bugün
- hangi sözlük kızısın7
- erkekler neden evlenmek ister9
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez6
- ateist5
- mazotun yarım litresi 50 tl16
- hangi winx kızısın4
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- kürdü sevin21
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya10
- boğazını tutamayanların sır da tutamaması3
- arabesk sefilliğe övgüdür ve teslimiyettir3
- güne almanca bir cümle bırak11
- boyun tutulması4
- kölelik yevmiyesi2
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek7
- para yok huzur var2
- mazot 100 tl oyunuzu hırsızlara verin2
- saddam hüseyin8
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı11
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek2
- vermio6
- fren kaliperlerine baktır araçta ses var diyen kız3
- eksi karmalara meslek isimleri verilmesi4
- tulumba tatlısı5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- hava muhalefeti6
- yazarların öğle yemekleri3
- karmamın bir gecede 15 puan birden düşmesi4
- seri eksi veren ibne ye açık mektup3
- çözüm süreci2
- çakmak hırsızlığı2
- gecenin korkunç yaratıkları7
- çinin açtığı davayı kaybeden ticaret bakanlığı3
- vermio vs nervio3
- grup yorum uğurlama3
- iblis'in sesini duymak14
- çocukken en sevilen çizgi film2
- bakan gürlek borsa soruşturmasında dört tutuklama4
- mazotun litresi 101 lira35
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması8
- 28 bine çalışmak9
- kanadalı ünlüler10
- ezik erkek psikolojisi2
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz46
- amerika5
- çağla idi22
- beni kaybettin diyen erkek14
- arkadaşlar yeni işe başladım16
farklı kulvarlardan birçok isimle birlikte çalıştınız, ancak bu tasavvufu yozlaştırdığınıza dair eleştirlere yol açtı bu eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz sorusuna tasavvufu yozlaşacak bir kavram olarak görmenin tasavvufa hakaret olduğunu düşünüyorum demiş son projesi istanbul quartet ile sahneye dönmüş sevgi, kalp ve muhabbet yolcusu.
etnik müziğin geleceğin müziği olduğu yorumlarına ne diyorsunuz? etnik müzik türkiye'de ve dünyada şu anda nasıl bir noktada sizce? suallerine; '' müziği, sanatı, hayatı bölümlere, kategorilere ayırıp bunlara verilen ne olduğu çokta belli olmayan isim ve tanımlamalar üzerine düşünen biri değilim. etnik kelimesinin ''ethnikos'' kökünden geldiğini varsayarak, ''dinsiz kişi'' anlamına geldiğini, daha sonra da çok matah olmayan negatif anlamlarda kullanıldığını düşünürsek bu tür sınıflamalarla garip yerlere vardığımıza inanıyorum. aynen ''dünya müziği'' kavramında olduğu gibi. dünya dışından gelen müzikleri henüz dinleme imkanı olmadığından yola çıkarak dünya müziği kavramının müziğin zaten başlı başına bir sanat dalı olduğunu düşünerek de içinde sanat olmayan müzik kavramının garipliğini görmek mümkün.'' demiştir. doğru da söylemiştir hani.
etnik müziğin geleceğin müziği olduğu yorumlarına ne diyorsunuz? etnik müzik türkiye'de ve dünyada şu anda nasıl bir noktada sizce? suallerine; '' müziği, sanatı, hayatı bölümlere, kategorilere ayırıp bunlara verilen ne olduğu çokta belli olmayan isim ve tanımlamalar üzerine düşünen biri değilim. etnik kelimesinin ''ethnikos'' kökünden geldiğini varsayarak, ''dinsiz kişi'' anlamına geldiğini, daha sonra da çok matah olmayan negatif anlamlarda kullanıldığını düşünürsek bu tür sınıflamalarla garip yerlere vardığımıza inanıyorum. aynen ''dünya müziği'' kavramında olduğu gibi. dünya dışından gelen müzikleri henüz dinleme imkanı olmadığından yola çıkarak dünya müziği kavramının müziğin zaten başlı başına bir sanat dalı olduğunu düşünerek de içinde sanat olmayan müzik kavramının garipliğini görmek mümkün.'' demiştir. doğru da söylemiştir hani.
asıl adı arkın ılıcalı olan efsanevi djdir. Sufi müziğinin kalitesini ve zirvelerini ulaştırdığı 800 albümüyle kanıtlamıştır. Herkes sakin kafayla oturup o albümü dinlemeli.
canlı performansında ilk önce ne çalıyor bu derken birden ortama teknoyu çalmaya başlayıp insanların şaşırmasını sağlayan. bir sonraki parçasında yine ney ile harikalar yaran kişi.
eşine az rastlanır, değerli sanatçılarımızdandır.
(ölmeden önce kıymetinin bilinmesi dileği ile.)
(ölmeden önce kıymetinin bilinmesi dileği ile.)
2009 yılında uludağ üniversitesi bahar şenliklerine gelen sanatçımızdır.
severek dinliyoruz.
severek dinliyoruz.
finaller bitmiş gitmek için son saatler. otobüsün kalkma saatine 2 saat vardır. zamanın geçmesi için internet cafeye gidilir.
gece dinlemek için mp4 çalara müzikler atılmaya başlanılır.
sonra tesadüfen mercen dede albümlerine girilir. dinlemeye başlarsınız o anda başka bişey dinlemek isteseniz bile dinleyemezsiniz.
sabaha kadar mercan dedeyi dinlersin ve doyamazsınız. işte böylece mercan dede yi tanışmış olursunuz.
eğer ben o gün yanlışlıkla o albümleri bulmamış olsaydım şimdi bu güzelliğin farkında bile olamazdım.
gece dinlemek için mp4 çalara müzikler atılmaya başlanılır.
sonra tesadüfen mercen dede albümlerine girilir. dinlemeye başlarsınız o anda başka bişey dinlemek isteseniz bile dinleyemezsiniz.
sabaha kadar mercan dedeyi dinlersin ve doyamazsınız. işte böylece mercan dede yi tanışmış olursunuz.
eğer ben o gün yanlışlıkla o albümleri bulmamış olsaydım şimdi bu güzelliğin farkında bile olamazdım.
arkın allen ismiyle çıkardığı ilk albümü fusion monster dır.
en başarılı albümü seyahatname olan, ayrıca 800 adlı albümünde ki yol geçen hanı parçası ile beni benden alan, neyzen ve aynı zamanda dj kişilik.
ayrıca, (bkz: arkın allen)
ayrıca, (bkz: arkın allen)
ilk duyulduğunda yaşını başını almış ak sakallı dede gibi düşünülen fakat kendisi bununla zıt kutupları oluşturan neyzenimsi.
bu parçasını çok aramıştım.severek dinliyoruz efendim
http://www.youtube.com/wa...h_cqa&feature=related
http://www.youtube.com/wa...h_cqa&feature=related
mekseline diye bir çalışması var ki; evde müziği duyan birisi kesin gelip sorar "kim bu" diye. bi' zaman sonra semazenleri falan görüyorsun bildiğin.
az önce birmilyonda birmilyona devam cevabı kişidir ama kaybettirendir.
Bursa Süleyman Çelebi Lisesi mezunudur. Liseden en yakın arkadaşımın amcasının sıra arkadaşıydı. Yani aynı liselerden mezunuz arkın abiyle. Çok hoş sohbettir, neyi eline aldı mı, dakikalarca nefessiz üflediğini düşünürsünüz.. Ebruları bir başkadır.. hele bi kaç senedir resim de yapmağa başlamış sanırım.. Onlarda bir başka.
Sık sık Bursa'ya gelir, lisedeki lakabı dede'dir.
Sık sık Bursa'ya gelir, lisedeki lakabı dede'dir.
"kendin olarak tekâmül et" demiş. demiş de insânın zâten kendisi olmadan tekâmül etmesi nâmümkünken bu sözün bir anlamının olduğunu düşünmek biraz garip geliyor.
neyin hakkını veremediği kendisi tarafından da onaylı olan prodüktör.
bu demek değildir ki 'ortaya çıkardığı müzik kötüdür'. bilakis iyi müzisyenleri bir araya getirme özelliği vardır.
neyin hakkını veremediği kendisi tarafından da onaylı olan prodüktör.
bu demek değildir ki 'ortaya çıkardığı müzik kötüdür'. bilakis iyi müzisyenleri bir araya getirme özelliği vardır.
ney in hakkını veren muzısyendır.
yalnızlıktan galip çıkmaktır irfan hiç olmadan irfan çıktığın her seferden dönmek hasret ekmeden ektiysen de ders almaktır hasret filizlenmeden ekmediysen gönül almaktır seferin bitmeden!..
müziği kaliteli yapmak sanatcının ıçınden gelmelidir.mercan dede gercekten kalıtelı muzığın hakkını verenlerden..
müziği kaliteli yapmak sanatcının ıçınden gelmelidir.mercan dede gercekten kalıtelı muzığın hakkını verenlerden..
elektronik müziğe farklı bir bakış açısı getirmiş dost canlısı, mütevazi ve adam gibi adamdır. *
doldur sûfi kadehleri aşk ile
kadehimiz candır, hepimiz bir can
içelim de aklımız çıksın baştan
doldur sûfi kadehleri aşk ile
diyar-ı masivadan geliriz biz
evvel tek idik şimdi bir olduk biz
duyardık, uyurduk, uyandık aşka
doldur sûfi ahh yanıyor içim
gel dedi sultanımız geldik işte
üfle de neyden etmesin şikayet
şükür biz de aşık olduk nihayet
doldur dede yürekleri aşk ile
(bkz: nerdesin) - (bkz: 800)
800 albümü defalarca tüylerimi diken diken eden, yeryüzünde, zamanının ötesinde icra ettiği müzikleriyle çok ender bulunan muhteşem ve gerçek sanatçılardan biri.
kadehimiz candır, hepimiz bir can
içelim de aklımız çıksın baştan
doldur sûfi kadehleri aşk ile
diyar-ı masivadan geliriz biz
evvel tek idik şimdi bir olduk biz
duyardık, uyurduk, uyandık aşka
doldur sûfi ahh yanıyor içim
gel dedi sultanımız geldik işte
üfle de neyden etmesin şikayet
şükür biz de aşık olduk nihayet
doldur dede yürekleri aşk ile
(bkz: nerdesin) - (bkz: 800)
800 albümü defalarca tüylerimi diken diken eden, yeryüzünde, zamanının ötesinde icra ettiği müzikleriyle çok ender bulunan muhteşem ve gerçek sanatçılardan biri.
kelimelere dahi sığdırmadığım, başka türlü hayran olduğum insan.. sadece ney'i ile değil her yönüyle farklı bulurum kendisini. bir keresinde mail atmıştım. ertesi gün saolsun döndü ve inanılmaz mutlu olduğumu hatırlarım. bu yüzden çok mütevazıdır. ayrıca müzikal bakımdan her türlü donanıma ve hissiyata sahiptir kendileri..
"Kendin olarak tekamül et" sözü hayranlık uyandırıcıdır sadeliğin içindeki destandır kısacası.
muhteşem kişiliktir.aşmıştır.
kendisine sorulan ney ve elektronik müziği nasıl aynı kefeye koyarsınız sorusunu şöyle yanıtlar:
"şaşı olan gözleriniz tek görmeye başlarsa, ilk başta birbirine zıt görünen şeylerin aslında bir olduğunu anlarsınız. bana göre DJ'in pikabı, müzisyenin aleti, ney, hepsi birer araç" (aşka giden yolda).
bir de kişiliği ve küpeleri ne alaka diyenler vardır ki onlara da yine şu olayı anlatmak gerektir.mercan dede, küpelerini bir zanaatkardan almıştır.bir gezisinde rastladığı zanaatkar küpeleri eliyle yapmaktadır.bu küpeler de mercan dede'nin ilgisini çeker,küpe yapan ustamız ile muhabbet etmeye başlar ve küpeci işini severek yapmasına, her bir küpeyi el emeği göz nuru yapmasına rağmen, yaptığı o küpeyi kimsenin beğenmediğini ve almadığını söyler. işte o kimsenin almadığı el emeği küpeler, şimdi mercan dedenin kulaklarındadır efendim.
bir de sitesinde yayındalığı günlük yazıları vardır ki kesinlikle okunmalıdır.buyrun dostlar bir tanesi.
SONSUZ BiR KARANLIĞIN iÇiNDEN DOĞDUM.
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
insanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
insan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.. .
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir sure sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karsı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
mevlana.
kendisine sorulan ney ve elektronik müziği nasıl aynı kefeye koyarsınız sorusunu şöyle yanıtlar:
"şaşı olan gözleriniz tek görmeye başlarsa, ilk başta birbirine zıt görünen şeylerin aslında bir olduğunu anlarsınız. bana göre DJ'in pikabı, müzisyenin aleti, ney, hepsi birer araç" (aşka giden yolda).
bir de kişiliği ve küpeleri ne alaka diyenler vardır ki onlara da yine şu olayı anlatmak gerektir.mercan dede, küpelerini bir zanaatkardan almıştır.bir gezisinde rastladığı zanaatkar küpeleri eliyle yapmaktadır.bu küpeler de mercan dede'nin ilgisini çeker,küpe yapan ustamız ile muhabbet etmeye başlar ve küpeci işini severek yapmasına, her bir küpeyi el emeği göz nuru yapmasına rağmen, yaptığı o küpeyi kimsenin beğenmediğini ve almadığını söyler. işte o kimsenin almadığı el emeği küpeler, şimdi mercan dedenin kulaklarındadır efendim.
bir de sitesinde yayındalığı günlük yazıları vardır ki kesinlikle okunmalıdır.buyrun dostlar bir tanesi.
SONSUZ BiR KARANLIĞIN iÇiNDEN DOĞDUM.
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
insanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
insan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.. .
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir sure sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karsı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının,
Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayati tadacağını öğrendim.
mevlana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar