bugün
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği20
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi21
- uzun adam4
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- fakire sucuk vermişler bu yamuk demiş3
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam13
- tulumba tatlısı8
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin3
- deniz göktaş25
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- özel mesajla adres ver lan diyen yazar5
- nescafe gold2
- sözlükte flörtleşmek22
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- insanlığın yüzkarası4
- 0 0 720
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- ellerim bos gonlum hos6
- mozaik pasta2
- uzay neyin içerisinde genişliyor7
- kiraz yerken tek tek kurt arayan insan2
- hardcore ne demek sorunsalı4
- ona bir şey söyle9
- kardeş4
- lastik patlaması2
- erkekleri taciz eden kadın9
- devlet bahçeli3
- ingiliz köpeği çeşitleri3
- adnan menderesin yıktırdığı tarihi eserler2
- arkadaşlar nasıl olmuş4
- yassı şeftali4
- sizce ben güzel miyim7
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler7
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği5
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek10
- cem yılmaz3
- fetö 1 milyon dolar verse vatanı satar mıydınız3
- kemal kılıçdaroğlu13
- anın görüntüsü21
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum6
- true nickli yazar4
- koyu mavi oje2
- tai lung25
- mevlana3
- 3000 yıldır kitap okuyoruz3
- unutulmayacak film sahneleri2
- nemin en çok olduğu il3
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı.
kızın adı tispe delikanlınınsa piremus. komşu olduklarından birlikte büyüdüler.
çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü.
aileleri hiç istemezdi görüşmelerini.
birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense ?
oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
ikisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı.
iki evin arasındaki gizli çatlak. bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur,
birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.
tispe, ağaca piremusdan önce varmıştı. gittiğinde, avını yeni yemiş,
ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. boynundaki eşarp,
farkında olmadan düşüverdi.
o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi tispenin eşarbını parçalıyordu.
o an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın tispeyi öldürerek yediğiydi.
tispesiz yaşayamazdı.
aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.
belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.
kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü.
tispeyse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. piremusun cansız vücudu yerdeydi ve elinde tispenin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
tispe sevdiği gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. az sonra sevgili piremusun bedeninin üstüne yığıldı. o anda yaratıcı bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvalarına, tispenin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler...
bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz.
*
kızın adı tispe delikanlınınsa piremus. komşu olduklarından birlikte büyüdüler.
çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü.
aileleri hiç istemezdi görüşmelerini.
birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense ?
oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
ikisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı.
iki evin arasındaki gizli çatlak. bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur,
birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.
tispe, ağaca piremusdan önce varmıştı. gittiğinde, avını yeni yemiş,
ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. boynundaki eşarp,
farkında olmadan düşüverdi.
o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi tispenin eşarbını parçalıyordu.
o an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın tispeyi öldürerek yediğiydi.
tispesiz yaşayamazdı.
aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.
belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.
kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü.
tispeyse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. piremusun cansız vücudu yerdeydi ve elinde tispenin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
tispe sevdiği gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. az sonra sevgili piremusun bedeninin üstüne yığıldı. o anda yaratıcı bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvalarına, tispenin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler...
bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar