bugün
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi16
- bik bik'in hacker'a yemek yapması14
- ıpkis'in bir işe yaramaması4
- istersem sozlugu hacklerim5
- esaretin bedeli4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- konya denilince akla gelenler7
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- hakta birlik partisi2
- samsunspor2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- ismet gurbuz'ün tırnakları2
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- cep telefonu17
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- nokia16
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- pizza bira ikilisi6
- mahmut ışıldak2
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- ismailağa cemaati2
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- rüzgar12
- anın görüntüsü21
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- hindistan da kamyonun kalabalığa dalması2
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- lale14
- erlik5
- bal10
- chatgpt'nin sorunu ne3
- var olmak için ne yaptınız13
- günün sözü6
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- sözlük elden gidiyor3
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- boykot dedektifi2
entry'ler (175)
bir dostoyevski şaheseridir. kitap başlığında da belirtilmiş, bir kere daha belirtmekte bir sakıncası yoktur zannediyorum. bu kitap (gbkz: çernişevski)'nin (gbkz: nasıl yapmalı)adlı yapıtına karşı olarak yazılmıştır. Çernişevski yapıtında iedeolojinin taşıyıcısı insanı, devrimci kahramanın hayatını resmetmiş ve bu devrimci karakterin büyük ideallerin peşinde koşan ve insanlara bilinç taşıyan bir karakterdir.
dotoyevski'nin yeraltından notlardaki yeraltı kahramanı ise anlık tepkilere sıkıştırılmış bir bilinç, dış dünyada değil tamamııyle kendi küçük iç dünyasından yaşaması onu (gbkz: nasıl yapmalı)'dan ve diğer eserlerden farklılaştıtıyor. dikkatli okuyucular yeraltındaki notlardaki başkahramanın aslında sosyalleşme isteği olduğunu fakat ne zaman dış dünnyaya sert bir yanıt verse dış dünyadan gelen tepkiden dolayı kendi içine geri fırlatıldığını göreceklerdir.
son olarak bu kitabın Nietzche'nin başucu kitabı olduğunu da notlarımıza ekleyelim.
dotoyevski'nin yeraltından notlardaki yeraltı kahramanı ise anlık tepkilere sıkıştırılmış bir bilinç, dış dünyada değil tamamııyle kendi küçük iç dünyasından yaşaması onu (gbkz: nasıl yapmalı)'dan ve diğer eserlerden farklılaştıtıyor. dikkatli okuyucular yeraltındaki notlardaki başkahramanın aslında sosyalleşme isteği olduğunu fakat ne zaman dış dünnyaya sert bir yanıt verse dış dünyadan gelen tepkiden dolayı kendi içine geri fırlatıldığını göreceklerdir.
son olarak bu kitabın Nietzche'nin başucu kitabı olduğunu da notlarımıza ekleyelim.
imparatoriçe teishi nin nedamesi olan the pillow book yazarıdır. ünlü galli yönetmen peter greenawayin aynı adlı filmine esin kaynağı olmuş yazardır aynı zamanda.
kadın ve erkek bedeninin sanat nesnesi olması, uzakdoğu erotizmi, sandıklarda saklanan ve yüzyılların mirası bir başucu günlüğü, kaligrafi, dövme sanatı, eşcinsellik bu filmin kanonları. sanat filmle nasıl buluşur. kendisi de bir ressam olan peter greenaway şaheseri film. seyredin.
18. yüzyıl ermeni şairi sayat nova'nın hayatını konu alan 1969 yapımlı bir film. özellikle ermeni kültürünün ortaçağdaki özelliklerini anlatıyor. film güzel ama verilen hristiyanlıktan fazlaca sıkıldım ben. keşişleri, patrikleri, kurban kültü, isa'nın yaşamına gönderi yapan koyunlar ki isa çobandı ben de filmin içine dalmamı engelleyen faktörlerden bir tanesi oldu.
sanat filmle nasıl buluşur izleyin, pişman olmazsınız.
sanat filmle nasıl buluşur izleyin, pişman olmazsınız.
bir peter greenaway filmi. aşk, yemek, cinsellik üçgeninde yaşananlar üzerine kurulu bir film aşçı, hırsız, karısı ve aşığı. ünlü galli yönetmenin son filmi. film estetik olarak çok anlamlı. tablodan çıkmış gibi düzenlenen sahneler ve özellikle renk kullanımı çok estetik bir değer olarak gözüküyor.
filmin tek eksiği bütün diyalogların baş karakter tarafından sergilenmesi, bu rol dağıtımını da yakından ilgilendiren bir konu. yönetmen burada bir monoloğa düşmüş bir durumda. film mutsuz evlilik yapan bir çiftin aldatma hikayesi üzerine yükseliyor. daha sonra filmin başkahramanı karısının kendisini aldattığı kişiyi öldürüyor ve ardından da sarsıcı bir final geliyor.
sinema ile sanatı buluşturan bir film aşçı, hırsız, karısı ve aşığı, o yüzden seyredilebilir bir film olarak öne çıkıyor.
filmin tek eksiği bütün diyalogların baş karakter tarafından sergilenmesi, bu rol dağıtımını da yakından ilgilendiren bir konu. yönetmen burada bir monoloğa düşmüş bir durumda. film mutsuz evlilik yapan bir çiftin aldatma hikayesi üzerine yükseliyor. daha sonra filmin başkahramanı karısının kendisini aldattığı kişiyi öldürüyor ve ardından da sarsıcı bir final geliyor.
sinema ile sanatı buluşturan bir film aşçı, hırsız, karısı ve aşığı, o yüzden seyredilebilir bir film olarak öne çıkıyor.
spudcell, sentetik biyoloji alanında çığır açan, cansız kimyasallar ve biyomoleküller kullanılarak laboratuvarda sıfırdan üretilen yapay (sentetik) bir hücre modelidir.
kaynak: https://www.evrensel.net/...ntetik-hucre-gelistirildi
ABD'deki Minnesota Üniversitesinden araştırmacılar, tamamen cansız kimyasal bileşenlerden oluşturdukları ve "SpudCell" adını verdikleri sentetik hücrenin büyüme, genomunu kopyalama ve bölünme gibi temel yaşam süreçlerini gerçekleştirebildiğini açıkladı.
Araştırma ekibine göre SpudCell;
Genomunu çoğaltabiliyor,
Besin alabiliyor,
Büyüyebiliyor,
Bölünerek yeni hücreler oluşturabiliyor.
Ancak sistem henüz gerçek bir canlı hücre gibi sınırsız şekilde çoğalamıyor. Araştırmacılar, sentetik hücrenin kendi metabolizmasını tam olarak düzenleyemediğini, protein üretim sistemini yenileyemediğini ve bu nedenle bulunduğu ortamdan sağlanan bileşenlere bağımlı olduğunu ifade ediyor.
Kate Adamala, amaçlarının biyolojiyi tamamen mühendislik prensipleriyle tasarlanabilir hale getirmek olduğunu belirterek, SpudCell'in bunun için önemli bir temel oluşturduğunu söyledi.
(bkz: SpudCell)
ABD'deki Minnesota Üniversitesinden araştırmacılar, tamamen cansız kimyasal bileşenlerden oluşturdukları ve "SpudCell" adını verdikleri sentetik hücrenin büyüme, genomunu kopyalama ve bölünme gibi temel yaşam süreçlerini gerçekleştirebildiğini açıkladı.
Araştırma ekibine göre SpudCell;
Genomunu çoğaltabiliyor,
Besin alabiliyor,
Büyüyebiliyor,
Bölünerek yeni hücreler oluşturabiliyor.
Ancak sistem henüz gerçek bir canlı hücre gibi sınırsız şekilde çoğalamıyor. Araştırmacılar, sentetik hücrenin kendi metabolizmasını tam olarak düzenleyemediğini, protein üretim sistemini yenileyemediğini ve bu nedenle bulunduğu ortamdan sağlanan bileşenlere bağımlı olduğunu ifade ediyor.
Kate Adamala, amaçlarının biyolojiyi tamamen mühendislik prensipleriyle tasarlanabilir hale getirmek olduğunu belirterek, SpudCell'in bunun için önemli bir temel oluşturduğunu söyledi.
(bkz: SpudCell)
bir michael nyman bestesi. the piano filmi için bestelenmiştir. başlık emily dickinson'un bir şiirinden alıntılanmadır.
The Heart asks Pleasure first
And then Excuse from Pain
And then those little Anodynes
That deaden suffering
And then to go to sleep
And then if it should be
The will of its Inquisitor
The privilege to die
kalbim önce haz ister
sonra acıdan kurtuluş ister.
ardından, acıyı uyuşturan o küçük tesellileri arar.
sonra uyumayı ister.
ve en sonunda, eğer sorgulayan yazgı uygun görürse,
ölümü bir ayrıcalık olarak kabul eder.
ve ardından uykuya varmak
ve ardından, eğer sorgucusunun
iradesi öyleyse,
ölme ayrıcalığına erişmek
The Heart asks Pleasure first
And then Excuse from Pain
And then those little Anodynes
That deaden suffering
And then to go to sleep
And then if it should be
The will of its Inquisitor
The privilege to die
kalbim önce haz ister
sonra acıdan kurtuluş ister.
ardından, acıyı uyuşturan o küçük tesellileri arar.
sonra uyumayı ister.
ve en sonunda, eğer sorgulayan yazgı uygun görürse,
ölümü bir ayrıcalık olarak kabul eder.
ve ardından uykuya varmak
ve ardından, eğer sorgucusunun
iradesi öyleyse,
ölme ayrıcalığına erişmek
akıllara çehov öykülerini getirir
türkiye'nin ayıbıdır düşünce özgürlüğü. bu ülkede on yıllardır düşünce suçu nedeniyle aydınlar, sanatçılar hapse atılıyor.
eskiden 141-142 vardı , bu maddeler kalkınca, terörle mücadele 8. madde ortaya çıktı. bunlar anayasadaki düşünce özgürlüğüyle ilgili maddeler. normalde şiddet içermeyen ve şiddeti övücü olmayan ifadelerin cezalandırılması yanlıştır. hele hele dini değerlere düşmanlık gibi garabet bir konunun bir an önce anayasadan çıkarılması lazım.
bu satırların yazarı da yazdığı eğlence amaçlı asparagas bir haberden dolayı mahkemeye çıkmıştır. neyse ki berat ettim. toplumda yaygın olan geyik bir konuyu işlemiştim. konu şuydu, bizi depremden evliyalar koruyor diye bir haber yazmıştım. birisi şikayet etmiş. anlayacağınız , düşünce suçundan içeri girecektim. neyse ki serbest kaldım. anlayacağınız islami kesim mizahtan anlamıyor. hassasiyetleri üst derecede. dinle ilgili konuşulan her konuyu küfür diye değerlendiriyor. peki nedir küfür. ben şimdi sinkaflı küfür etsem , küfür etmiş mi oluyorum, bence sadece bu değil, küfür suçu daha geniş bir konuda ele alınıyor. islami değerlere dil uzattığı düşünülen her şey küfür adı altında değerlendiriyor.
yakın zamanda leman konusu da gündemdeydi. sırf melek çizen bir karikatürist meleklerin yanına peygamberlerin ismini * yazdı diye linç edilmeye kalkışıldı. gösteriyi yapanlarda ibda -c mensuplarıydı. allahtan dergiye girmeye cesaret edememişler de bir facianın eşiğinden dönülmüştü. ama buna rağmen , leman çizeri doğan pehlevan hala içeride. sadece melek karikatürü çizdi diye.
anlayacağınız karşı mahalleye islamiyetle ilgili şaka bile yapılamıyor. kutsalıma dokunamazsınız adı altında islamda mizahın olamayacağını bize gösteriyor. ben bugün hristiyanlığı eleştirebiliyorum, isalı porno bile çekilebiliyor, çünkü hristiyanlık rönesans geçirmiş bir din. ama islamiyet de hiçbir konuda eleştiri kabul etmiyor. bu yüzden gerici bir din kategorisinden kurtulamıyor.
ne diyelim din budur, dogmatizm de budur. islamiyet dogmatik bir dindir. esnetilemez, bu özelliği nedeniyle zaman içinde reform geçiremeyeceği için zamanla katılaşıp tarihin çöp tenekesine geri yollanacaktır.
eskiden 141-142 vardı , bu maddeler kalkınca, terörle mücadele 8. madde ortaya çıktı. bunlar anayasadaki düşünce özgürlüğüyle ilgili maddeler. normalde şiddet içermeyen ve şiddeti övücü olmayan ifadelerin cezalandırılması yanlıştır. hele hele dini değerlere düşmanlık gibi garabet bir konunun bir an önce anayasadan çıkarılması lazım.
bu satırların yazarı da yazdığı eğlence amaçlı asparagas bir haberden dolayı mahkemeye çıkmıştır. neyse ki berat ettim. toplumda yaygın olan geyik bir konuyu işlemiştim. konu şuydu, bizi depremden evliyalar koruyor diye bir haber yazmıştım. birisi şikayet etmiş. anlayacağınız , düşünce suçundan içeri girecektim. neyse ki serbest kaldım. anlayacağınız islami kesim mizahtan anlamıyor. hassasiyetleri üst derecede. dinle ilgili konuşulan her konuyu küfür diye değerlendiriyor. peki nedir küfür. ben şimdi sinkaflı küfür etsem , küfür etmiş mi oluyorum, bence sadece bu değil, küfür suçu daha geniş bir konuda ele alınıyor. islami değerlere dil uzattığı düşünülen her şey küfür adı altında değerlendiriyor.
yakın zamanda leman konusu da gündemdeydi. sırf melek çizen bir karikatürist meleklerin yanına peygamberlerin ismini * yazdı diye linç edilmeye kalkışıldı. gösteriyi yapanlarda ibda -c mensuplarıydı. allahtan dergiye girmeye cesaret edememişler de bir facianın eşiğinden dönülmüştü. ama buna rağmen , leman çizeri doğan pehlevan hala içeride. sadece melek karikatürü çizdi diye.
anlayacağınız karşı mahalleye islamiyetle ilgili şaka bile yapılamıyor. kutsalıma dokunamazsınız adı altında islamda mizahın olamayacağını bize gösteriyor. ben bugün hristiyanlığı eleştirebiliyorum, isalı porno bile çekilebiliyor, çünkü hristiyanlık rönesans geçirmiş bir din. ama islamiyet de hiçbir konuda eleştiri kabul etmiyor. bu yüzden gerici bir din kategorisinden kurtulamıyor.
ne diyelim din budur, dogmatizm de budur. islamiyet dogmatik bir dindir. esnetilemez, bu özelliği nedeniyle zaman içinde reform geçiremeyeceği için zamanla katılaşıp tarihin çöp tenekesine geri yollanacaktır.
komiklikten çok politikliği ile ön plana çıkan komedyen. ileride cem yılmaz gibi malzeme sıkıntısı çekmez. politik malzeme kolay bulunulan bir malzemedir. ayrıca siyaset, din, felsefe, feminizm , liberalizm, ünlüler, aydınlar, psikiyatri, tedaviler, cinsiyetsiz tuvaletler, lgbt gibi bir çok konuda espri üretiyor deniz. yani ilgi skalası çok geniş. bu yanıyla piyasadaki diğer komedyenlerden ayrılıyor.
ayağına taş değmesin çocuk. umarım kısa zamanda tekrar sahnelere dönersin.
ayağına taş değmesin çocuk. umarım kısa zamanda tekrar sahnelere dönersin.
bir öğretmenin sınıfa danışmadan öğrenciler hakkında karar alması sorunu, kürt sorununun temel sorunudur.
ezilen halk milliyetçiliğidir. ezilen ezeni ezemez mantığı ile soruyoruz , kürtler kimi eziyor?
halk tv nin doğru yolu bulmasıdır
ülkenin en önemli doğal koruma alanlarından birinde hayata geçirilmek istenen projeye karşı arnavut halkı, 23 gündür sokaklarda eylem düzenliyor.
arnavut halkı, bugün bariyerleri aşarak trump’ın damadı jared kushner’in sazan adası’ndaki tatil köyü projesi inşası için kullanılacak konteynerleri kullanılmaz hale getirdi.
https://x.com/toplumuhali...tatus/2069112117903458399
arnavut halkı, bugün bariyerleri aşarak trump’ın damadı jared kushner’in sazan adası’ndaki tatil köyü projesi inşası için kullanılacak konteynerleri kullanılmaz hale getirdi.
https://x.com/toplumuhali...tatus/2069112117903458399
her türlü engellemelere rağmen kadıköy de yapılmıştır.
Nefrete inat, yaşasın hayat!
https://x.com/espresmi/status/2068693738088464782
Nefrete inat, yaşasın hayat!
https://x.com/espresmi/status/2068693738088464782
Vincenza Montella'nın maç sonu açıklamasıdır. Bildiğin akp diliyle konuşmuş, nasip, kısmet demiş. italyan olduğunu bilmesek bizden veya akpli biri zannedecektik.
https://www.fanatik.com.t...sirarak-bakiyorum-2627785
https://www.fanatik.com.t...sirarak-bakiyorum-2627785