bugün
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- zaman baba4
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- bir kilo patatesin 50 lira olması15
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- zeynep sude oktay6
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- yeni parti35
- iştahın kapanması4
- güne bir şarkı bırak13
- en güzel sevişme13
- kitap yerine pdf okumak5
- bir gün ölecek olmak2
- yılmaz özdil2
- güne bir alıntı bırak2
- sözlükten kimseyle sevişmemiş yazarlar4
- dişi ruhlu iri yarı adam2
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist3
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- alparslan türkeş sonrası mhp3
- nervio'ya gizli gizli aşık olan yazarlar4
- yemeğin yarısını yiyen kızlar5
- recep ivedik'teki gay kamyoncu4
- önce akp'yi seçimle indirelim sonra tartışırız4
- türkçüsüyle kürtçüsüyle akp'ye oy vereceğiz2
- geceleri ne yapılır6
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi2
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio35
- enayimiknatisii9
- namazında niyazında erkek10
- hangi manifest kızısın14
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- düşün ki o bunu okuyor9
- vermio11
- twitter'ın x'in amınakoymuş olması3
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum4
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
- mehdiyetin yaklaşıyor olması3
- benzine yağ karıştırmak2
- tai lung9
- true çaylak olsun kampanyası9
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse9
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı6
- kemal sunal izleyeceğime aynada götüme bakarım3
Bedri'nin metresine yazdığı şiirdir.
"reçelinin üstüne yapılan reçel tanımam" tabirine haiz olabiecek kadar lezzetli reçeli yapılır.
(bkz: Karadut Ağacı Efsanesi)
dondurması şahanedir.
nargile yanında süper gider.
bir kadına yazılabilecek en güzel şiirlerden birinin adıdır.
"daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın..."
Bedri Rahmi eyüboğlu
"daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın..."
Bedri Rahmi eyüboğlu
hayatımda bu kadar çok renk bırakan ve boyayan bi şey görmedim. *
şarabı da, reçeli de, suyu da her şeyi güzeldir bunun.
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı.
kızın adı tispe delikanlınınsa piremus. komşu olduklarından birlikte büyüdüler.
çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü.
aileleri hiç istemezdi görüşmelerini.
birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense ?
oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
ikisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı.
iki evin arasındaki gizli çatlak. bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur,
birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.
tispe, ağaca piremusdan önce varmıştı. gittiğinde, avını yeni yemiş,
ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. boynundaki eşarp,
farkında olmadan düşüverdi.
o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi tispenin eşarbını parçalıyordu.
o an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın tispeyi öldürerek yediğiydi.
tispesiz yaşayamazdı.
aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.
belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.
kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü.
tispeyse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. piremusun cansız vücudu yerdeydi ve elinde tispenin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
tispe sevdiği gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. az sonra sevgili piremusun bedeninin üstüne yığıldı. o anda yaratıcı bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvalarına, tispenin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler...
bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz.
*
kızın adı tispe delikanlınınsa piremus. komşu olduklarından birlikte büyüdüler.
çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü.
aileleri hiç istemezdi görüşmelerini.
birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense ?
oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
ikisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı.
iki evin arasındaki gizli çatlak. bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur,
birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.
tispe, ağaca piremusdan önce varmıştı. gittiğinde, avını yeni yemiş,
ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. boynundaki eşarp,
farkında olmadan düşüverdi.
o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi tispenin eşarbını parçalıyordu.
o an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın tispeyi öldürerek yediğiydi.
tispesiz yaşayamazdı.
aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.
belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.
kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü.
tispeyse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. piremusun cansız vücudu yerdeydi ve elinde tispenin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
tispe sevdiği gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. az sonra sevgili piremusun bedeninin üstüne yığıldı. o anda yaratıcı bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvalarına, tispenin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler...
bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz.
*
esmer sevgiliye yazılmış güzel bir şiir. * *
--spoiler--
yoluna bir can koyduğum.
gökte ararken yerde bulduğum .
kara dutum, çatal karam, çingenem.
daha nem olacaktın bir tanem?
gülen ayvam, ağlayan narımsın .
kadınım, kısrağım, karımsın.
--spoiler--
aynı zamanda fatih kısaparmak'ın şarkısı.
soner arıca da yorumlamış fena da olmamış. *
buyrun dinleyin:
http://fizy.com/#s/1ai4rn *
http://fizy.com/#s/2b74fi *
--spoiler--
yoluna bir can koyduğum.
gökte ararken yerde bulduğum .
kara dutum, çatal karam, çingenem.
daha nem olacaktın bir tanem?
gülen ayvam, ağlayan narımsın .
kadınım, kısrağım, karımsın.
--spoiler--
aynı zamanda fatih kısaparmak'ın şarkısı.
soner arıca da yorumlamış fena da olmamış. *
buyrun dinleyin:
http://fizy.com/#s/1ai4rn *
http://fizy.com/#s/2b74fi *
uğruna ağaçlara çıktığım, ağaçlardan düştüğüm, köyümü özleten muhteşem meyve.
(#11413218) entrysine saygı duyduğum sekizinci nesil yazar. selam olsun.
- lekesi ellerden zor çıkar.
- hamileler ellerine bulaştırırsa bebeğe de bulaşır, bebek o izle yaşar.
(hamileler nerelerine bulaştırırsa bulaştırsın bebeğin o yerinde o renkte iz oluşur.)
- hamileler ellerine bulaştırırsa bebeğe de bulaşır, bebek o izle yaşar.
(hamileler nerelerine bulaştırırsa bulaştırsın bebeğin o yerinde o renkte iz oluşur.)
bedri rahmi eyüboğlu ustanın ermeni asıllı sevgilisi "mari gerekmezyan" için yazdığı şiirdir.
fatih kısaparmak da çok güzel yorumlamıştır.
fatih kısaparmak da çok güzel yorumlamıştır.
beyaz bir şeye damladığında sittimsene çıkmayan bir leke bırakan, kan yapıcı, müthiş tatlı meyve.
pekmezini yedikten sonra üzüm pekmezinin yüzüne bakmayacapınız meyveye karadut denir...
şerbeti ile nam salan lan şimdi olsa da yesek dedirten meyvedir kendileri.
lezzetli mi lezzetli bir dut turudur.bir de hoş bi ekşiliği vardır ki insanın dusununce bile ağzını sulandırır.lakin lekesi cıkmaz ustelik damlatmadan yeme gibi bi imkanınız da yoktur.ama olsundur yine de yenilesi bir meyvedir.
ilginç bir aşk hikayesi kızın adı Tispe delikanlının ki ise ;Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarindan beri birbirlerine karşıaşk beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygunolmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardi. iki evinarasinda gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleriburda buluşur o aradanbirbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. Bir gece ormandaki agacın altında buluşmaya kararverdiler. Tispe ağaca Piremus dan önce varmıştı. Gittiğinde avını yeni yemiş, agzından kanlar akan kocaman biraslanla karşı karşıya geldi.Korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadanyolda boynundaki eşarpını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi.Gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan ağzındakanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin eşarpını parçalıyordu.. O an aklina gelen ilk ve tek sey aslanı Tispe yi öldürerekyediğiydi.Tispesiz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı ugruna canınakıymaktı.Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.Kanlar içinde cansızbedeni yere düştü.Tispe ise korkusunu bi kenara atıp bir an önce aşkını görmekiçin mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti.Piremus un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispenin düşürdüğüeşarpını tutuyordu.ilk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyianlayamamıştı. Ama eşarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir anmağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti. Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna canına kıymıştı. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve goğsüne götürdü... Onlarin aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı. Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canınakıyabilirdi ve hançeri sapladı.Birden vucudu Piremusun bedeninin ustune yığıldı. O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve buçiftin üstünde duran ağacı onların aşkına adadılar. Piremusun kanını bu ağacın meyvelerine,Tispenin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler. O günden beri KARADUT ağacının meyvesinin çıkmayanlekesini(Piremusun kan lekesini), dut ağacının yaprakları,(Tispeningözyaşları) temizler.. Bilirmisiniz; dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz amaelinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz! *
adıyaman kahta da aynı isimli bir köy mevcuttur..
karadut(morus rubra), amerika kıtasına özgü bir bitkidir. keşiflerden sonra buradan dünyaya yayılmıştır. meyveleri, kuşlar, kelebekler ve öteki böcekler için çok çekicidir. akrabası olan beyaz dutun(morus alba) yaprakları, tarihsel olarak çaydan sonra dünyanın en önemli ikinci yaprağı sayılabilir. çünkü, ipek üretiminde kullanılan ipek böcekleri bu yapraklarla beslenir.
1
kara dutum, çatal karam, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
ağaç isem dalımsın salkım saçak
petek isem balımsın a gülüm
günahımsın, vebalimsin...
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte ararken yerde bulduğum
kara dutum, çatal karam, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın...
2
sigara paketlerine resmini çizdiğim
körpe fidanlara adını yazdığım
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sıla kokar, arzu tüter
ılgıt ılgıt buram buram...
ben beyzade, kişizade,
her türlü dertten topyekünü azade
hani şu ekmegi elden suyu gölden...
durup dururken yorulan
kibrit çöpü gibi kırılan
yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum
netmiş, neylemii, nolmuşum
cömert ırmaklar gibi gürül gürül
bahtın karışmış bahtıma çok şükür...
yunmuş, yıkanmış adam olmuşum
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sensiz bana canım dünya haram olsun..."
kara dutum, çatal karam, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
ağaç isem dalımsın salkım saçak
petek isem balımsın a gülüm
günahımsın, vebalimsin...
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte ararken yerde bulduğum
kara dutum, çatal karam, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın...
2
sigara paketlerine resmini çizdiğim
körpe fidanlara adını yazdığım
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sıla kokar, arzu tüter
ılgıt ılgıt buram buram...
ben beyzade, kişizade,
her türlü dertten topyekünü azade
hani şu ekmegi elden suyu gölden...
durup dururken yorulan
kibrit çöpü gibi kırılan
yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum
netmiş, neylemii, nolmuşum
cömert ırmaklar gibi gürül gürül
bahtın karışmış bahtıma çok şükür...
yunmuş, yıkanmış adam olmuşum
karam, karam
kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
sensiz bana canım dünya haram olsun..."
cem karaca tarafından da yorumlanmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar