bugün
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması12
- arkadaşlar nasılsınız5
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- sözlüğün kırbacı5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- tavuk pilav4
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kendine bir soru sor2
- kafamın içindeki sesler5
- bazı boklar yenildi2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- insan sevmemek4
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- simko317
- cennette cehenneme gitmek isteyen cennetlik2
- pkklı anaları2
- mekke anlaşması8
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- samsunspor4
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- gemini2
- bir bela geliyor2
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- ipek erdem2
- cansever16
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- ismeti kandırmaları2
- günde iki paket sigara içmek3
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- 36 yaş3
- tatlı yemenin feminen bir aktivite olması2
- mohamed salah ghaly14
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
- 9 ağustos 2026 arsenal dortmund maçı2
- hesaplama2
1976 yapımı trelkovsky polanski'nin rol aldığı "paronaya" kavramını konu edinen roman polanski sevenler için kaçırılmaması gereken bir başyapıt...
roman polanski'nin, repulsion ile başlayıp,rosemary's baby ile doruğa çıkan üçlemesinin son halkası.
üçlemenin ortak teması, apartman, yalnızlık ve yabancı olma hissi.
üçlemenin ortak teması, apartman, yalnızlık ve yabancı olma hissi.
polanski'nin kahramanını kendisinin oynadığı bu film, öyle koltuğunuza kıvrılıp, battaniyeyi üzerinize çekip, mutlu mesut izleyecebileceğiizn bir film değil.
kendi hayatının oyuncusu degildir trelkovsky. garsondan martini ister başka birşey gelir; kahve ister, sicak çikolata gelir, içtiği sigara yerine marlboro gelir...
yalnızlık ve yabancılığı anlatmış polanski, üstelik öyle güzel renklerle anlatmış ki. kasvet, paranoya, şiddet, yalnızlık, yabancılık benim en iyi bildiğim şeyler ve bu filmde biraz olsun canınızı sıkabildiysem ne mutlu bana der gibi polanski.
paranoya ve şizofreniye adım adım yakalanışını izlediğimiz trelkovsky'nin filmin ilerleyen dakikalarında etrafında oluşturmaya başladığı fantastik öğeler de oldukça doyurucu.
ama bu bir gerilim filmi değil, bu polanski'nin yalnızlığı, yabancılığı anlattığı, gerilim öğeleriyle süslenmiş draması az bir drama.
kendi hayatının oyuncusu degildir trelkovsky. garsondan martini ister başka birşey gelir; kahve ister, sicak çikolata gelir, içtiği sigara yerine marlboro gelir...
yalnızlık ve yabancılığı anlatmış polanski, üstelik öyle güzel renklerle anlatmış ki. kasvet, paranoya, şiddet, yalnızlık, yabancılık benim en iyi bildiğim şeyler ve bu filmde biraz olsun canınızı sıkabildiysem ne mutlu bana der gibi polanski.
paranoya ve şizofreniye adım adım yakalanışını izlediğimiz trelkovsky'nin filmin ilerleyen dakikalarında etrafında oluşturmaya başladığı fantastik öğeler de oldukça doyurucu.
ama bu bir gerilim filmi değil, bu polanski'nin yalnızlığı, yabancılığı anlattığı, gerilim öğeleriyle süslenmiş draması az bir drama.
Roman Polanski'nin yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yaptığı gerilim filmi. filmin isminden de anlaşılacağı gibi film ev kiralama sahnesi ile başlar.
Roman Polanski' nin yönettiği ve başrolünde oynadığı psikolojik unsurları sinema tarihinde en başarılı şekilde işleyen filmlerden biridir.
the tenant adıyla da bilinen 1976 yapımı mukkemmel bir roman polanski filmi. polanski'nin apartman üçlemesinin sonuncusudur. * *.
film; fransa'da yaşayan ve polonyalı bir göçmen olan trekolvsy'nin, kendisinden önceki kiracının camdan atlayarak intihar ettiği bir daireye taşındıktan sonra yaşadığı paranoyak psikolojiyi anlatıyor.
film; fransa'da yaşayan ve polonyalı bir göçmen olan trekolvsy'nin, kendisinden önceki kiracının camdan atlayarak intihar ettiği bir daireye taşındıktan sonra yaşadığı paranoyak psikolojiyi anlatıyor.
Efsane Roman Polanski filmi...
--spoiler--
Bir kişi hangi noktada olduğunu sandığı kişi olmayı bırakır?Bilirsin, karmaşık sorulardan hoşlanmam.Diyelim kolumu kestin.Şöyle derim, "Ben ve kolum."Öteki kolumu da kestin.Şöyle derim, "Ben ve iki kolum."Diyelim midemi...midemi söküp çıkardın, böbreklerimi, diyelim ki mümkün bu...Şöyle derim, "Ben ve iç organlarım."Anlıyor musun?Ve şimdi de, kafamı kestin..."Ben ve kafam" mı derim yoksa "Ben ve vücudum" mu?Kafamın kendine ben demeye ne hakkı var?Ne hakkı var?
--spoiler--
--spoiler--
Bir kişi hangi noktada olduğunu sandığı kişi olmayı bırakır?Bilirsin, karmaşık sorulardan hoşlanmam.Diyelim kolumu kestin.Şöyle derim, "Ben ve kolum."Öteki kolumu da kestin.Şöyle derim, "Ben ve iki kolum."Diyelim midemi...midemi söküp çıkardın, böbreklerimi, diyelim ki mümkün bu...Şöyle derim, "Ben ve iç organlarım."Anlıyor musun?Ve şimdi de, kafamı kestin..."Ben ve kafam" mı derim yoksa "Ben ve vücudum" mu?Kafamın kendine ben demeye ne hakkı var?Ne hakkı var?
--spoiler--
bir psikoloji sitesinde gördüğüm üzere psikolojik rahatsızlıklar üzerine en iyi filmlerden biri olarak gösterilen roman polanski eseridir. (filmin ingilizce ismi the tennant, türkçesi de kiracı olarak geçiyor.)
film karikatürize karakterleriyle Paris'teki bir apartmanda bir Jean-Pierre Jeunet filmi gibi başlıyor ama dakikalar geçtikçe Polanski, filmin kahramanını (yani kendisini) insan bilinç altının kıvrımlarında dolaştırıp, bize modern insanın karşılaştığı yalnızlık, topluma yabancılaşma gibi sorunları çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Filmin sonlarına doğru da kiracı trelkovsky, kafka'nın eserindeki gibi dönüşüme uğruyor.
film karikatürize karakterleriyle Paris'teki bir apartmanda bir Jean-Pierre Jeunet filmi gibi başlıyor ama dakikalar geçtikçe Polanski, filmin kahramanını (yani kendisini) insan bilinç altının kıvrımlarında dolaştırıp, bize modern insanın karşılaştığı yalnızlık, topluma yabancılaşma gibi sorunları çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Filmin sonlarına doğru da kiracı trelkovsky, kafka'nın eserindeki gibi dönüşüme uğruyor.
1976 fransa yapımı psikolojik korku filmidir. izlediğim ilk roman polanski filmi olarak da tanımlayabilirim. en iyi psikolojik gerilim filmi desek absürt olmaz. filmin sonuna kadar kafa patlat dur acaba ne olacak diye. filmde dönemin sağlam hatunlarından isabelle adjani başrolde oynamaktadır. olay huzursuz bir apartmanda geçmektedir. gerisi spoiler a girer , susayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar