bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- rüyamda kadın olmuştum8
- kalabalıklar içinde yalnız olmak9
- arkadaşlar bir bakar mısınız5
- hayattan zevk alamamak15
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- gocunun nerede olması12
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler13
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- hikayeyi devam ettir30
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- sokakta kavga teknikleri3
- yazarların öldükten sonraki planları3
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- en güzel tatlı2
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi5
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- biber dolması olsa da yesek5
- kadın2
- temiz nevresimler içinde uyumak3
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- yeşilçam filmi izlemek6
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- fake yazarlar2
- narsisizm2
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- cioran neden intihar etmedi3
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- uysaljakoben16
- çağımızın hastalığı2
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- jackie chan2
- aziz nikola3
- sıla'nın uyuşturucu testi açıklaması2
- yeni parti50
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan3
- aylık 497 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- cem küçük5
çamaşırları asarken sarı ve kırmızı mandalın yanyana gelmemesi için acayip bi çaba gösteririm.severim kendimi.
ufaklık çağlarında her parmağa bir mandal kıstırılarak oynanan cadıcılık oyununun baş materyeli. çıkarıldığı anda aşırı zonklama yapar. *
asıl kullanım amacı, yıkanmış çamaşırları kuruması maksadıyla ipe tutturmak olan nesnedir.
çok işlevsel bir nesne olduğundan farklı görevlere de bürünür zaman zaman. en basitinden birkaç adet mandal birleştiğinde eğlencelik bir oyuncak meydana getirebilir.
çok işlevsel bir nesne olduğundan farklı görevlere de bürünür zaman zaman. en basitinden birkaç adet mandal birleştiğinde eğlencelik bir oyuncak meydana getirebilir.
kendisi bir 'tool'dur. türkçeye araç diye çevrilebilir. türkiyede yaysız mandal olmadığından, tüm mandalları yaylı sanabilirsiniz fakat, yaysız modelleri de mevcut ve yaygındır. yaysızların bazıları esneme payını malzemenin kendisinden (bkz: plastik) alır, bazıları ise esnemeye ihtiyaç duymaz, çamaşırı ipe direk olarak sıkıştırmakla görevini tamamlar.
mandal deyip geçmeyiniz bu mandallarla bir tasarım ödülü (bkz: reddot) bile alabilirsiniz.
mandal deyip geçmeyiniz bu mandallarla bir tasarım ödülü (bkz: reddot) bile alabilirsiniz.
çamaşırları ters taraftan esaret işaretine mahkum eden ve yer çekimine karşı amansız mücadele verdirten bir edavat.
ki bu düşünceden hareketle bu satırların yazarına oturup üşenmeden aşağıdaki yazıyı yazdırmıştır.
hala hayret ederim.
''balkonlarda tersten teslim olmuş çamaşırlar vardır.
kollarını aşağıya indirmişler ve ıslak bir ıslığı çalmaya başlamışlardır.
balkonlarda çamaşır seren genç kadınlar vardır.
balkonlarda ansızın bastıran yağmurdan kurtulmayı bekleyen çamaşırlar vardır.
bir el uzanır.
narin, dantel işlemeli, çeyiz sandığı sırları ile.
balkonlarda intihar etmelerinden korktuğum çamaşırlar vardır.
o ellerden kayıp aşağıya düşmelerinden korktuğum.
balkonlar vardır.
çamaşırlar vardır.
intiharlar vardır.
fakat,
mandallar vardır.
(bir kız eline ne çok yakışır.)
yer çekimine direnişin adıdır mandal.
rüzgara karşı mücadelenin.
önceleri tahta mandallar vardı.
sonra plastik oldular.
rengarenk oldular. sarı oldular, kırmızı, yeşil, pembe..
çocukların oyuncağı idiler.
erkeklerin askerleri, kızların takma tırnağı, tokaları oldular.
minicik burunların deliklerini kıstırıp sesleri bozan gülüşmeler oldular.
mandallar vardır.
otomatik makinalardan çıkarılmış çamaşırların arasında bir sepet içinde,
buruşuk gözlerimde ütülenen bir kadın elbisesini tutturmak için vardır.
mandallar, intiharların eşiğinde beni hayata iliştiren tutturgaç oldular
balkon demirlerindeki gergin iplerin üzerinde...
genç kadınların ellerinde.
ne zaman bir kadın elbisesi görsem balkonda asılı,
başı dönüp düşeceğinden korkarım.
ne zaman bir genç kadın görsem balkonda çamaşırları asan,
aklıma ölümüm gelir.
ne zaman çamaşırları yağmurdan kurtaran
bir telaş görsem bir kız elinde
saçları ıslanmış olur.
bir sevdiği oluverir.
bir de çamaşır iplerinin üzerinde yapayalnız kalmış mandallar vardır.
yıkanmış elbiseleri beklerler.
yağmur yağıyor desem
balkona koşar mısın,
ıslanmaktan kurtarmak için bir adamı....?
ellerinde kırmızı, yeşil, pembe, sarı mandallar olsun ama... ''
ki bu düşünceden hareketle bu satırların yazarına oturup üşenmeden aşağıdaki yazıyı yazdırmıştır.
hala hayret ederim.
''balkonlarda tersten teslim olmuş çamaşırlar vardır.
kollarını aşağıya indirmişler ve ıslak bir ıslığı çalmaya başlamışlardır.
balkonlarda çamaşır seren genç kadınlar vardır.
balkonlarda ansızın bastıran yağmurdan kurtulmayı bekleyen çamaşırlar vardır.
bir el uzanır.
narin, dantel işlemeli, çeyiz sandığı sırları ile.
balkonlarda intihar etmelerinden korktuğum çamaşırlar vardır.
o ellerden kayıp aşağıya düşmelerinden korktuğum.
balkonlar vardır.
çamaşırlar vardır.
intiharlar vardır.
fakat,
mandallar vardır.
(bir kız eline ne çok yakışır.)
yer çekimine direnişin adıdır mandal.
rüzgara karşı mücadelenin.
önceleri tahta mandallar vardı.
sonra plastik oldular.
rengarenk oldular. sarı oldular, kırmızı, yeşil, pembe..
çocukların oyuncağı idiler.
erkeklerin askerleri, kızların takma tırnağı, tokaları oldular.
minicik burunların deliklerini kıstırıp sesleri bozan gülüşmeler oldular.
mandallar vardır.
otomatik makinalardan çıkarılmış çamaşırların arasında bir sepet içinde,
buruşuk gözlerimde ütülenen bir kadın elbisesini tutturmak için vardır.
mandallar, intiharların eşiğinde beni hayata iliştiren tutturgaç oldular
balkon demirlerindeki gergin iplerin üzerinde...
genç kadınların ellerinde.
ne zaman bir kadın elbisesi görsem balkonda asılı,
başı dönüp düşeceğinden korkarım.
ne zaman bir genç kadın görsem balkonda çamaşırları asan,
aklıma ölümüm gelir.
ne zaman çamaşırları yağmurdan kurtaran
bir telaş görsem bir kız elinde
saçları ıslanmış olur.
bir sevdiği oluverir.
bir de çamaşır iplerinin üzerinde yapayalnız kalmış mandallar vardır.
yıkanmış elbiseleri beklerler.
yağmur yağıyor desem
balkona koşar mısın,
ıslanmaktan kurtarmak için bir adamı....?
ellerinde kırmızı, yeşil, pembe, sarı mandallar olsun ama... ''
insanları rencide ederek konuşanların dudaklarına takılması gereken bir nesne.
insanı en çok anlatan nesnelerden en güzeli. bazen çamaşır ipinde sallanır, bazen durulur yerinden kımıldamaz, bazen çamaşır ipinde ivmesi kuvvetli gerilimler yaşar, bazen ıslak bir çamaşırı sıkıştırır; ipinden aldığın zaman o'nun hikayesini bitirir, ipine astığın zaman hikayesini yeninden başlatırsın. sürekli devinimlerle devam eden bir ömre sahiptir ama kırıldığı zaman bir daha eski işlevine ve fiziksel özelliklerine kavuşamaz. mandallık, insanlığa çok benzer.
bir zamanlar şişelere mandalcılarlardan boş şişe karşılığı alınan çamaşır tutturacağı.
küçükken parmaklarımın ucuna takıp cadıymışım gibi harketeler yapmama neden olan eşya. hala yapıyorum rahatlatıcı etkisi var bende.
annemin kıyafetlerimi yamultması sağlayan şeydir.
balkondan aşağıya para atarken uçmasını önlemek için arasına sıkıştırılan eşya.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar