bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- en sevilmeyen ev işleri4
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- neden okula gitmek zorundayız2
- ölmeyi dilemek2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- kabataş olayı görüntüleri8
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- oğuzhan uğur12
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- slavko vincic15
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ispanya20
- nervio11
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- 2026 dünya kupası25
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- futbol14
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- dünya19
2000 li yılların başında trabzon deplasmanına giden fenerbahçelilerin otobüsünden çıkmıştı. Fazla bir yaygara koparmamıştı o zaman. Tabii spor programları bu zamanki gibi reyting kaygısı yoktu filan..
Bir at cinsidir. Çengel bulmacaların vazgeçilmezidir.
aklıma hemen Gintoki'yi getiren ( katana istemesinden dolayı ) , insanda hayranlık uyandıran ,ileride mutlaka almayı düşündüğüm fakat şuan üçlü dekoratif olanından alarak idare ettiğim , hayallerimi süsleyen mükemmel , samuray kılıcıdır. ( Alınca ne mi yapacağım? Tabii ki odamda duracak öyle ama olsun istiyorum işte ,bütün katana severlerin bir gün katalanalarına kavuşması dileğiyle. )
seppuku aracıdır.
Iri kiyim yasli kadin diye duydugum bir kelimedir. Diger bilgilere ilaveten.
2005'de Gothenburg'da kurulmuş isveç'li heavy metal topluluğu.
üniversitede bazı hocaların sınavları okurken kullandığı kılıç.
sahip olmak istediğim kılıçtır.
"shinken" deyimi daha kibardır.
kitana var mortal kombatta. katanadan mı uyarlandı acep.
Japonların ünlü samuraylarının kılıcı
Ballandıra ballandıra anlatırlar.
Ballandıra ballandıra anlatırlar.
"her bir katana kılıcı, bir demir fırınının dibinde, ateşler içinde doğar"
katana, yeni bir sanat ve ruhani bir yaşam tarzının çıkmasına neden oldu. teknolojisi mükemmel, yapısı harika bu kılıç, aristokrat bir savaşçı sınıfının doğmasına vesile oldu*. adeta ruhu olan bir silah. hatta, şimdiye kadar insan elinden çıkmış en ikonik silah da diyebiliriz.
bu kılıç, 10. yy'dan önce japon savaşçılar feodal hükümdarlarına hizmet ettikleri zamanda ortaya çıktı. "hizmet edenler" anlamına gelen samurayların, güç ve itibarları bu kılıçla katlandı. sadece aristokrat sınıfından seçilmiş, özel bazı insanlar samuray olabilirdi. bir ömür sürecek öğrenim ve disiplin, onları toplumdan soyutlayan savaşçılara dönüştürüyordu. pek tabii bu onurlu ve gözü pek savaşçıların günümüze kadar gelen namlarının altında, kılıcın keskin tarafının incelebildiği son noktası olan "katana" adlı bu kılıçlar esas etki eden faktör olmuştur. insan vücudunu ikiye ayırabilecek kadar kuvvetli, bir saç telini boydan boya ikiye ayırabilecek kadar da hassas bir silah. kınından çıktığı andan itibaren ölüm saçan bir sanat eseri. harika dengesinin dışında, sanatsal güzelliği de vardır tüm metalurjistleri* kendine hayran bıraktıran.
kılıç, tatara ismi verilen fırınlarda yapılır. bu fırın, 3 metre uzunlukta ve 1 metre genişliğindedir. yüksekliği ise, 1 ila 2 metre arasındadır. kenarında bir sıra havalandırma deliği vardır. dünyadaki son geleneksel tatara ustası ise, akira kihara ismindeki japon bir abimizdir*. ustamız, çok daha saf olan yerel demir kumu kullanır. bu kum, demir ve çeliği kırılgan yapan sülfürü ve fosforu daha az içerir. özel bir çelik oluşması için, odun kömürü içindeki karbon demir kumuyla birleşir ve mucize başlar. japonlar bu özel çeliğe "tamahagane" der. demir kumunun "ateş yatağı" dedikleri yere çökmesi beklenir. kihara, tatara ve tamahagane hakkında şöyle demiş;
"fırın, insan gibidir. demir ve kömürü yemek olarak düşünebiliriz. biz onu yediririz, o da bunu sindirir. böylece bize, güzel tamahagane verir. ateş yatağına çöken erimiş demirin renginden tamahagane olup olmadığı anlaşılır."
ham çelik tam olarak eritilemediği için, katana kılıcı için gerekli kimyasal ve fiziksel özellikler kaybolmaz. ilk olarak, atomik seviyede bir parça karbon tutulur. bu öyle bir orandır ki, efsanevi kılıcı birinci kalite yapar. içeriğindeki karbonun esas olayı ise, muazzam darbelere karşı kılıcın şok emici bir yapıya sahip olabilmesidir. ancak, iyi bir kılıcın esneklikten fazlasına ihtiyacı vardır. bundan mütevellit katanaya saf çelik bir dış uç ilave edilir. az miktarda sülfür, çelik içinde bırakılır.
sonuç: jilet kadar keskin, elmas kadar sert bir yapı.
yapısı ve kısımları için şöyle buyurun;
görsel
(bkz: rüzgarı kesen kılıç)
katana, yeni bir sanat ve ruhani bir yaşam tarzının çıkmasına neden oldu. teknolojisi mükemmel, yapısı harika bu kılıç, aristokrat bir savaşçı sınıfının doğmasına vesile oldu*. adeta ruhu olan bir silah. hatta, şimdiye kadar insan elinden çıkmış en ikonik silah da diyebiliriz.
bu kılıç, 10. yy'dan önce japon savaşçılar feodal hükümdarlarına hizmet ettikleri zamanda ortaya çıktı. "hizmet edenler" anlamına gelen samurayların, güç ve itibarları bu kılıçla katlandı. sadece aristokrat sınıfından seçilmiş, özel bazı insanlar samuray olabilirdi. bir ömür sürecek öğrenim ve disiplin, onları toplumdan soyutlayan savaşçılara dönüştürüyordu. pek tabii bu onurlu ve gözü pek savaşçıların günümüze kadar gelen namlarının altında, kılıcın keskin tarafının incelebildiği son noktası olan "katana" adlı bu kılıçlar esas etki eden faktör olmuştur. insan vücudunu ikiye ayırabilecek kadar kuvvetli, bir saç telini boydan boya ikiye ayırabilecek kadar da hassas bir silah. kınından çıktığı andan itibaren ölüm saçan bir sanat eseri. harika dengesinin dışında, sanatsal güzelliği de vardır tüm metalurjistleri* kendine hayran bıraktıran.
kılıç, tatara ismi verilen fırınlarda yapılır. bu fırın, 3 metre uzunlukta ve 1 metre genişliğindedir. yüksekliği ise, 1 ila 2 metre arasındadır. kenarında bir sıra havalandırma deliği vardır. dünyadaki son geleneksel tatara ustası ise, akira kihara ismindeki japon bir abimizdir*. ustamız, çok daha saf olan yerel demir kumu kullanır. bu kum, demir ve çeliği kırılgan yapan sülfürü ve fosforu daha az içerir. özel bir çelik oluşması için, odun kömürü içindeki karbon demir kumuyla birleşir ve mucize başlar. japonlar bu özel çeliğe "tamahagane" der. demir kumunun "ateş yatağı" dedikleri yere çökmesi beklenir. kihara, tatara ve tamahagane hakkında şöyle demiş;
"fırın, insan gibidir. demir ve kömürü yemek olarak düşünebiliriz. biz onu yediririz, o da bunu sindirir. böylece bize, güzel tamahagane verir. ateş yatağına çöken erimiş demirin renginden tamahagane olup olmadığı anlaşılır."
ham çelik tam olarak eritilemediği için, katana kılıcı için gerekli kimyasal ve fiziksel özellikler kaybolmaz. ilk olarak, atomik seviyede bir parça karbon tutulur. bu öyle bir orandır ki, efsanevi kılıcı birinci kalite yapar. içeriğindeki karbonun esas olayı ise, muazzam darbelere karşı kılıcın şok emici bir yapıya sahip olabilmesidir. ancak, iyi bir kılıcın esneklikten fazlasına ihtiyacı vardır. bundan mütevellit katanaya saf çelik bir dış uç ilave edilir. az miktarda sülfür, çelik içinde bırakılır.
sonuç: jilet kadar keskin, elmas kadar sert bir yapı.
yapısı ve kısımları için şöyle buyurun;
görsel
(bkz: rüzgarı kesen kılıç)
aslında törensel silahtır. savaşlarda kullanılamayacak kadar narin hatta güçsüz olduğunu söyleyen bir belgesel izlemiştim.
(belgeselin yalancısıyım)
katanalar birbirlerine vurulduğunda dahi eğiliyorlardı.
şimdilerde de zombi kesen katanalar var. zombiler şekerdense demek*
(belgeselin yalancısıyım)
katanalar birbirlerine vurulduğunda dahi eğiliyorlardı.
şimdilerde de zombi kesen katanalar var. zombiler şekerdense demek*
duvara asmalık kılıçtır.
metalini alamıyorsanız plastiğini basarız.
lsna olarak 3d yazıcı sektör... tamam lan tamam. bi ara çıkartıp buraya atayım da kıskansınlar.
ha aklından eöehheöehdhe gibi mutantça gülen çıkarsa plastik basıyorum diye, ben de derimki adam doğrayacak pezemenk herhalde.
neyse gene kendi kendime sinirlendim.
metalini alamıyorsanız plastiğini basarız.
lsna olarak 3d yazıcı sektör... tamam lan tamam. bi ara çıkartıp buraya atayım da kıskansınlar.
ha aklından eöehheöehdhe gibi mutantça gülen çıkarsa plastik basıyorum diye, ben de derimki adam doğrayacak pezemenk herhalde.
neyse gene kendi kendime sinirlendim.
Çelik denilen metal farkli duzeyde ürünlerin bir kompozisyonudur. Hem dayanıklı olsun hem de jilet gibi kessin diye bir şey olmaz. Bu nedenle japon kılıcı 3 kat yapılır ve keskin olması için dayanıklılıktan feragat edilir. Saplamak için kullanacaksak başka kılıçlar var.
Japon kültüründe silahlar boylarina ve işlevlerine göre siniflandirilir.
tanto sınıfı 30 cmden kısa bıçak sınıfıdır.
şoto 30-60 arasi olan kisa kılıctir, samuraylar genellikle bir katana bir wakizashi taşırlar. yakin mesafede en etkili ikilidir ayrica katana ve wakizashiyi yanyana tasimaya ve ayni anda kullanmaya daişo denir miyamoto musashi duellolarda daişo lyu kusursuzca kullanmıştır. (Wakizashi şoto sinifina aittir ve maksimum 50 cm uzunluğunda olur)
daito 60 cmden uzun kılıç sinifidir, katana bu sinifa dahildir ve 60-75 cm arasi kilic ustasina ve onun boyuna göre yada stratejisine göre özel olarak tasarlanir.
no daçi 150 cmden uzun kılıç sınıfıdır. at uzerinden uzun orta mesafeli savaslar için tasarlanmıştır. atsiz samuraylsr bu kiliclarli genellikle rakiplerini at uzerinden düşürmek için kullanmislardir. yakin mesafe mucadeleleri icin kesinlikle uygun degil. duruma göre kullanilan bir silahtır.
katana diyince akla miyamoto musahsi(go rin no şo{beş çember kitabı}ve dokkodo{yalnizlik yada öz güven yolu} isimli iki adet kitabi vardi) ve yamamoto tsunetomo(hagakure{samurayın el kitabi} isimli samurayın yolunu anlatan bir kitabi vardir, ronin{efendisiz samuray} olduktan sonra genç bir samuraya anılarını anlatmis ve o samuray kitap haline getirmiştir) gibi efsanevi kılıç ustaları ve samuraylar gelir.
Ön edit: başka başlığa yazmıştım bilgi içeriği başlıkla tam olarak paralel olmadığı için buraya yazdım.
tanto sınıfı 30 cmden kısa bıçak sınıfıdır.
şoto 30-60 arasi olan kisa kılıctir, samuraylar genellikle bir katana bir wakizashi taşırlar. yakin mesafede en etkili ikilidir ayrica katana ve wakizashiyi yanyana tasimaya ve ayni anda kullanmaya daişo denir miyamoto musashi duellolarda daişo lyu kusursuzca kullanmıştır. (Wakizashi şoto sinifina aittir ve maksimum 50 cm uzunluğunda olur)
daito 60 cmden uzun kılıç sinifidir, katana bu sinifa dahildir ve 60-75 cm arasi kilic ustasina ve onun boyuna göre yada stratejisine göre özel olarak tasarlanir.
no daçi 150 cmden uzun kılıç sınıfıdır. at uzerinden uzun orta mesafeli savaslar için tasarlanmıştır. atsiz samuraylsr bu kiliclarli genellikle rakiplerini at uzerinden düşürmek için kullanmislardir. yakin mesafe mucadeleleri icin kesinlikle uygun degil. duruma göre kullanilan bir silahtır.
katana diyince akla miyamoto musahsi(go rin no şo{beş çember kitabı}ve dokkodo{yalnizlik yada öz güven yolu} isimli iki adet kitabi vardi) ve yamamoto tsunetomo(hagakure{samurayın el kitabi} isimli samurayın yolunu anlatan bir kitabi vardir, ronin{efendisiz samuray} olduktan sonra genç bir samuraya anılarını anlatmis ve o samuray kitap haline getirmiştir) gibi efsanevi kılıç ustaları ve samuraylar gelir.
Ön edit: başka başlığa yazmıştım bilgi içeriği başlıkla tam olarak paralel olmadığı için buraya yazdım.
jeneratör markası
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar