bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kader4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- kuş5
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- at6
- aslan15
- bileklik19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- gece gece sinirlenmek4
- yogartiksen39
- sevgili nedir7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- mavi4
- medine2
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- ankara8
- z kusagi4
- galatasaray19
- kim kimi neden sevmiyor14
- flamingo3
- kötüyü alaşağı etmek4
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- sarı teker kim sorunsalı8
- fenerbahçe18
- pıtı atma4
- anın görüntüsü22
--spoiler--
mersinde olağan bir yaz içre olağan sıcaklar yaşıyorduk. aylardır süregelen işsizliğin yaşattığı sıkıntı ve gerilim üzerime tünemişti, kalkacak gibi de görünmüyordu. bunların üzerine sevdiğim kadının -ona isim gülmesinin güzelini verdim- annesi kanser tedavisi görüyor, sızımız katmerleniyordu. gülmesinin güzeli biliyordu ya da hayır!; hastaneye her defasında (bana baka) ölümü karşılamaya gidiyordu. içinde kocaman bir dehliz vardı ve umut burada kaybolurdu.
ben o kadınla hiç tanışamadım. hastane odalarına beni almazlardı, sakıncası vardı. zaten kimse o durumda birisiyle tanışmak istemez, haklı. en fazla hastane kapısından aydanı 5-10 dakika görüp, oradan geri dönmüşlüğüm vardı. ne zaman aydanın yanına o kötü zamanlarında gidiyor olsam kendi kendime içimden ismet özelin ( ) sana durulanmış kelimeler getireceğim çünkü seni dik tutacak bilirim dizelerini yineleyip durdum. onun yanında o kelimeleri hiç bulamadım. hoş, zaten böyle zamanlarda iyi konuşmasını bilmem. ben zaten iyi konuşmasını bilmem, ama sıkı düşünürüm (bir gün hastane kapısında eline şiir tutuşturmuştum!). kısacası hayat pek iç açıcı değildi. nasılsın? demek ağır geliyor, çoğu gece uyku tutmuyor, uyuyabilmek için dişlerimi sıkarak ıslık çalıyordum. ya da rüyamda. gerçeğe eklenmeliler.
dehliz büyük. okumaktan başka uğraş edinemedim (o sıralar turgenyevin bazarovuna -varolan değerlerin mutlak reddi kesin cezbedicidir hey!- kafayı taktımdı). bir taraftan da bu boşluğu lehime çevirmek, ve küçük de olsa bir albüm kaydetmek istiyordum (acıdan ve öfkeden beslenmek gibisi yoktur!). çok uzun süre, kayıt yapacak stüdyo bulamadım. bu kangreni yazmama engel olmadı. sanırım bir hafta içinde yazıp tamamladım. ayşegül (babası ölü amcamdır, kasım 13te bulduk ölümü) bahsi geçen zamanın tanığı ve içindeydi. şarkıma dahil olmasını istedim, oldu.
2012 ağustosunun, (sanırım) son gününde kaybettik. artık şarkı çok defa çalındı, çok sigara yandı, çok kişi dinledi. bugün 18 ocak 2013. dün gece yine, omzuma ve göğsüme, gözyaşlarını döktü döktü döktü.
saian.
--spoiler--
gibi bir hikayesi olan harika saian şarkısı.
mersinde olağan bir yaz içre olağan sıcaklar yaşıyorduk. aylardır süregelen işsizliğin yaşattığı sıkıntı ve gerilim üzerime tünemişti, kalkacak gibi de görünmüyordu. bunların üzerine sevdiğim kadının -ona isim gülmesinin güzelini verdim- annesi kanser tedavisi görüyor, sızımız katmerleniyordu. gülmesinin güzeli biliyordu ya da hayır!; hastaneye her defasında (bana baka) ölümü karşılamaya gidiyordu. içinde kocaman bir dehliz vardı ve umut burada kaybolurdu.
ben o kadınla hiç tanışamadım. hastane odalarına beni almazlardı, sakıncası vardı. zaten kimse o durumda birisiyle tanışmak istemez, haklı. en fazla hastane kapısından aydanı 5-10 dakika görüp, oradan geri dönmüşlüğüm vardı. ne zaman aydanın yanına o kötü zamanlarında gidiyor olsam kendi kendime içimden ismet özelin ( ) sana durulanmış kelimeler getireceğim çünkü seni dik tutacak bilirim dizelerini yineleyip durdum. onun yanında o kelimeleri hiç bulamadım. hoş, zaten böyle zamanlarda iyi konuşmasını bilmem. ben zaten iyi konuşmasını bilmem, ama sıkı düşünürüm (bir gün hastane kapısında eline şiir tutuşturmuştum!). kısacası hayat pek iç açıcı değildi. nasılsın? demek ağır geliyor, çoğu gece uyku tutmuyor, uyuyabilmek için dişlerimi sıkarak ıslık çalıyordum. ya da rüyamda. gerçeğe eklenmeliler.
dehliz büyük. okumaktan başka uğraş edinemedim (o sıralar turgenyevin bazarovuna -varolan değerlerin mutlak reddi kesin cezbedicidir hey!- kafayı taktımdı). bir taraftan da bu boşluğu lehime çevirmek, ve küçük de olsa bir albüm kaydetmek istiyordum (acıdan ve öfkeden beslenmek gibisi yoktur!). çok uzun süre, kayıt yapacak stüdyo bulamadım. bu kangreni yazmama engel olmadı. sanırım bir hafta içinde yazıp tamamladım. ayşegül (babası ölü amcamdır, kasım 13te bulduk ölümü) bahsi geçen zamanın tanığı ve içindeydi. şarkıma dahil olmasını istedim, oldu.
2012 ağustosunun, (sanırım) son gününde kaybettik. artık şarkı çok defa çalındı, çok sigara yandı, çok kişi dinledi. bugün 18 ocak 2013. dün gece yine, omzuma ve göğsüme, gözyaşlarını döktü döktü döktü.
saian.
--spoiler--
gibi bir hikayesi olan harika saian şarkısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar