bugün
- borsa istanbul21
- kaçak çay12
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası9
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- fon vurgunu51
- naber lan ezikler4
- yılmaz erdoğanla çalışan oyuncular3
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz3
- iltica23
- tanga giyince osuramıyorsun2
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- ekonomi5
- yulaf lapası vs tost8
- tavuklu pilav11
- berat albayrak'a iftira atılması11
- aleyna tilki nin memeleri3
- from gold from dust34
- tiktok2
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni7
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- halkını koruyan lidere küfür etmek2
- teoman'ın sakallı hali2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- ekmek için ekmeleddin7
- kürt dizilerinin tutmaması11
- küçük memeli5
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- gocu nerede gocu6
- kadınların 2 erkeği kavga ettirme yavşaklığı2
- türkiye25
- söz verip tutmamak2
- düşün ki o bunu okuyor6
- sizinle masumca öpüşmek istiyorum2
- ironi yapıyorum ayağına yatan çirkef yazar2
- köylülük7
- vurdurmaya meyilli araba6
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- en iyi çakmak markası8
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- deli6
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- faik öztrak2
- cilt kanseri aşısında yüzde 42 başarı3
- sucuklu çekirdek3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati6
- 1 gün diyetteyim4
- 2001 a space odyssey2
Bunların elinde neler çektiğimi bir ben bilirim bir de babam. Para ondan çıktığı için *.
Tanım: insanı parasıyla rezil eden gereksiz meslek.
Çok doluyum kendilerine. Mutsuz ayrılıyorum çoğunlukla kuaförlerden.
Adama/kadına tarif ediyorum, örnek modeller gösteriyorum. Bazı durumlarda da biraz kararsız kalıyorum. Ona soruyorum. Sen bana bırak ben istediğini yapacağım, diyor. Bir gün turuncu kafayla yolluyorlar, bir gün sarışın edip yolluyorlar. Saçımı kuyruk gibi bırakıp yolluyorlar. azıcık alın, sadece kırıklar gitsin diyorum, beni iyice dinlemeden Saçıma bir sürü kat kesiyorlar, her katın arası da çok uzun mesafeli oluyor. Üstü kabarık, altı kuyruk gibi kalıyor. Artık bir umutla gitsem de o koltuğa oturup boynumdan o örtüyü bağladıklarında yine nasıl kalkıcam kim bilir diye geriliyorum, kendimi kurbanlık koyun gibi hissediyorum.
Saç boyatmaya gittim geçen yıl. Sıcak kahverengi, karamel tonu niyetine saçımı turuncu yaptılar. Hani o iğrenç bir bakır turuncusu var ya, saç açılınca o hale döner bilirsiniz, ondan işte. Ve saçta bir sürü renk eşitsizliği vardı. Bir yeri açık, bir yeri koyu, gölgeler bir garip. Onun üzerine başka bir kuaföre gidiyorum. Bunda teknik güzel, harika bir şekilde dağıtmıştı renkleri ama bu kez de yine ton istediğim gibi olmadı. Sarı renge dair bir şey ağzımdan çıkmadığı halde resmen hayatımda ilk kez sarışın oldum. Hep bir eksik, hep bir şekilde içime sinmiyor. En sonunda marketten boya aldım, evde kuzenim boyadı. Gayet güzel oldu, bir asillik geldi. Boktan sarılar, bakırlar yapıyorlar uyana, uymayana. Başta güzel duranlarda da açılınca rezil bir hal alıyor hele kişi esmerse. En son saç rengime yakın bir koyu kahverengi tonu yaptım. Kendime geldim. Ama neticede işlemlerden uçları haşat olmuş bir saçla kaldım malesef.
Bir de kişilikleri, davranışları insanı hayattan soğutuyor. Hepsinde bir alaturka, arabesk bir tarz. cinsiyetçi küfürler kullanmalar. Bir aksilik olunca ağzını bozmalar. Yurtta bir kuaförümüz var. El mahkum, yakın diye üşenince oraya gidiyorum. Kadın her seferinde "bu kızlar var ya bu kızlar erkeklere veriyorlar, bunlar erkekleri böyle şımartıyorlar" diyor. Her seferinde içinde 'vermek' geçen cümleler. Bazı erkekler zaten bunu diyebilecek kadar seviyesiz oluyorlar da sen kadınsın. Bir sorgula be kadın. 'Vermek' nedir? Kezbanın sözlük karşılığı, bu güruhun önemli bir kısmı. Yanımdaki kızla dedikodunun dibine vuruyor, kız gidince bana 'ne çok konuşuyor bu kız' diye söyleniyor, kendisi az konuşmuş gibi. Boktan ürünleri pazarlamak için telefonumu alıyor falan.
Makyaj yaptırmak istiyorsun özel günlerde. Kalitesiz ürünler kullanıyor, pis fırçaları ve süngerleri yıkamadan yüzüne sürmeye kalkıyorlar. Saçmasapan şekilde eyeliner çekip herkese dumanlı göz makyajı yapmaya kalkıyorlar. Belki benim gözlerim küçük. Koyu göz makyajı yapıp daha küçük gösteriyor bir de. Güzel yapsa dert değil ama göz kapağına dağıtmayı da bilmiyorlar. Göz kapağının katlandığı yerde birikiyor far. Herkesin yüz şekli, göz şekli, dudakları farklı. herkeste aynı model makyaj, aynı renk, aynı ruj aynı güzellikte durmayabilir. Ten ürünlerini bol miktarda kullanıp kalitesiz ürünlerle yaptıklarından sürekli 'cakey' denilen un kurabiyesi görüntüsü meydana geliyor. Istisnasız kuaförde makyaj yaptıran herkeste bu görüntüye rastlıyorum.
Yani neticede siz ne deseniz de onlar kafalarında bir model belirleyip o modeli uyarlıyorlar. Sizi dinlemiyorlar. Para yedirmemeye karar verdim artık ben bunlara. Makyaj konusunda biraz yol aldım. Zaten normal zamanlarda makyaj yaptırmıyorum kuaförlere ama düğün, balo vb. durumlarda da kendim makyajımı yaparım bundan sonra. Videolara açıp baka baka kendi saçımı kesmeyi öğrenicem gerekirse. Kaşımı kendim alıcam. Şekil vermeyi de bilmiyorlar zaten. Öyle işte hanımlar. Pişmanlık yaşamak istemiyorsanız bunların eline teslim etmeyin kendinizi.
Tanım: insanı parasıyla rezil eden gereksiz meslek.
Çok doluyum kendilerine. Mutsuz ayrılıyorum çoğunlukla kuaförlerden.
Adama/kadına tarif ediyorum, örnek modeller gösteriyorum. Bazı durumlarda da biraz kararsız kalıyorum. Ona soruyorum. Sen bana bırak ben istediğini yapacağım, diyor. Bir gün turuncu kafayla yolluyorlar, bir gün sarışın edip yolluyorlar. Saçımı kuyruk gibi bırakıp yolluyorlar. azıcık alın, sadece kırıklar gitsin diyorum, beni iyice dinlemeden Saçıma bir sürü kat kesiyorlar, her katın arası da çok uzun mesafeli oluyor. Üstü kabarık, altı kuyruk gibi kalıyor. Artık bir umutla gitsem de o koltuğa oturup boynumdan o örtüyü bağladıklarında yine nasıl kalkıcam kim bilir diye geriliyorum, kendimi kurbanlık koyun gibi hissediyorum.
Saç boyatmaya gittim geçen yıl. Sıcak kahverengi, karamel tonu niyetine saçımı turuncu yaptılar. Hani o iğrenç bir bakır turuncusu var ya, saç açılınca o hale döner bilirsiniz, ondan işte. Ve saçta bir sürü renk eşitsizliği vardı. Bir yeri açık, bir yeri koyu, gölgeler bir garip. Onun üzerine başka bir kuaföre gidiyorum. Bunda teknik güzel, harika bir şekilde dağıtmıştı renkleri ama bu kez de yine ton istediğim gibi olmadı. Sarı renge dair bir şey ağzımdan çıkmadığı halde resmen hayatımda ilk kez sarışın oldum. Hep bir eksik, hep bir şekilde içime sinmiyor. En sonunda marketten boya aldım, evde kuzenim boyadı. Gayet güzel oldu, bir asillik geldi. Boktan sarılar, bakırlar yapıyorlar uyana, uymayana. Başta güzel duranlarda da açılınca rezil bir hal alıyor hele kişi esmerse. En son saç rengime yakın bir koyu kahverengi tonu yaptım. Kendime geldim. Ama neticede işlemlerden uçları haşat olmuş bir saçla kaldım malesef.
Bir de kişilikleri, davranışları insanı hayattan soğutuyor. Hepsinde bir alaturka, arabesk bir tarz. cinsiyetçi küfürler kullanmalar. Bir aksilik olunca ağzını bozmalar. Yurtta bir kuaförümüz var. El mahkum, yakın diye üşenince oraya gidiyorum. Kadın her seferinde "bu kızlar var ya bu kızlar erkeklere veriyorlar, bunlar erkekleri böyle şımartıyorlar" diyor. Her seferinde içinde 'vermek' geçen cümleler. Bazı erkekler zaten bunu diyebilecek kadar seviyesiz oluyorlar da sen kadınsın. Bir sorgula be kadın. 'Vermek' nedir? Kezbanın sözlük karşılığı, bu güruhun önemli bir kısmı. Yanımdaki kızla dedikodunun dibine vuruyor, kız gidince bana 'ne çok konuşuyor bu kız' diye söyleniyor, kendisi az konuşmuş gibi. Boktan ürünleri pazarlamak için telefonumu alıyor falan.
Makyaj yaptırmak istiyorsun özel günlerde. Kalitesiz ürünler kullanıyor, pis fırçaları ve süngerleri yıkamadan yüzüne sürmeye kalkıyorlar. Saçmasapan şekilde eyeliner çekip herkese dumanlı göz makyajı yapmaya kalkıyorlar. Belki benim gözlerim küçük. Koyu göz makyajı yapıp daha küçük gösteriyor bir de. Güzel yapsa dert değil ama göz kapağına dağıtmayı da bilmiyorlar. Göz kapağının katlandığı yerde birikiyor far. Herkesin yüz şekli, göz şekli, dudakları farklı. herkeste aynı model makyaj, aynı renk, aynı ruj aynı güzellikte durmayabilir. Ten ürünlerini bol miktarda kullanıp kalitesiz ürünlerle yaptıklarından sürekli 'cakey' denilen un kurabiyesi görüntüsü meydana geliyor. Istisnasız kuaförde makyaj yaptıran herkeste bu görüntüye rastlıyorum.
Yani neticede siz ne deseniz de onlar kafalarında bir model belirleyip o modeli uyarlıyorlar. Sizi dinlemiyorlar. Para yedirmemeye karar verdim artık ben bunlara. Makyaj konusunda biraz yol aldım. Zaten normal zamanlarda makyaj yaptırmıyorum kuaförlere ama düğün, balo vb. durumlarda da kendim makyajımı yaparım bundan sonra. Videolara açıp baka baka kendi saçımı kesmeyi öğrenicem gerekirse. Kaşımı kendim alıcam. Şekil vermeyi de bilmiyorlar zaten. Öyle işte hanımlar. Pişmanlık yaşamak istemiyorsanız bunların eline teslim etmeyin kendinizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar