bugün
- mutsuz olmak3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- ütü13
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- çay içen kız10
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- taşaklardan birinin kayıp olması3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- erdal beşikçioğlu8
- duyulan en ilginç isim5
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- oralet içen erkek5
- kalem4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- düşün ki o bunu okuyor5
- kasa daima kazanır2
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- yıkık yazarlar4
- uludağ sözlük çeteleri9
- anın fotoğrafı14
- doa otomatı3
- selam sözlük2
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- akraba evliliği2
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- en boktan on yıl7
- köpektapar2
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- en gey özelliğiniz3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- ayrılık8
- siyah2
- iq düşüren şeyler3
- galatasaray5
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
kışın yaşama sebebi.
Ortası kesildikten sonra fırına verilir. 15dk bekledikten sonra fırının kapağının açılmasıyla yayılan o nefis koku insanı cezbeder. Soymasının zor olması yanında yemesi bir o kadar zevklidir ve lezzetlidir. Soğutulmadan yenmelidir, ayrıca yanında çayla mükemmel gider.
mevsimidir. toplaması zahmetli olsada yemesi güzeldir.
soğuk kış akşamlarında, evde televizyonun olduğu odada anne baba yeni demlenmiş çay bir de televizyonda güzel bir programla şahane tamamlanan yemiş.
Eski tarz sobalarla ya da mangal közünün içinde üzerine çizik atılıp közlenince tadına doyulmayası lezzet.
bir de taksim versiyonu var tabi bunların kafam kadar.
bir de taksim versiyonu var tabi bunların kafam kadar.
doyurucu,pişerken görüntüsü çekici, farklı ve keyifli yiyecek.
kestaneci amcalarla pazarlik yapmadan lezzeti oturmayan yemis.
soğuk kış günlerinde soba üzerinde pişirip yemesi güzel olan bir yiyecektir.
her kış aylarının yaklaşmasında yurdum insanının aklına düşen ve geçmişe duyulan özlemi giderme aracı olarak görülen yemiş.
(bkz: kestane edebiyatı)
(bkz: kestane edebiyatı)
Tadı gayet hoş olan, bir soğuk kış gecesi kese kağıdı içinde alıp yediğinizde size mutluluk veren yemiştir.
bursa ile bütünleşmiş olan özellikle de soba yada ızgara üstünde yapılınca tadını damağında bırakan müthiş lezzet.
Tabiatta tarımsal ilaç ve suni gübre kullanılmadan tamamen doğal şartlar altında yetişen kestanenin, içerdiği besin öğeleri nedeniyle beslenme diyetlerinde önemli yer tuttuğu bildirildi.
Yılda 50 bin ton kestane üretimiyle dünyada 4. sırada yer alan ve piyasada fiyatı 4-5 YTL'ye satılan kestanenin vitamin yönünden zengin olduğu ve sağlık açısından bazı faydalarının bulunduğu belirtildi. http://www.kafkas.com internet sitesinde, yenebilir nitelikteki taze kestanenin başta nişasta ve çeşitli şekerler olmak üzere iyi kalitede sindirilebilen lifli maddeler, protein, düşük oranda yağ, çeşitli mineral maddeler, B1, B2 ve C vitaminlerini içerdiğine dikkat çekilerek, 100 gram kestanenin ortalama 160 kcal enerji sağladığı kaydedildi.
Uzmanlar, kestanenin doyurucu özelliğine paralel olarak insanların beslenmesine katkı sağlayan birçok besin öğelerine sahip olduğuna işaret ederek, "Kestane kavrulduğu takdirde nem oranı yüzde 20 dolayında azalır, şeker miktarı yüzde 25 oranında artar ve enerji değeri 200 kcal olur. Kestane kurutulduğunda raf ömrü uzar, besin öğelerinde artış görülür. Türkiye önemli bir kestane üreticisi ülkedir ve insanlarımız tarafından tüketilmelidir" dedi.
Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle şeker hastalarının yememesi gereken kestanenin faydaları ise şöyle:
"Kestane kabuklarının suda kaynatılmasıyla hazırlanan ilaç; ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir, kan dolaşımını düzenler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir."
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=247372
Yılda 50 bin ton kestane üretimiyle dünyada 4. sırada yer alan ve piyasada fiyatı 4-5 YTL'ye satılan kestanenin vitamin yönünden zengin olduğu ve sağlık açısından bazı faydalarının bulunduğu belirtildi. http://www.kafkas.com internet sitesinde, yenebilir nitelikteki taze kestanenin başta nişasta ve çeşitli şekerler olmak üzere iyi kalitede sindirilebilen lifli maddeler, protein, düşük oranda yağ, çeşitli mineral maddeler, B1, B2 ve C vitaminlerini içerdiğine dikkat çekilerek, 100 gram kestanenin ortalama 160 kcal enerji sağladığı kaydedildi.
Uzmanlar, kestanenin doyurucu özelliğine paralel olarak insanların beslenmesine katkı sağlayan birçok besin öğelerine sahip olduğuna işaret ederek, "Kestane kavrulduğu takdirde nem oranı yüzde 20 dolayında azalır, şeker miktarı yüzde 25 oranında artar ve enerji değeri 200 kcal olur. Kestane kurutulduğunda raf ömrü uzar, besin öğelerinde artış görülür. Türkiye önemli bir kestane üreticisi ülkedir ve insanlarımız tarafından tüketilmelidir" dedi.
Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle şeker hastalarının yememesi gereken kestanenin faydaları ise şöyle:
"Kestane kabuklarının suda kaynatılmasıyla hazırlanan ilaç; ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir, kan dolaşımını düzenler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir."
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=247372
kışın en güzel tek yanıdır.
kestaneyi çizmenin belli başlı usulleri vardır.
ilk önce ucu sivri kısa bir bıçak ve bir miktar kestane.
bıçağın, ucunun sivri olması özellikle şarttır ki; iyice çiziktirebilelim. ayrıca kısa olması da bıçağın bilhassa baş parmak ve işaret parmağıyla tutularak uç kısımlara doğru kuvvet verilmesi amacıyladır.
kestanenin ise götümsü kısmı değil düz olan kısmı itina ile çiziktirilir. götümsü kısmına acemi bıçak hareketleriyle darbelemeye çalışırsanız muhakkak elinizi kesersiniz.
eliniz alıştıkça yıllar sonra kestanenin götümsü kısmını çiziktirebilme kabiliyetine sahip olacaksınız.
eskiden sobanın veya peçkanın üzerine konulup pişmesi beklenirdi. dileyen fırına yada tavaya mavaya koyabilir. kestanenin kabukları ise eskiden yine yanmak üzere sobaya atılır ve güldür güldür yanması izlenilerek arkasına götü dönüp bir güzel ısınılırdı.
şimdi ise her akşam şekerbank'ın yanından geçerken her defasında 1 tl lik kestane alıp durakta atıştırıyorum sıcak sıcak. dayıyla birer sigara tellendiriyorum.
dayı bana her akşam yine hep aynı şeylerden bahsediyor. ben ise her zaman olduğu gibi onu dinlerken başımı tasdik eder şekilde aşağı ve yukarı hakeketlerle ona karşılık veriyor ve duraktan gelip geçenlere bakıyorum.
kestaneci dayı da biliyor onu dinlemediğimi. ama yine de yalnızlıktan canı sıkıldığı besbelli.
+nasıl kestaneler bu akşam yeğenim?
-iyi daha iyi. kızıl olan daha iyi.
+¿
ilk önce ucu sivri kısa bir bıçak ve bir miktar kestane.
bıçağın, ucunun sivri olması özellikle şarttır ki; iyice çiziktirebilelim. ayrıca kısa olması da bıçağın bilhassa baş parmak ve işaret parmağıyla tutularak uç kısımlara doğru kuvvet verilmesi amacıyladır.
kestanenin ise götümsü kısmı değil düz olan kısmı itina ile çiziktirilir. götümsü kısmına acemi bıçak hareketleriyle darbelemeye çalışırsanız muhakkak elinizi kesersiniz.
eliniz alıştıkça yıllar sonra kestanenin götümsü kısmını çiziktirebilme kabiliyetine sahip olacaksınız.
eskiden sobanın veya peçkanın üzerine konulup pişmesi beklenirdi. dileyen fırına yada tavaya mavaya koyabilir. kestanenin kabukları ise eskiden yine yanmak üzere sobaya atılır ve güldür güldür yanması izlenilerek arkasına götü dönüp bir güzel ısınılırdı.
şimdi ise her akşam şekerbank'ın yanından geçerken her defasında 1 tl lik kestane alıp durakta atıştırıyorum sıcak sıcak. dayıyla birer sigara tellendiriyorum.
dayı bana her akşam yine hep aynı şeylerden bahsediyor. ben ise her zaman olduğu gibi onu dinlerken başımı tasdik eder şekilde aşağı ve yukarı hakeketlerle ona karşılık veriyor ve duraktan gelip geçenlere bakıyorum.
kestaneci dayı da biliyor onu dinlemediğimi. ama yine de yalnızlıktan canı sıkıldığı besbelli.
+nasıl kestaneler bu akşam yeğenim?
-iyi daha iyi. kızıl olan daha iyi.
+¿
(bkz: at kestanesi)
argodan nasibini alanlardan. güzelim kestaneyi çize çize ne hale getirdik lan.
nasıl oluyor lan bu diye saçma bi sorunun üzerine o an düşünmeden ilk defa ağzıma attım küçüktüm kuruyemiş sandım,yedim.
daha sonra mevsimi boyunca düzenli olarak evime kestaneyle geldim haşladım haşladım yedim.
daha sonra mevsimi boyunca düzenli olarak evime kestaneyle geldim haşladım haşladım yedim.
kabuğunu neden beğenmediğini senelerdir düşünürüm. halbuki ne kadar da marjinal.
edüt: 61. entry olmuş bize her yer tirabizon daa. boşa gonişmayruk.
edüt: 61. entry olmuş bize her yer tirabizon daa. boşa gonişmayruk.
kestaneli ve iç pilavlı hindi olursa tadından yenmeyecek, hele bir de yılbaşında olursa yemeyip yanında yatılıp; bütün bir yılı onunla geçirilecek bir yiyecektir. baldır balll.
çikolatalı, fıstıklı kurabiyeyle eşleştiğinde maksimum lezzetine ulaşan meyve.
kış gecelerinin çekilmesini sağlamaya birebir yiyecek. ailecek çok seviyoruz efendim.
Kestane hasat mevsiminde iki şekilde toplanır. * *
Kestaneler ağaçtan toplanmaz. Kestane ağacına uzun sırıklarla vurularak yere düşürülür ve yeden toplanır.
1 - Bu işlem sırasında bazı kestaneler dikenli koruycu kabuklarından * ayrılır.
2 - Bazıları ayrılmaz koruyucu kabukları ile kalır.
Koruyucu kabuğundan ayrılan kestaneler ayrıca toplanır, ayrılmayanlar ise koruyucu kabuğu ile toplanır ve boş bir araziye yığılır.
Koruyucu kabuğu ile toplanan ve bir araya yığılan kestanelerin üzeri geniş yapraklı otlarla kaplanarak uzunca bir süre bekletilir. Yeterince bekletilen kestaneler koruyucu kabuklarından ayrılarak piyasaya sürülür. Bu koruyucu kabukta bekletilen kestaneler daha uzun süre çürümeden ve kurtlanmadan kalırlar ve satışı daha kolay olur. Bu işlem tamamen doğal olup herhangi bir kimyasal madde kullanılmaz ama kestane lezzetinden kaybeder.
ikinci bahsettiğim kestaneler sırıkla dokunurken koruyucu kabuğundan ayrılmış olan ve ayrıca toplanan kestaneler çok lezzetlidir. Fakat bir o kadar da dayanıksızdır. Kısa sürede kurtlandığı için köylüler bu kestaneleri piyasaya sürmezler. Genellikle eş, dost, torun, tombalak çevresinde dağıtırlarki bunlar çok kısa sürede tüketilmelidir.
Zaten satılacak kadar da çok değilllerdir. Piyasada bulmanız çok zordur ve bunlardan yememiş olanlar kestane yedim diye dolanmasın etrafta. Suda şeker katılarak pişirilmeden, yani soba üzerinde yada fırında dahi kızartsanız hafif tatlımsı bir lezzeti vardır ve sanıyorum bu tür kestaneden yiyen insan çok azdır.
Uzun zaman sonra tatilimi Eylül dönemine denk getirdim ve çoluk çocuk bu kış memlekete kestane toplamaya gidiyoruz. Hem çocukluk günlerimi hatırlamaya hemde köy evinde meşe odunu ile yanan soba üzerinde kestane pişirmeye.
Mesaj atan ilk 3 kişiye 1 kilo taze toplanmış, bekletilmemiş kestane *
Bu kadar geyik yaptık birde ipucu verelim.
Kesaneleri pişirdikten sonra * hemen yemeyin. Kestaneleri derin bir tasa koyun 1/4 * su bardağı suyu üzerine serpiştirin. Suyu boca etmeyin serpiştirin. Sonra üzerini hava almayacak şekilde havlu yada kalın bezle kapatın bu şekilde buharında 5 dakika bekletin ve ondan sonra yiyin.
Buharı sayesinde kabukları daha iyi soyulacak ve daha lezetli olacaktır.
Kestaneler ağaçtan toplanmaz. Kestane ağacına uzun sırıklarla vurularak yere düşürülür ve yeden toplanır.
1 - Bu işlem sırasında bazı kestaneler dikenli koruycu kabuklarından * ayrılır.
2 - Bazıları ayrılmaz koruyucu kabukları ile kalır.
Koruyucu kabuğundan ayrılan kestaneler ayrıca toplanır, ayrılmayanlar ise koruyucu kabuğu ile toplanır ve boş bir araziye yığılır.
Koruyucu kabuğu ile toplanan ve bir araya yığılan kestanelerin üzeri geniş yapraklı otlarla kaplanarak uzunca bir süre bekletilir. Yeterince bekletilen kestaneler koruyucu kabuklarından ayrılarak piyasaya sürülür. Bu koruyucu kabukta bekletilen kestaneler daha uzun süre çürümeden ve kurtlanmadan kalırlar ve satışı daha kolay olur. Bu işlem tamamen doğal olup herhangi bir kimyasal madde kullanılmaz ama kestane lezzetinden kaybeder.
ikinci bahsettiğim kestaneler sırıkla dokunurken koruyucu kabuğundan ayrılmış olan ve ayrıca toplanan kestaneler çok lezzetlidir. Fakat bir o kadar da dayanıksızdır. Kısa sürede kurtlandığı için köylüler bu kestaneleri piyasaya sürmezler. Genellikle eş, dost, torun, tombalak çevresinde dağıtırlarki bunlar çok kısa sürede tüketilmelidir.
Zaten satılacak kadar da çok değilllerdir. Piyasada bulmanız çok zordur ve bunlardan yememiş olanlar kestane yedim diye dolanmasın etrafta. Suda şeker katılarak pişirilmeden, yani soba üzerinde yada fırında dahi kızartsanız hafif tatlımsı bir lezzeti vardır ve sanıyorum bu tür kestaneden yiyen insan çok azdır.
Uzun zaman sonra tatilimi Eylül dönemine denk getirdim ve çoluk çocuk bu kış memlekete kestane toplamaya gidiyoruz. Hem çocukluk günlerimi hatırlamaya hemde köy evinde meşe odunu ile yanan soba üzerinde kestane pişirmeye.
Mesaj atan ilk 3 kişiye 1 kilo taze toplanmış, bekletilmemiş kestane *
Bu kadar geyik yaptık birde ipucu verelim.
Kesaneleri pişirdikten sonra * hemen yemeyin. Kestaneleri derin bir tasa koyun 1/4 * su bardağı suyu üzerine serpiştirin. Suyu boca etmeyin serpiştirin. Sonra üzerini hava almayacak şekilde havlu yada kalın bezle kapatın bu şekilde buharında 5 dakika bekletin ve ondan sonra yiyin.
Buharı sayesinde kabukları daha iyi soyulacak ve daha lezetli olacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar