bugün
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği7
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- sözlük erkeklerinin kombinleri6
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- durduramazsınız ak parti geliyor4
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak9
- bir babanın valiliğe yazdığı ötenazi dilekçesi5
- sarapci koala67
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler5
- tayland a giden erkeğin asıl amacı5
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- anın görüntüsü21
- salata ile başlanan gün6
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- iremga6
- kan lekesi çıkartan deterjan reklamları2
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- ölümden korkmamak6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri30
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçtim4
- kıyamet zamanlarında mı yaşıyoruz3
- teoman ın en güzel 3 şarkısı4
- yagmurcu ile yağmur altında dans etmek5
- özgür özel10
- türkiye17
- e'e f e5
- algı çetesi7
- ahmet davutoğlu5
- halter kaldırırken osurmak4
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı9
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- gocu38
- allah cennetten birçok meleği düşürdü2
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi7
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- sigaraya kahve sürmek5
- revizyonist troçkist kırması yeni oportünist cephe3
- 81r4d3r5
- 14 eylül 2026 okulların açılması3
- arkadaşlar kavga etmeyin8
- almanya6
- heyt bea birader4
- sözlükteki 4 harfliler4
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı6
genelde kooför denilen saç tasarım merkezi.
kendilerine çok kırgın olduğum insanlardır. şu sıra canım sıkkın. kimin ki düzgün ki gerçi. neyse...
geçenlerde kafayı kırmış her kadın gibi gittim kuaföre. dedim ki;
- beni baştan yarat halis ağbi!
sen bunu yanlış anla. saçımı kuşa çevir, karamel gibi, değil gibi bir renge boya. üstüne de 150 tl al. böyleyken böyle sözlük.
(bkz: seni bulacam oğlum)
geçenlerde kafayı kırmış her kadın gibi gittim kuaföre. dedim ki;
- beni baştan yarat halis ağbi!
sen bunu yanlış anla. saçımı kuşa çevir, karamel gibi, değil gibi bir renge boya. üstüne de 150 tl al. böyleyken böyle sözlük.
(bkz: seni bulacam oğlum)
Bunların elinde neler çektiğimi bir ben bilirim bir de babam. Para ondan çıktığı için *.
Tanım: insanı parasıyla rezil eden gereksiz meslek.
Çok doluyum kendilerine. Mutsuz ayrılıyorum çoğunlukla kuaförlerden.
Adama/kadına tarif ediyorum, örnek modeller gösteriyorum. Bazı durumlarda da biraz kararsız kalıyorum. Ona soruyorum. Sen bana bırak ben istediğini yapacağım, diyor. Bir gün turuncu kafayla yolluyorlar, bir gün sarışın edip yolluyorlar. Saçımı kuyruk gibi bırakıp yolluyorlar. azıcık alın, sadece kırıklar gitsin diyorum, beni iyice dinlemeden Saçıma bir sürü kat kesiyorlar, her katın arası da çok uzun mesafeli oluyor. Üstü kabarık, altı kuyruk gibi kalıyor. Artık bir umutla gitsem de o koltuğa oturup boynumdan o örtüyü bağladıklarında yine nasıl kalkıcam kim bilir diye geriliyorum, kendimi kurbanlık koyun gibi hissediyorum.
Saç boyatmaya gittim geçen yıl. Sıcak kahverengi, karamel tonu niyetine saçımı turuncu yaptılar. Hani o iğrenç bir bakır turuncusu var ya, saç açılınca o hale döner bilirsiniz, ondan işte. Ve saçta bir sürü renk eşitsizliği vardı. Bir yeri açık, bir yeri koyu, gölgeler bir garip. Onun üzerine başka bir kuaföre gidiyorum. Bunda teknik güzel, harika bir şekilde dağıtmıştı renkleri ama bu kez de yine ton istediğim gibi olmadı. Sarı renge dair bir şey ağzımdan çıkmadığı halde resmen hayatımda ilk kez sarışın oldum. Hep bir eksik, hep bir şekilde içime sinmiyor. En sonunda marketten boya aldım, evde kuzenim boyadı. Gayet güzel oldu, bir asillik geldi. Boktan sarılar, bakırlar yapıyorlar uyana, uymayana. Başta güzel duranlarda da açılınca rezil bir hal alıyor hele kişi esmerse. En son saç rengime yakın bir koyu kahverengi tonu yaptım. Kendime geldim. Ama neticede işlemlerden uçları haşat olmuş bir saçla kaldım malesef.
Bir de kişilikleri, davranışları insanı hayattan soğutuyor. Hepsinde bir alaturka, arabesk bir tarz. cinsiyetçi küfürler kullanmalar. Bir aksilik olunca ağzını bozmalar. Yurtta bir kuaförümüz var. El mahkum, yakın diye üşenince oraya gidiyorum. Kadın her seferinde "bu kızlar var ya bu kızlar erkeklere veriyorlar, bunlar erkekleri böyle şımartıyorlar" diyor. Her seferinde içinde 'vermek' geçen cümleler. Bazı erkekler zaten bunu diyebilecek kadar seviyesiz oluyorlar da sen kadınsın. Bir sorgula be kadın. 'Vermek' nedir? Kezbanın sözlük karşılığı, bu güruhun önemli bir kısmı. Yanımdaki kızla dedikodunun dibine vuruyor, kız gidince bana 'ne çok konuşuyor bu kız' diye söyleniyor, kendisi az konuşmuş gibi. Boktan ürünleri pazarlamak için telefonumu alıyor falan.
Makyaj yaptırmak istiyorsun özel günlerde. Kalitesiz ürünler kullanıyor, pis fırçaları ve süngerleri yıkamadan yüzüne sürmeye kalkıyorlar. Saçmasapan şekilde eyeliner çekip herkese dumanlı göz makyajı yapmaya kalkıyorlar. Belki benim gözlerim küçük. Koyu göz makyajı yapıp daha küçük gösteriyor bir de. Güzel yapsa dert değil ama göz kapağına dağıtmayı da bilmiyorlar. Göz kapağının katlandığı yerde birikiyor far. Herkesin yüz şekli, göz şekli, dudakları farklı. herkeste aynı model makyaj, aynı renk, aynı ruj aynı güzellikte durmayabilir. Ten ürünlerini bol miktarda kullanıp kalitesiz ürünlerle yaptıklarından sürekli 'cakey' denilen un kurabiyesi görüntüsü meydana geliyor. Istisnasız kuaförde makyaj yaptıran herkeste bu görüntüye rastlıyorum.
Yani neticede siz ne deseniz de onlar kafalarında bir model belirleyip o modeli uyarlıyorlar. Sizi dinlemiyorlar. Para yedirmemeye karar verdim artık ben bunlara. Makyaj konusunda biraz yol aldım. Zaten normal zamanlarda makyaj yaptırmıyorum kuaförlere ama düğün, balo vb. durumlarda da kendim makyajımı yaparım bundan sonra. Videolara açıp baka baka kendi saçımı kesmeyi öğrenicem gerekirse. Kaşımı kendim alıcam. Şekil vermeyi de bilmiyorlar zaten. Öyle işte hanımlar. Pişmanlık yaşamak istemiyorsanız bunların eline teslim etmeyin kendinizi.
Tanım: insanı parasıyla rezil eden gereksiz meslek.
Çok doluyum kendilerine. Mutsuz ayrılıyorum çoğunlukla kuaförlerden.
Adama/kadına tarif ediyorum, örnek modeller gösteriyorum. Bazı durumlarda da biraz kararsız kalıyorum. Ona soruyorum. Sen bana bırak ben istediğini yapacağım, diyor. Bir gün turuncu kafayla yolluyorlar, bir gün sarışın edip yolluyorlar. Saçımı kuyruk gibi bırakıp yolluyorlar. azıcık alın, sadece kırıklar gitsin diyorum, beni iyice dinlemeden Saçıma bir sürü kat kesiyorlar, her katın arası da çok uzun mesafeli oluyor. Üstü kabarık, altı kuyruk gibi kalıyor. Artık bir umutla gitsem de o koltuğa oturup boynumdan o örtüyü bağladıklarında yine nasıl kalkıcam kim bilir diye geriliyorum, kendimi kurbanlık koyun gibi hissediyorum.
Saç boyatmaya gittim geçen yıl. Sıcak kahverengi, karamel tonu niyetine saçımı turuncu yaptılar. Hani o iğrenç bir bakır turuncusu var ya, saç açılınca o hale döner bilirsiniz, ondan işte. Ve saçta bir sürü renk eşitsizliği vardı. Bir yeri açık, bir yeri koyu, gölgeler bir garip. Onun üzerine başka bir kuaföre gidiyorum. Bunda teknik güzel, harika bir şekilde dağıtmıştı renkleri ama bu kez de yine ton istediğim gibi olmadı. Sarı renge dair bir şey ağzımdan çıkmadığı halde resmen hayatımda ilk kez sarışın oldum. Hep bir eksik, hep bir şekilde içime sinmiyor. En sonunda marketten boya aldım, evde kuzenim boyadı. Gayet güzel oldu, bir asillik geldi. Boktan sarılar, bakırlar yapıyorlar uyana, uymayana. Başta güzel duranlarda da açılınca rezil bir hal alıyor hele kişi esmerse. En son saç rengime yakın bir koyu kahverengi tonu yaptım. Kendime geldim. Ama neticede işlemlerden uçları haşat olmuş bir saçla kaldım malesef.
Bir de kişilikleri, davranışları insanı hayattan soğutuyor. Hepsinde bir alaturka, arabesk bir tarz. cinsiyetçi küfürler kullanmalar. Bir aksilik olunca ağzını bozmalar. Yurtta bir kuaförümüz var. El mahkum, yakın diye üşenince oraya gidiyorum. Kadın her seferinde "bu kızlar var ya bu kızlar erkeklere veriyorlar, bunlar erkekleri böyle şımartıyorlar" diyor. Her seferinde içinde 'vermek' geçen cümleler. Bazı erkekler zaten bunu diyebilecek kadar seviyesiz oluyorlar da sen kadınsın. Bir sorgula be kadın. 'Vermek' nedir? Kezbanın sözlük karşılığı, bu güruhun önemli bir kısmı. Yanımdaki kızla dedikodunun dibine vuruyor, kız gidince bana 'ne çok konuşuyor bu kız' diye söyleniyor, kendisi az konuşmuş gibi. Boktan ürünleri pazarlamak için telefonumu alıyor falan.
Makyaj yaptırmak istiyorsun özel günlerde. Kalitesiz ürünler kullanıyor, pis fırçaları ve süngerleri yıkamadan yüzüne sürmeye kalkıyorlar. Saçmasapan şekilde eyeliner çekip herkese dumanlı göz makyajı yapmaya kalkıyorlar. Belki benim gözlerim küçük. Koyu göz makyajı yapıp daha küçük gösteriyor bir de. Güzel yapsa dert değil ama göz kapağına dağıtmayı da bilmiyorlar. Göz kapağının katlandığı yerde birikiyor far. Herkesin yüz şekli, göz şekli, dudakları farklı. herkeste aynı model makyaj, aynı renk, aynı ruj aynı güzellikte durmayabilir. Ten ürünlerini bol miktarda kullanıp kalitesiz ürünlerle yaptıklarından sürekli 'cakey' denilen un kurabiyesi görüntüsü meydana geliyor. Istisnasız kuaförde makyaj yaptıran herkeste bu görüntüye rastlıyorum.
Yani neticede siz ne deseniz de onlar kafalarında bir model belirleyip o modeli uyarlıyorlar. Sizi dinlemiyorlar. Para yedirmemeye karar verdim artık ben bunlara. Makyaj konusunda biraz yol aldım. Zaten normal zamanlarda makyaj yaptırmıyorum kuaförlere ama düğün, balo vb. durumlarda da kendim makyajımı yaparım bundan sonra. Videolara açıp baka baka kendi saçımı kesmeyi öğrenicem gerekirse. Kaşımı kendim alıcam. Şekil vermeyi de bilmiyorlar zaten. Öyle işte hanımlar. Pişmanlık yaşamak istemiyorsanız bunların eline teslim etmeyin kendinizi.
Bugünden sonra yaklaşık 1 ay falan kapısından geçmeyi düşünmediğim iş yeri.
- bu saçın hali ne. kim kesti bu saçı?!!?
+ sen kestin hikmet abi.
- ehehee ne güzel kesmişim.
diğer meslektaşlarına laf söylemeye bu kadar meraklı bir meslek grubu görmedim ben arkadaş.
+ sen kestin hikmet abi.
- ehehee ne güzel kesmişim.
diğer meslektaşlarına laf söylemeye bu kadar meraklı bir meslek grubu görmedim ben arkadaş.
kuaförüm metin abi benim için bir kuaförden çok çok daha fazlası. yaşam koçum, psikoloğum, sırdaşım, resmen beni şu hayatta en iyi tanıyan insanlardan biri. ne zaman bunalır gibi olsam soluğu yanında alıyorum. saçımı yaparken efsane muhabbet ediyor. verdiği tavsiyeler çalışıyor, baktığı fallar çıkıyor, saçlarımdan memnun kalmadığım da olmadı. bugün bana mezuniyetinde bihter saçı yapayım mı sana dedi. olur dedim. güldüm. yine bi dünya anlatacağım var ona.
bu da böyle bi anımdır.
bu da böyle bi anımdır.
Kapısından hiç mutlu çıkılmayan, mutsuz olunup üstüne para verilen nane. Bir de bu kulvarda en iyisi benim tavırları yok mu? insanı cincifit ederler. Elzem olmadıkça uğranmaması gerek bu yerlere.
Bazı kızların kendi dükkanlarıymış gibi takıldığı; bazı kızlarınsa mecbur kalmadıkça ugramadığı işletmelerdir.
nerede olursa olsun her zaman karakteristik bir özelliğe sahip esnaftır.
Saçınızı her zaman kısa kesen ve sizi maymun eden yer. Çıldırmamak elde değil.
çıktıktan sonra hafif ağlamaklı olduğum yer.
yine 2 parmak diyip kaplan parmağı ölçüsünde kestiğin için teşekkürler, canım kuaförüm.
yine 2 parmak diyip kaplan parmağı ölçüsünde kestiğin için teşekkürler, canım kuaförüm.
Yılda bir kere kırıkları aldırmak için gittiğim, sıkıldığım, saatler geçirebilen kadınları anlayamadığım yer.
Gür, uzun, boyasız, parlak saç düşmanı. Paranla seni rezil eden meslek.
Yemin ediyorum bazılarının gözlerinde görüyorum o saçı yok etme hırsını. Aşırı kompleksliler, hep en doğruyu yalnızca onlar bilir. Bi konuşurlar mangalda kül bırakmazlar ama icraat facia.
böyle o güzelim saçı yok etmek için bin takla atıyor, sen bana bırak ben istediğin gibi yapıcam diyor. Kadınların istediklerini dinlemiş gibi yapıp kafasında belirlediği ilginç modelleri denemek için kadınları kobay olarak kullanıyor çoğu. Sonra zavallı kadınları ağlamaklı eve yollayıp yüz küsür lirayı cebe atıyor.
Bunlarla yaşadığım iki saç boyası hezeyanından sonra saçıma boya sürmemeye karar verdim. iki yıldır saçıma boya değdirmiyorum.
Yemin ediyorum bazılarının gözlerinde görüyorum o saçı yok etme hırsını. Aşırı kompleksliler, hep en doğruyu yalnızca onlar bilir. Bi konuşurlar mangalda kül bırakmazlar ama icraat facia.
böyle o güzelim saçı yok etmek için bin takla atıyor, sen bana bırak ben istediğin gibi yapıcam diyor. Kadınların istediklerini dinlemiş gibi yapıp kafasında belirlediği ilginç modelleri denemek için kadınları kobay olarak kullanıyor çoğu. Sonra zavallı kadınları ağlamaklı eve yollayıp yüz küsür lirayı cebe atıyor.
Bunlarla yaşadığım iki saç boyası hezeyanından sonra saçıma boya sürmemeye karar verdim. iki yıldır saçıma boya değdirmiyorum.
ne kadar afili yazarsanız yazın erkekler için berber.
hiç işim olmaz. Haftada 5 kere dişçiye gitmeyi tercih ederim ve çok ciddiyim. bildiğin esir kampı.
erkekleri bilemem ama kadınlar için on seansa bedel terapi şeklidir. hem fiziksel hem ruhsal bakım birarada. *
bitmeyecek meslek.
bence bu adamlar bilerek nasıl istiyosun abi diye soruyolar ki tam tersini yapmak için.
Genelde egoist, hırçın ve yeteneksiz yada tek tip beceri sergileyen çalışanlara sahip mekan. Bir de mahallede tek bir kuaför var ve alternatifi 10 km uzaktaysa pek bir götü kalkık olur bunlar.
virüs belası yüzünden şöyle gidip te saçlarımı boyatamadım bir türlü.
Coronadan dolayı en tehlikeli yer. Gidilmemeli bence.
Kesinlikle sadık kalınması gereken yerlerden biri. Neden? Çünkü işinde iyi olan kuaför çok az. Kalanlarının da saçlarınızı sizin istediğiniz şekle getirmesi için çok deneme yanılma yöntemi kullanması lazım. Zaten derdinizi anladı mı ne olacak bile demez. Ben de benimkiyle orta yolu buldum bulacağım. Geçen sefer balyajı çok abarttı şimdi saçları sakinleştirmeye çalışıyoruz. Bakalım. inşallah. Hayırlısı.
bayanların saçlarını kesen ve bakım yapan kişiler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar