bugün
- mercimek çorbası içen kadın11
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- uludağ sözlük size ne kattı22
- soslu adana kebap5
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- türkiye12
- atatürk ü sevme zorunluluğu11
- pum pum çorbası4
- yemeğe bulyon koyan insan6
- pandela 37
- tırnak pide5
- sözlüğün en masum yazarları16
- kendini kız gibi hayal eden erkek3
- hepiniz öleceksiniz4
- zuhal olcay'a aşık olmak3
- arkadaşlar larissa kim12
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yeni gelen trolleri bik bik'e havale etmek5
- orgy havaalanı3
- bu olaylar neden hep benim başıma geliyor4
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- lahmacun11
- aspava2
- animasyon izlerken ağlamak3
- fusya semsiyeli yabanci26
- türkiye vatandaşlığından çıkmak3
- sözlükte yazan ünlüler9
- saraca097
- mekanda patronu tanıdığını belli etme hevesi4
- recep tayyip erdoğan11
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- karton toplayan çingene6
- atatürk ün çocuk yapmamasının sebepleri3
- şişko deyince sinirlenen kız2
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- atatürk 12 adayı ve musulu neden bıraktı sorunsalı4
- kıçına kına yak2
- sözlüğün deli kaynaması4
- nervio23
- bizimkiler dizisi dunkof halis2
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- larisalisa8
- dünyaya doymadan göçüp gideceğim2
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- en iyi dizi film karakterleri3
ben ne dedim kardeş sen ne diyorsun? marksizm bir tezdir, bildiğin akademik çalışma tezi gibi birşeydir. marksizmle ancak fikir değil tarih olarak çatışabilirsiniz, komünizm hala güncelliğini koruyor taki kapitalizmi sonsuza kadar tarihin çöp tenekesine yollayana kadar da savaşı sürdürmekten kaçınmayacak ve bırakmamaya ant içmişizdir.
(bkz: gogoluncorabi)
Marksizm birçok isabetli düşünceyi barındırsa da en nihayetinde yanlışlarla dolu bir ideolojidir. En başta siyasete ve hümanizme bulaşmış ve fikirsel olarak kısırlaşmıştır. Geleceği kurmak için marksizm bize yardımcı olabilir fakat tamamen Marksist bir gelecek tasarlamak bizi sınırlandırır. Kendimizi ideolojilerle ifade etme gibi bir zorunluluk duymamalıyız.
Marksizm birçok isabetli düşünceyi barındırsa da en nihayetinde yanlışlarla dolu bir ideolojidir. En başta siyasete ve hümanizme bulaşmış ve fikirsel olarak kısırlaşmıştır. Geleceği kurmak için marksizm bize yardımcı olabilir fakat tamamen Marksist bir gelecek tasarlamak bizi sınırlandırır. Kendimizi ideolojilerle ifade etme gibi bir zorunluluk duymamalıyız.
(bkz: weberfoucault)
dostum marksizmin humanizme bulaşması onun zenginliğini sadece zenginliğini değil insancıllığını garanti altına alır. zira hümanizm insancıllıktır başka birşey değil.
dostum marksizmin humanizme bulaşması onun zenginliğini sadece zenginliğini değil insancıllığını garanti altına alır. zira hümanizm insancıllıktır başka birşey değil.
(bkz: gogoluncorabi)
Marx, Hegel ve Feuerbach'ı, Bauer ve Stirner'i hümanist olmakla eleştirmişti. 20. Yüzyılın en isabetli marksist filozofu Louis Althusser marksizm'deki hümanist eğilimleri yanlış bulmuştu. Hümanizm materyalist bir düşünce için mide bulandırıcıdır.
Marx, Hegel ve Feuerbach'ı, Bauer ve Stirner'i hümanist olmakla eleştirmişti. 20. Yüzyılın en isabetli marksist filozofu Louis Althusser marksizm'deki hümanist eğilimleri yanlış bulmuştu. Hümanizm materyalist bir düşünce için mide bulandırıcıdır.
hümanizm sosyalizmin katilidir de ondan dostum benim. bu iki ideoloji birbirini bir yerden sonra dışlar. çünkü hümanizm de herşey ahlak ilkelerine göre düzenler ama marksizm basit bir ahlak ilkesinden çok tarihi zorunluluğa dayanan bir kuramdır. aslında marksizm şudur: tarihin bir itici gücü vardır ve tarihi sürekli iteler, bazen o kadar iteler ki tarih sınıfları harekete geçirir ve devrimler meydana gelir. bu marksizmin sosyolojinin (senin gibi) bir bilgi yığınıyla herşeyi açıklayan karmaşıklığını , basit olmayan yapısını yok ederek, basit kavramlarla bir marksist sosyoloji kurması ilkesidir. marksizm hem sosyolojidir hem de değildir ama sosyolojiyi geliştiren tek bilimdir. aynı zamanda bilimdir hem toplum bilim hem de anlambilim, aynı zamanda da bir kavramdır. hem de herşeyi açıklayan bir kavram. sevgiler
son kullanma tarihi geçmiş bir ilaç gibidir, dikkat edin iyileştireceğine zehirleyebilir.
Birbirini naks eden bir sonuç çıkan mantıksal bütün düşünceler dogmadır. Dogmalar, dogmaya sahip insanları (aynı inanca sahip) birbirine benzetir ve kendinden olmayanı dışlar.
Marksizm bir dogmadır.
Marksizm bir dogmadır.
Marksizm, özgün bir siyasal felsefe akımı, tarihin diyalektik materyalist bir yorumuna dayanan ekonomik ve toplumsal bir dünya görüşü, kapitalizmin Marksist açıdan çözümlenmesi, bir toplumsal değişim teorisi, Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan, insanın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce ...
Zenginlerin işine gelmediği için uygulanmıyor kesinlikle. Yoksa halkın yararına.
Marks zamanı ingilterede insanlar fabrikalarda 10 küsür saat sen de şimdinin parası 50 liraya çocuklar 20 liraya çalışıyordu.
Boş yere çıkmadı yani.
Boş yere çıkmadı yani.
Karl marx ın akımı.
1964 de lise son sınıftayken, dünya edebiyatından seçmeler dersisinde, karl marx'ın "the communist manifesto"sunu ingilizce okumuştuk.
Kuşkusuz hakkında aynı fikirde olan bir çift insanın bile olmadığıdır. Yine üzerine her beyan ayakları yere basmaktan çok Havada asılı kalmaya yakındır. Marks, bir isim, kişi olmayı ve Marksizm olarak ideoloji(?)ye atıfta bulunulan değil, bir imza olarak, hiç yaşamamış ama şahit olan olarak ele alınmalıdır. Zira bu, marksizmin - biraz olsun- var olduğu hayal edilen muhtevasını, işaretini ve odağının, muallel ilerleyemeyişini acziyetten daha çok mağduriyet olarak gösterebilir.
Marksistler Marksizm için her anlamda temel, ana, en mühim süreci hatta menşe ve başlama noktasını görmezler. Marks'ın gördüğünü, bunu, doğru şekilde gördüğü bile tartışılır.
Bu kimseler (deloma)"pragma"tos, (deloma) "praksis" ile onoma ve rhema'nın işaretleşirliğini, nedenli ilişikliğini, bundan kaynaklı Marksizm eleştirilerini basit düzeyde bile kavramadan, bırakalım kavramayı duymadan, hatta duysa da kayda bile almadan Marksist olduklarını iddia ederler. Ki marks bile praksis ile Rhema...
Sıkıldım iq.
Marksistler Marksizm için her anlamda temel, ana, en mühim süreci hatta menşe ve başlama noktasını görmezler. Marks'ın gördüğünü, bunu, doğru şekilde gördüğü bile tartışılır.
Bu kimseler (deloma)"pragma"tos, (deloma) "praksis" ile onoma ve rhema'nın işaretleşirliğini, nedenli ilişikliğini, bundan kaynaklı Marksizm eleştirilerini basit düzeyde bile kavramadan, bırakalım kavramayı duymadan, hatta duysa da kayda bile almadan Marksist olduklarını iddia ederler. Ki marks bile praksis ile Rhema...
Sıkıldım iq.
tahta, kanapenin değiştirme değerinin oluşumuna katkıda bulunabilir, değerin psikolojik ölçüsünün ışığında. marksizm hammaddeyi tamamen ihmal etmiş, eşyanın değiştirme değerinin oluşumunda hammaddelerin hiç bir rolünün olmadığına inanmıştır.
meydana gelişlerinde emek harcanmadığı için değiştirme değerine sahip olmadıklarını da iddia etmiştir demişti rahmetli kominis Mehmet abi...
meydana gelişlerinde emek harcanmadığı için değiştirme değerine sahip olmadıklarını da iddia etmiştir demişti rahmetli kominis Mehmet abi...
bir kuramdır sadece.
aslında tarihin kendisidir? yani insanlar tarihten ne anlar? ya da tarih nasıl birşeydir? yada tarihin gerçekleşmesi diye bir cümle kurmamızı sağlayan şey aslında marksizmin derinliğidir. ama bu durumda marksizm tarih olursa ne olur?
buradaki asıl sorun şu, mesela bu sözlük 15 sene sonra tarih olacak diye birşey söylersem bu marksizmin bir tarih bilincinden başka birşey olmadığını açıklamış olurum.
peki bir marksist hayata nasıl bakar, sadece hayatın tüm biçimlerinin geçici olduğunu anlamış bir kimsedir, içinde yaşadığımız politik sistemler, din, hatta ahlak, aile bununla birlikte kuramlar bile geçicidir. bu durumda marksizm geçici bir kuramdır dediğimiz anda bile marksizmi tanımlamış oluyoruz. aslında bir tanım yöntemi bile diyebiliriz ama bu yöntem değil kuramı açıklar sadece.
aslında tarihin kendisidir? yani insanlar tarihten ne anlar? ya da tarih nasıl birşeydir? yada tarihin gerçekleşmesi diye bir cümle kurmamızı sağlayan şey aslında marksizmin derinliğidir. ama bu durumda marksizm tarih olursa ne olur?
buradaki asıl sorun şu, mesela bu sözlük 15 sene sonra tarih olacak diye birşey söylersem bu marksizmin bir tarih bilincinden başka birşey olmadığını açıklamış olurum.
peki bir marksist hayata nasıl bakar, sadece hayatın tüm biçimlerinin geçici olduğunu anlamış bir kimsedir, içinde yaşadığımız politik sistemler, din, hatta ahlak, aile bununla birlikte kuramlar bile geçicidir. bu durumda marksizm geçici bir kuramdır dediğimiz anda bile marksizmi tanımlamış oluyoruz. aslında bir tanım yöntemi bile diyebiliriz ama bu yöntem değil kuramı açıklar sadece.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar