluk aslında sadece mutsuzluğun uçucu ve daha az yogun olanıdır, ancak mutsuzluğun vaad ettiklerinin yanında mutluluk boş bir kovadir.
aynaya baktığında kendi gözlerindeki parıltıyı görememek,
kalbinin neden çarptığını bilememektir.
kalbinin neden çarptığını bilememektir.
hani karışık kuruyemiş yersin de nadir bulduğun antep fıstığı kapalı çıkar ya, işte o mutsuzluktur.
hani şifre girerken nokta nokta çıkar da, yanlış bi tuşa bastın gibi olursun da emin olamazsın siler baştan yazarsın ya, işte o mutsuzluktur.
hasta olmak... bir türlü iyileşememek... işten güçten olmak...
hani soğuktur da az bişey dokunursun bu sefer de kaynar, ya yanarak ya donarak alırsın ya o duşu, işte o mutsuzluktur.
Uzun zamandir ve şu an hissedilen o berbat duygu.
mutsuzluk;
bir bayramı daha annesiz geçirmeye çalışmaktır.
millete laf vermemek için güçlü durmaya gülmeye çalışıp fakat,her sessiz kimsesiz yerde ağlamaktır.
sonra gözyaşlarını silip makyajını tazeliyip dimdik ayakkta durabilmeye çalışmaktır.
o çok sevdiğin şekerlerden yerken heycanlanmamaktır usta..
çünkü dişlerin çürüyecek !
karnın ağrıyacak! diye kızan bir anne yoktur artık.
yatak odasından yeni kıyafetlerini giyip çıkan nasıl olmuş bu bana yakışmamış dimi diye yakınan bir güzellik abidesi olmamasıdır.
adamı yakar
adamı yıkar bayramlar.
aslında mutsuzluk bayramlarda mezarına gidip ellerini tutamayıp soğuk taşı öpüp alnını yasladığın,gözünden toprağa yaş damlattığın,toprağa elini sürüp
bayramın mübarek olsun anne demektir.
bir bayramı daha annesiz geçirmeye çalışmaktır.
millete laf vermemek için güçlü durmaya gülmeye çalışıp fakat,her sessiz kimsesiz yerde ağlamaktır.
sonra gözyaşlarını silip makyajını tazeliyip dimdik ayakkta durabilmeye çalışmaktır.
o çok sevdiğin şekerlerden yerken heycanlanmamaktır usta..
çünkü dişlerin çürüyecek !
karnın ağrıyacak! diye kızan bir anne yoktur artık.
yatak odasından yeni kıyafetlerini giyip çıkan nasıl olmuş bu bana yakışmamış dimi diye yakınan bir güzellik abidesi olmamasıdır.
adamı yakar
adamı yıkar bayramlar.
aslında mutsuzluk bayramlarda mezarına gidip ellerini tutamayıp soğuk taşı öpüp alnını yasladığın,gözünden toprağa yaş damlattığın,toprağa elini sürüp
bayramın mübarek olsun anne demektir.
rakı masasına oturmadan önce ortamda en az bir kişinin içerisinde olması gereken ruh hali.
hayatta insanı en çok bu duygu yorar, insanın omzundaki en ağır ve en zor yükü mutsuzluğudur. çünkü sen aşarsın bir yenisi çıkar karşına her seferinde farklı bir biçimde.
Apartmana Girdiğinde Burnuna Gelen Mis Gibi Kızartma Kokusunun, Sizin Evden gelmediğini Fark Etmektir..
gülümseyerek gelendir. *
gazı olan bebek gibi içini kaplayan duygudur. ne kadar ıkınsan da çıkması zor olur.
mutlu oldugun bir anda bunu paylaşacak kimsenin olmamasıdır. bu mutsuzluk mutlu oldugun seyi silip süpürür, agzına bile sıçar. ne demiştik heh mutsuzluk işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar