bugün
- filistin17
- antipanik'e bir şey söyle18
- silvermist'e iki şey söyle13
- sözlük kızlarının kombinleri10
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel5
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması4
- alttaki yazara bir şey söyle24
- akp'ye geçersem anam evlatlıktan reddeder2
- abazan yazarlar4
- egay sucukcu'ya bir şey söyle3
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması4
- whatsapp grubundan atılmak2
- altın fiyatları2
- cenazede gülmek8
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı2
- ürdün9
- muşlettin amca4
- almanya3
- tuvalette ilham gelmesi5
- su bardağında çay içmek10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- fransa6
- azerbaycan4
- avusturya3
- şükretmeyen insan7
- çekya2
- kars 36 spor antalyaspor maçı2
- sahaflık tecrübem5
- hollanda3
- italya3
- trump'ın rus dizeli anlaşması3
- hafta sonu ayakları uzatıp evde oturmak3
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- finlandiya2
- muhterem kardeşim kadir mısıroğlu beyefendi3
- norveç2
- osmanlıcayı abartmak3
- insanın düşüncelerinden utanması6
- hassas bilek sendromu4
- antipatik'e iki şey söyle2
- hüseyin nihal atsız3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- portekiz2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı4
1976 yapımı trelkovsky polanski'nin rol aldığı "paronaya" kavramını konu edinen roman polanski sevenler için kaçırılmaması gereken bir başyapıt...
roman polanski'nin, repulsion ile başlayıp,rosemary's baby ile doruğa çıkan üçlemesinin son halkası.
üçlemenin ortak teması, apartman, yalnızlık ve yabancı olma hissi.
üçlemenin ortak teması, apartman, yalnızlık ve yabancı olma hissi.
polanski'nin kahramanını kendisinin oynadığı bu film, öyle koltuğunuza kıvrılıp, battaniyeyi üzerinize çekip, mutlu mesut izleyecebileceğiizn bir film değil.
kendi hayatının oyuncusu degildir trelkovsky. garsondan martini ister başka birşey gelir; kahve ister, sicak çikolata gelir, içtiği sigara yerine marlboro gelir...
yalnızlık ve yabancılığı anlatmış polanski, üstelik öyle güzel renklerle anlatmış ki. kasvet, paranoya, şiddet, yalnızlık, yabancılık benim en iyi bildiğim şeyler ve bu filmde biraz olsun canınızı sıkabildiysem ne mutlu bana der gibi polanski.
paranoya ve şizofreniye adım adım yakalanışını izlediğimiz trelkovsky'nin filmin ilerleyen dakikalarında etrafında oluşturmaya başladığı fantastik öğeler de oldukça doyurucu.
ama bu bir gerilim filmi değil, bu polanski'nin yalnızlığı, yabancılığı anlattığı, gerilim öğeleriyle süslenmiş draması az bir drama.
kendi hayatının oyuncusu degildir trelkovsky. garsondan martini ister başka birşey gelir; kahve ister, sicak çikolata gelir, içtiği sigara yerine marlboro gelir...
yalnızlık ve yabancılığı anlatmış polanski, üstelik öyle güzel renklerle anlatmış ki. kasvet, paranoya, şiddet, yalnızlık, yabancılık benim en iyi bildiğim şeyler ve bu filmde biraz olsun canınızı sıkabildiysem ne mutlu bana der gibi polanski.
paranoya ve şizofreniye adım adım yakalanışını izlediğimiz trelkovsky'nin filmin ilerleyen dakikalarında etrafında oluşturmaya başladığı fantastik öğeler de oldukça doyurucu.
ama bu bir gerilim filmi değil, bu polanski'nin yalnızlığı, yabancılığı anlattığı, gerilim öğeleriyle süslenmiş draması az bir drama.
Roman Polanski'nin yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yaptığı gerilim filmi. filmin isminden de anlaşılacağı gibi film ev kiralama sahnesi ile başlar.
Roman Polanski' nin yönettiği ve başrolünde oynadığı psikolojik unsurları sinema tarihinde en başarılı şekilde işleyen filmlerden biridir.
the tenant adıyla da bilinen 1976 yapımı mukkemmel bir roman polanski filmi. polanski'nin apartman üçlemesinin sonuncusudur. * *.
film; fransa'da yaşayan ve polonyalı bir göçmen olan trekolvsy'nin, kendisinden önceki kiracının camdan atlayarak intihar ettiği bir daireye taşındıktan sonra yaşadığı paranoyak psikolojiyi anlatıyor.
film; fransa'da yaşayan ve polonyalı bir göçmen olan trekolvsy'nin, kendisinden önceki kiracının camdan atlayarak intihar ettiği bir daireye taşındıktan sonra yaşadığı paranoyak psikolojiyi anlatıyor.
Efsane Roman Polanski filmi...
--spoiler--
Bir kişi hangi noktada olduğunu sandığı kişi olmayı bırakır?Bilirsin, karmaşık sorulardan hoşlanmam.Diyelim kolumu kestin.Şöyle derim, "Ben ve kolum."Öteki kolumu da kestin.Şöyle derim, "Ben ve iki kolum."Diyelim midemi...midemi söküp çıkardın, böbreklerimi, diyelim ki mümkün bu...Şöyle derim, "Ben ve iç organlarım."Anlıyor musun?Ve şimdi de, kafamı kestin..."Ben ve kafam" mı derim yoksa "Ben ve vücudum" mu?Kafamın kendine ben demeye ne hakkı var?Ne hakkı var?
--spoiler--
--spoiler--
Bir kişi hangi noktada olduğunu sandığı kişi olmayı bırakır?Bilirsin, karmaşık sorulardan hoşlanmam.Diyelim kolumu kestin.Şöyle derim, "Ben ve kolum."Öteki kolumu da kestin.Şöyle derim, "Ben ve iki kolum."Diyelim midemi...midemi söküp çıkardın, böbreklerimi, diyelim ki mümkün bu...Şöyle derim, "Ben ve iç organlarım."Anlıyor musun?Ve şimdi de, kafamı kestin..."Ben ve kafam" mı derim yoksa "Ben ve vücudum" mu?Kafamın kendine ben demeye ne hakkı var?Ne hakkı var?
--spoiler--
bir psikoloji sitesinde gördüğüm üzere psikolojik rahatsızlıklar üzerine en iyi filmlerden biri olarak gösterilen roman polanski eseridir. (filmin ingilizce ismi the tennant, türkçesi de kiracı olarak geçiyor.)
film karikatürize karakterleriyle Paris'teki bir apartmanda bir Jean-Pierre Jeunet filmi gibi başlıyor ama dakikalar geçtikçe Polanski, filmin kahramanını (yani kendisini) insan bilinç altının kıvrımlarında dolaştırıp, bize modern insanın karşılaştığı yalnızlık, topluma yabancılaşma gibi sorunları çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Filmin sonlarına doğru da kiracı trelkovsky, kafka'nın eserindeki gibi dönüşüme uğruyor.
film karikatürize karakterleriyle Paris'teki bir apartmanda bir Jean-Pierre Jeunet filmi gibi başlıyor ama dakikalar geçtikçe Polanski, filmin kahramanını (yani kendisini) insan bilinç altının kıvrımlarında dolaştırıp, bize modern insanın karşılaştığı yalnızlık, topluma yabancılaşma gibi sorunları çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Filmin sonlarına doğru da kiracı trelkovsky, kafka'nın eserindeki gibi dönüşüme uğruyor.
1976 fransa yapımı psikolojik korku filmidir. izlediğim ilk roman polanski filmi olarak da tanımlayabilirim. en iyi psikolojik gerilim filmi desek absürt olmaz. filmin sonuna kadar kafa patlat dur acaba ne olacak diye. filmde dönemin sağlam hatunlarından isabelle adjani başrolde oynamaktadır. olay huzursuz bir apartmanda geçmektedir. gerisi spoiler a girer , susayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar