bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın11
- silver ile evlenecek erkek52
- insan olmaya çeyrek kala5
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sırrı süreyya önder10
- sarapci koala60
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- gocu33
- sözlükteki bayan azlığı6
- iki tas çorba3
- araba sileceği2
- hristiyanlık3
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- sözlük sapığı kim5
- gammaz çetesi8
- melekenin balıkları kavurması3
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- şarapçının mal varlığı5
- ellerim boş gönlüm hos2
- fetö mitolojisi3
- deniz gül3
- saadetler dilemek3
- friedrich hegel la bi cay icek6
- popeyes3
- resmine 31 çektim de yattım4
- el chadaille bitshiabu9
- kalyon nail polish2
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- büyük insan3
- ellerim bos gonlum hos29
- mitsubishi lancer2
- teomancalmasur8
- carrefour3
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- rica etsem beni linçler misiniz13
- evgeny grinko3
- pazartesi diyete başlamak4
- kfc2
- tuzlu kahve dizisi8
manderlay filminin setinde bir eşeği gerçekten öldürerek tepki almış bazı oyuncuların filmi bırakmasına neden olmuştur..
karısını doğum yaptığı hafta hem de yeni tuttukları bebek bakıcısıyla kaçarak terk eden, malum bebek bakıcısı ile hala evli olan danimarkalı asmış yönetmen, kamera ustası, dahi.
"antichrist" isimli proje ile, korku filmi çekme düşüncesini bir adım ileri götürmüş danimarkalı dahi yönetmen. filmin cast'ı ile ilgili herhangi bir bilgi henüz açıklanmamıştır.
filmlerinde rol alan kadın oyuncuların muhteşem perfonsmanslar gösterdiği ama bunu nasıl başardığını merak ettiğim yönetmen. çünkü dancer in the dark tan sonra björk bir daha herhangi bir filmde rol almayacağını açıklamış, dogville in çekimlerinde ise nicole kidman sinir krizi geçirmiştir. *
dogma95 akımının yaratıcısı. filmlerinde simgesel yaklaşımı ve otu boku sembolize etmeyi pek bir sever. işin ilginç yanı, bu temel sinema perspektifine sahip olmasının izleyiciyi kesinlikle bunaltmaması, sıkmaması ve filmlerini daha da izlenilir kılmasıdır. omuz kamerasını muhteşem ve her zaman tam yerinde kullanır. europe*, anlatımı ve işlenişi bakımından çok ama çok önemli bir filmdir. ancak kanımca en harika filmi için;
(bkz: breaking the waves)
(bkz: breaking the waves)
(bkz: dancer in the dark)
kendine has tarzıyla çektiği, teknoloji unsurlarının geniş yer kapladığı filmleriyle, mesaj kaygısı gütmese de beğenilen, 90' lardan beri aşama kaydeden başarılı yönetmen.
cinayet sebebi adlı, cnbce ekranına da gelen filmde, senaryo, oyuncu seçimi ve ışıklandırma bakımından aştığını belli eden ünlü yönetmen.
(bkz: dogville)
bir film insanı bu kadar mı sasırtır, bu nasıl bir anlatımdır, bu nasıl bir tekniktir, bir adam boyle sert nasıl olabilir. basarılı, evet bana gore oldukca basarılı bir adam.
bir film insanı bu kadar mı sasırtır, bu nasıl bir anlatımdır, bu nasıl bir tekniktir, bir adam boyle sert nasıl olabilir. basarılı, evet bana gore oldukca basarılı bir adam.
gerek yönetmenlik tekniği gerekse sinemaya getirdiği yeni anlayışla aşmış danimarkalı yönetmendir. dogma95 akımını yaratmıştır. filmlerinde sembolik sinema anlayışını bu kadar benimseyip, izleyiciyi sıkmadan, baymadan filmi kurgulayabilen yegane yönetmendir.
en başarılı filmleri *;
(bkz: breaking the waves)
(bkz: dancer in the dark)
(bkz: dogville)
(bkz: europe)
en başarılı filmleri *;
(bkz: breaking the waves)
(bkz: dancer in the dark)
(bkz: dogville)
(bkz: europe)
avangard sinemasının en önemli yönetmelerinden olan trier'i yakından tanımak isteyenler için agora kitaplığından jack stevenson'ın yazdığı Lars Von Trier adlı kitap tavsiye edilir...
bu arkadaşın filmlerini izlemesi zordur lakin eğlenceli... de değildir, ama güzel...liğide tartışılır.
farklılığı, ve kalitesi tartışılmaz...
filmelrinde kadın oyuncular her zaman ön plandadır. yeni başlayacaklar ilk önce dancer in the dark ile yavaş bir giriş yapmalı sonra dogville ile zevk basamakları tırmanmalı diğer filmleriyle doruklara tırmanmalıdır.
farklılığı, ve kalitesi tartışılmaz...
filmelrinde kadın oyuncular her zaman ön plandadır. yeni başlayacaklar ilk önce dancer in the dark ile yavaş bir giriş yapmalı sonra dogville ile zevk basamakları tırmanmalı diğer filmleriyle doruklara tırmanmalıdır.
1956 danimarka dogumlu yönetmenlik hayatına reklam cekerek baslamış usta dogmacı yönetmen. Rivayet edilen odur ki cagan ırmak adı gecen zatı "kendini dogmanın mucidi sanmasın" seklinde azarlamıştır.
dogville gibi rezalet derecede sıkıcı, fakat sanatsal yönden sınırları zorlayan filmi dışında diğer bütün filmleri sürükleyici ve sorgulayıcıdır. karanlıkta dans'ta i've seen all'u söyleyen björk derin yaralar açar.
Lars Von Trier, gelmiş geçmiş en büyük sinema dehalarından bir tanesi. Bu tabii ki naçizane benim yorumum fakat sinema otoriteleri de sanırım farklı düşünmüyor.
Dogville'deki tiyatro sahnesinden bile daha fakir dekoru bize unutturup, -dekor, kostümler, teknoloji vb. hiçbir unsuru kullanmadan ki bunlar çoğu filmin tek kozu Hollywood'da- konuya yoğunlaştırabilecek, "insan ruhunun dehlizlerinde dolaştırabilecek", gerçek hayatın taa içinde hissettirebilcek kaç yönetmen vardır?
Dogville'deki tiyatro sahnesinden bile daha fakir dekoru bize unutturup, -dekor, kostümler, teknoloji vb. hiçbir unsuru kullanmadan ki bunlar çoğu filmin tek kozu Hollywood'da- konuya yoğunlaştırabilecek, "insan ruhunun dehlizlerinde dolaştırabilecek", gerçek hayatın taa içinde hissettirebilcek kaç yönetmen vardır?
kendisi aynı zamanda kadınlara hitap eden porno filmleri çekmek için kolları sıvamış bir yönetmendir.
tuhaf çalışan beyin ürünü standart üstü işler ortaya koyabilmenin bedeli olarak şu an depresyonda olan yönetmendir (bkz: mavi ekran)
kariyeri için endişelenilendir.
kariyeri için endişelenilendir.
annesi sanatcı kanı tasısın diye j.p.e.hartmann ın torunu ile yatıyor, bu gercegi kırk yasına geldiginde soyluyor lars'a. o sıralar doksan yasında olan babasını bulan lars, ona tanısmak istedigini belirtiyor. babası ise lars'ı reddediyor ve dilerse avukatı ile gorusebilecegini onunla konusacak hicbir seyi olmadıgını soyluyor.
biraz empati ile yaptıgı evliligi, sıradısı sinema dilini, annesi ile olan tuhaf iliskisini...
garip.
biraz empati ile yaptıgı evliligi, sıradısı sinema dilini, annesi ile olan tuhaf iliskisini...
garip.
(bkz: riget)
çektiği epidemic "salgın" adlı filmle bana ekran başında işkence gibi iki saat geçirten yönetmen. Filmlerini bir kısım çok sever sanatsal bulur, bir kısım da nefret eder, arası yoktur.
alman soyadlı danimarkalı yönetmendir. dolayısıyla almanca bilip bilmediği merak konusudur.
dogville gibi bir film çekerek sinemanın vizyonunu genişletmiş yönetmen.
kuzeyin harika çocuğu lakaplı şahane yönetmen.
filmi ilk kez izleniyorsa "bu ne olum kamera arkası mı lan" şeklindeki tepkiler vermek veya bu tarz yorumlar duymak mümkün. şahsen ilk izlediğim filmi dancer in the dark olduğu için diğer filmlerine korkarak yaklaşmıştım. europa önce izlenirse tarzına ve o meşhur dogmalarına daha çabuk adapte olunur.
kullandığı kontra puntal kurgu tekniğiyle yeni dönem sinemada çığır açan bir yönetmendir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar