bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hikayeyi devam ettir30
- hayattan zevk alamamak15
- gocunun nerede olması12
- uyumayın konuşalım5
- rüyamda kadın olmuştum6
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- yazarların öldükten sonraki planları4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- makine mühendisliği3
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- biber dolması olsa da yesek5
- uysaljakoben16
- yeşilçam filmi izlemek6
- sokakta kavga teknikleri3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- habire12 adamdır37
- yeni parti50
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- en güzel tatlı2
- cioran neden intihar etmedi3
- kadın2
- cem küçük5
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- fake yazarlar2
- narsisizm2
Gustavo Taretto'nun sıcacık, güzellik dolu aşk temalı filmidir. sorgulamaları eminim ki sizin de bir köşenizden yakalayacaktır. filmin sonunda ise tatlı bir sürpriz sizi beklemektedir.
Konusu: Martin ve Marina, hayatları çok sakin olan ve yalnız yaşayan kişilerdir. Oturdukları küçük dairelerinde aynı kaderi paylaşmalarına ve apartmanları karşı karşıya olmasına rağmen bir araya gelemezler. Birbirlerini hiç tanımadan ve habersiz yaşayan Mariana ve Martin, Belkide ilişki yaşasaydılar mükemmel bir çift olabilirlerdi...
Buenos Aires'in kalabalığı ve çarpıklığı içinde yaşam savaşı veren iki insanın ilginç öyküsünün anlatıldığı bir film medianeras.
http://www.imdb.com/title/tt1235841/
Konusu: Martin ve Marina, hayatları çok sakin olan ve yalnız yaşayan kişilerdir. Oturdukları küçük dairelerinde aynı kaderi paylaşmalarına ve apartmanları karşı karşıya olmasına rağmen bir araya gelemezler. Birbirlerini hiç tanımadan ve habersiz yaşayan Mariana ve Martin, Belkide ilişki yaşasaydılar mükemmel bir çift olabilirlerdi...
Buenos Aires'in kalabalığı ve çarpıklığı içinde yaşam savaşı veren iki insanın ilginç öyküsünün anlatıldığı bir film medianeras.
http://www.imdb.com/title/tt1235841/
mükemmel bir ispanyol filmi daha. tesadüfen bulduğum ve bulduğum için de kendimi çok fazla şanslı hissettirmiştir.
taştan, metalden, camdan yapılmış, nehirleri, denizleri, gökyüzünü kapatan binaları ve tüm bu koca koca yığınların altında kendilerini arayan iki insanın hikayesi diyebiliriz.
bizim hikayemiz işte, herkes kendinden bir şeyler bulur bu filmde.
taştan, metalden, camdan yapılmış, nehirleri, denizleri, gökyüzünü kapatan binaları ve tüm bu koca koca yığınların altında kendilerini arayan iki insanın hikayesi diyebiliriz.
bizim hikayemiz işte, herkes kendinden bir şeyler bulur bu filmde.
---spoiler---
nehrine sırtını dönen bir şehirden zaten ne beklenebilir ki?
ayrılıkların, boşanmaların, aile içi şiddetin, kablolu kanal sayısındaki patlamanın, iletişim eksikliğinin, umursamazlığın, uyuşukluğun, depresyonun, intiharların, asabiyetin, panik atakların, obezitenin, gerginliğin, güvensizliğin, melankolinin, stres ve hareketsiz yaşam tarzının mimar ve mühendislerin suçu olduğundan adım gibi eminim.
---spoiler---
bu ve bunun gibi güzel tespitlere sıkça rastlanılan izlenilesi film.
nehrine sırtını dönen bir şehirden zaten ne beklenebilir ki?
ayrılıkların, boşanmaların, aile içi şiddetin, kablolu kanal sayısındaki patlamanın, iletişim eksikliğinin, umursamazlığın, uyuşukluğun, depresyonun, intiharların, asabiyetin, panik atakların, obezitenin, gerginliğin, güvensizliğin, melankolinin, stres ve hareketsiz yaşam tarzının mimar ve mühendislerin suçu olduğundan adım gibi eminim.
---spoiler---
bu ve bunun gibi güzel tespitlere sıkça rastlanılan izlenilesi film.
mimarlık okuyan her insanın izlemesi gerekiyor bu filmi. Belki bu sayede dünya daha güzel gözüken bir yer olur.
acayip sevdiğim film. ne kadın çok güzel, ne de erkek çok yakışıklı bu yüzden daha samimi gelmişti bana.
arada denk gelebilecek güzellikte lezzetli film. birazcık dram,birazcık komedi,birazcık romantik. tespitler,yaklaşımlar ve netlik başarılı. bazı sahneler o kadar tanıdık geliyor ki güldüren tarafı bu benzerlik oluyor. izlenmeli herkes aynı keyfi alır mı bilmiyorum ama yinede izlenmeli.
arjantinli yönetmen gustavo taretto 'nun leziz filmi.
--spoiler--
filmin bağımsız hali yer yer bunu süsleyen romantizm soslu tarafı ilgimi çekmedi. çünkü nice böyle örnekler mevcut artık. hani farklılaşmıyor özel bir yer ayıramıyoruz.(bağımsız sinemaya toptan gönül vermiş olsam da) fakat asıl özel bir sayfa açılması gereken iki nokta mevcut. ki bu olgular filmi türdaşlarından çok daha iyi bir film yapıveriyor. birincisi modernizmin, teknolojinin insana getirdiği nevrotik yalnızlık hissi. bunun da kent mimarisiyle biçimlenmiş olması.yani aslına bakarsak, modern yaşam ve onun getirdiği buhransal yalnızlık hissiyatı da yabancı olduğumuz bi mevzu değil. yeni nesil birçok yönetmenin özveriyle ele aldığı anlaşılabilir bir can simidi. ama şu biçimlenme olayı yok mu buenos aires özelinde ele alınıveren. kentin mimarisine plansız yapılaşmaya ve onun yarattığı tümden sevimsizliğe bakınca insanların da can sıkıntısını ve yaşamın bu denli nasıl çekilmez kılınabildiğini anlamlandırmak zor olmuyor. filmin farkı burada yatmakta. ister istemez şu plansız yapılaşma argümanı filmi izlerken ülkemi düşünmeme vesile oldu. buenos aires özelinden yola çıkıp, türkiye'nin bu konuda çok ama çok yol alması gerektiğini düşündüm.
--spoiler--
son derece manidar bir afişinin olduğunu da es geçmeyeyim.
10 üzerinden 7,5!
--spoiler--
filmin bağımsız hali yer yer bunu süsleyen romantizm soslu tarafı ilgimi çekmedi. çünkü nice böyle örnekler mevcut artık. hani farklılaşmıyor özel bir yer ayıramıyoruz.(bağımsız sinemaya toptan gönül vermiş olsam da) fakat asıl özel bir sayfa açılması gereken iki nokta mevcut. ki bu olgular filmi türdaşlarından çok daha iyi bir film yapıveriyor. birincisi modernizmin, teknolojinin insana getirdiği nevrotik yalnızlık hissi. bunun da kent mimarisiyle biçimlenmiş olması.yani aslına bakarsak, modern yaşam ve onun getirdiği buhransal yalnızlık hissiyatı da yabancı olduğumuz bi mevzu değil. yeni nesil birçok yönetmenin özveriyle ele aldığı anlaşılabilir bir can simidi. ama şu biçimlenme olayı yok mu buenos aires özelinde ele alınıveren. kentin mimarisine plansız yapılaşmaya ve onun yarattığı tümden sevimsizliğe bakınca insanların da can sıkıntısını ve yaşamın bu denli nasıl çekilmez kılınabildiğini anlamlandırmak zor olmuyor. filmin farkı burada yatmakta. ister istemez şu plansız yapılaşma argümanı filmi izlerken ülkemi düşünmeme vesile oldu. buenos aires özelinden yola çıkıp, türkiye'nin bu konuda çok ama çok yol alması gerektiğini düşündüm.
--spoiler--
son derece manidar bir afişinin olduğunu da es geçmeyeyim.
10 üzerinden 7,5!
çok tatlı bir film. aşk filmleri içinde ilk 5'e aldım diyebilirim rahatlıkla. hatta bunu ilk 5'e alanı ilk 5'e* alırım.
baştan sona sıkılmadan izlenebilecek bir film. modern insanın ayakkabı kutuları içindeki sıkışmışlığı ve o ayakkabı kutularına açılan pencereler ile değişen bir hayat içerisinde birbirinden habersiz ama birbiriyle özdeş Mariana (Pilar López de Ayala) ve Martin (Javier Drolas)in hikayesi... buenos aires den aldığımız fotoğraf karelerinde kendi şehrimizin çarpıklığı vuruyor yüzümüze... her karesinden inanılmaz keyif aldığım bir film.
-- spoiler --
Medianeras, romantik ögeler barındırsa da ilgiyi bu yönde tutma gayesinde değil.
Gustavo Taretto, çektiği çeşitli kısa filmlerin içerisine Medianeras (Yan Duvarlar) gibi biryapımı eklemeyi başarmış bir yönetmen. Bununla birlikte Taretto, ilk uzun metraj deneyimini Medianeras ile yapmış. Riskli bir hamle olarak tanımlanabilecek bu durum, Tarettonun bilinçli tercihleriyle hakkını vermeyi başarmış diyebilirim.
Film, metropol olarak nitelendirilen kentlerden biri olan Buenos Airesin kapsamlı bir mimari, sosyal ve kentsel eleştirisini barındıran bir bölümle izleyiciyle buluşuyor. Bu bölümde detaylı, çarpıcı ve birçoğunu istanbul gibi bir şehirde yaşayanların da farkında olduğu gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz. Şehirli insanın zaman içerisinde süregelmiş sosyal ve psikolojik problemleriyle birlikte modern çağın içerisinde ortaya çıkan ve buna bağlı olarak tamamiyle içerisinde bulunduğumuz dönemin yaşam şartlarıyla bütünleşik bir şekilde hayatımıza adapte olmuş çeşitli problemler olarak nitelendirebileceğimiz türlü saptamalar söz konusu.
Biz de bu problemlerle kendimizi ve bize ait olan problemleri özdeşleştirirken bir yandan da filmin bize gösterdiği sorunları net bir şekilde içerisinde barındıran iki farklı bireyin filmin eksenine girişine tanık oluyoruz. Girişi romantik öğeler barındıran filmlerle ilgili olarak yapmanın sebebi de işte burada başlıyor. Popüler kültür içerisinde Geek olarak tanımlanan Martin (Javier Drolas)ile tanışıyoruz önce. Grafik tasarım işiyle uğraşan ve filmin başındaki, Buenos Aires ve yerlileriyle ilgili tüm tespitleri kendisinden dinlediğimiz bir karakter olan Martin, yalnızlığı tam manasıyla yaşayan ve arayış içinde olan bir karakter. Sahip olduğu özellikleri ve yaşam tarzıyla, birçok kişinin acıyabileceği bir kişilik. Martin ile birlikte Marianayı (Pilar López de Ayala) da filmin eksenine dahil olarak izliyoruz. Mariananın kendine has problemlerini gördükçe bir yandan da modern, yalnız kadın figürü ortaya çıkmıyor değil. Yıllarını Wally Nerede? isimli bir kitaptaki Waldo isimli karakteri bulmaya adamış ve Martin gibi sevgilisinden ayrılmış, hiçbir mimari eser ortaya çıkarmamış bir mimar.
Medianerasın elindeki en büyük kozlar olan bu iki karakteri, film süresince adeta keşfediyoruz. Bu keşif sırasında karakterlerin ortak özelliklerine, farklı yanlarına ve sosyal ilişkilerine tanık oluyoruz. Gustavo Tarettonun film boyunca ortaya çıkardığı karakter çözümlemeleri bizlerin de her seferinde içerisinde kendimize ait bir şeyler bulmamız nedeniyle değer kazanıyor diyebilirim. Bununla birlikte bu süreç içerisinde izleyiciyi bekleten, karşılaşma anı olarak isimlendirebileceğim anı devamlı erteleyen ancak beklentileri boşa çıkarmayan bir senaryoya sahip.
Sonuç olarak Medianeras, metropoller içerisinde yaşayanların birçok kez aklının bir köşesinden geçmiş olması muhtemel gerçeklerle bizleri karşı karşıya bırakırken, diğer yandan da oldukça değerli çözümlemeler yapıyor. Detaylı ve zekice olarak nitelendirebileceğim senaryosu ve kurgusuyla özgün bir yapım olmayı başarıyor. Bir yandan da Buenos Airesin özellikle mimari açıdan istanbul ile olan özellikleri dikkate değer. Film boyunca tüm yaşananların üzerine finali acele edilmiş hissiyatı uyandırmıyor değil. Yine de oldukça değerli bir yapım olarak bir yere not edilmesi gerekiyor.
-- spoiler --
Medianeras, romantik ögeler barındırsa da ilgiyi bu yönde tutma gayesinde değil.
Gustavo Taretto, çektiği çeşitli kısa filmlerin içerisine Medianeras (Yan Duvarlar) gibi biryapımı eklemeyi başarmış bir yönetmen. Bununla birlikte Taretto, ilk uzun metraj deneyimini Medianeras ile yapmış. Riskli bir hamle olarak tanımlanabilecek bu durum, Tarettonun bilinçli tercihleriyle hakkını vermeyi başarmış diyebilirim.
Film, metropol olarak nitelendirilen kentlerden biri olan Buenos Airesin kapsamlı bir mimari, sosyal ve kentsel eleştirisini barındıran bir bölümle izleyiciyle buluşuyor. Bu bölümde detaylı, çarpıcı ve birçoğunu istanbul gibi bir şehirde yaşayanların da farkında olduğu gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz. Şehirli insanın zaman içerisinde süregelmiş sosyal ve psikolojik problemleriyle birlikte modern çağın içerisinde ortaya çıkan ve buna bağlı olarak tamamiyle içerisinde bulunduğumuz dönemin yaşam şartlarıyla bütünleşik bir şekilde hayatımıza adapte olmuş çeşitli problemler olarak nitelendirebileceğimiz türlü saptamalar söz konusu.
Biz de bu problemlerle kendimizi ve bize ait olan problemleri özdeşleştirirken bir yandan da filmin bize gösterdiği sorunları net bir şekilde içerisinde barındıran iki farklı bireyin filmin eksenine girişine tanık oluyoruz. Girişi romantik öğeler barındıran filmlerle ilgili olarak yapmanın sebebi de işte burada başlıyor. Popüler kültür içerisinde Geek olarak tanımlanan Martin (Javier Drolas)ile tanışıyoruz önce. Grafik tasarım işiyle uğraşan ve filmin başındaki, Buenos Aires ve yerlileriyle ilgili tüm tespitleri kendisinden dinlediğimiz bir karakter olan Martin, yalnızlığı tam manasıyla yaşayan ve arayış içinde olan bir karakter. Sahip olduğu özellikleri ve yaşam tarzıyla, birçok kişinin acıyabileceği bir kişilik. Martin ile birlikte Marianayı (Pilar López de Ayala) da filmin eksenine dahil olarak izliyoruz. Mariananın kendine has problemlerini gördükçe bir yandan da modern, yalnız kadın figürü ortaya çıkmıyor değil. Yıllarını Wally Nerede? isimli bir kitaptaki Waldo isimli karakteri bulmaya adamış ve Martin gibi sevgilisinden ayrılmış, hiçbir mimari eser ortaya çıkarmamış bir mimar.
Medianerasın elindeki en büyük kozlar olan bu iki karakteri, film süresince adeta keşfediyoruz. Bu keşif sırasında karakterlerin ortak özelliklerine, farklı yanlarına ve sosyal ilişkilerine tanık oluyoruz. Gustavo Tarettonun film boyunca ortaya çıkardığı karakter çözümlemeleri bizlerin de her seferinde içerisinde kendimize ait bir şeyler bulmamız nedeniyle değer kazanıyor diyebilirim. Bununla birlikte bu süreç içerisinde izleyiciyi bekleten, karşılaşma anı olarak isimlendirebileceğim anı devamlı erteleyen ancak beklentileri boşa çıkarmayan bir senaryoya sahip.
Sonuç olarak Medianeras, metropoller içerisinde yaşayanların birçok kez aklının bir köşesinden geçmiş olması muhtemel gerçeklerle bizleri karşı karşıya bırakırken, diğer yandan da oldukça değerli çözümlemeler yapıyor. Detaylı ve zekice olarak nitelendirebileceğim senaryosu ve kurgusuyla özgün bir yapım olmayı başarıyor. Bir yandan da Buenos Airesin özellikle mimari açıdan istanbul ile olan özellikleri dikkate değer. Film boyunca tüm yaşananların üzerine finali acele edilmiş hissiyatı uyandırmıyor değil. Yine de oldukça değerli bir yapım olarak bir yere not edilmesi gerekiyor.
-- spoiler --
replikleriyle olsun, müzikleriyle olsun, o güzelim sahneleriyle olsun, verdiği mesajlarla olsun izlenesi filmlerden. hani böyle etraftaki abuk filmlerden bıktığınızı hissedersiniz de önyargıyla başlarsınız ya filme, hah filmin daha ilk 10 dakikasında o düşünceden dolayı pişman hissedebileceğiniz, ''iyi ki'' diyebileceğiniz bir film bu.
Gustavo taretto nun senaryosunu yazıp yönettiği, agorafobik esas oglanla 4 yıllık ilişkisini bitirmiş esas kızın ruh hallerini hissiyatlarını anlatan ve Buanes aires te gecen 2011 yapımı film.hikaye cok tanıdık modern insanın secılmıs yalnızlıgı..içinde bulundugumuz durumu nasıl normallestırdıgımızı harıka bır sekılde anlatmaktadır.fılmın baslangıcı metropollerle ılgılı tasvirde harika..fılmı üç kez izlemıs bulunmaktayım bılıyorum şizofrenık bır durum ama izleyin izlettirin efenım
muhendisler izlesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar