bugün
- fatma betül sayan kaya24
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur22
- bir vatandaşını bile kurtaramayan büyük türkiye3
- çalıyor ama çalışmıyor4
- türkçe vs fransızca2
- 0 0 715
- pazar günü bile çalışan ezik2
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak2
- dişler neden çürümeyecek şekilde yaratılmadı3
- türkiyede askerlikte değişmesi gerekenler3
- yarın cennete gidiyorum2
- pazar sabahı erkek kalkmak3
- dünya52
- asansörde kapı kapatma tuşuna basmak2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri2
- command and conquer generals3
- baldız hanımdan güzel çıkınca yaşanan pişmanlık3
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- koklayarak öpmek16
- cesur olmak4
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- sözlükteki anlık online sayısı4
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması5
- platon un mağara alegorisi6
- akp kazandı11
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- gocu29
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- morkstar yazdı bunu12
- sabahları sevilen şeyler5
- sözlüğün en güzel kadını25
- yalnız erkek sayısının patlaması9
- anın görüntüsü27
- tiktok3
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- amerika birleşik devletleri28
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- koklayarak insan tanımak7
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- çalıyor ama çalışıyor5
- çocuğuyla birlikte dans eden vajinası belli anne4
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
Aşırı yalnızlık duygusuyla naptığını bilemeyen kişilerin yaşadığı tuhsaf durumdur zira bu şekilde evlenenler bile vardır.
msn aşkları; herkes istediği kılıkta, kurduğu düşe başkasını ortak etme telaşında, sahteliğin ortasında, pek tabi gençlerin, yalnızların ve dibe vurmuşların tekelinde.
yeni imkanlar sunulmuştu artık insanlara. eskiden ancak yakın çevresiyle sınırlıyken bir takım olanaklar, artık insanların ayağına kadar gelmişti en uzak mesafeler. açılan bir pencereyle, dünyanın herhangi bir yerindeki insanla iletişim kurulabiliyordu. oysa karşı apartmandaki kızla bile konuşmak hayalken bir titreşim kadar yakındaydı ülkenin öbür ucundaki kızlar. bırak sevgiliyi, köşedeki pastaneye gidecek arkadaşı olmayanlara gün doğmuştu resmen. yüzyüze iki kelimeyi bir araya getiremeyecek insanlar yazı dilinin evrenselliğinde bürünüyorlardı hiç olmadıkları kılıklara. seçilmiş en güzel fotoğrafları profillerinde, bakışlara, ses tonlarındaki vurgulara, titremelere, dokunuşların sıcaklığına değil yazılan kelimelere aşık olmaya başlamıştı genç ve her daim kendini genç hissedenler. yalnızlar...
gönderilen gülü kurutması gerekmiyordu artık sevgilinin, gönderilen (F) pencereyi kapatana kadar vardı zira. gülünce gözlerinin ışıltısını görmüyordu karşı taraf, sarı yuvarlak kafa ne kadar parlıyorsa onunla idare ediliyordu. ilgi istenildiğinde bağırarak "beni dinle!" diye haykırmaya gerek yoktu, titretiyorlardı onun yerine. kızgın surat, ne kadar kızgınsa o kadar etkiliydi sinirlilik hali ve pek tabi büyük harfler eşliğinde. caps lock on!
o günlerde elele tutuşmuyordu çiftler, öpüşmüyorlardı, sarılmıyorlardı ve hatta birlikte uyumuyorlardı. biri yazıyordu, diğeri onaylıyordu. böylece yaşanmış gibi hayal ediliyordu söz konusu eylemler. "seni öpüyorum", "öp bitanem, ben de öpüyorum deli gibi". bu kadar basitti işte.
ne ilk buluşma telaşı, ne kıyafet seçme telaşı, ne lüks mekanda hesap muhasebesi ne de sevişme eşiğini beklerken tırnak yeme müddeti... hepsinden sıyrılmıştı insanlar. buluşmaya leş gibi kokar vaziyette, en silik tişörtü ve altında boxerı olduğu halde dahil oluyordu erkekler. kızlar? onlar da erkekler nasıl hayal ediyorsa o şekilde.
ilişkinin bitmesi, bir engelle-sil komutuna bağlıydı. emin misin diye soran ise en yakın arkadaşın değildi, teknolojinin ta kendisiydi.
yeni imkanlar sunulmuştu artık insanlara. eskiden ancak yakın çevresiyle sınırlıyken bir takım olanaklar, artık insanların ayağına kadar gelmişti en uzak mesafeler. açılan bir pencereyle, dünyanın herhangi bir yerindeki insanla iletişim kurulabiliyordu. oysa karşı apartmandaki kızla bile konuşmak hayalken bir titreşim kadar yakındaydı ülkenin öbür ucundaki kızlar. bırak sevgiliyi, köşedeki pastaneye gidecek arkadaşı olmayanlara gün doğmuştu resmen. yüzyüze iki kelimeyi bir araya getiremeyecek insanlar yazı dilinin evrenselliğinde bürünüyorlardı hiç olmadıkları kılıklara. seçilmiş en güzel fotoğrafları profillerinde, bakışlara, ses tonlarındaki vurgulara, titremelere, dokunuşların sıcaklığına değil yazılan kelimelere aşık olmaya başlamıştı genç ve her daim kendini genç hissedenler. yalnızlar...
gönderilen gülü kurutması gerekmiyordu artık sevgilinin, gönderilen (F) pencereyi kapatana kadar vardı zira. gülünce gözlerinin ışıltısını görmüyordu karşı taraf, sarı yuvarlak kafa ne kadar parlıyorsa onunla idare ediliyordu. ilgi istenildiğinde bağırarak "beni dinle!" diye haykırmaya gerek yoktu, titretiyorlardı onun yerine. kızgın surat, ne kadar kızgınsa o kadar etkiliydi sinirlilik hali ve pek tabi büyük harfler eşliğinde. caps lock on!
o günlerde elele tutuşmuyordu çiftler, öpüşmüyorlardı, sarılmıyorlardı ve hatta birlikte uyumuyorlardı. biri yazıyordu, diğeri onaylıyordu. böylece yaşanmış gibi hayal ediliyordu söz konusu eylemler. "seni öpüyorum", "öp bitanem, ben de öpüyorum deli gibi". bu kadar basitti işte.
ne ilk buluşma telaşı, ne kıyafet seçme telaşı, ne lüks mekanda hesap muhasebesi ne de sevişme eşiğini beklerken tırnak yeme müddeti... hepsinden sıyrılmıştı insanlar. buluşmaya leş gibi kokar vaziyette, en silik tişörtü ve altında boxerı olduğu halde dahil oluyordu erkekler. kızlar? onlar da erkekler nasıl hayal ediyorsa o şekilde.
ilişkinin bitmesi, bir engelle-sil komutuna bağlıydı. emin misin diye soran ise en yakın arkadaşın değildi, teknolojinin ta kendisiydi.
biz yine şanslıydık. msnde online oldu oldu, olmadı tamam nette değil. şimdi öyle mi? whatsapp da last seen ne zaman yok facebookta en son ne paylaşmış, message me de yazdığımı hangi saatte görmüş bilmem ne yok anasının *mı..adam paranoyak olur be.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar