bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe25
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması31
- sözlük yazarlarının lahmacunları7
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek6
- f 35 leri kendimiz yapalım7
- akp bitince ne olacak9
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar7
- z kuşağı kızları5
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı7
- abd'nin kucağında siyaset yapmak4
- kadinlarin erkekleri dm den taciz etmesi7
- güne bir şarkı bırak8
- aquila bicipite6
- nike'yi nayk diye okuyan hırbo5
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler6
- uzun entry giren yazar enayiliği11
- her yazarın eşit olmaması6
- macron koştu diye kavga etmek4
- abdulkadir selvi3
- ideal erkek poposu3
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler2
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması9
- ölümün en iyi tanımı14
- karşıyakalı kızlar3
- abd iran savaşı2
- ronaldocu erkek messici kız ilişkisi3
- lahmacunu elle yiyen kız4
- omron3
- gündelik hayatta felsefe yapmanın gereksizliği2
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı14
- otel odasında ölü bulunmak7
- hazret ktç2
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar8
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği5
- erling braut haaland12
- raikagetokatlayan4
- pısırık2
- macron'a koşamazsın dersen sana neler yapar2
- 2026 dünya kupası25
- yol yabdı2
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- diyetle kilo almak2
- mini etekli kız isimleri top 103
- fusya semsiyeli yabanci12
- sevgiliyle tatile gitmek7
- arjantin5
- yorgun mermi7
- belçika8
- ispanya7
- ingiltere7
honore de balzac'ın en önemli romanlarından birisidir. kısa özeti aşağıdadır.
Rastignac, hukuk okuyan yoksul bir öğrencidir Ailesi iyi bir gelecek beklentisi içinde onu Paris’e göndermiştir. Türlü türlü insanların kaldığı Vauger’nin pansiyonu adeta bir cadı kazanıdır. Rastignac orada ilk kez rastladığı Goriot Baba'nın trajedisine tanık olur. Saint-Germain banliyösünün süslü, ama basit ve bayağı prenseslerinin aç gözlülükle babalarını nasıl soyduklarını görür; toplumun bütün çirkinliklerinin bir tek trajedide toplandığına tanık olur. Rastignac, bir uşak ve bir hizmetçi kadınla birlikte Goriot Baba’nın tabutunun ardından yürürken babalarının cenazesine katılmayan kızlara ve sefil Paris sosyetesine karşı tiksinti duyar.
Rastignac, hukuk okuyan yoksul bir öğrencidir Ailesi iyi bir gelecek beklentisi içinde onu Paris’e göndermiştir. Türlü türlü insanların kaldığı Vauger’nin pansiyonu adeta bir cadı kazanıdır. Rastignac orada ilk kez rastladığı Goriot Baba'nın trajedisine tanık olur. Saint-Germain banliyösünün süslü, ama basit ve bayağı prenseslerinin aç gözlülükle babalarını nasıl soyduklarını görür; toplumun bütün çirkinliklerinin bir tek trajedide toplandığına tanık olur. Rastignac, bir uşak ve bir hizmetçi kadınla birlikte Goriot Baba’nın tabutunun ardından yürürken babalarının cenazesine katılmayan kızlara ve sefil Paris sosyetesine karşı tiksinti duyar.
orjinal adı le péré goriot olup realism akımına iyi bir örnek teşkil eden honore de balzac eseridir.
kral lear'dan sonra en mühim baba trajedisidir. burjuva sınıfın yükselişini anlatır biraz da roman.
Kızları için her fedekarlığı yapan her acıya katlanan babaya evlatları tarafından yapılan keleği anlatır..
Ayrıca kızın mı var derdin var, 2 kızın mı var işte o zaman Goriot babasın..
Ayrıca kızın mı var derdin var, 2 kızın mı var işte o zaman Goriot babasın..
Balzac, yapıtının adını 'insanlık Komedisi' koymuştur ve
gerçekçilik akımının başyapıtı sayılan goriot baba,
sayıları farklı kaynaklarda farklı telaffuz edilen ama
kabaca söylemek gerekirse 100e yakın romanı kapsayan
insanlık komedisi'nin bir parçasıdır.
gerçekçilik akımının başyapıtı sayılan goriot baba,
sayıları farklı kaynaklarda farklı telaffuz edilen ama
kabaca söylemek gerekirse 100e yakın romanı kapsayan
insanlık komedisi'nin bir parçasıdır.
çiçekteki yaprağın altından damlayan damlanın iriliğine kadar ayrıntıya girmiş kitap. gene de güzel, metal fırtına okuyacağına.
balzac ın yazdıgı, türkcesi adı goriot baba olan romanın orjinal ismi.
mükemmel ötesi bir balzac kitabı.
yaprak dökümündeki ali rıza bey'in ecnebi versiyonu.
kişisel bir bilgi ama ilk 50 sayfası eziyet sonrası sular seller gibi giden kitap. bir babanın dramı. tasvirleri ile o küf kokusunu genzimde hissettiğim pansiyon .
honore de balzac'ın kendi kendisini ekspresyonu açısından başyapıtıdır. muhteşem yasvirleri ile insanı gerçek anlamda o devirlere götüren ve neredeyse baba'nın çektiği acıları aynı şekilde çektiren ekspresyonlarla bir baş yapıt olmayı kesinlikle haketmiştir.
yaşlı goriot baba'nın kızları için yaptığı onca fedakarlıklara rağmen kızlarının vefasızlıklarını anlatan hüzünlü bir balzac klasiği.
bilincimde "kıyas" eylemine kurban gitmiş olan romandır. Açmak gerekirse, aslında Balzac'ın diğer romanlarından soyutlanırsa beğenilebilecek bir kitaptır. Ama benim şanssızlığım Vadideki Zambak ı okuyup hayran kalışımın peşi sıra edindiğim bu kitabı da, Vadideki Zambak tadının beklentisiyle okumuş olmamdır. Evet çok net söylenebilir ki, vadideki zambak ın yanında çok sönük kalıyor. Eğer bir yerlerden balzac okumaya karar verirseniz, önce goriot baba okuyun sonra vadideki zambak derim ben.
romanın iskeleti vadideki zambak'a benziyor desem yalan söylemiş olmam herhalde. bu iki romanda da iki büyük aşk işlenmiş. ilk sayfaları bıkkınlık verebilir; fakat daha sonraları roman sürükleyici bir hal alıyor. okunması tavsiye edilir.
1993 MEB yayınlarından çıkan ufak ebatlı, pembe renkli basım okunmamalıdır.insanı goriot'dan,babadan,balzac'dan,kitaptan,literatürden soğutur.Soğutmuşluğu vardır.''Yok illa bu basımı okuyacağım kardeşim ben de get''diyorsan eyüp sultan sabrı dilerim.
(bkz: goriot baba)
balzac'ın en iyi romanlarından biri. şöyle diyor:
- tanrı'nın ne demek olduğunu baba olunca anlamaya başladım!
- tanrı'nın ne demek olduğunu baba olunca anlamaya başladım!
harika süpersonik başyapıt bıdı bıdı denmesi abartı olur ama güzeldir.. uzun tasvirlerden içiniz bayılmıyorsa okuyun derim..
honore de balzac tarafından yazılmış , -adı goriot baba olsa da- hukuk eğitimi için paris'e gelen genç öğrenci rastignac'ın vauquer pansiyonuna yerleşmesiyle birlikte toplumun iç yüzünü keşfetmesinin hikayesidir. kızlarının nankörlüğünün değil mi? hayır , çünkü olaylar rastignac etrafında döner , goriot babanın değil. bir diğer sebep de ; o kızların yerinde aynı çevrede ve aynı şartlarda başkaları da olsa o şekilde davranırdı. ona özgü bir durum değil , aynı sebepten bu bir toplum eleştirisidir zaten.
pansiyon'un gediklilerinden vautrin(ölümü aldatan)'in rastignac'ı karşısına alıp "bak yigenim böyle böyle" dediği kısım hakkaten çok sürükleyiciydi. söylediklerinin hepsine katılmıyorum ama zekice. hikaye vautrin üzerinden devam etseydi keşke , altyapısı sağlam bir karakterdi. çok ekstra bir şekilde dahil olmuş böyle bir drama ve yine aynı şekilde yok olmuş.
aşkın en derin hali de bunlarda , en tırt hali de. canına yandığımın paris'inde metresi olmayan bir allahın kulu yok! kimin eli kimin cebinde belli değil. godoş godoş hareketler...
sonuca gelirsek , toplumun ne kadar alçak olduğunu gördükten sonra kendini toplumdan yukarıda gören ve kendisine karşı daima samimi davranan vautrin'e meyletmesini beklerdim ama o sonucu belirsiz olanı (mücadeleyi) seçti.
dipnot: 2004 yapımı TV için yapılmış güzel de bir filmi var. ama maalesef altyazısı yok. ingilizcesi olsa vatana millete bir yararımız olsun der çevirirdim amma velakin jonöparlepafranse...zaten kitabı okuduktan sonra diyaloglar sıkıntı olmaz , maksat gözümüzde daha bir canlansın diye izledim. goriot baba ve rastignac tam düşündüğüm gibiydi.
görsel
görsel
görsel
--spoiler--
# para ancak duygu ortadan kalktığında önemli bir madde olur.
# gerçek aşk , sahte aşkın borcunu ödüyordu.
# tanrı da mahşer gününde bulunmamak gibi kötü bir şaka yapacak olursa , bu insancıkların suratlarının nasıl buluşacağını görmek bile istemem.***
# dosdoğru yürümeye karar vermiş olan ve hiçbir zaman kanaatlerini değiştirmemekle övünen adam , yanılmazlığa inanmış bönün biridir. ilkeler yoktur yalnızca olaylar vardır...yasalar yoktur yalnızca şartlar vardır...üstün insan olayları ve şartları benimseyip ona yön verir.
# uyu zavallı çocuk , saadet bazen insan uyurken gelir...
# toplumun üç büyük ifadesini ; itaati , mücadeleyi , isyanı ; yani aileyi , sosyete dünyasını ve vautrin'i görmüştü ve bunlar arasında bir seçim yapmaya cesaret edemiyordu. itaat sıkıcı idi , isyan imkansızdı ve mücadelenin ise ne sonuç vereceği belli değildi.
# iki papaz , dua okuyan çocuk ve kilise uşağı geldiler ve dinin bedava dua edecek kadar zengin olmadığı bir devirde yetmiş frank için mümkün olan her şeyi yaptılar.*
--spoiler--
pansiyon'un gediklilerinden vautrin(ölümü aldatan)'in rastignac'ı karşısına alıp "bak yigenim böyle böyle" dediği kısım hakkaten çok sürükleyiciydi. söylediklerinin hepsine katılmıyorum ama zekice. hikaye vautrin üzerinden devam etseydi keşke , altyapısı sağlam bir karakterdi. çok ekstra bir şekilde dahil olmuş böyle bir drama ve yine aynı şekilde yok olmuş.
aşkın en derin hali de bunlarda , en tırt hali de. canına yandığımın paris'inde metresi olmayan bir allahın kulu yok! kimin eli kimin cebinde belli değil. godoş godoş hareketler...
sonuca gelirsek , toplumun ne kadar alçak olduğunu gördükten sonra kendini toplumdan yukarıda gören ve kendisine karşı daima samimi davranan vautrin'e meyletmesini beklerdim ama o sonucu belirsiz olanı (mücadeleyi) seçti.
dipnot: 2004 yapımı TV için yapılmış güzel de bir filmi var. ama maalesef altyazısı yok. ingilizcesi olsa vatana millete bir yararımız olsun der çevirirdim amma velakin jonöparlepafranse...zaten kitabı okuduktan sonra diyaloglar sıkıntı olmaz , maksat gözümüzde daha bir canlansın diye izledim. goriot baba ve rastignac tam düşündüğüm gibiydi.
görsel
görsel
görsel
--spoiler--
# para ancak duygu ortadan kalktığında önemli bir madde olur.
# gerçek aşk , sahte aşkın borcunu ödüyordu.
# tanrı da mahşer gününde bulunmamak gibi kötü bir şaka yapacak olursa , bu insancıkların suratlarının nasıl buluşacağını görmek bile istemem.***
# dosdoğru yürümeye karar vermiş olan ve hiçbir zaman kanaatlerini değiştirmemekle övünen adam , yanılmazlığa inanmış bönün biridir. ilkeler yoktur yalnızca olaylar vardır...yasalar yoktur yalnızca şartlar vardır...üstün insan olayları ve şartları benimseyip ona yön verir.
# uyu zavallı çocuk , saadet bazen insan uyurken gelir...
# toplumun üç büyük ifadesini ; itaati , mücadeleyi , isyanı ; yani aileyi , sosyete dünyasını ve vautrin'i görmüştü ve bunlar arasında bir seçim yapmaya cesaret edemiyordu. itaat sıkıcı idi , isyan imkansızdı ve mücadelenin ise ne sonuç vereceği belli değildi.
# iki papaz , dua okuyan çocuk ve kilise uşağı geldiler ve dinin bedava dua edecek kadar zengin olmadığı bir devirde yetmiş frank için mümkün olan her şeyi yaptılar.*
--spoiler--
ilk sayfalar full tasfir. sonrası akıp gidiyor.
Lö peğe goğiyo diye okunur.
Gündemdeki Haberler