bugün
- tememda kenka nalaka10
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek6
- istanbul un çok pahalı olması4
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- truenun yetkili olması7
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin5
- 15 mayıs gecesi3
- true nickli namussuz kadın düşkünü6
- gammazlık8
- zamanbaba mokv dir4
- artı oy artışı2
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- dhalsim9
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti3
- true nickli yazar16
- muslettin amca3
- biraderler uludağ sözlüğün beka sorunudur2
- kasiyer kızdan hoşlanmak6
- odyssey3
- sektörel ve bölgesel asgari ücret modeli2
- trafik açılınca şoförlerin deli gibi araç sürmesi3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir3
- true'nun yetkili olmayınca sözlüğe küsmesi3
- slavko vincic5
- anın görüntüsü13
- gammazlık yetkim alınırsa sözlüğü terk ederim3
- kih kih birader2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak20
- iremge nerede2
- gocu27
- kafakoparan emmi2
- rafting2
- sword art online3
- arjantin18
- seri gizli artı oy veren melek5
- yazar kızdırmak4
- oğuzhan uğur10
- ispanya18
- haluk levent21
- 90 lar da hayat güzeldi yavşaklığı2
- 2026 dünya kupası23
- hiç düzgün insanla tanışmamak2
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- futbol13
- devrim muhafızları abd üssü vuruldu2
- lionel messi12
- dünya18
Bunların elinde neler çektiğimi bir ben bilirim bir de babam. Para ondan çıktığı için *.
Tanım: insanı parasıyla rezil eden gereksiz meslek.
Çok doluyum kendilerine. Mutsuz ayrılıyorum çoğunlukla kuaförlerden.
Adama/kadına tarif ediyorum, örnek modeller gösteriyorum. Bazı durumlarda da biraz kararsız kalıyorum. Ona soruyorum. Sen bana bırak ben istediğini yapacağım, diyor. Bir gün turuncu kafayla yolluyorlar, bir gün sarışın edip yolluyorlar. Saçımı kuyruk gibi bırakıp yolluyorlar. azıcık alın, sadece kırıklar gitsin diyorum, beni iyice dinlemeden Saçıma bir sürü kat kesiyorlar, her katın arası da çok uzun mesafeli oluyor. Üstü kabarık, altı kuyruk gibi kalıyor. Artık bir umutla gitsem de o koltuğa oturup boynumdan o örtüyü bağladıklarında yine nasıl kalkıcam kim bilir diye geriliyorum, kendimi kurbanlık koyun gibi hissediyorum.
Saç boyatmaya gittim geçen yıl. Sıcak kahverengi, karamel tonu niyetine saçımı turuncu yaptılar. Hani o iğrenç bir bakır turuncusu var ya, saç açılınca o hale döner bilirsiniz, ondan işte. Ve saçta bir sürü renk eşitsizliği vardı. Bir yeri açık, bir yeri koyu, gölgeler bir garip. Onun üzerine başka bir kuaföre gidiyorum. Bunda teknik güzel, harika bir şekilde dağıtmıştı renkleri ama bu kez de yine ton istediğim gibi olmadı. Sarı renge dair bir şey ağzımdan çıkmadığı halde resmen hayatımda ilk kez sarışın oldum. Hep bir eksik, hep bir şekilde içime sinmiyor. En sonunda marketten boya aldım, evde kuzenim boyadı. Gayet güzel oldu, bir asillik geldi. Boktan sarılar, bakırlar yapıyorlar uyana, uymayana. Başta güzel duranlarda da açılınca rezil bir hal alıyor hele kişi esmerse. En son saç rengime yakın bir koyu kahverengi tonu yaptım. Kendime geldim. Ama neticede işlemlerden uçları haşat olmuş bir saçla kaldım malesef.
Bir de kişilikleri, davranışları insanı hayattan soğutuyor. Hepsinde bir alaturka, arabesk bir tarz. cinsiyetçi küfürler kullanmalar. Bir aksilik olunca ağzını bozmalar. Yurtta bir kuaförümüz var. El mahkum, yakın diye üşenince oraya gidiyorum. Kadın her seferinde "bu kızlar var ya bu kızlar erkeklere veriyorlar, bunlar erkekleri böyle şımartıyorlar" diyor. Her seferinde içinde 'vermek' geçen cümleler. Bazı erkekler zaten bunu diyebilecek kadar seviyesiz oluyorlar da sen kadınsın. Bir sorgula be kadın. 'Vermek' nedir? Kezbanın sözlük karşılığı, bu güruhun önemli bir kısmı. Yanımdaki kızla dedikodunun dibine vuruyor, kız gidince bana 'ne çok konuşuyor bu kız' diye söyleniyor, kendisi az konuşmuş gibi. Boktan ürünleri pazarlamak için telefonumu alıyor falan.
Makyaj yaptırmak istiyorsun özel günlerde. Kalitesiz ürünler kullanıyor, pis fırçaları ve süngerleri yıkamadan yüzüne sürmeye kalkıyorlar. Saçmasapan şekilde eyeliner çekip herkese dumanlı göz makyajı yapmaya kalkıyorlar. Belki benim gözlerim küçük. Koyu göz makyajı yapıp daha küçük gösteriyor bir de. Güzel yapsa dert değil ama göz kapağına dağıtmayı da bilmiyorlar. Göz kapağının katlandığı yerde birikiyor far. Herkesin yüz şekli, göz şekli, dudakları farklı. herkeste aynı model makyaj, aynı renk, aynı ruj aynı güzellikte durmayabilir. Ten ürünlerini bol miktarda kullanıp kalitesiz ürünlerle yaptıklarından sürekli 'cakey' denilen un kurabiyesi görüntüsü meydana geliyor. Istisnasız kuaförde makyaj yaptıran herkeste bu görüntüye rastlıyorum.
Yani neticede siz ne deseniz de onlar kafalarında bir model belirleyip o modeli uyarlıyorlar. Sizi dinlemiyorlar. Para yedirmemeye karar verdim artık ben bunlara. Makyaj konusunda biraz yol aldım. Zaten normal zamanlarda makyaj yaptırmıyorum kuaförlere ama düğün, balo vb. durumlarda da kendim makyajımı yaparım bundan sonra. Videolara açıp baka baka kendi saçımı kesmeyi öğrenicem gerekirse. Kaşımı kendim alıcam. Şekil vermeyi de bilmiyorlar zaten. Öyle işte hanımlar. Pişmanlık yaşamak istemiyorsanız bunların eline teslim etmeyin kendinizi.
Tanım: insanı parasıyla rezil eden gereksiz meslek.
Çok doluyum kendilerine. Mutsuz ayrılıyorum çoğunlukla kuaförlerden.
Adama/kadına tarif ediyorum, örnek modeller gösteriyorum. Bazı durumlarda da biraz kararsız kalıyorum. Ona soruyorum. Sen bana bırak ben istediğini yapacağım, diyor. Bir gün turuncu kafayla yolluyorlar, bir gün sarışın edip yolluyorlar. Saçımı kuyruk gibi bırakıp yolluyorlar. azıcık alın, sadece kırıklar gitsin diyorum, beni iyice dinlemeden Saçıma bir sürü kat kesiyorlar, her katın arası da çok uzun mesafeli oluyor. Üstü kabarık, altı kuyruk gibi kalıyor. Artık bir umutla gitsem de o koltuğa oturup boynumdan o örtüyü bağladıklarında yine nasıl kalkıcam kim bilir diye geriliyorum, kendimi kurbanlık koyun gibi hissediyorum.
Saç boyatmaya gittim geçen yıl. Sıcak kahverengi, karamel tonu niyetine saçımı turuncu yaptılar. Hani o iğrenç bir bakır turuncusu var ya, saç açılınca o hale döner bilirsiniz, ondan işte. Ve saçta bir sürü renk eşitsizliği vardı. Bir yeri açık, bir yeri koyu, gölgeler bir garip. Onun üzerine başka bir kuaföre gidiyorum. Bunda teknik güzel, harika bir şekilde dağıtmıştı renkleri ama bu kez de yine ton istediğim gibi olmadı. Sarı renge dair bir şey ağzımdan çıkmadığı halde resmen hayatımda ilk kez sarışın oldum. Hep bir eksik, hep bir şekilde içime sinmiyor. En sonunda marketten boya aldım, evde kuzenim boyadı. Gayet güzel oldu, bir asillik geldi. Boktan sarılar, bakırlar yapıyorlar uyana, uymayana. Başta güzel duranlarda da açılınca rezil bir hal alıyor hele kişi esmerse. En son saç rengime yakın bir koyu kahverengi tonu yaptım. Kendime geldim. Ama neticede işlemlerden uçları haşat olmuş bir saçla kaldım malesef.
Bir de kişilikleri, davranışları insanı hayattan soğutuyor. Hepsinde bir alaturka, arabesk bir tarz. cinsiyetçi küfürler kullanmalar. Bir aksilik olunca ağzını bozmalar. Yurtta bir kuaförümüz var. El mahkum, yakın diye üşenince oraya gidiyorum. Kadın her seferinde "bu kızlar var ya bu kızlar erkeklere veriyorlar, bunlar erkekleri böyle şımartıyorlar" diyor. Her seferinde içinde 'vermek' geçen cümleler. Bazı erkekler zaten bunu diyebilecek kadar seviyesiz oluyorlar da sen kadınsın. Bir sorgula be kadın. 'Vermek' nedir? Kezbanın sözlük karşılığı, bu güruhun önemli bir kısmı. Yanımdaki kızla dedikodunun dibine vuruyor, kız gidince bana 'ne çok konuşuyor bu kız' diye söyleniyor, kendisi az konuşmuş gibi. Boktan ürünleri pazarlamak için telefonumu alıyor falan.
Makyaj yaptırmak istiyorsun özel günlerde. Kalitesiz ürünler kullanıyor, pis fırçaları ve süngerleri yıkamadan yüzüne sürmeye kalkıyorlar. Saçmasapan şekilde eyeliner çekip herkese dumanlı göz makyajı yapmaya kalkıyorlar. Belki benim gözlerim küçük. Koyu göz makyajı yapıp daha küçük gösteriyor bir de. Güzel yapsa dert değil ama göz kapağına dağıtmayı da bilmiyorlar. Göz kapağının katlandığı yerde birikiyor far. Herkesin yüz şekli, göz şekli, dudakları farklı. herkeste aynı model makyaj, aynı renk, aynı ruj aynı güzellikte durmayabilir. Ten ürünlerini bol miktarda kullanıp kalitesiz ürünlerle yaptıklarından sürekli 'cakey' denilen un kurabiyesi görüntüsü meydana geliyor. Istisnasız kuaförde makyaj yaptıran herkeste bu görüntüye rastlıyorum.
Yani neticede siz ne deseniz de onlar kafalarında bir model belirleyip o modeli uyarlıyorlar. Sizi dinlemiyorlar. Para yedirmemeye karar verdim artık ben bunlara. Makyaj konusunda biraz yol aldım. Zaten normal zamanlarda makyaj yaptırmıyorum kuaförlere ama düğün, balo vb. durumlarda da kendim makyajımı yaparım bundan sonra. Videolara açıp baka baka kendi saçımı kesmeyi öğrenicem gerekirse. Kaşımı kendim alıcam. Şekil vermeyi de bilmiyorlar zaten. Öyle işte hanımlar. Pişmanlık yaşamak istemiyorsanız bunların eline teslim etmeyin kendinizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar