bugün
- erkeklerin öküzlük sorunu13
- kuran da namaz yok15
- en iyi simit hangi şehirdedir7
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları5
- sözlük yazarlarının saatleri14
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü5
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- arkadaşlar geri geldim4
- kadınlar arası rekabet7
- kadın kadının destekçidir5
- ateistlerin temel hatası3
- ege üniversitesi vs dokuz eylül üniversitesi4
- çorum kalesi4
- bir geçmiş olsun alırım artık2
- eren kaşıkçı9
- velvet18
- katates ve gocu6
- neden namaz kılmıyorsun2
- erkek gibi konuşan kız6
- birader yazarlar pide fırını2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi9
- arkadaşlar uyudunuz mu9
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum3
- fatura2
- ısparta simidi2
- etimesgut belediyesi ne yolsuzluk operasyonu2
- yoran insanların ortak özellikleri8
- erdal beşikçioğlu4
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi7
- film izlerken sevişmek6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- insan olmaya ceyrek kala17
- tamer yiğit3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- hikayeyi devam ettir52
- yeni parti51
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- ha diyen kız3
- seri gizli artı oy veren melek11
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin9
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- oooo manifest4
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak5
- manifest grubu vs tarkan16
- nickten isim tahmini yapmak72
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
1976 yapımı trelkovsky polanski'nin rol aldığı "paronaya" kavramını konu edinen roman polanski sevenler için kaçırılmaması gereken bir başyapıt...
roman polanski'nin, repulsion ile başlayıp,rosemary's baby ile doruğa çıkan üçlemesinin son halkası.
üçlemenin ortak teması, apartman, yalnızlık ve yabancı olma hissi.
üçlemenin ortak teması, apartman, yalnızlık ve yabancı olma hissi.
polanski'nin kahramanını kendisinin oynadığı bu film, öyle koltuğunuza kıvrılıp, battaniyeyi üzerinize çekip, mutlu mesut izleyecebileceğiizn bir film değil.
kendi hayatının oyuncusu degildir trelkovsky. garsondan martini ister başka birşey gelir; kahve ister, sicak çikolata gelir, içtiği sigara yerine marlboro gelir...
yalnızlık ve yabancılığı anlatmış polanski, üstelik öyle güzel renklerle anlatmış ki. kasvet, paranoya, şiddet, yalnızlık, yabancılık benim en iyi bildiğim şeyler ve bu filmde biraz olsun canınızı sıkabildiysem ne mutlu bana der gibi polanski.
paranoya ve şizofreniye adım adım yakalanışını izlediğimiz trelkovsky'nin filmin ilerleyen dakikalarında etrafında oluşturmaya başladığı fantastik öğeler de oldukça doyurucu.
ama bu bir gerilim filmi değil, bu polanski'nin yalnızlığı, yabancılığı anlattığı, gerilim öğeleriyle süslenmiş draması az bir drama.
kendi hayatının oyuncusu degildir trelkovsky. garsondan martini ister başka birşey gelir; kahve ister, sicak çikolata gelir, içtiği sigara yerine marlboro gelir...
yalnızlık ve yabancılığı anlatmış polanski, üstelik öyle güzel renklerle anlatmış ki. kasvet, paranoya, şiddet, yalnızlık, yabancılık benim en iyi bildiğim şeyler ve bu filmde biraz olsun canınızı sıkabildiysem ne mutlu bana der gibi polanski.
paranoya ve şizofreniye adım adım yakalanışını izlediğimiz trelkovsky'nin filmin ilerleyen dakikalarında etrafında oluşturmaya başladığı fantastik öğeler de oldukça doyurucu.
ama bu bir gerilim filmi değil, bu polanski'nin yalnızlığı, yabancılığı anlattığı, gerilim öğeleriyle süslenmiş draması az bir drama.
Roman Polanski'nin yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yaptığı gerilim filmi. filmin isminden de anlaşılacağı gibi film ev kiralama sahnesi ile başlar.
Roman Polanski' nin yönettiği ve başrolünde oynadığı psikolojik unsurları sinema tarihinde en başarılı şekilde işleyen filmlerden biridir.
the tenant adıyla da bilinen 1976 yapımı mukkemmel bir roman polanski filmi. polanski'nin apartman üçlemesinin sonuncusudur. * *.
film; fransa'da yaşayan ve polonyalı bir göçmen olan trekolvsy'nin, kendisinden önceki kiracının camdan atlayarak intihar ettiği bir daireye taşındıktan sonra yaşadığı paranoyak psikolojiyi anlatıyor.
film; fransa'da yaşayan ve polonyalı bir göçmen olan trekolvsy'nin, kendisinden önceki kiracının camdan atlayarak intihar ettiği bir daireye taşındıktan sonra yaşadığı paranoyak psikolojiyi anlatıyor.
Efsane Roman Polanski filmi...
--spoiler--
Bir kişi hangi noktada olduğunu sandığı kişi olmayı bırakır?Bilirsin, karmaşık sorulardan hoşlanmam.Diyelim kolumu kestin.Şöyle derim, "Ben ve kolum."Öteki kolumu da kestin.Şöyle derim, "Ben ve iki kolum."Diyelim midemi...midemi söküp çıkardın, böbreklerimi, diyelim ki mümkün bu...Şöyle derim, "Ben ve iç organlarım."Anlıyor musun?Ve şimdi de, kafamı kestin..."Ben ve kafam" mı derim yoksa "Ben ve vücudum" mu?Kafamın kendine ben demeye ne hakkı var?Ne hakkı var?
--spoiler--
--spoiler--
Bir kişi hangi noktada olduğunu sandığı kişi olmayı bırakır?Bilirsin, karmaşık sorulardan hoşlanmam.Diyelim kolumu kestin.Şöyle derim, "Ben ve kolum."Öteki kolumu da kestin.Şöyle derim, "Ben ve iki kolum."Diyelim midemi...midemi söküp çıkardın, böbreklerimi, diyelim ki mümkün bu...Şöyle derim, "Ben ve iç organlarım."Anlıyor musun?Ve şimdi de, kafamı kestin..."Ben ve kafam" mı derim yoksa "Ben ve vücudum" mu?Kafamın kendine ben demeye ne hakkı var?Ne hakkı var?
--spoiler--
bir psikoloji sitesinde gördüğüm üzere psikolojik rahatsızlıklar üzerine en iyi filmlerden biri olarak gösterilen roman polanski eseridir. (filmin ingilizce ismi the tennant, türkçesi de kiracı olarak geçiyor.)
film karikatürize karakterleriyle Paris'teki bir apartmanda bir Jean-Pierre Jeunet filmi gibi başlıyor ama dakikalar geçtikçe Polanski, filmin kahramanını (yani kendisini) insan bilinç altının kıvrımlarında dolaştırıp, bize modern insanın karşılaştığı yalnızlık, topluma yabancılaşma gibi sorunları çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Filmin sonlarına doğru da kiracı trelkovsky, kafka'nın eserindeki gibi dönüşüme uğruyor.
film karikatürize karakterleriyle Paris'teki bir apartmanda bir Jean-Pierre Jeunet filmi gibi başlıyor ama dakikalar geçtikçe Polanski, filmin kahramanını (yani kendisini) insan bilinç altının kıvrımlarında dolaştırıp, bize modern insanın karşılaştığı yalnızlık, topluma yabancılaşma gibi sorunları çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Filmin sonlarına doğru da kiracı trelkovsky, kafka'nın eserindeki gibi dönüşüme uğruyor.
1976 fransa yapımı psikolojik korku filmidir. izlediğim ilk roman polanski filmi olarak da tanımlayabilirim. en iyi psikolojik gerilim filmi desek absürt olmaz. filmin sonuna kadar kafa patlat dur acaba ne olacak diye. filmde dönemin sağlam hatunlarından isabelle adjani başrolde oynamaktadır. olay huzursuz bir apartmanda geçmektedir. gerisi spoiler a girer , susayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar