bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- kalabalıklar içinde yalnız olmak9
- uyumayın konuşalım5
- hayattan zevk alamamak15
- rüyamda kadın olmuştum6
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- hikayeyi devam ettir30
- gocunun nerede olması12
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- yazarların öldükten sonraki planları4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- makine mühendisliği3
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- sokakta kavga teknikleri3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- biber dolması olsa da yesek5
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- yeşilçam filmi izlemek6
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- uysaljakoben16
- temiz nevresimler içinde uyumak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- en güzel tatlı2
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- kadın2
- cioran neden intihar etmedi3
- fake yazarlar2
- narsisizm2
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- yeni parti50
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- habire12 adamdır37
- cem küçük5
- aziz nikola3
çamaşırları ters taraftan esaret işaretine mahkum eden ve yer çekimine karşı amansız mücadele verdirten bir edavat.
ki bu düşünceden hareketle bu satırların yazarına oturup üşenmeden aşağıdaki yazıyı yazdırmıştır.
hala hayret ederim.
''balkonlarda tersten teslim olmuş çamaşırlar vardır.
kollarını aşağıya indirmişler ve ıslak bir ıslığı çalmaya başlamışlardır.
balkonlarda çamaşır seren genç kadınlar vardır.
balkonlarda ansızın bastıran yağmurdan kurtulmayı bekleyen çamaşırlar vardır.
bir el uzanır.
narin, dantel işlemeli, çeyiz sandığı sırları ile.
balkonlarda intihar etmelerinden korktuğum çamaşırlar vardır.
o ellerden kayıp aşağıya düşmelerinden korktuğum.
balkonlar vardır.
çamaşırlar vardır.
intiharlar vardır.
fakat,
mandallar vardır.
(bir kız eline ne çok yakışır.)
yer çekimine direnişin adıdır mandal.
rüzgara karşı mücadelenin.
önceleri tahta mandallar vardı.
sonra plastik oldular.
rengarenk oldular. sarı oldular, kırmızı, yeşil, pembe..
çocukların oyuncağı idiler.
erkeklerin askerleri, kızların takma tırnağı, tokaları oldular.
minicik burunların deliklerini kıstırıp sesleri bozan gülüşmeler oldular.
mandallar vardır.
otomatik makinalardan çıkarılmış çamaşırların arasında bir sepet içinde,
buruşuk gözlerimde ütülenen bir kadın elbisesini tutturmak için vardır.
mandallar, intiharların eşiğinde beni hayata iliştiren tutturgaç oldular
balkon demirlerindeki gergin iplerin üzerinde...
genç kadınların ellerinde.
ne zaman bir kadın elbisesi görsem balkonda asılı,
başı dönüp düşeceğinden korkarım.
ne zaman bir genç kadın görsem balkonda çamaşırları asan,
aklıma ölümüm gelir.
ne zaman çamaşırları yağmurdan kurtaran
bir telaş görsem bir kız elinde
saçları ıslanmış olur.
bir sevdiği oluverir.
bir de çamaşır iplerinin üzerinde yapayalnız kalmış mandallar vardır.
yıkanmış elbiseleri beklerler.
yağmur yağıyor desem
balkona koşar mısın,
ıslanmaktan kurtarmak için bir adamı....?
ellerinde kırmızı, yeşil, pembe, sarı mandallar olsun ama... ''
ki bu düşünceden hareketle bu satırların yazarına oturup üşenmeden aşağıdaki yazıyı yazdırmıştır.
hala hayret ederim.
''balkonlarda tersten teslim olmuş çamaşırlar vardır.
kollarını aşağıya indirmişler ve ıslak bir ıslığı çalmaya başlamışlardır.
balkonlarda çamaşır seren genç kadınlar vardır.
balkonlarda ansızın bastıran yağmurdan kurtulmayı bekleyen çamaşırlar vardır.
bir el uzanır.
narin, dantel işlemeli, çeyiz sandığı sırları ile.
balkonlarda intihar etmelerinden korktuğum çamaşırlar vardır.
o ellerden kayıp aşağıya düşmelerinden korktuğum.
balkonlar vardır.
çamaşırlar vardır.
intiharlar vardır.
fakat,
mandallar vardır.
(bir kız eline ne çok yakışır.)
yer çekimine direnişin adıdır mandal.
rüzgara karşı mücadelenin.
önceleri tahta mandallar vardı.
sonra plastik oldular.
rengarenk oldular. sarı oldular, kırmızı, yeşil, pembe..
çocukların oyuncağı idiler.
erkeklerin askerleri, kızların takma tırnağı, tokaları oldular.
minicik burunların deliklerini kıstırıp sesleri bozan gülüşmeler oldular.
mandallar vardır.
otomatik makinalardan çıkarılmış çamaşırların arasında bir sepet içinde,
buruşuk gözlerimde ütülenen bir kadın elbisesini tutturmak için vardır.
mandallar, intiharların eşiğinde beni hayata iliştiren tutturgaç oldular
balkon demirlerindeki gergin iplerin üzerinde...
genç kadınların ellerinde.
ne zaman bir kadın elbisesi görsem balkonda asılı,
başı dönüp düşeceğinden korkarım.
ne zaman bir genç kadın görsem balkonda çamaşırları asan,
aklıma ölümüm gelir.
ne zaman çamaşırları yağmurdan kurtaran
bir telaş görsem bir kız elinde
saçları ıslanmış olur.
bir sevdiği oluverir.
bir de çamaşır iplerinin üzerinde yapayalnız kalmış mandallar vardır.
yıkanmış elbiseleri beklerler.
yağmur yağıyor desem
balkona koşar mısın,
ıslanmaktan kurtarmak için bir adamı....?
ellerinde kırmızı, yeşil, pembe, sarı mandallar olsun ama... ''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar