bugün
- göğüs kıllarım çıkmıyor14
- abdullah öcalan orospu çocuğudur16
- sırrı süreyya önder26
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi12
- deccaliyet çağı5
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- dün gece ne oldu12
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- silver ile evlenecek erkek53
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması3
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- alman turistlere turist rehberliği2
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- insan olmaya ceyrek kala4
- insan olmaya çeyrek kala8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- sarapci koala59
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı3
- stt geçmiş kremle intihar etmek3
- arif kocabıyık9
- true'nun çaylak olması5
- sözlükteki linç kültürü8
- atatürk den daha iyi cumhurbaşkanı yok2
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- cezerye2
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak11
- gocu35
- kurtlar vadisi ünsal2
- popeyes6
- araba sileceği5
- iki tas çorba5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- öbür sözlük2
- sözlükteki bayan azlığı6
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- ayak fantezisi3
- müstehcen resim atmak3
- sedef hastalığı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- yazarlar şuan ne yapıyor3
- babysharkdodododododod o2
- ismet gürbüz gürbüz mü sorunsalı3
- ellerim bos gonlum hos28
vücudun herhangi bir bölgesine kanın nüfuz edememesi sonucunda ortaya çıkan ve acil önlem alınmazsa, operasyonla müdahale gerektiren durum.
ilgili dokunun ölmesidir.
sigara içenlerde uzun süre sonra meydana gelen durum. kan vücudun herhangi bir noktasına gitmez ve o noktayı kesmek gerekir.
GANGREN VE NEKROZ
ikiside dokuların ölmesi olarak yorumlanır.
Gangren yumuşak dokuların ölmesidir.
Nekroz ise sert dokuların ölmesidir.
Ölen yumuşak doku paraçalarına "eshar" , sert doku parçalarına ise "sekistar" denir.
Nedenleri;
Aseptik ve Septik nedenler olmak üzere 2'ye ayrılır;
Aseptik Nedenler(Mikropsuz Nedenler):
+Direk Nedenler
1-Travmatik Nedenler: Esası kontüzyonlardır.Ezilme ve çarpmalardır.
2-Termik Nedenler: Yanıklar sonucu oluşur.
3-Simik Nedenler:Asit,Zehir ve tuzlar sebebiyle oluşur.
+indirek Nedenler
1-Kan dolaşım bozukluğu(Arteriyel kan dolaşımının engellenmesi)
2-Kan kablosu bozukluğu (Diyabet , lösemi)
3-Sinirsel Nedenler (Felç)
Septik Nedenler:
2 ye ayrılır.
Basit Mikroorganizmalar (Streptococcus ailesi gibi)
Özel Mikroorganizmalar (Fusobacterium Necrophorum gibi)
Gangrende Semptomlara Gelicek Olursak : ( Sözlük yazarı yorulmaya başlar.. )
1-Dokuların ölüm dönemi ( Mortifikasyon )
2-Dermatasyon Dönemi
a-Kuru Gangren
b-Yumuşak gangren
3-Granulasyon Dönemi
Genel olarak gangren aklımda kaldığı kadarıyla yukardaki özellikleriyle bilinip , bu entry beynimden "copy paste" yapılmıştır ve daha bir çok özelliği bulunmasına rağmen aklıma gelmemiştir.Aklıma gelmemesinin sebebide bu entry'nin yazılmasına sebep olan başlıktır.
Beynimdeki sinir hücreleri ölmektedir.Totale vurduğunuzda ise dokularda ölmektedir.Bu bir gangrendir.
ikiside dokuların ölmesi olarak yorumlanır.
Gangren yumuşak dokuların ölmesidir.
Nekroz ise sert dokuların ölmesidir.
Ölen yumuşak doku paraçalarına "eshar" , sert doku parçalarına ise "sekistar" denir.
Nedenleri;
Aseptik ve Septik nedenler olmak üzere 2'ye ayrılır;
Aseptik Nedenler(Mikropsuz Nedenler):
+Direk Nedenler
1-Travmatik Nedenler: Esası kontüzyonlardır.Ezilme ve çarpmalardır.
2-Termik Nedenler: Yanıklar sonucu oluşur.
3-Simik Nedenler:Asit,Zehir ve tuzlar sebebiyle oluşur.
+indirek Nedenler
1-Kan dolaşım bozukluğu(Arteriyel kan dolaşımının engellenmesi)
2-Kan kablosu bozukluğu (Diyabet , lösemi)
3-Sinirsel Nedenler (Felç)
Septik Nedenler:
2 ye ayrılır.
Basit Mikroorganizmalar (Streptococcus ailesi gibi)
Özel Mikroorganizmalar (Fusobacterium Necrophorum gibi)
Gangrende Semptomlara Gelicek Olursak : ( Sözlük yazarı yorulmaya başlar.. )
1-Dokuların ölüm dönemi ( Mortifikasyon )
2-Dermatasyon Dönemi
a-Kuru Gangren
b-Yumuşak gangren
3-Granulasyon Dönemi
Genel olarak gangren aklımda kaldığı kadarıyla yukardaki özellikleriyle bilinip , bu entry beynimden "copy paste" yapılmıştır ve daha bir çok özelliği bulunmasına rağmen aklıma gelmemiştir.Aklıma gelmemesinin sebebide bu entry'nin yazılmasına sebep olan başlıktır.
Beynimdeki sinir hücreleri ölmektedir.Totale vurduğunuzda ise dokularda ölmektedir.Bu bir gangrendir.
yanlış kullanımdır. doğrusu (bkz: gangren) dir. başlığın gangren diye düzeltilmesi gerekir.
şeker hastalarının yara, kesi bölgelerinin çabuk iyileşememesi hallerinde sıkça karşılaşabileceği en kötü durumlardan biridir.
(bkz: gangren)
atardamarların hayati işlevini kaybetmesi hali.Kadir inanır'ın bir filminde bacağından almış olduğu bir yara kangren halini almış ve çözümü balta ile bacağın kesilmesinde bulmuştur.film icabı dr.ismi bile geçmiyor.Enteresan
yanlış tellafuzu olan kangren başlığına buradan daha fazla başlık girilmiş olması da ilginçtir.
muazzam güzellikte bir saian şarkısı.
http://soundcloud.com/sak.../saian-kangren-ft-ay-eg-l
''Bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
Hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin''
''isterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
Şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?''
http://soundcloud.com/sak.../saian-kangren-ft-ay-eg-l
''Bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
Hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin''
''isterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
Şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?''
harikülade bir saian sakulta salkım şarkısıdır.
"bir de geceleri uyku tutmuyor sabahı zor ediyorum
ulan bu öfke denen illet varya dişlerimi sıkıyorum."
"bir de geceleri uyku tutmuyor sabahı zor ediyorum
ulan bu öfke denen illet varya dişlerimi sıkıyorum."
çok fena eder bu şarkı adamı
Uslandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl
Söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?
Bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
Hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin?
Tamam yaşamak pek iç açıcı değil şu zaman burkuldun.
Ama kabûl et sen de farkettin yağmurun nasıl büyüdüğünü yutkundun!
isterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
Şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?
Ben fena değilim sadece biraz laçka!
Elimden gelen yok hastane kapısında eline şiirler tutuşturmaktan başka
Bir de geceleri uyku tutmuyor, sabahı zor ediyorum
Ulan bu öfke denen illet var ya; dişlerimi sıkıyorum!
Bazısı beyhude diklenir şu dünyaya hah! ne diyeyim?
Kızıyorsun evet biliyorum ama işte ben onlardan biriyim.
Olsun be, tutun yıkılma sakın hep ayakta kal, diren!
Ben mesela oturup sana böyle bir mektup yazdım ismi kangren
Ayşegül Erkurt:
Kalbinin kangreni yerine ellerimi
Koy hepsi geçer gider bu günler elbet biter.
Güneş doğacaksa, sabah olacaksa eğer
Satırlar bana yeter, unutmak varsa eğer
Uslandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl
Söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?
Bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
Hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin?
Tamam yaşamak pek iç açıcı değil şu zaman burkuldun.
Ama kabûl et sen de farkettin yağmurun nasıl büyüdüğünü yutkundun!
isterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
Şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?
Ben fena değilim sadece biraz laçka!
Elimden gelen yok hastane kapısında eline şiirler tutuşturmaktan başka
Bir de geceleri uyku tutmuyor, sabahı zor ediyorum
Ulan bu öfke denen illet var ya; dişlerimi sıkıyorum!
Bazısı beyhude diklenir şu dünyaya hah! ne diyeyim?
Kızıyorsun evet biliyorum ama işte ben onlardan biriyim.
Olsun be, tutun yıkılma sakın hep ayakta kal, diren!
Ben mesela oturup sana böyle bir mektup yazdım ismi kangren
Ayşegül Erkurt:
Kalbinin kangreni yerine ellerimi
Koy hepsi geçer gider bu günler elbet biter.
Güneş doğacaksa, sabah olacaksa eğer
Satırlar bana yeter, unutmak varsa eğer
--spoiler--
mersinde olağan bir yaz içre olağan sıcaklar yaşıyorduk. aylardır süregelen işsizliğin yaşattığı sıkıntı ve gerilim üzerime tünemişti, kalkacak gibi de görünmüyordu. bunların üzerine sevdiğim kadının -ona isim gülmesinin güzelini verdim- annesi kanser tedavisi görüyor, sızımız katmerleniyordu. gülmesinin güzeli biliyordu ya da hayır!; hastaneye her defasında (bana baka) ölümü karşılamaya gidiyordu. içinde kocaman bir dehliz vardı ve umut burada kaybolurdu.
ben o kadınla hiç tanışamadım. hastane odalarına beni almazlardı, sakıncası vardı. zaten kimse o durumda birisiyle tanışmak istemez, haklı. en fazla hastane kapısından aydanı 5-10 dakika görüp, oradan geri dönmüşlüğüm vardı. ne zaman aydanın yanına o kötü zamanlarında gidiyor olsam kendi kendime içimden ismet özelin ( ) sana durulanmış kelimeler getireceğim çünkü seni dik tutacak bilirim dizelerini yineleyip durdum. onun yanında o kelimeleri hiç bulamadım. hoş, zaten böyle zamanlarda iyi konuşmasını bilmem. ben zaten iyi konuşmasını bilmem, ama sıkı düşünürüm (bir gün hastane kapısında eline şiir tutuşturmuştum!). kısacası hayat pek iç açıcı değildi. nasılsın? demek ağır geliyor, çoğu gece uyku tutmuyor, uyuyabilmek için dişlerimi sıkarak ıslık çalıyordum. ya da rüyamda. gerçeğe eklenmeliler.
dehliz büyük. okumaktan başka uğraş edinemedim (o sıralar turgenyevin bazarovuna -varolan değerlerin mutlak reddi kesin cezbedicidir hey!- kafayı taktımdı). bir taraftan da bu boşluğu lehime çevirmek, ve küçük de olsa bir albüm kaydetmek istiyordum (acıdan ve öfkeden beslenmek gibisi yoktur!). çok uzun süre, kayıt yapacak stüdyo bulamadım. bu kangreni yazmama engel olmadı. sanırım bir hafta içinde yazıp tamamladım. ayşegül (babası ölü amcamdır, kasım 13te bulduk ölümü) bahsi geçen zamanın tanığı ve içindeydi. şarkıma dahil olmasını istedim, oldu.
2012 ağustosunun, (sanırım) son gününde kaybettik. artık şarkı çok defa çalındı, çok sigara yandı, çok kişi dinledi. bugün 18 ocak 2013. dün gece yine, omzuma ve göğsüme, gözyaşlarını döktü döktü döktü.
saian.
--spoiler--
gibi bir hikayesi olan harika saian şarkısı.
mersinde olağan bir yaz içre olağan sıcaklar yaşıyorduk. aylardır süregelen işsizliğin yaşattığı sıkıntı ve gerilim üzerime tünemişti, kalkacak gibi de görünmüyordu. bunların üzerine sevdiğim kadının -ona isim gülmesinin güzelini verdim- annesi kanser tedavisi görüyor, sızımız katmerleniyordu. gülmesinin güzeli biliyordu ya da hayır!; hastaneye her defasında (bana baka) ölümü karşılamaya gidiyordu. içinde kocaman bir dehliz vardı ve umut burada kaybolurdu.
ben o kadınla hiç tanışamadım. hastane odalarına beni almazlardı, sakıncası vardı. zaten kimse o durumda birisiyle tanışmak istemez, haklı. en fazla hastane kapısından aydanı 5-10 dakika görüp, oradan geri dönmüşlüğüm vardı. ne zaman aydanın yanına o kötü zamanlarında gidiyor olsam kendi kendime içimden ismet özelin ( ) sana durulanmış kelimeler getireceğim çünkü seni dik tutacak bilirim dizelerini yineleyip durdum. onun yanında o kelimeleri hiç bulamadım. hoş, zaten böyle zamanlarda iyi konuşmasını bilmem. ben zaten iyi konuşmasını bilmem, ama sıkı düşünürüm (bir gün hastane kapısında eline şiir tutuşturmuştum!). kısacası hayat pek iç açıcı değildi. nasılsın? demek ağır geliyor, çoğu gece uyku tutmuyor, uyuyabilmek için dişlerimi sıkarak ıslık çalıyordum. ya da rüyamda. gerçeğe eklenmeliler.
dehliz büyük. okumaktan başka uğraş edinemedim (o sıralar turgenyevin bazarovuna -varolan değerlerin mutlak reddi kesin cezbedicidir hey!- kafayı taktımdı). bir taraftan da bu boşluğu lehime çevirmek, ve küçük de olsa bir albüm kaydetmek istiyordum (acıdan ve öfkeden beslenmek gibisi yoktur!). çok uzun süre, kayıt yapacak stüdyo bulamadım. bu kangreni yazmama engel olmadı. sanırım bir hafta içinde yazıp tamamladım. ayşegül (babası ölü amcamdır, kasım 13te bulduk ölümü) bahsi geçen zamanın tanığı ve içindeydi. şarkıma dahil olmasını istedim, oldu.
2012 ağustosunun, (sanırım) son gününde kaybettik. artık şarkı çok defa çalındı, çok sigara yandı, çok kişi dinledi. bugün 18 ocak 2013. dün gece yine, omzuma ve göğsüme, gözyaşlarını döktü döktü döktü.
saian.
--spoiler--
gibi bir hikayesi olan harika saian şarkısı.
(bkz: israil)
saian ın başıbozuk albümünden güzel bir şarkısı.
"hiç düşündün mü bir manası var elbet çayla birlikte gelen iki küp şekerin"
"hiç düşündün mü bir manası var elbet çayla birlikte gelen iki küp şekerin"
ss miğfer resitali.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar