bugün
- yargıya güvenen varsa yazsın8
- velvet57
- evde soğuk kahve yapımı4
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı7
- insan olmaya ceyrek kala14
- 2026 ekonomik krizi16
- aleksey batrakov28
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak3
- yalnızlıkla sevişmek3
- hurdacıya gidiyorum7
- kadınları aşağılamanın moda olması6
- alaattin çakıcı2
- madagaskar vanilyalı amarula2
- migros'a sorulacak tek soru23
- ioçk silik yesin kampanyası6
- sigara içmeyi bırakmak istememek4
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hayattaki en değerli şeyler3
- enayimiknatisii6
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry6
- tombul efes2
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- osuruktan şiirler60
- victor osimhen19
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- bilinçaltı algılama4
- g i l d e d l i l y16
- kainatta her şey insanların iyiliği için yürüyor3
- üniversiteli escort kızlar3
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi6
- tostumu yaptım11
- the odyssey5
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar3
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- 1 euro 56 25 tl6
- arkadaşlar kilo aldım4
- ona bir şey söyle6
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı2
- avanos şu an 30 derece2
- düşünmeden eyleme geçmek3
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- herzevekil'in götçü oluşu3
- sıfırladım babacığım5
seviyorum ve seviyorum evet psikopatım lan.
cisimlerin görüntüsünün yansımasına neden olan ışığın olmama durumudur. göreceli bir kavram olup gözlerle idrak edemediğimiz durumlarda devreye girer. aslında karanlık yoktur var olan aydınlığın yetersiz olmasıdır. göz ise belli bir süre sonra o karanlığa adapte olur , zamanla zifir yerini alacakaranlığa bırakır.
ruhsal ya da hayatın çetrefilli koşullarına bağlı olarak yer yer kendimizi derin bir kuyudaymışız hissiyatıyla karanlıkta bulabiliriz. bu durum için atalar tarafından söylenen '' en karanlık gecenin arkasında aydınlık vardır.'' sözü bize bir umut ışığı olabilir.
ruhsal ya da hayatın çetrefilli koşullarına bağlı olarak yer yer kendimizi derin bir kuyudaymışız hissiyatıyla karanlıkta bulabiliriz. bu durum için atalar tarafından söylenen '' en karanlık gecenin arkasında aydınlık vardır.'' sözü bize bir umut ışığı olabilir.
huzur yuvasıdır.
kimse ışığı ile korkutamaz sizi veya ışığın olacağım diyen hayalperestler karanlığınızdan korkarak yaklaşamazlar.
kimse ışığı ile korkutamaz sizi veya ışığın olacağım diyen hayalperestler karanlığınızdan korkarak yaklaşamazlar.
ışığın olmaması durumu.*
bazen korkuları tetikler, bazen ihtiyaç duyarız.
yaşam enerjisinin söndüğü vakit içte oluşan renk veya renksizlik. içte oluşan görünmeyen ama hissedilen karanlık dış dünyanın karanlığına metafor olarak ışınlanır duygu dünyasında. arada bir yakınlık ve benzeşlik kurulur. bu sebeple insanların çoğu karanlıkta kaldığında korkar. karanlık, ne olduğu bilinmese de hissettirdikleriyle kendini kötücül olarak zihinde yaşatır. bir sanrı etrafında karanlığı betimleyebilir insan sadece.
karanlık, aydınlığın karşıtı ve görünür ışığın bulunmaması durumu. renk alanında siyahın oluşturduğu görüntüdür. ışık olmadığında gözdeki çubuk ve koni hücreleri uyarılmazlar. bu uyarım eksikliği nedeniyle fotoreseptör hücreler; frekans ve dalgaboyunu ayırt edemezler. oluşan son algı grimsi ya da karanlık olarak tanımlanan siyahtır. insanların karanlığa verdikleri tepki birçok kültürde yere sahiptir.
karanlık, kötülük demek değildir. öyle bile olsa, aydınlığa oranla her zaman daha bir sempatik gelmiştir.
kimilerinin korktuğudur kimilerinin ise sevdiğidir.
dinlendirici ve huzur verici etkisi vardır.
gözler kapandığı anda meydana gelen oluşum.
"huzur dolu bir karanlık... yumuşak, insanda içine gömülme, içinde saklanma, içinde kaybolma isteği uyandıran kadifemsi bir karanlık. hakikatin gözleri yakan sert ışığından, acımasızlığından, kabalığından, çirkinliğinden sizi koruyan dipsiz, koyu bir karanlık. hiçbir şey görmeseniz de en küçük bir güvensizlik duymayacağınız, başınıza kötü bir şey gelmeyeceğinden emin olduğunuz bir karanlık...öyle olmalı, yoksa sabah güneşini göz kapaklarımda hissedince neden tedirgin olayım."
Karanlığın sebebi, aydınlığın olmamasıdır.
akluofobisi olan insanların * bulunmaması gereken, ürperti veren ışıksız mekan.
Çoğunlukla aklınızda ne geçiyosa onu görürsünüz karanlıkta.
Çoğu zaman korkarız karanlıktan. çünkü filimlerde hep öyle gösterdiler bize, bizlere.
Çoğu zaman korkarız karanlıktan. çünkü filimlerde hep öyle gösterdiler bize, bizlere.
Görüş seviyesinin azalması karanlıktır. Işıksızlık. Ruhsal bir süreçde olabilir ; insanlar ya çok sever ya hiç sevmez.
aydınlığın zıddı ya da tamamlayıcısı değil, yabancısıdır.
aydınlığı izleyen ve ya takip eden değil, durağanlığıyla aydınlığın dahi içine sızdırandır.
kaybolan, histerik, kurtulma çabalarından yorgun insanın kıyıya vurduğunda, ilk kez kendiyle tanıştığı yerdir.
yıldızların parlamak için mecbur olduğu ama, görünmek için yıldızlara gerek duymayandır.
karanlık, ışığın kendini yeniden yorumlayarak yoğunlaştırmasının belki de ikizidir. soluk yüzlü ve hınzır olanı.
kim bilir..
aydınlığı izleyen ve ya takip eden değil, durağanlığıyla aydınlığın dahi içine sızdırandır.
kaybolan, histerik, kurtulma çabalarından yorgun insanın kıyıya vurduğunda, ilk kez kendiyle tanıştığı yerdir.
yıldızların parlamak için mecbur olduğu ama, görünmek için yıldızlara gerek duymayandır.
karanlık, ışığın kendini yeniden yorumlayarak yoğunlaştırmasının belki de ikizidir. soluk yüzlü ve hınzır olanı.
kim bilir..
bazen tüm 'aydınlık' lardan daha çok rahatlatandır, aranandır. karanlık bir ortamda yalnızlık, herkesten daha fazla dosttur insana.
rest isimli bursalı grubun "döngü" isimli ep albümünün dördüncü sırasında bulunan taş gibi parçasıdır.
sözleri:
Hiç kimse yok yine, yanlızlık bedenimde.
Güvendim o da gitti, ezdi geçti...
Hiç kimse yok iken, keşfettim aniden.
Güvendim "tamam" dedim, yanıldım...
Karanlık bu sokaklar...
Gözlerim seni arıyorlar...
Haksızlık bu vicdansızlık...
Ama istediğini aldın mı benden ?
Hatıralardan...
Hiç kimse kimse yok yine, hissizlik ellerimde.
Seni gördüm yine ben, silindim...
Karanlık bu sokaklar...
Gözlerim seni arıyorlar...
Haksızlık bu vicdansızlık...
Ama istediğini aldın mı benden ?
Hatıralardan...
Karanlık bu sokaklar...
Gözlerim seni arıyorlar...
Haksızlık bu vicdansızlık...
Şimdi istediğini aldın mı benden ?
Tüm hatıralardan...
edit: videosuda yayınlanmış :
https://www.youtube.com/watch?v=11I3t5z00GY
sözleri:
Hiç kimse yok yine, yanlızlık bedenimde.
Güvendim o da gitti, ezdi geçti...
Hiç kimse yok iken, keşfettim aniden.
Güvendim "tamam" dedim, yanıldım...
Karanlık bu sokaklar...
Gözlerim seni arıyorlar...
Haksızlık bu vicdansızlık...
Ama istediğini aldın mı benden ?
Hatıralardan...
Hiç kimse kimse yok yine, hissizlik ellerimde.
Seni gördüm yine ben, silindim...
Karanlık bu sokaklar...
Gözlerim seni arıyorlar...
Haksızlık bu vicdansızlık...
Ama istediğini aldın mı benden ?
Hatıralardan...
Karanlık bu sokaklar...
Gözlerim seni arıyorlar...
Haksızlık bu vicdansızlık...
Şimdi istediğini aldın mı benden ?
Tüm hatıralardan...
edit: videosuda yayınlanmış :
https://www.youtube.com/watch?v=11I3t5z00GY
gerçekte var olmayan, ışığın negatif gücüdür.
Karanlık
Son ışık söneli nice zamandır;
Rüyalar! Yeniden önüme düşün!
Yardan ayrı geçen uzun yıllarda,
Hülyası bulunmaz bir anlık düşün.
Yayını kalbime Ayzıt asalı,
Başka bir eldenim katı yasalı.
Burda koskoca bir gönül masalı
Kaybolur içinde bir damla yaşın.
Aşk için verince bu kadar emek,
Varlıktan sıyrılıp ruh olmak gerek.
Ey zaman, ey dünya! Geri gelmemek
Üzere sizlerde benimle koşun! ..
20/21 Ekim 1945
Hüseyin Nihal Atsız
Son ışık söneli nice zamandır;
Rüyalar! Yeniden önüme düşün!
Yardan ayrı geçen uzun yıllarda,
Hülyası bulunmaz bir anlık düşün.
Yayını kalbime Ayzıt asalı,
Başka bir eldenim katı yasalı.
Burda koskoca bir gönül masalı
Kaybolur içinde bir damla yaşın.
Aşk için verince bu kadar emek,
Varlıktan sıyrılıp ruh olmak gerek.
Ey zaman, ey dünya! Geri gelmemek
Üzere sizlerde benimle koşun! ..
20/21 Ekim 1945
Hüseyin Nihal Atsız
türkiye'de git gide güçlenmektedir.
Karanlık
Son ışık söneli nice zamandır;
Rüyalar! Yeniden önüme düşün!
Yardan ayrı geçen uzun yıllarda,
Hülyası bulunmaz bir anlık düşün.
Yayını kalbime Ayzıt asalı,
Başka bir eldenim katı yasalı.
Burda koskoca bir gönül masalı
Kaybolur içinde bir damla yaşın.
Aşk için verince bu kadar emek,
Varlıktan sıyrılıp ruh olmak gerek.
Ey zaman, ey dünya! Geri gelmemek
Üzere sizlerde benimle koşun! ..
20/21 Ekim 1945
Hüseyin Nihal Atsız
Son ışık söneli nice zamandır;
Rüyalar! Yeniden önüme düşün!
Yardan ayrı geçen uzun yıllarda,
Hülyası bulunmaz bir anlık düşün.
Yayını kalbime Ayzıt asalı,
Başka bir eldenim katı yasalı.
Burda koskoca bir gönül masalı
Kaybolur içinde bir damla yaşın.
Aşk için verince bu kadar emek,
Varlıktan sıyrılıp ruh olmak gerek.
Ey zaman, ey dünya! Geri gelmemek
Üzere sizlerde benimle koşun! ..
20/21 Ekim 1945
Hüseyin Nihal Atsız
var oluştan bu yana "madalyonun diğer yüzü" olarak bilinen, ışığın yoksunluğunun doğurduğu kavram. insanın içinin ışık almadığını düşünürsek ve bireysel iç seslerimizi yani beynimizi karanlıkta bıraktığımızı var sayarsak aslında dünyadaki hiç tükenmeyen karanlığı biz insanlar, birde keşfi zor derin mağaralarda bulabiliriz. insanın en derin kişiliği ve kimi zaman ölene kadar en yakınından bile sakladığı yüzü tam olarak bu olsa gerek.
karanlığı ve aydınlığı yaratan döngü, gezegen olmanın verdiği sorumluluk olan şu eksen dansı. belki ıslığın bulunmasının nedeni budur, deniz fenerleri, meşalenin yani insanın karanlığa duyduğu korkunun ve bilinmezliğe karşı dirençsizliğinin eseri şu an kaliteli bir yaşam sürmemizi sağlayan buluşların yok etmek için güdümlendiği kavram.
gece; sanırım karanlığı iliğine kadar yaşatan tek olgu, her ne kadar sokak ışıkları ve baş ağrıtan elektrikli cihazlara sığınsak da. gece vücutların afrodizyağı, düşüncelerin yoğunlaştığı, metabolizmanın yavaşladığı, bizimse günü devretmek için gelmiş bir bekçi saydığımız zaman dilimi. tamda burada karanlığın etkisini görüyoruz.
fazla karanlıkta kalan insanlarda retina bozulmasına bağlı körlük riski, güneşten beslenemeyen tenin hassasiyetinden doğan hastalıklar ve bunların yan getirileri olabilecek sosyal bozukluklar. velhasıl karanlığın kötüyü sembolize etmesi pekte tesadüf değil.
içinde "karanlık" geçen her cümlenin olumsuzluğu beyne nasıl nakşetirildiyse, dünya ve içindeki canlılara da öyle işlenmiştir. en yırtıcı hayvanlar gece avlanır ve gece yaşayan yada geceyi seven hayvanlar korkutucu sayılır, nihayetinde bu korku film, roman yani insan bilincinin servis ettiği bütün araçlarla topluma işlenir. insanlar, kendilerini dizginlemek için korkacak ve tapacak bir şey bulmakta çok iyidirler ve karanlık yaşamın başladığı günden beri avcının en iyi kamuflajı, doğanın çocuklarının ilk korkusu olmuştur.
karanlığı ve aydınlığı yaratan döngü, gezegen olmanın verdiği sorumluluk olan şu eksen dansı. belki ıslığın bulunmasının nedeni budur, deniz fenerleri, meşalenin yani insanın karanlığa duyduğu korkunun ve bilinmezliğe karşı dirençsizliğinin eseri şu an kaliteli bir yaşam sürmemizi sağlayan buluşların yok etmek için güdümlendiği kavram.
gece; sanırım karanlığı iliğine kadar yaşatan tek olgu, her ne kadar sokak ışıkları ve baş ağrıtan elektrikli cihazlara sığınsak da. gece vücutların afrodizyağı, düşüncelerin yoğunlaştığı, metabolizmanın yavaşladığı, bizimse günü devretmek için gelmiş bir bekçi saydığımız zaman dilimi. tamda burada karanlığın etkisini görüyoruz.
fazla karanlıkta kalan insanlarda retina bozulmasına bağlı körlük riski, güneşten beslenemeyen tenin hassasiyetinden doğan hastalıklar ve bunların yan getirileri olabilecek sosyal bozukluklar. velhasıl karanlığın kötüyü sembolize etmesi pekte tesadüf değil.
içinde "karanlık" geçen her cümlenin olumsuzluğu beyne nasıl nakşetirildiyse, dünya ve içindeki canlılara da öyle işlenmiştir. en yırtıcı hayvanlar gece avlanır ve gece yaşayan yada geceyi seven hayvanlar korkutucu sayılır, nihayetinde bu korku film, roman yani insan bilincinin servis ettiği bütün araçlarla topluma işlenir. insanlar, kendilerini dizginlemek için korkacak ve tapacak bir şey bulmakta çok iyidirler ve karanlık yaşamın başladığı günden beri avcının en iyi kamuflajı, doğanın çocuklarının ilk korkusu olmuştur.
Gündemdeki Haberler