bugün
- kim bu gizli artıcı4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası18
- nickten isim tahmini yapmak25
- on layn listesi3
- haluk levent yarın konser verse kaç kişi gider3
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- kalkın be3
- yazarların imrendiği kişi4
- geceye bir şarkı bırak11
- müslüman cinler4
- kıl erkeğin süsüdür14
- bugün 2026 temmuz ayının son pazar günü3
- taze ekmek2
- sabah sabah katil olma sebebi2
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- travesti sesi çekiciliği6
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- grup seksin mantığı10
- dünyaya çocuk getirmek10
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- yeni parti46
- nervio burak demirbilek evliliği13
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- yorgun mermi vs nervio12
- gece denize girmek5
- nohut yaptım nası olmuş10
- dünyanın en samimi cümlesi6
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- şarap içemeyen erkek6
- arkadaşlar bir şey dicem5
- arabayı yavaş süren tipler16
- gecenin köründe5
- akrep burcu4
- merfulu gitmesin kampanyası15
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- tai lung18
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- kedi2
- birader ne demek11
Cahil insanlar, "okumak" fiilini yalnızca "okul bitirmek" şeklinde algılarlar. Ders dışında her türlü kitap da kafa karıştırır, fakat en başta göz sağlığına zararlıdır. Dolayısıyla, çocuğun ders dışı okuması hep engellenmek istenir. Ya roman okur da derslerinden kalırsa?
Okul bitirmekten anladıkları da, ya doktor, ya avukat, ya da mühendis "çıkmaktır". Hepi topu bu üç mesleği icra edenleri "okumuş" sayarlar. Konservatuvar mezunu "çalgıcıdır" alt tarafı, arkeolog da hababam taşı toprağı kazar ama müteahhit bile olamamıştır!
geçmişte "çocuğa derslerinde lazım olur" diye gazetelerden kupon kesip evine her türlü abur cubur çarçuru dolduranlar, "ulan bize de lazım olabilir" diye bir kerecik açıp bakmazlardı onlara... Kendilerinden geçmiştir, onlar okuyamamışlardır ama "çocuk okuyacaktır hayırlısıyla" amcası, değil mi?...
O çocuklar da genellikle "çok zeki ama çok tembel" çıkarlar amcası... merhum Çetin Altan'ın vakti zamanında bir kitabında yazdığı gibi, "bizim oğlan çok aptal ama çok çalışkan" diyen ana baba bugüne kadar görülmemiştir.
Haaa, bir de "atom mühendisliği" vardır tabii, mühendisliğin en ileri ucu kabul edilir.
Tıpkı, yarı aydın yarı cahil bunalımlı kızların popolarından uydurdukları "pozitif eneeerji-negatif eneeeerji" türlerini fizik biliminin henüz kaydetmemiş olduğu gibi, atom mühendisliği diye bir meslek dalı da henüz icat edilmemiştir. Ama cahil kulaklara hoş gelir.
Canım, çocuk atom mühendisi çıkınca "Amerikalara falan" gidecek, hepsinden önemlisi, maaşı dolar üzerinden alacaktır!
Ki sonra teyzeme "bilet göndersin" de o da pastırmasını sucuğunu alıp oğlunun yanına gidebilsin... Hem de bir baksın bakalım, oğlanın oralardan bir "gavur kızı" alıp getirme tehlikesi var mı? Varsa engel olalım, bir an önce komşu Hayriye Hanım'ın kızı Şengül'le başını bağlayalım! .
Okumaktan amaç, bilgiye ulaşmak değil, bilgiyi kendisi üretmek hiç değil, para kazanmaktır. Daha doğrusu, sınıf değiştirme yolunun açılmasıdır.
Cahil insanlar kendileri sınıf değiştirme trenini kaçırmışlardır, çocukları okuyacaklar ve değiştireceklerdir.
Değiştiremeyince de mutsuz olurlar. "Biz okuduk da ne oldu?" cümlesi ülkemizde kurulan en yaygın cümlelerden biridir.
şu eski adıyla "öss", şimdiki adıyla "lys" her sene yapılıyor mesela...
Matbuat esnafı elbette üzerine balıklama atlar ve "ne olacak bu eğitimin hali" edebiyatına girişir vakit geldiğinde... Bana bu tür ösese, öyese, öseyese, mekeyeke, imefe, abeceçe konularından gına geldiği için, pek takmam, takipte etmem.
Çünkü her yılın leyesesi-meyesesi, yalnızca sınava o yıl girenleri ve onların analarını babalarını ilgilendirir, üst yanı ırgalanmaz.
Dolayısıyla, gazetelerin ertesi gün çarşaf çarşaf yayınladıkları soru-yanıt sayfaları da küfür edilerek çevirilir geçilir.
Çocuklar, istedikleri okula giremiyorlar ve mutsuz oluyorlar. televizyonlarda ve gazetelerde bazı über-dangalak tipler, hele sosyal-demokrat geçiniyorsa, bir de sittirici çadır dikme meralısıysa, "bu ne biçim hükümet" diye "giydirme" fırsatı çıkar.
Sanki "bu çarpık sınav sistemine karşıyım" diye atıp tutanların somut olarak daha iyi bir sınav sistemi önerdikleri görülmüş gibi...
Çocukların bir meslek edinmeleri de ana babaların hiç umurlarında değil. "Ben sualtı kaynakçılığı öğrenmek istiyorum" ya da "ben fermantasyon teknikeri olacağım" diyen çocuk bir güzel sopa yer, biz senin için saçımızı fermantasyon teknikeri olasın diye mi süpürge ettik?
Oysa dün bir yerde gözüme ilişti, bir "at eğitmeni" ayda yedi bin lira kazanıyormuş...
Su altına boru döşeyen de ayda beş bin dolar alıyormuş.
içinizde ebeveyn olan bacılar-amcalar, ne dersiniz, sizin oğlan okusun mu okumasın mı?
Okul bitirmekten anladıkları da, ya doktor, ya avukat, ya da mühendis "çıkmaktır". Hepi topu bu üç mesleği icra edenleri "okumuş" sayarlar. Konservatuvar mezunu "çalgıcıdır" alt tarafı, arkeolog da hababam taşı toprağı kazar ama müteahhit bile olamamıştır!
geçmişte "çocuğa derslerinde lazım olur" diye gazetelerden kupon kesip evine her türlü abur cubur çarçuru dolduranlar, "ulan bize de lazım olabilir" diye bir kerecik açıp bakmazlardı onlara... Kendilerinden geçmiştir, onlar okuyamamışlardır ama "çocuk okuyacaktır hayırlısıyla" amcası, değil mi?...
O çocuklar da genellikle "çok zeki ama çok tembel" çıkarlar amcası... merhum Çetin Altan'ın vakti zamanında bir kitabında yazdığı gibi, "bizim oğlan çok aptal ama çok çalışkan" diyen ana baba bugüne kadar görülmemiştir.
Haaa, bir de "atom mühendisliği" vardır tabii, mühendisliğin en ileri ucu kabul edilir.
Tıpkı, yarı aydın yarı cahil bunalımlı kızların popolarından uydurdukları "pozitif eneeerji-negatif eneeeerji" türlerini fizik biliminin henüz kaydetmemiş olduğu gibi, atom mühendisliği diye bir meslek dalı da henüz icat edilmemiştir. Ama cahil kulaklara hoş gelir.
Canım, çocuk atom mühendisi çıkınca "Amerikalara falan" gidecek, hepsinden önemlisi, maaşı dolar üzerinden alacaktır!
Ki sonra teyzeme "bilet göndersin" de o da pastırmasını sucuğunu alıp oğlunun yanına gidebilsin... Hem de bir baksın bakalım, oğlanın oralardan bir "gavur kızı" alıp getirme tehlikesi var mı? Varsa engel olalım, bir an önce komşu Hayriye Hanım'ın kızı Şengül'le başını bağlayalım! .
Okumaktan amaç, bilgiye ulaşmak değil, bilgiyi kendisi üretmek hiç değil, para kazanmaktır. Daha doğrusu, sınıf değiştirme yolunun açılmasıdır.
Cahil insanlar kendileri sınıf değiştirme trenini kaçırmışlardır, çocukları okuyacaklar ve değiştireceklerdir.
Değiştiremeyince de mutsuz olurlar. "Biz okuduk da ne oldu?" cümlesi ülkemizde kurulan en yaygın cümlelerden biridir.
şu eski adıyla "öss", şimdiki adıyla "lys" her sene yapılıyor mesela...
Matbuat esnafı elbette üzerine balıklama atlar ve "ne olacak bu eğitimin hali" edebiyatına girişir vakit geldiğinde... Bana bu tür ösese, öyese, öseyese, mekeyeke, imefe, abeceçe konularından gına geldiği için, pek takmam, takipte etmem.
Çünkü her yılın leyesesi-meyesesi, yalnızca sınava o yıl girenleri ve onların analarını babalarını ilgilendirir, üst yanı ırgalanmaz.
Dolayısıyla, gazetelerin ertesi gün çarşaf çarşaf yayınladıkları soru-yanıt sayfaları da küfür edilerek çevirilir geçilir.
Çocuklar, istedikleri okula giremiyorlar ve mutsuz oluyorlar. televizyonlarda ve gazetelerde bazı über-dangalak tipler, hele sosyal-demokrat geçiniyorsa, bir de sittirici çadır dikme meralısıysa, "bu ne biçim hükümet" diye "giydirme" fırsatı çıkar.
Sanki "bu çarpık sınav sistemine karşıyım" diye atıp tutanların somut olarak daha iyi bir sınav sistemi önerdikleri görülmüş gibi...
Çocukların bir meslek edinmeleri de ana babaların hiç umurlarında değil. "Ben sualtı kaynakçılığı öğrenmek istiyorum" ya da "ben fermantasyon teknikeri olacağım" diyen çocuk bir güzel sopa yer, biz senin için saçımızı fermantasyon teknikeri olasın diye mi süpürge ettik?
Oysa dün bir yerde gözüme ilişti, bir "at eğitmeni" ayda yedi bin lira kazanıyormuş...
Su altına boru döşeyen de ayda beş bin dolar alıyormuş.
içinizde ebeveyn olan bacılar-amcalar, ne dersiniz, sizin oğlan okusun mu okumasın mı?
görsel
üniversite sınavına hazırlıkta gençlerin geleceğe yön vermesine imkan tanıyan onları destekleyen eğitim anlayışı. keşke herkes şöyle maltepe belediyesi gibi güzel şeyler yapabilse.
üniversite sınavına hazırlıkta gençlerin geleceğe yön vermesine imkan tanıyan onları destekleyen eğitim anlayışı. keşke herkes şöyle maltepe belediyesi gibi güzel şeyler yapabilse.
böyle soru soracağınıza bu adamları direk okul puanıyla alsaydınız ya soru teog dan çalmışlar resmen, bir ay çalışanda bir sene çalışanda aynı şeyi yaptıktan sonra sıkeyım böyle sınavı.
6 saat kaldı ve bende girecegim uyku tutmuyo bakalım hayırlısı.
Sağ çıkabilen varsa ya gazidir, yada torpili hazırdır.
On sekiz yaşında çekilecek çiledir kaç yaşında çekecektiniz 30 yaşındamı?
matematik sınavına 135 dakika gibi bir süre ayrılmıştır. Soru sayısı kaçtır ve neden bu kadar uzun bir süre verilmiştir, bilenenler aydınlatsın lütfen.
ilk sınav kolaydı. Sosyalden bahsediyorum.
ortadoğunun,asyanın,balkanların en kolay sınavıydı, utancımdan sorulara dokunmadım.
sadece milleti yoklamışlar ; 2023 lü,osmanlı armalı soru,mülteci sorusu...
sadece milleti yoklamışlar ; 2023 lü,osmanlı armalı soru,mülteci sorusu...
24 yaşındayım, 18 yaşımdan beri her ygs'ye ve lys'ye katıldım. 6 senedir bu sınava giriyorum yani. basit bir matematikle ygs+lys (1 oturum+6 oturum) 7 oturum. yani 7x6= 35 sınava girmişim, bir kaç oturum eksiği olabilir 1 sene girmemiş olabilirim ve ya hepsine. bu sene de lys'de 3 oturuma gireceğim. Çok batah bölümlerler olmasa da 3 örgün, 2 aöf olmak üzere bölüm kazandım (bazılarını unutmuş olabilirim, tercih yapmadığımda oldu).
size vereceğim bir kaç tavsiyem var.
1) heyecan yapmayın. biliyorum çok stres yaşıyorsunuz, bazılarızın belki son seçeneği bile olabilir. inanın sizin insanlığınız kadar bir A4 kağıdı önemli değil. ona yüklenen anlamları kendinizin önüne koymayın.
2) eğer istediğiniz bölümü kazanamazsanız sakın o bölümde okumaya gitmeyin. bunu yapmak sizden maddi ve manevi çok şey götürebilir. sınav stresini bir daha yaşamak istemiyor olabilirsiniz bu çok doğal bir durum. ama bu stresten daha fazlasını sevmediğiniz bir şehirde, sevmediğiniz bir bölümde ve hayaliniz olmayan bir yerde yaşamayın. tekrar hazırlanın, korkmayın.
size vereceğim bir kaç tavsiyem var.
1) heyecan yapmayın. biliyorum çok stres yaşıyorsunuz, bazılarızın belki son seçeneği bile olabilir. inanın sizin insanlığınız kadar bir A4 kağıdı önemli değil. ona yüklenen anlamları kendinizin önüne koymayın.
2) eğer istediğiniz bölümü kazanamazsanız sakın o bölümde okumaya gitmeyin. bunu yapmak sizden maddi ve manevi çok şey götürebilir. sınav stresini bir daha yaşamak istemiyor olabilirsiniz bu çok doğal bir durum. ama bu stresten daha fazlasını sevmediğiniz bir şehirde, sevmediğiniz bir bölümde ve hayaliniz olmayan bir yerde yaşamayın. tekrar hazırlanın, korkmayın.
Girecekler ayvayı yedi açık uçlu sorular geliyor. Üstelik doğru yazıp bir kelimeyi yanlış yazınca direk yanlış sayılacakmış. Bu bir dramdır kanımca.
adamlarla çocukların ayrıldığı sınav.
Ygs de başarı göstermiş insanların girdiği sınavdır. ÖSS sisteminin genişletilmiş versiyonudur. Daha önce ÖSS de iyi bir bölümü kazanmış ve lys de de ikinci üniversitesini kazanmış biri olarak bir iki tavsiyede bulunmak isterim.
Eşit ağırlık öğrencisinin yukarılara tırmanma olasılığı yüksektir. Eğer hukuk fakültesi istiyorsanız, mutlaka edebiyatı yüksek tutun. Eğer 49 50 edebiyat yakalarsanız matematiğe çok iş kalmaz. ilk 100000 içinde olmadan hukuk hayali kurmayın. Hedeflerinizi makul derecede tutun. Bu sistem eskiye göre daha fazla hatayı kabul ediyor. ÖSS sisteminde bir hata hayatınızı değiştiriyordu. Bunda sıkala daha geniş. Rahat olun ve hedefinize yürüyün. Zamanlama matematik için önemli hedefiniz 30 soruysa integrale bakmayın zamanla yarışın. Sayısalcı olmak çok zor bu sistemde. Arap atı olmak gerekiyor. Eşit ağırlıkçı iseniz dengeli çalışın.
Eşit ağırlık öğrencisinin yukarılara tırmanma olasılığı yüksektir. Eğer hukuk fakültesi istiyorsanız, mutlaka edebiyatı yüksek tutun. Eğer 49 50 edebiyat yakalarsanız matematiğe çok iş kalmaz. ilk 100000 içinde olmadan hukuk hayali kurmayın. Hedeflerinizi makul derecede tutun. Bu sistem eskiye göre daha fazla hatayı kabul ediyor. ÖSS sisteminde bir hata hayatınızı değiştiriyordu. Bunda sıkala daha geniş. Rahat olun ve hedefinize yürüyün. Zamanlama matematik için önemli hedefiniz 30 soruysa integrale bakmayın zamanla yarışın. Sayısalcı olmak çok zor bu sistemde. Arap atı olmak gerekiyor. Eşit ağırlıkçı iseniz dengeli çalışın.
(bkz: lys nin gireceği yazarlar)
anladık şimdi sessiz ayrıl.
LYs'nin gireceği tüm yazarlara geçmiş olsun.
Kendime başarılar dilerim. Başkasına dileyecek olsam girmem demi. *
bugün lys'ye girecek bütün yazarlara başarılar dilerim. allah yar ve yardımcıları olsun. inşallah umduklarına nail korktuklarından emin olurlar.
Lys nin gireceği bütün userlere başarılar dilerim.
on sekiz yaşında çekilecek çile değildir.
soruları neden hala kimse atmıyor.
Pazar gunu bana girecek olan sinavdir
Umarim o da heyecanlidir.
Umarim o da heyecanlidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar