bugün
- naber lan hayatsızlar8
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz25
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak5
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- iyi geceler arkadaşlar5
- kabak tatlısını sevenler15
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- sikimin sürekli kalkması2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- panama da kaybolan hollandalı kızlar5
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı5
- anın görüntüsü26
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 20272
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- otel odasında intihar etmek6
- sigara içelim mi5
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- masterchef türkiye de elenen yarışmacı2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- favori sözlüğünüz2
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- fingirdek sözlük erkeği6
- kızgın yağ yanığı4
- toplumsal buhran2
- alt haşortmanı4
- elektrik3
- kitap önerisi4
- taksim delisi cenk7
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- kaplan dayı tokat manyağı3
- afyonkarahisar da kayınbirader cinayeti2
- okan yalabık'ın son hali5
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- muşlettin bey ekselansları2
- demir yüklenmesi2
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- rafet el roman3
- sözlük yazarlarının gazları3
--spoiler--
görsel
M. Kemal 17 Kasım 1918 tarihinde, istanbul'da kendi parasıyla çıkardığı "Minber" gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şöyle der:
"Bu harpte ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim... Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir." [1]
Ertesi gün, 18.11.1918 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan söyleşisinde yine bu doğrultuda konuşmuştur: "Hükümetimizle mütareke imzalayan devletlerin ve bu devletler adına Mütareke Şartnamesi'ni yapan Britanya hükümetinin Osmanlılara karşı olan iyi niyetlerinden şüphe etmek istemem; eğer sözkonusu şartname hükümlerinin uygulanmasında yanlış anlamaya neden olacak yönler görülüyorsa, bunun sebebini derhal anlamak ve muhataplarımızla anlaşmak lazımdır." [2]
M. Kemal'in 11-13 Ekim 1918'de Halep'ten Vahdettin'e çektiği "çok gizli" telgrafta:
"Derhal ingilizlerle ayrı barış yapmak üzere kendisinin de katılacağı yeni bir Bakanlar Kurulu oluşturulmasını önermişti."
M. Kemal'in bu ilginç teklifine bakalım...
Şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:
"Müttefiklerle olmadığı takdirde (ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır."
Orijinali: "Müttefiken olmadığı takdirde (ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve
bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır." [3]
KAYNAKLAR:
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 291.
Ayrıca bakınız: Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Tekin Yay. istanbul 1977, sayfa 122.
[2] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 292.
[3] Bütün Eserleri, cilt 2, istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232
--spoiler--
Gazoz gazete minber...
görsel
M. Kemal 17 Kasım 1918 tarihinde, istanbul'da kendi parasıyla çıkardığı "Minber" gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şöyle der:
"Bu harpte ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim... Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir." [1]
Ertesi gün, 18.11.1918 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan söyleşisinde yine bu doğrultuda konuşmuştur: "Hükümetimizle mütareke imzalayan devletlerin ve bu devletler adına Mütareke Şartnamesi'ni yapan Britanya hükümetinin Osmanlılara karşı olan iyi niyetlerinden şüphe etmek istemem; eğer sözkonusu şartname hükümlerinin uygulanmasında yanlış anlamaya neden olacak yönler görülüyorsa, bunun sebebini derhal anlamak ve muhataplarımızla anlaşmak lazımdır." [2]
M. Kemal'in 11-13 Ekim 1918'de Halep'ten Vahdettin'e çektiği "çok gizli" telgrafta:
"Derhal ingilizlerle ayrı barış yapmak üzere kendisinin de katılacağı yeni bir Bakanlar Kurulu oluşturulmasını önermişti."
M. Kemal'in bu ilginç teklifine bakalım...
Şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:
"Müttefiklerle olmadığı takdirde (ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır."
Orijinali: "Müttefiken olmadığı takdirde (ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve
bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır." [3]
KAYNAKLAR:
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 291.
Ayrıca bakınız: Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Tekin Yay. istanbul 1977, sayfa 122.
[2] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 292.
[3] Bütün Eserleri, cilt 2, istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232
--spoiler--
Gazoz gazete minber...
Mustafa Kemal'in gazetesidir. O ara matbaacılık işlerine falan para yatırmıştır.
Sahibinden tayfası gibi nerede bir maddi hareketlilik varsa o tarafa yatırım yapmıştır.
Malum zaten nasıl bir kapitalist nasıl bir şahsi servet sahibi olduğunu bilmeyen yoktur...
Sahibinden tayfası gibi nerede bir maddi hareketlilik varsa o tarafa yatırım yapmıştır.
Malum zaten nasıl bir kapitalist nasıl bir şahsi servet sahibi olduğunu bilmeyen yoktur...
Samsun'a bisikletle gitti dense bütün hikaye daha inandırıcı hale gelecek iken Mustafa Kemal'in samsun senaryosunu burgu bilezik gibi eğip bükmekten zerre rahatsız olmayanlar iş kahramanlığa gelince uydurdukları yalan tarihi de görmezden gelmeye devam ediyorlar.
Bu matbaa işlerine de para için girmiştir zaten. Herhangi bir milli menfaati yoktur.
Bu matbaa işlerine de para için girmiştir zaten. Herhangi bir milli menfaati yoktur.
Ya oğlum, elimizde sapasağlam bir kanıt var, hâlâ adamın hakkında atıp tutma peşindesiniz. Türkiye Cumhuriyeti'ni babanız mı kurdu, babasının bıyığını kerttirdiklerim. Atatürk'ün aklının erdiği yere sizin ayağınız mı erer sanıyorsunuz?
Atamın mütareke döneminde çıkardığı gazetedir.
Atam ingilizlere karşı tavrını ingilizlere Mondros mütarekesinden sonra iskenderun limanına asker çıkarmaya kalktılarında göstermiştir. Limana asker çıkarılacağını bildiren ingilizlere mütarekede böyle bir madde olmadığını, dolayısıyla bu işe kalkışırlarsa ateş açacağını söylemiştir. ingilizler bunun üzerine kendisini istanbul hükümetine şikayet etmişler, istanbul hükümeti de ordusunun lağv edildiğini, istanbul'a dönmesinin emredildiğini bildirmiştir.
Yobaz domuzun diline doladığı atamın almanları ortada bırakıp, ayrı ve acil barış yapılması teklifi ise gayet yerindedir. Eğer almanlar savaşmayı sürdürürken barış isteseydi, çok daha hafif şartlarda anlaşmak mümkün olabilirdi. Kaldı ki atam bu teklifi henüz Filistin cephesi çökmeden de yapmış fakat yine dinletememişti.
Minber gazetesinde ise "hadi silaha sarılalım" yazmadı elbette. Gazete yayınlandığında henüz yunan izmir'i işgal etmemişti. Etseydi bile istanbul'daki yayınlanan bir gazetede böyle birşey yazılamazdı.
Atam şüpheci bakışını cümle aralarında ortaya koymakla beraber sıcak mesajlar vermeye çalışmıştır. Zira istanbul'daki ilk hedefi harbiye nazırlığı görevini üstlenip, orduyu kontrolü altına almaktı. Ordunun tasfiyesi işini ağırdan alıp, ingilizleri makul bir barış anlaşması yapmaya zorlayacaktı.
Bu olmayınca ve arada yunan harekete geçince Anadolu'da direniş başlatmaya karar verdi.
Atam ingilizlere karşı tavrını ingilizlere Mondros mütarekesinden sonra iskenderun limanına asker çıkarmaya kalktılarında göstermiştir. Limana asker çıkarılacağını bildiren ingilizlere mütarekede böyle bir madde olmadığını, dolayısıyla bu işe kalkışırlarsa ateş açacağını söylemiştir. ingilizler bunun üzerine kendisini istanbul hükümetine şikayet etmişler, istanbul hükümeti de ordusunun lağv edildiğini, istanbul'a dönmesinin emredildiğini bildirmiştir.
Yobaz domuzun diline doladığı atamın almanları ortada bırakıp, ayrı ve acil barış yapılması teklifi ise gayet yerindedir. Eğer almanlar savaşmayı sürdürürken barış isteseydi, çok daha hafif şartlarda anlaşmak mümkün olabilirdi. Kaldı ki atam bu teklifi henüz Filistin cephesi çökmeden de yapmış fakat yine dinletememişti.
Minber gazetesinde ise "hadi silaha sarılalım" yazmadı elbette. Gazete yayınlandığında henüz yunan izmir'i işgal etmemişti. Etseydi bile istanbul'daki yayınlanan bir gazetede böyle birşey yazılamazdı.
Atam şüpheci bakışını cümle aralarında ortaya koymakla beraber sıcak mesajlar vermeye çalışmıştır. Zira istanbul'daki ilk hedefi harbiye nazırlığı görevini üstlenip, orduyu kontrolü altına almaktı. Ordunun tasfiyesi işini ağırdan alıp, ingilizleri makul bir barış anlaşması yapmaya zorlayacaktı.
Bu olmayınca ve arada yunan harekete geçince Anadolu'da direniş başlatmaya karar verdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com