bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- sinirlenen dilenci kadın6
- fatma betülüm yapmaz9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- hayati yazıcı2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş3
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- boğaz ağrısı5
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- misafir terliği kokusu2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- her sorunun çözümü2
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- haram para2
- fon vurgunu4
- sözlüğün yeni tasarımı14
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- muslettin amca23
- kötüye bir şey olmaz5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- aşk11
- gece gelen açlık7
- uyudunuz mu4
- işe gitmeye üşenmek2
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yeraltı varlıkları7
- aşk bir yemek olsaydı8
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sözlükte kim kimle sevgili27
--spoiler--
görsel
M. Kemal 17 Kasım 1918 tarihinde, istanbul'da kendi parasıyla çıkardığı "Minber" gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şöyle der:
"Bu harpte ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim... Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir." [1]
Ertesi gün, 18.11.1918 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan söyleşisinde yine bu doğrultuda konuşmuştur: "Hükümetimizle mütareke imzalayan devletlerin ve bu devletler adına Mütareke Şartnamesi'ni yapan Britanya hükümetinin Osmanlılara karşı olan iyi niyetlerinden şüphe etmek istemem; eğer sözkonusu şartname hükümlerinin uygulanmasında yanlış anlamaya neden olacak yönler görülüyorsa, bunun sebebini derhal anlamak ve muhataplarımızla anlaşmak lazımdır." [2]
M. Kemal'in 11-13 Ekim 1918'de Halep'ten Vahdettin'e çektiği "çok gizli" telgrafta:
"Derhal ingilizlerle ayrı barış yapmak üzere kendisinin de katılacağı yeni bir Bakanlar Kurulu oluşturulmasını önermişti."
M. Kemal'in bu ilginç teklifine bakalım...
Şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:
"Müttefiklerle olmadığı takdirde (ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır."
Orijinali: "Müttefiken olmadığı takdirde (ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve
bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır." [3]
KAYNAKLAR:
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 291.
Ayrıca bakınız: Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Tekin Yay. istanbul 1977, sayfa 122.
[2] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 292.
[3] Bütün Eserleri, cilt 2, istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232
--spoiler--
Gazoz gazete minber...
görsel
M. Kemal 17 Kasım 1918 tarihinde, istanbul'da kendi parasıyla çıkardığı "Minber" gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şöyle der:
"Bu harpte ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim... Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir." [1]
Ertesi gün, 18.11.1918 günlü Vakit gazetesinde yayımlanan söyleşisinde yine bu doğrultuda konuşmuştur: "Hükümetimizle mütareke imzalayan devletlerin ve bu devletler adına Mütareke Şartnamesi'ni yapan Britanya hükümetinin Osmanlılara karşı olan iyi niyetlerinden şüphe etmek istemem; eğer sözkonusu şartname hükümlerinin uygulanmasında yanlış anlamaya neden olacak yönler görülüyorsa, bunun sebebini derhal anlamak ve muhataplarımızla anlaşmak lazımdır." [2]
M. Kemal'in 11-13 Ekim 1918'de Halep'ten Vahdettin'e çektiği "çok gizli" telgrafta:
"Derhal ingilizlerle ayrı barış yapmak üzere kendisinin de katılacağı yeni bir Bakanlar Kurulu oluşturulmasını önermişti."
M. Kemal'in bu ilginç teklifine bakalım...
Şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:
"Müttefiklerle olmadığı takdirde (ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır."
Orijinali: "Müttefiken olmadığı takdirde (ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve
bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır." [3]
KAYNAKLAR:
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 291.
Ayrıca bakınız: Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, Tekin Yay. istanbul 1977, sayfa 122.
[2] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Kaynak Yay., c.2, sayfa. 292.
[3] Bütün Eserleri, cilt 2, istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232
--spoiler--
Gazoz gazete minber...
Mustafa Kemal'in gazetesidir. O ara matbaacılık işlerine falan para yatırmıştır.
Sahibinden tayfası gibi nerede bir maddi hareketlilik varsa o tarafa yatırım yapmıştır.
Malum zaten nasıl bir kapitalist nasıl bir şahsi servet sahibi olduğunu bilmeyen yoktur...
Sahibinden tayfası gibi nerede bir maddi hareketlilik varsa o tarafa yatırım yapmıştır.
Malum zaten nasıl bir kapitalist nasıl bir şahsi servet sahibi olduğunu bilmeyen yoktur...
Samsun'a bisikletle gitti dense bütün hikaye daha inandırıcı hale gelecek iken Mustafa Kemal'in samsun senaryosunu burgu bilezik gibi eğip bükmekten zerre rahatsız olmayanlar iş kahramanlığa gelince uydurdukları yalan tarihi de görmezden gelmeye devam ediyorlar.
Bu matbaa işlerine de para için girmiştir zaten. Herhangi bir milli menfaati yoktur.
Bu matbaa işlerine de para için girmiştir zaten. Herhangi bir milli menfaati yoktur.
Ya oğlum, elimizde sapasağlam bir kanıt var, hâlâ adamın hakkında atıp tutma peşindesiniz. Türkiye Cumhuriyeti'ni babanız mı kurdu, babasının bıyığını kerttirdiklerim. Atatürk'ün aklının erdiği yere sizin ayağınız mı erer sanıyorsunuz?
Atamın mütareke döneminde çıkardığı gazetedir.
Atam ingilizlere karşı tavrını ingilizlere Mondros mütarekesinden sonra iskenderun limanına asker çıkarmaya kalktılarında göstermiştir. Limana asker çıkarılacağını bildiren ingilizlere mütarekede böyle bir madde olmadığını, dolayısıyla bu işe kalkışırlarsa ateş açacağını söylemiştir. ingilizler bunun üzerine kendisini istanbul hükümetine şikayet etmişler, istanbul hükümeti de ordusunun lağv edildiğini, istanbul'a dönmesinin emredildiğini bildirmiştir.
Yobaz domuzun diline doladığı atamın almanları ortada bırakıp, ayrı ve acil barış yapılması teklifi ise gayet yerindedir. Eğer almanlar savaşmayı sürdürürken barış isteseydi, çok daha hafif şartlarda anlaşmak mümkün olabilirdi. Kaldı ki atam bu teklifi henüz Filistin cephesi çökmeden de yapmış fakat yine dinletememişti.
Minber gazetesinde ise "hadi silaha sarılalım" yazmadı elbette. Gazete yayınlandığında henüz yunan izmir'i işgal etmemişti. Etseydi bile istanbul'daki yayınlanan bir gazetede böyle birşey yazılamazdı.
Atam şüpheci bakışını cümle aralarında ortaya koymakla beraber sıcak mesajlar vermeye çalışmıştır. Zira istanbul'daki ilk hedefi harbiye nazırlığı görevini üstlenip, orduyu kontrolü altına almaktı. Ordunun tasfiyesi işini ağırdan alıp, ingilizleri makul bir barış anlaşması yapmaya zorlayacaktı.
Bu olmayınca ve arada yunan harekete geçince Anadolu'da direniş başlatmaya karar verdi.
Atam ingilizlere karşı tavrını ingilizlere Mondros mütarekesinden sonra iskenderun limanına asker çıkarmaya kalktılarında göstermiştir. Limana asker çıkarılacağını bildiren ingilizlere mütarekede böyle bir madde olmadığını, dolayısıyla bu işe kalkışırlarsa ateş açacağını söylemiştir. ingilizler bunun üzerine kendisini istanbul hükümetine şikayet etmişler, istanbul hükümeti de ordusunun lağv edildiğini, istanbul'a dönmesinin emredildiğini bildirmiştir.
Yobaz domuzun diline doladığı atamın almanları ortada bırakıp, ayrı ve acil barış yapılması teklifi ise gayet yerindedir. Eğer almanlar savaşmayı sürdürürken barış isteseydi, çok daha hafif şartlarda anlaşmak mümkün olabilirdi. Kaldı ki atam bu teklifi henüz Filistin cephesi çökmeden de yapmış fakat yine dinletememişti.
Minber gazetesinde ise "hadi silaha sarılalım" yazmadı elbette. Gazete yayınlandığında henüz yunan izmir'i işgal etmemişti. Etseydi bile istanbul'daki yayınlanan bir gazetede böyle birşey yazılamazdı.
Atam şüpheci bakışını cümle aralarında ortaya koymakla beraber sıcak mesajlar vermeye çalışmıştır. Zira istanbul'daki ilk hedefi harbiye nazırlığı görevini üstlenip, orduyu kontrolü altına almaktı. Ordunun tasfiyesi işini ağırdan alıp, ingilizleri makul bir barış anlaşması yapmaya zorlayacaktı.
Bu olmayınca ve arada yunan harekete geçince Anadolu'da direniş başlatmaya karar verdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar