bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- anın görüntüsü15
- blackberry6
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler6
- sebahattin şirin14
- arkadaşlar bana müsaade2
- çerçeve yasa23
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey3
- eksi oy alan tanımları siliyorum2
- kırathanede one more cup of coffee dinlemek2
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- hangi film karakteri olmak isterdiniz3
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı5
- apo piçtir piç kalacak12
- kova burcu2
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- romelu lukaku7
- eski türkiye5
- herkes öldüğü hal üzere diriltilecektir2
- kalp krizi7
- bu plak para eder mi3
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın2
- numan kurtulmuş3
- profilini gizli tutma nedeni9
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- ipsala vs kapıkule2
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı6
- türk milletine kurulan pusu7
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- 73 yıllık sigara2
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet6
- kendi doğum gününü unutmak3
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- atilla kaya2
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- en güzel reçel6
--spoiler--
görsel
M. Kemal 17 Kasım 1918 tarihinde, istanbul'da kendi parasıyla çıkardığı "Minber" gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şöyle der:
"Bu harpte ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim... Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir." [1]
Ertesi gün, 18.11.1918 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan söyleşisinde yine bu doğrultuda konuşmuştur: "Hükümetimizle mütareke imzalayan devletlerin ve bu devletler adına Mütareke Şartnamesi'ni yapan Britanya hükümetinin Osmanlılara karşı olan iyi niyetlerinden şüphe etmek istemem; eğer sözkonusu şartname hükümlerinin uygulanmasında yanlış anlamaya neden olacak yönler görülüyorsa, bunun sebebini derhal anlamak ve muhataplarımızla anlaşmak lazımdır." [2]
M. Kemal'in 11-13 Ekim 1918'de Halep'ten Vahdettin'e çektiği "çok gizli" telgrafta:
"Derhal ingilizlerle ayrı barış yapmak üzere kendisinin de katılacağı yeni bir Bakanlar Kurulu oluşturulmasını önermişti."
M. Kemal'in bu ilginç teklifine bakalım...
Şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:
"Müttefiklerle olmadığı takdirde (ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır."
Orijinali: "Müttefiken olmadığı takdirde (ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve
bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır." [3]
KAYNAKLAR:
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 291.
Ayrıca bakınız: Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Tekin Yay. istanbul 1977, sayfa 122.
[2] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 292.
[3] Bütün Eserleri, cilt 2, istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232
--spoiler--
Gazoz gazete minber...
görsel
M. Kemal 17 Kasım 1918 tarihinde, istanbul'da kendi parasıyla çıkardığı "Minber" gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şöyle der:
"Bu harpte ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim... Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir." [1]
Ertesi gün, 18.11.1918 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan söyleşisinde yine bu doğrultuda konuşmuştur: "Hükümetimizle mütareke imzalayan devletlerin ve bu devletler adına Mütareke Şartnamesi'ni yapan Britanya hükümetinin Osmanlılara karşı olan iyi niyetlerinden şüphe etmek istemem; eğer sözkonusu şartname hükümlerinin uygulanmasında yanlış anlamaya neden olacak yönler görülüyorsa, bunun sebebini derhal anlamak ve muhataplarımızla anlaşmak lazımdır." [2]
M. Kemal'in 11-13 Ekim 1918'de Halep'ten Vahdettin'e çektiği "çok gizli" telgrafta:
"Derhal ingilizlerle ayrı barış yapmak üzere kendisinin de katılacağı yeni bir Bakanlar Kurulu oluşturulmasını önermişti."
M. Kemal'in bu ilginç teklifine bakalım...
Şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:
"Müttefiklerle olmadığı takdirde (ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır."
Orijinali: "Müttefiken olmadığı takdirde (ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve
bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır." [3]
KAYNAKLAR:
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 291.
Ayrıca bakınız: Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Tekin Yay. istanbul 1977, sayfa 122.
[2] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 292.
[3] Bütün Eserleri, cilt 2, istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232
--spoiler--
Gazoz gazete minber...
Mustafa Kemal'in gazetesidir. O ara matbaacılık işlerine falan para yatırmıştır.
Sahibinden tayfası gibi nerede bir maddi hareketlilik varsa o tarafa yatırım yapmıştır.
Malum zaten nasıl bir kapitalist nasıl bir şahsi servet sahibi olduğunu bilmeyen yoktur...
Sahibinden tayfası gibi nerede bir maddi hareketlilik varsa o tarafa yatırım yapmıştır.
Malum zaten nasıl bir kapitalist nasıl bir şahsi servet sahibi olduğunu bilmeyen yoktur...
Samsun'a bisikletle gitti dense bütün hikaye daha inandırıcı hale gelecek iken Mustafa Kemal'in samsun senaryosunu burgu bilezik gibi eğip bükmekten zerre rahatsız olmayanlar iş kahramanlığa gelince uydurdukları yalan tarihi de görmezden gelmeye devam ediyorlar.
Bu matbaa işlerine de para için girmiştir zaten. Herhangi bir milli menfaati yoktur.
Bu matbaa işlerine de para için girmiştir zaten. Herhangi bir milli menfaati yoktur.
Ya oğlum, elimizde sapasağlam bir kanıt var, hâlâ adamın hakkında atıp tutma peşindesiniz. Türkiye Cumhuriyeti'ni babanız mı kurdu, babasının bıyığını kerttirdiklerim. Atatürk'ün aklının erdiği yere sizin ayağınız mı erer sanıyorsunuz?
Atamın mütareke döneminde çıkardığı gazetedir.
Atam ingilizlere karşı tavrını ingilizlere Mondros mütarekesinden sonra iskenderun limanına asker çıkarmaya kalktılarında göstermiştir. Limana asker çıkarılacağını bildiren ingilizlere mütarekede böyle bir madde olmadığını, dolayısıyla bu işe kalkışırlarsa ateş açacağını söylemiştir. ingilizler bunun üzerine kendisini istanbul hükümetine şikayet etmişler, istanbul hükümeti de ordusunun lağv edildiğini, istanbul'a dönmesinin emredildiğini bildirmiştir.
Yobaz domuzun diline doladığı atamın almanları ortada bırakıp, ayrı ve acil barış yapılması teklifi ise gayet yerindedir. Eğer almanlar savaşmayı sürdürürken barış isteseydi, çok daha hafif şartlarda anlaşmak mümkün olabilirdi. Kaldı ki atam bu teklifi henüz Filistin cephesi çökmeden de yapmış fakat yine dinletememişti.
Minber gazetesinde ise "hadi silaha sarılalım" yazmadı elbette. Gazete yayınlandığında henüz yunan izmir'i işgal etmemişti. Etseydi bile istanbul'daki yayınlanan bir gazetede böyle birşey yazılamazdı.
Atam şüpheci bakışını cümle aralarında ortaya koymakla beraber sıcak mesajlar vermeye çalışmıştır. Zira istanbul'daki ilk hedefi harbiye nazırlığı görevini üstlenip, orduyu kontrolü altına almaktı. Ordunun tasfiyesi işini ağırdan alıp, ingilizleri makul bir barış anlaşması yapmaya zorlayacaktı.
Bu olmayınca ve arada yunan harekete geçince Anadolu'da direniş başlatmaya karar verdi.
Atam ingilizlere karşı tavrını ingilizlere Mondros mütarekesinden sonra iskenderun limanına asker çıkarmaya kalktılarında göstermiştir. Limana asker çıkarılacağını bildiren ingilizlere mütarekede böyle bir madde olmadığını, dolayısıyla bu işe kalkışırlarsa ateş açacağını söylemiştir. ingilizler bunun üzerine kendisini istanbul hükümetine şikayet etmişler, istanbul hükümeti de ordusunun lağv edildiğini, istanbul'a dönmesinin emredildiğini bildirmiştir.
Yobaz domuzun diline doladığı atamın almanları ortada bırakıp, ayrı ve acil barış yapılması teklifi ise gayet yerindedir. Eğer almanlar savaşmayı sürdürürken barış isteseydi, çok daha hafif şartlarda anlaşmak mümkün olabilirdi. Kaldı ki atam bu teklifi henüz Filistin cephesi çökmeden de yapmış fakat yine dinletememişti.
Minber gazetesinde ise "hadi silaha sarılalım" yazmadı elbette. Gazete yayınlandığında henüz yunan izmir'i işgal etmemişti. Etseydi bile istanbul'daki yayınlanan bir gazetede böyle birşey yazılamazdı.
Atam şüpheci bakışını cümle aralarında ortaya koymakla beraber sıcak mesajlar vermeye çalışmıştır. Zira istanbul'daki ilk hedefi harbiye nazırlığı görevini üstlenip, orduyu kontrolü altına almaktı. Ordunun tasfiyesi işini ağırdan alıp, ingilizleri makul bir barış anlaşması yapmaya zorlayacaktı.
Bu olmayınca ve arada yunan harekete geçince Anadolu'da direniş başlatmaya karar verdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar