bugün
- dünya45
- gocu29
- ismetin sol framenin içine etmesi4
- ermeni rum soykırımını inkar etmek13
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu5
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- 27 eylül 2026 sırbistan hollanda maçı3
- askerde nefret edilen şeyler7
- adanalı bir kıza vurulmak4
- fenerbahçe'nin transfer yasağı açıklaması3
- ay noluyo noluyo4
- gocunun elleri2
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- bana ona sormayın'ın iq düzeyi4
- sırbistan3
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- sırrı süreyya önder türkmen dir3
- hollanda2
- kova burcu erkeği güvenilirliği4
- israil15
- bir inkar yöntemi olarak seri eksici3
- 27 eylül 2026 danimarka galler maçı2
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı2
- ismet biraderin koşturmaya başlaması2
- sözlüğün en güzel kadını26
- sarapci koala hatayi11
- true'nin moderasyon tarafından kollanması4
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
- uludağ sözlük kostüm partisi5
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- günün sözü8
- hatun dediğin2
- platon un mağara alegorisi4
- bir türlü eksi karmaya inememek2
- danimarka4
- allah bize salat etti8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- morkstar ve atabaka2
- azerbaycan2
- en kötü chp başkanı5
- amına kodumun tekerleği2
- ayyaşların sözlük te takılması2
- amerika birleşik devletleri28
- bir lafa bakmak bir de söyleyene bakmak2
- pozantı2
- gocu canımızdır2
- mossad ajanı dinciler5
- ilticanın terk edilmesi5
Gustavo Taretto'nun sıcacık, güzellik dolu aşk temalı filmidir. sorgulamaları eminim ki sizin de bir köşenizden yakalayacaktır. filmin sonunda ise tatlı bir sürpriz sizi beklemektedir.
Konusu: Martin ve Marina, hayatları çok sakin olan ve yalnız yaşayan kişilerdir. Oturdukları küçük dairelerinde aynı kaderi paylaşmalarına ve apartmanları karşı karşıya olmasına rağmen bir araya gelemezler. Birbirlerini hiç tanımadan ve habersiz yaşayan Mariana ve Martin, Belkide ilişki yaşasaydılar mükemmel bir çift olabilirlerdi...
Buenos Aires'in kalabalığı ve çarpıklığı içinde yaşam savaşı veren iki insanın ilginç öyküsünün anlatıldığı bir film medianeras.
http://www.imdb.com/title/tt1235841/
Konusu: Martin ve Marina, hayatları çok sakin olan ve yalnız yaşayan kişilerdir. Oturdukları küçük dairelerinde aynı kaderi paylaşmalarına ve apartmanları karşı karşıya olmasına rağmen bir araya gelemezler. Birbirlerini hiç tanımadan ve habersiz yaşayan Mariana ve Martin, Belkide ilişki yaşasaydılar mükemmel bir çift olabilirlerdi...
Buenos Aires'in kalabalığı ve çarpıklığı içinde yaşam savaşı veren iki insanın ilginç öyküsünün anlatıldığı bir film medianeras.
http://www.imdb.com/title/tt1235841/
mükemmel bir ispanyol filmi daha. tesadüfen bulduğum ve bulduğum için de kendimi çok fazla şanslı hissettirmiştir.
taştan, metalden, camdan yapılmış, nehirleri, denizleri, gökyüzünü kapatan binaları ve tüm bu koca koca yığınların altında kendilerini arayan iki insanın hikayesi diyebiliriz.
bizim hikayemiz işte, herkes kendinden bir şeyler bulur bu filmde.
taştan, metalden, camdan yapılmış, nehirleri, denizleri, gökyüzünü kapatan binaları ve tüm bu koca koca yığınların altında kendilerini arayan iki insanın hikayesi diyebiliriz.
bizim hikayemiz işte, herkes kendinden bir şeyler bulur bu filmde.
---spoiler---
nehrine sırtını dönen bir şehirden zaten ne beklenebilir ki?
ayrılıkların, boşanmaların, aile içi şiddetin, kablolu kanal sayısındaki patlamanın, iletişim eksikliğinin, umursamazlığın, uyuşukluğun, depresyonun, intiharların, asabiyetin, panik atakların, obezitenin, gerginliğin, güvensizliğin, melankolinin, stres ve hareketsiz yaşam tarzının mimar ve mühendislerin suçu olduğundan adım gibi eminim.
---spoiler---
bu ve bunun gibi güzel tespitlere sıkça rastlanılan izlenilesi film.
nehrine sırtını dönen bir şehirden zaten ne beklenebilir ki?
ayrılıkların, boşanmaların, aile içi şiddetin, kablolu kanal sayısındaki patlamanın, iletişim eksikliğinin, umursamazlığın, uyuşukluğun, depresyonun, intiharların, asabiyetin, panik atakların, obezitenin, gerginliğin, güvensizliğin, melankolinin, stres ve hareketsiz yaşam tarzının mimar ve mühendislerin suçu olduğundan adım gibi eminim.
---spoiler---
bu ve bunun gibi güzel tespitlere sıkça rastlanılan izlenilesi film.
mimarlık okuyan her insanın izlemesi gerekiyor bu filmi. Belki bu sayede dünya daha güzel gözüken bir yer olur.
acayip sevdiğim film. ne kadın çok güzel, ne de erkek çok yakışıklı bu yüzden daha samimi gelmişti bana.
arada denk gelebilecek güzellikte lezzetli film. birazcık dram,birazcık komedi,birazcık romantik. tespitler,yaklaşımlar ve netlik başarılı. bazı sahneler o kadar tanıdık geliyor ki güldüren tarafı bu benzerlik oluyor. izlenmeli herkes aynı keyfi alır mı bilmiyorum ama yinede izlenmeli.
arjantinli yönetmen gustavo taretto 'nun leziz filmi.
--spoiler--
filmin bağımsız hali yer yer bunu süsleyen romantizm soslu tarafı ilgimi çekmedi. çünkü nice böyle örnekler mevcut artık. hani farklılaşmıyor özel bir yer ayıramıyoruz.(bağımsız sinemaya toptan gönül vermiş olsam da) fakat asıl özel bir sayfa açılması gereken iki nokta mevcut. ki bu olgular filmi türdaşlarından çok daha iyi bir film yapıveriyor. birincisi modernizmin, teknolojinin insana getirdiği nevrotik yalnızlık hissi. bunun da kent mimarisiyle biçimlenmiş olması.yani aslına bakarsak, modern yaşam ve onun getirdiği buhransal yalnızlık hissiyatı da yabancı olduğumuz bi mevzu değil. yeni nesil birçok yönetmenin özveriyle ele aldığı anlaşılabilir bir can simidi. ama şu biçimlenme olayı yok mu buenos aires özelinde ele alınıveren. kentin mimarisine plansız yapılaşmaya ve onun yarattığı tümden sevimsizliğe bakınca insanların da can sıkıntısını ve yaşamın bu denli nasıl çekilmez kılınabildiğini anlamlandırmak zor olmuyor. filmin farkı burada yatmakta. ister istemez şu plansız yapılaşma argümanı filmi izlerken ülkemi düşünmeme vesile oldu. buenos aires özelinden yola çıkıp, türkiye'nin bu konuda çok ama çok yol alması gerektiğini düşündüm.
--spoiler--
son derece manidar bir afişinin olduğunu da es geçmeyeyim.
10 üzerinden 7,5!
--spoiler--
filmin bağımsız hali yer yer bunu süsleyen romantizm soslu tarafı ilgimi çekmedi. çünkü nice böyle örnekler mevcut artık. hani farklılaşmıyor özel bir yer ayıramıyoruz.(bağımsız sinemaya toptan gönül vermiş olsam da) fakat asıl özel bir sayfa açılması gereken iki nokta mevcut. ki bu olgular filmi türdaşlarından çok daha iyi bir film yapıveriyor. birincisi modernizmin, teknolojinin insana getirdiği nevrotik yalnızlık hissi. bunun da kent mimarisiyle biçimlenmiş olması.yani aslına bakarsak, modern yaşam ve onun getirdiği buhransal yalnızlık hissiyatı da yabancı olduğumuz bi mevzu değil. yeni nesil birçok yönetmenin özveriyle ele aldığı anlaşılabilir bir can simidi. ama şu biçimlenme olayı yok mu buenos aires özelinde ele alınıveren. kentin mimarisine plansız yapılaşmaya ve onun yarattığı tümden sevimsizliğe bakınca insanların da can sıkıntısını ve yaşamın bu denli nasıl çekilmez kılınabildiğini anlamlandırmak zor olmuyor. filmin farkı burada yatmakta. ister istemez şu plansız yapılaşma argümanı filmi izlerken ülkemi düşünmeme vesile oldu. buenos aires özelinden yola çıkıp, türkiye'nin bu konuda çok ama çok yol alması gerektiğini düşündüm.
--spoiler--
son derece manidar bir afişinin olduğunu da es geçmeyeyim.
10 üzerinden 7,5!
çok tatlı bir film. aşk filmleri içinde ilk 5'e aldım diyebilirim rahatlıkla. hatta bunu ilk 5'e alanı ilk 5'e* alırım.
baştan sona sıkılmadan izlenebilecek bir film. modern insanın ayakkabı kutuları içindeki sıkışmışlığı ve o ayakkabı kutularına açılan pencereler ile değişen bir hayat içerisinde birbirinden habersiz ama birbiriyle özdeş Mariana (Pilar López de Ayala) ve Martin (Javier Drolas)in hikayesi... buenos aires den aldığımız fotoğraf karelerinde kendi şehrimizin çarpıklığı vuruyor yüzümüze... her karesinden inanılmaz keyif aldığım bir film.
-- spoiler --
Medianeras, romantik ögeler barındırsa da ilgiyi bu yönde tutma gayesinde değil.
Gustavo Taretto, çektiği çeşitli kısa filmlerin içerisine Medianeras (Yan Duvarlar) gibi biryapımı eklemeyi başarmış bir yönetmen. Bununla birlikte Taretto, ilk uzun metraj deneyimini Medianeras ile yapmış. Riskli bir hamle olarak tanımlanabilecek bu durum, Tarettonun bilinçli tercihleriyle hakkını vermeyi başarmış diyebilirim.
Film, metropol olarak nitelendirilen kentlerden biri olan Buenos Airesin kapsamlı bir mimari, sosyal ve kentsel eleştirisini barındıran bir bölümle izleyiciyle buluşuyor. Bu bölümde detaylı, çarpıcı ve birçoğunu istanbul gibi bir şehirde yaşayanların da farkında olduğu gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz. Şehirli insanın zaman içerisinde süregelmiş sosyal ve psikolojik problemleriyle birlikte modern çağın içerisinde ortaya çıkan ve buna bağlı olarak tamamiyle içerisinde bulunduğumuz dönemin yaşam şartlarıyla bütünleşik bir şekilde hayatımıza adapte olmuş çeşitli problemler olarak nitelendirebileceğimiz türlü saptamalar söz konusu.
Biz de bu problemlerle kendimizi ve bize ait olan problemleri özdeşleştirirken bir yandan da filmin bize gösterdiği sorunları net bir şekilde içerisinde barındıran iki farklı bireyin filmin eksenine girişine tanık oluyoruz. Girişi romantik öğeler barındıran filmlerle ilgili olarak yapmanın sebebi de işte burada başlıyor. Popüler kültür içerisinde Geek olarak tanımlanan Martin (Javier Drolas)ile tanışıyoruz önce. Grafik tasarım işiyle uğraşan ve filmin başındaki, Buenos Aires ve yerlileriyle ilgili tüm tespitleri kendisinden dinlediğimiz bir karakter olan Martin, yalnızlığı tam manasıyla yaşayan ve arayış içinde olan bir karakter. Sahip olduğu özellikleri ve yaşam tarzıyla, birçok kişinin acıyabileceği bir kişilik. Martin ile birlikte Marianayı (Pilar López de Ayala) da filmin eksenine dahil olarak izliyoruz. Mariananın kendine has problemlerini gördükçe bir yandan da modern, yalnız kadın figürü ortaya çıkmıyor değil. Yıllarını Wally Nerede? isimli bir kitaptaki Waldo isimli karakteri bulmaya adamış ve Martin gibi sevgilisinden ayrılmış, hiçbir mimari eser ortaya çıkarmamış bir mimar.
Medianerasın elindeki en büyük kozlar olan bu iki karakteri, film süresince adeta keşfediyoruz. Bu keşif sırasında karakterlerin ortak özelliklerine, farklı yanlarına ve sosyal ilişkilerine tanık oluyoruz. Gustavo Tarettonun film boyunca ortaya çıkardığı karakter çözümlemeleri bizlerin de her seferinde içerisinde kendimize ait bir şeyler bulmamız nedeniyle değer kazanıyor diyebilirim. Bununla birlikte bu süreç içerisinde izleyiciyi bekleten, karşılaşma anı olarak isimlendirebileceğim anı devamlı erteleyen ancak beklentileri boşa çıkarmayan bir senaryoya sahip.
Sonuç olarak Medianeras, metropoller içerisinde yaşayanların birçok kez aklının bir köşesinden geçmiş olması muhtemel gerçeklerle bizleri karşı karşıya bırakırken, diğer yandan da oldukça değerli çözümlemeler yapıyor. Detaylı ve zekice olarak nitelendirebileceğim senaryosu ve kurgusuyla özgün bir yapım olmayı başarıyor. Bir yandan da Buenos Airesin özellikle mimari açıdan istanbul ile olan özellikleri dikkate değer. Film boyunca tüm yaşananların üzerine finali acele edilmiş hissiyatı uyandırmıyor değil. Yine de oldukça değerli bir yapım olarak bir yere not edilmesi gerekiyor.
-- spoiler --
Medianeras, romantik ögeler barındırsa da ilgiyi bu yönde tutma gayesinde değil.
Gustavo Taretto, çektiği çeşitli kısa filmlerin içerisine Medianeras (Yan Duvarlar) gibi biryapımı eklemeyi başarmış bir yönetmen. Bununla birlikte Taretto, ilk uzun metraj deneyimini Medianeras ile yapmış. Riskli bir hamle olarak tanımlanabilecek bu durum, Tarettonun bilinçli tercihleriyle hakkını vermeyi başarmış diyebilirim.
Film, metropol olarak nitelendirilen kentlerden biri olan Buenos Airesin kapsamlı bir mimari, sosyal ve kentsel eleştirisini barındıran bir bölümle izleyiciyle buluşuyor. Bu bölümde detaylı, çarpıcı ve birçoğunu istanbul gibi bir şehirde yaşayanların da farkında olduğu gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz. Şehirli insanın zaman içerisinde süregelmiş sosyal ve psikolojik problemleriyle birlikte modern çağın içerisinde ortaya çıkan ve buna bağlı olarak tamamiyle içerisinde bulunduğumuz dönemin yaşam şartlarıyla bütünleşik bir şekilde hayatımıza adapte olmuş çeşitli problemler olarak nitelendirebileceğimiz türlü saptamalar söz konusu.
Biz de bu problemlerle kendimizi ve bize ait olan problemleri özdeşleştirirken bir yandan da filmin bize gösterdiği sorunları net bir şekilde içerisinde barındıran iki farklı bireyin filmin eksenine girişine tanık oluyoruz. Girişi romantik öğeler barındıran filmlerle ilgili olarak yapmanın sebebi de işte burada başlıyor. Popüler kültür içerisinde Geek olarak tanımlanan Martin (Javier Drolas)ile tanışıyoruz önce. Grafik tasarım işiyle uğraşan ve filmin başındaki, Buenos Aires ve yerlileriyle ilgili tüm tespitleri kendisinden dinlediğimiz bir karakter olan Martin, yalnızlığı tam manasıyla yaşayan ve arayış içinde olan bir karakter. Sahip olduğu özellikleri ve yaşam tarzıyla, birçok kişinin acıyabileceği bir kişilik. Martin ile birlikte Marianayı (Pilar López de Ayala) da filmin eksenine dahil olarak izliyoruz. Mariananın kendine has problemlerini gördükçe bir yandan da modern, yalnız kadın figürü ortaya çıkmıyor değil. Yıllarını Wally Nerede? isimli bir kitaptaki Waldo isimli karakteri bulmaya adamış ve Martin gibi sevgilisinden ayrılmış, hiçbir mimari eser ortaya çıkarmamış bir mimar.
Medianerasın elindeki en büyük kozlar olan bu iki karakteri, film süresince adeta keşfediyoruz. Bu keşif sırasında karakterlerin ortak özelliklerine, farklı yanlarına ve sosyal ilişkilerine tanık oluyoruz. Gustavo Tarettonun film boyunca ortaya çıkardığı karakter çözümlemeleri bizlerin de her seferinde içerisinde kendimize ait bir şeyler bulmamız nedeniyle değer kazanıyor diyebilirim. Bununla birlikte bu süreç içerisinde izleyiciyi bekleten, karşılaşma anı olarak isimlendirebileceğim anı devamlı erteleyen ancak beklentileri boşa çıkarmayan bir senaryoya sahip.
Sonuç olarak Medianeras, metropoller içerisinde yaşayanların birçok kez aklının bir köşesinden geçmiş olması muhtemel gerçeklerle bizleri karşı karşıya bırakırken, diğer yandan da oldukça değerli çözümlemeler yapıyor. Detaylı ve zekice olarak nitelendirebileceğim senaryosu ve kurgusuyla özgün bir yapım olmayı başarıyor. Bir yandan da Buenos Airesin özellikle mimari açıdan istanbul ile olan özellikleri dikkate değer. Film boyunca tüm yaşananların üzerine finali acele edilmiş hissiyatı uyandırmıyor değil. Yine de oldukça değerli bir yapım olarak bir yere not edilmesi gerekiyor.
-- spoiler --
replikleriyle olsun, müzikleriyle olsun, o güzelim sahneleriyle olsun, verdiği mesajlarla olsun izlenesi filmlerden. hani böyle etraftaki abuk filmlerden bıktığınızı hissedersiniz de önyargıyla başlarsınız ya filme, hah filmin daha ilk 10 dakikasında o düşünceden dolayı pişman hissedebileceğiniz, ''iyi ki'' diyebileceğiniz bir film bu.
Gustavo taretto nun senaryosunu yazıp yönettiği, agorafobik esas oglanla 4 yıllık ilişkisini bitirmiş esas kızın ruh hallerini hissiyatlarını anlatan ve Buanes aires te gecen 2011 yapımı film.hikaye cok tanıdık modern insanın secılmıs yalnızlıgı..içinde bulundugumuz durumu nasıl normallestırdıgımızı harıka bır sekılde anlatmaktadır.fılmın baslangıcı metropollerle ılgılı tasvirde harika..fılmı üç kez izlemıs bulunmaktayım bılıyorum şizofrenık bır durum ama izleyin izlettirin efenım
muhendisler izlesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar