bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap6
- açılım4
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- okul kıyafeti zorunluluğu3
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- velvet'in aylık geliri6
- iyi parti17
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- filistin2
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- zorunlu eğitim9
- küçük sürprizler yapmak5
- simko315
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- kısır9
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- 777 diyen erkolar8
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- alttaki yazara motto ver16
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- akrep burcu kini8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- bir daha doğmayacak olmak4
- çerçeve yasa34
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- amedspor14
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- beyaz tenli gotik kız3
- gollumun gözü yüzükte6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- saçını pembeye boyayan erkek6
- aleksey batrakov12
- insan klonlama2
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı.
kızın adı tispe delikanlınınsa piremus. komşu olduklarından birlikte büyüdüler.
çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü.
aileleri hiç istemezdi görüşmelerini.
birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense ?
oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
ikisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı.
iki evin arasındaki gizli çatlak. bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur,
birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.
tispe, ağaca piremusdan önce varmıştı. gittiğinde, avını yeni yemiş,
ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. boynundaki eşarp,
farkında olmadan düşüverdi.
o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi tispenin eşarbını parçalıyordu.
o an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın tispeyi öldürerek yediğiydi.
tispesiz yaşayamazdı.
aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.
belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.
kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü.
tispeyse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. piremusun cansız vücudu yerdeydi ve elinde tispenin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
tispe sevdiği gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. az sonra sevgili piremusun bedeninin üstüne yığıldı. o anda yaratıcı bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvalarına, tispenin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler...
bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz.
*
kızın adı tispe delikanlınınsa piremus. komşu olduklarından birlikte büyüdüler.
çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü.
aileleri hiç istemezdi görüşmelerini.
birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense ?
oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
ikisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı.
iki evin arasındaki gizli çatlak. bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur,
birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.
tispe, ağaca piremusdan önce varmıştı. gittiğinde, avını yeni yemiş,
ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. boynundaki eşarp,
farkında olmadan düşüverdi.
o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi tispenin eşarbını parçalıyordu.
o an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın tispeyi öldürerek yediğiydi.
tispesiz yaşayamazdı.
aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.
belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.
kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü.
tispeyse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. piremusun cansız vücudu yerdeydi ve elinde tispenin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
tispe sevdiği gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. az sonra sevgili piremusun bedeninin üstüne yığıldı. o anda yaratıcı bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvalarına, tispenin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler...
bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar