bugün
- linç yiyeceğin bir şey söyle5
- gönlü götü geniş sözlük yazarı5
- dinci ahlaksızlığı20
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak16
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması4
- yunan aşığı tip15
- yunan adalarına gitmek20
- en lezzetli balık4
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- takıntılı olduğunuz hareketler4
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet3
- arjantinli erkekler5
- sözlük erkeklerini cimere şikayet etmek3
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi7
- korkulan ölüm şekli4
- rüyada nervio yu görmek6
- ucu nereye giderse gitsin5
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- sizce instagram ders sözlük de tenefüs mü2
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- ruj sürmüş kadının dudaklarını yiyip bitirmek3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- rujlu erkekle öpüşmek14
- filozofların yunanların delileri olması3
- kalbin cız ettiği anlar3
- antipanik3
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- karton toplayan çocuğu zabıtaya ihbar etmek2
- bekir2
- elisa2
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- haram yerken besmele çekenler2
- ingiliz erkekleri2
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- panda2
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak2
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- zencefil2
- zamanın gerçekliği meselesi2
- ona bir şey söyle4
- çinli erkek2
- yeraltı dizisi2
- hobi olarak açlık grevi yapan tuzu kuru solcu2
- fiziği güzel sözlük kızları47
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
karanlık...
aydınlığa öfkedir karanlık,
kinin ve ölümün rengidir.
kusar ve kutsar ölümü,
yaşanılacak günlere karşı.
halbuki ölüm, nasıl olsa gelecek,
önemli olan, aydınlıkta insan gibi yaşamak...
aşka düşmandır karanlık,
bıçak gibi keser,
gecenin aydınlığını.
zemheri olur, dondurur sevgiyi,
biter sıcak yataklarda aşk...
korkuyla beslenir karanlık,
korkar...korku salar...
çarmıha gerer aydınlığı
filistin askılarında,
manyetonun kablosunda büyür korku,
kadın ve erkek uzuvlarında;
canhıraş acıların replikleriyle dolu,
ışkence odalarında...
karanlık kindir,
sevdaya karşı;
gündüzün aydınlığını yırtar,
kanatır boydan boya sevgiyi,
kirli, keskin ve uzun tırnaklarıyla...
namussuzca kurulan tuzaklarda,
kahpe faklarında gizlidir,
karanlığın kirli ve onursuz eli.
mertliğe, dostluğa, sevgiye düşman,
yüzü kara, gözü kara, beyni kara...
necat iltaş(1982)
aydınlığa öfkedir karanlık,
kinin ve ölümün rengidir.
kusar ve kutsar ölümü,
yaşanılacak günlere karşı.
halbuki ölüm, nasıl olsa gelecek,
önemli olan, aydınlıkta insan gibi yaşamak...
aşka düşmandır karanlık,
bıçak gibi keser,
gecenin aydınlığını.
zemheri olur, dondurur sevgiyi,
biter sıcak yataklarda aşk...
korkuyla beslenir karanlık,
korkar...korku salar...
çarmıha gerer aydınlığı
filistin askılarında,
manyetonun kablosunda büyür korku,
kadın ve erkek uzuvlarında;
canhıraş acıların replikleriyle dolu,
ışkence odalarında...
karanlık kindir,
sevdaya karşı;
gündüzün aydınlığını yırtar,
kanatır boydan boya sevgiyi,
kirli, keskin ve uzun tırnaklarıyla...
namussuzca kurulan tuzaklarda,
kahpe faklarında gizlidir,
karanlığın kirli ve onursuz eli.
mertliğe, dostluğa, sevgiye düşman,
yüzü kara, gözü kara, beyni kara...
necat iltaş(1982)
somut ifadelerin dışında ruh sıkıntısı olarak da tanımlanabilen buhrani durum.
en yakın arkadaşına bile çekinmeden ayar verebilecek kadar dobra olan can. seviyorum seni *
üşütürmüş karanlık en sıcak havada bile. boşlukmuş çünkü, girdapmış karanlık. ve üç beş mutlu anıyı taş diye sektirdiğin bir deniz kıyısıymış mehtaba karşı. karanlık soğuk bir suymuş ayaklarını sokup çırptığın.
ve nefesmiş karanlık, soğuk bir nefes ama... içine çekince ciğerlerini hem doldurur, hem de dondururmuş. hayat diye solutup, yalnızlık diye bırakılan bir nefesmiş. çektikçe çekesin gelen bir kış gecesiymiş içine.
ve zifiriymiş, zifirmiş... zahiriymiş, zahirmiş... ve zehirliymiş, zehirmiş...
ve nefesmiş karanlık, soğuk bir nefes ama... içine çekince ciğerlerini hem doldurur, hem de dondururmuş. hayat diye solutup, yalnızlık diye bırakılan bir nefesmiş. çektikçe çekesin gelen bir kış gecesiymiş içine.
ve zifiriymiş, zifirmiş... zahiriymiş, zahirmiş... ve zehirliymiş, zehirmiş...
ışığı arayan uyku tulumu.
korku filminde olursa biraz sonra bir şeyler olacağının göstergesi.
hafiften doomgoth müzikler çalıyorsa arka fonda, tadından yenmeyen, güneşi, ışığı görünce ana avrat küfürlere sebebiyet veren muhteşem olgudur.
Yorgunum... herkesin hissettiği yorgunluk değil ama bu... tarifi yok gibi... belki de var bilmiyorum... neleri bilip, neleri bilmediğimi unutmuşum... bi'çok şey unutmuşum şimdi aklıma geldi hepsi... ah bu karanlık tıpkı geçmişe yolculuk gibi... neden siyahı bu kadar çok seviyorum bunu da unutmuşum... her yer siyah, ama baktıkça daha da çok kararıyor ve bu çok hoşuma gidiyor... öyle ya kapıdaki yazı geldi aklıma... "tüm aydınlıkları dışarıda bırakın" demiştim... evet evet en mantıklısı da bu tüm yeryüzü zaten aydınlık ve ben karanlığı seviyorum neden alayım ki içeri aydınlığı...
yorgunlugum geçmek bilmiyor... soguk bir bira, başladığıma üzüleceğim ama başlamasam aklımdan hiç çıkmayacak bir sıgara iyi gelir sanırım yorgunluğuma...
"karanlık mı sonsuzluktur yoksa aydınlık mı?..." "tanrım bu soru nereden çıktı şimdi?" aydınlık yok hayatımda, karanlık ise tanrım... ona baktığım da hiçbir şey görmeden her şeyi düşünebildiğim tek renk siyah...
Seni seviyorum siyah... "başka neleri severdim kim bilir?" unutmuşum hepsini... sıgaram da bitti...
"kussam yorgunluğum geçer mi?" ama unutmuşum ben hep "kan" kusardım... sonra ölürdüm her kan çıkışında cigerimden...
"sonsuz bir şarkı" doluyorum dilime, sözlerini kendim yazmışım usul usul ölüme yürüyorum... "ah ne zevkli bir yürüyüş..." ölüme gitmek... usul usul ölmek...
yorgunlugum geçmek bilmiyor... soguk bir bira, başladığıma üzüleceğim ama başlamasam aklımdan hiç çıkmayacak bir sıgara iyi gelir sanırım yorgunluğuma...
"karanlık mı sonsuzluktur yoksa aydınlık mı?..." "tanrım bu soru nereden çıktı şimdi?" aydınlık yok hayatımda, karanlık ise tanrım... ona baktığım da hiçbir şey görmeden her şeyi düşünebildiğim tek renk siyah...
Seni seviyorum siyah... "başka neleri severdim kim bilir?" unutmuşum hepsini... sıgaram da bitti...
"kussam yorgunluğum geçer mi?" ama unutmuşum ben hep "kan" kusardım... sonra ölürdüm her kan çıkışında cigerimden...
"sonsuz bir şarkı" doluyorum dilime, sözlerini kendim yazmışım usul usul ölüme yürüyorum... "ah ne zevkli bir yürüyüş..." ölüme gitmek... usul usul ölmek...
tüm korkuların kaynağı.
(ne demek istediğimi anlamak için, aysız bir gecede, ışık kaynağı olmadan ormanda bir gece geçirdiğinizi hayal edin.)
(ne demek istediğimi anlamak için, aysız bir gecede, ışık kaynağı olmadan ormanda bir gece geçirdiğinizi hayal edin.)
depresyon döneminde kişinin ilacı.
kefen grubunun sorunlar sebebiyle ilk EP' lerine koyamadıkları parça
Karanlık bu yolda
aydınlanmanı saglayamam
Yolum uzun. yolum taşlı
Göğüsümü geremem ben
Dalganan ay gıbı
Tarıhını yaz karsı koyma
Olumsuz değiliz
Bılınmeyen felsefedeyiz
Karanlık bu yolda
aydınlanmanı saglayamam
Yolum uzun. yolum taşlı
Göğüsümü geremem ben
Dalganan ay gıbı
Tarıhını yaz karsı koyma
Olumsuz değiliz
Bılınmeyen felsefedeyiz
ışıgın bulunmadıgı ortamdır. evrende, her ne kadar uzayı karanlık sansak da, sadece karadeliklerde gercek anlamda 'karanlık' vardır zira ısıgı da içine alır fakat yansıtıp aydınlatacak ortamı bulundurmaz.
bazı insan profili ne getirmiştir onları bu hale bilinmez ama gülüşleride dahil herşeyleri karanlık tır. bilinmezdir. kör kuyuların yusufu çağırdığı gibi de içine çekerler sizi. meyilliydi kötüye der insanlar varsın desinler. ya çözersiniz sırlarını ya da sizde griden karaya değişim gösterirsiniz. sevdiği uğruna kararmak.
tasi taragi toplayip, apar topar amerika yollarina dusecek bidik :)
güzel arpejleri olan bir özver yılmaz şarkısı.
karanlıktan çıktık
bulaştık etrafa
kendimizi bıraktık
o sahte nehirlere
rol yaptık kendimizce
ekledik anıları birbirine
kendimizi bıraktık
o sahte nehirlere
ardımızda kalan yaşamlarımızdan
bir avuç bok şimdi
ardımızda kalan yaşamlarımızdan
bir avuç labirent
karanlıktan çıktık
bulaştık etrafa
kendimizi bıraktık
o sahte nehirlere
rol yaptık kendimizce
ekledik anıları birbirine
kendimizi bıraktık
o sahte nehirlere
ardımızda kalan yaşamlarımızdan
bir avuç bok şimdi
ardımızda kalan yaşamlarımızdan
bir avuç labirent
kimsenin sizi göremeyeceği, bulamayacağı, zarar veremeyeceği hissi yaratan, yer yer ölüm kavramıyla özdeşleşmiş güzellik. herşeyden siktiri yiyince sığınılan, sadece sarılan, soru sormayan, ne kadar içinde bulunursanız o derece somutlaşan bir hiçliktir.
yalnızken, özellikle geceleri güzeldir. etrafta hareket, telaş yoktur.
göremediğiniz için düşünmeye başlarsınız. düşündükleriniz ağır gelse bile karanlık bunun gözünüzün önünde somutlaşmasını engeller,
bir şekilde korur, görünmez yapar.
kafanızın içinde güvenli bir bölgeniz varsa karanlık oraya ulaşmayı kolaylaştıracaktır.
mahremiyetiniz, korunmanız olur.
yalnızken, özellikle geceleri güzeldir. etrafta hareket, telaş yoktur.
göremediğiniz için düşünmeye başlarsınız. düşündükleriniz ağır gelse bile karanlık bunun gözünüzün önünde somutlaşmasını engeller,
bir şekilde korur, görünmez yapar.
kafanızın içinde güvenli bir bölgeniz varsa karanlık oraya ulaşmayı kolaylaştıracaktır.
mahremiyetiniz, korunmanız olur.
Karanligin en koyu oldugu an, Aydınlığın en yakın olduğu zamandır.
ışığı daha iyi görmemizi sağlayan durum.
Aydınlığın olmadıgı yerdir.Tıpkı iyiliğin olmadıgı yerde kötülüğün oldugu gibi(Alıntı...Einstein)
en çok da içine düştüğünüz umutsuzluğu niteleyendir.
insanların bana samimi olmadığını hissettiğim an düşüyorum bu karanlığa...kendimi düşünürken düşüyorum...ışığın olmaması önemli değil ama umudun olmadığı o karanlıkta durmak çok zor..kaldırımda açılan ve kapatılması unutulmuş sessiz sedasız belediye çukurundan daha derin, daha acı daha...daha kötü bu karanlık..
kendimi anlamak için her gün şu sözlüğe girip 'ben' butonuna basmam da takdir edersiniz ki işe yaramıyor. kimseye zararımın dokunmadığı anlarda herkesin bana zarar vermek için yarışmasını anlamıyorum..kimsenin bana zarar vermediği anlarda da zararı verenin bu sefer kendim olmasını da anlamıyorum.
karanlığı sevmekten başka çarem yok. çünkü bana ait olmayan yüzlerle, karakterlerle ve dolayısıyla bana asla tanıdık gelmeyen diğer hayatlarla dolu 'aydınlığımda' aldığım nefes de bana ait değil.
insanların bana samimi olmadığını hissettiğim an düşüyorum bu karanlığa...kendimi düşünürken düşüyorum...ışığın olmaması önemli değil ama umudun olmadığı o karanlıkta durmak çok zor..kaldırımda açılan ve kapatılması unutulmuş sessiz sedasız belediye çukurundan daha derin, daha acı daha...daha kötü bu karanlık..
kendimi anlamak için her gün şu sözlüğe girip 'ben' butonuna basmam da takdir edersiniz ki işe yaramıyor. kimseye zararımın dokunmadığı anlarda herkesin bana zarar vermek için yarışmasını anlamıyorum..kimsenin bana zarar vermediği anlarda da zararı verenin bu sefer kendim olmasını da anlamıyorum.
karanlığı sevmekten başka çarem yok. çünkü bana ait olmayan yüzlerle, karakterlerle ve dolayısıyla bana asla tanıdık gelmeyen diğer hayatlarla dolu 'aydınlığımda' aldığım nefes de bana ait değil.
gözyaşlarını saklamak için en iyi dosttur,
ve içmek için en iyi zaman..
ve içmek için en iyi zaman..
Siz aydınlıktayken çevreniz karanlık... işte bu karanlığın en kötü hali.
Doğum günü kutlu olsun, hayatı aydınlıkla dolsun.
nedir? ışıksızlık durumu. bu durumun hem gerçek hem de mecazi manalar içerdiğinin farkındayım, ama mesele o değil. çünkü çok da farklı şeyler değil ikisi. karanlık en konsantre olabildiğiniz yerdir, en kendinize dönebildiğiniz, içinizi en rahat görebildiğiniz. suskundur, bu yüzden nettir. kafa karıştırmaz. sizi size bırakır, hayal kırıklığına uğratmaz. olduğu gibidir. komik gelecek belki ama, karanlıkta şiir yazmak ister insanlar. karanlıkta daha kolay ağlarlar, acılarıyla yüzleşirler. karanlıkta sevişirler. karanlıkta her şey daha büyülüdür. gerçek olmayan bir tarafı vardır çünkü, dış dünyada olamayacak kadar saf ve gerçek. çok mutlu yada çok üzgün olduğumuz, aklımıza sonsuza dek kazımak istediğimiz anlarda gözlerimizi kapatmamız da bundan. duyularımızın gösterişsiz algılarından çok, aklımızın kapasitesini kullanmak istememizden. her şeyi olduğu gibi, eksiksiz fazlasız anlamaya çalışmamızdan.
güzeldir karanlık. kendimizi hep karanlıkta biliriz. ders aldığımız anlar varsa, hiçbir zaman mutluluğun doruklarında olduğumuz anlar değildir bunlar, karanlıkta yatağımıza kıvrıldığımız anlardır.
geyiğini de yapacaksam, söyleyeyim; süper kahramanlar da hep gece çıkar gelirler, karanlıkta.
evet şu an bunları yazdığım oda da karanlık. garip işte. öyle.
güzeldir karanlık. kendimizi hep karanlıkta biliriz. ders aldığımız anlar varsa, hiçbir zaman mutluluğun doruklarında olduğumuz anlar değildir bunlar, karanlıkta yatağımıza kıvrıldığımız anlardır.
geyiğini de yapacaksam, söyleyeyim; süper kahramanlar da hep gece çıkar gelirler, karanlıkta.
evet şu an bunları yazdığım oda da karanlık. garip işte. öyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar