bugün
- askerde 200 metre atışı yapmak8
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi8
- türkiye'ye geldim7
- kadın olmanın avantajları5
- nervio18
- her şeyi açıklayan en kısa cümle4
- mehdi türkiye de3
- kadınları anlamak2
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- mabel matiz3
- aleksey batrakov5
- kedi sidiği kokmak4
- kurtar bizi müsavat16
- tanrı vs şeytan3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- wilfried singo3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- kolonya kültürünün yok olması2
- çü be3
- aptallara tahammül edememek2
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- ellerim bos gonlum hos10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- devran dönecek8
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- sozlukteki olum sessizligi2
- ahmet baran yazgan10
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- okan buruk12
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- cin musallatı3
- butlancıların birbirine girmesi5
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- pilav yapmak3
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- galatasaray14
- sevilen kızın abi demesi3
- süleymancılar15
- victor osimhen18
- bağlama büyüleri3
- idam cezasının geri gelmesi6
- yazarlara gelen son mesaj2
- garip başlıklar5
Almanca'da yahudi demektir.Aynı zamanda Thomas Hardy'in romanından uyarlanmış bir Michael Winterbottom filmidir.
kate winslet ve Christopher Ecclestonın başrollerini paylaştığı bir Michael Winterbottom filmidir
toplumsal yargıların büyük aşkların önünde nasıl bir engel teşkil ettiğini gösteren , duygusal , hayal kırıklığı temalı film. jude the obscure romanından uyarlanmıştır.
diğer bütün filmleri gibi, harika bir winterbottom filmi.
akraba evliliğinin yasak olduğu bir dönemde kuzenine aşık olan ve ondan çocuk yapan bir kadının inancındaki kırılma ve tanrı ile çatışmasını anlatan aşk-din çatışmasını tüyler ürpetici bir dramatürji ile irdeleyen 1996 yapımı film.
(bkz: Jude Christodal)
her karesinde hüzün barındıran, filmin başından itibaren o hüzünlü havayı gitgide arttıran sonunda ise sizi en uç noktaya ulaştırıp bir anda çok yüksekten düşüyormuşçasına şok etkisi yapabilen toplumsal değerlerin katılığı temasıyla harmanlanmış muhteşem film. *
thomas hardy'nın jude the obscure kitabından sinemaya uyarlanmış; 1996 yapımı Michael Winterbottom filmi. Jude'un; dogmalara ve toplumun tüm dayatmalarına körü körüne inanmayıp, onları sorgulamayı, yaşamayı, aşkı, öğrendiği sue'nun aksine; sessiz, sakin, idealist jude'dan; tüm çektiklerine rağmen kendine ihanet etmeden, kendi olmayı haykıran anarşist jude'a ilham verici dönüşüm hikayesi. jude kendi olmayı her şeye rağmen başarırken; sue malesef din ve toplumun dayatmalarına büyük kaybının yol açtığı ruhsal kriz nedeniyle boyun eğmekte; kendine, aşkına ve jude'a en büyük ihaneti yaparak kendini cezalandırmakta...
roman yazıldığı dönemde sert eleştirilere maruz kalmış; çağının çok ötesinde bir anlayış ve duyarlılığa sahip olduğu aşikar. jude'un dediği gibi;
--spoiler--
dünya değişene kadar taşınacağız...
--spoiler--
dünya hala çok da değişmiş değil malesef...
filmin sonlarındaki kilise sahnesindeki ve veda bölümündeki diyaloglar çok vurucu:
--spoiler--
sue: ne istiyorsun benden?
jude: eve dönmeni.
sue: ne kadar kötü olduğumu bilmiyorsun.
jude: evet biliyorum. inancından nefret ettiriyorsun. tanrı ya da her neyse hiçbir şey seni bu kadar küçültemez.
sue:acı çekmeyi hak ettim.
jude:hak etmedin. bir kadın kendini böyle küçültmeyi hak edemez.
--spoiler--
--spoiler--
sue: gitsem iyi olacak.
jude: seni takip edicem.
sue: hayır.
jude: denemekten hiç vazgeçmiycem. sana söz verdim.
sue:jude.
jude:beni seviyor musun? beni hala seviyor musun? istediğin buysa bir daha gelmiycem ama bilmek zorundayım.
sue: bunu zaten biliyorsun.
--spoiler--
finalde; jude sue'nun kayıplarının acısı nedeniyle saplandığı, cezalandırılmayı hak ettiğini tüm hücreleriyle hisseden sefil ruh haline ve tüm dünya'ya asıl gerçeği haykırır;
--spoiler--
bu dünyada evli iki kişi varsa o da ikimiziz!..
--spoiler--
seyirci de jude'A ses verir;
''bu dünyada aşık biri varsa o da sensin jude!..''
https://www.youtube.com/watch?v=MSXRECXrV4Q
roman yazıldığı dönemde sert eleştirilere maruz kalmış; çağının çok ötesinde bir anlayış ve duyarlılığa sahip olduğu aşikar. jude'un dediği gibi;
--spoiler--
dünya değişene kadar taşınacağız...
--spoiler--
dünya hala çok da değişmiş değil malesef...
filmin sonlarındaki kilise sahnesindeki ve veda bölümündeki diyaloglar çok vurucu:
--spoiler--
sue: ne istiyorsun benden?
jude: eve dönmeni.
sue: ne kadar kötü olduğumu bilmiyorsun.
jude: evet biliyorum. inancından nefret ettiriyorsun. tanrı ya da her neyse hiçbir şey seni bu kadar küçültemez.
sue:acı çekmeyi hak ettim.
jude:hak etmedin. bir kadın kendini böyle küçültmeyi hak edemez.
--spoiler--
--spoiler--
sue: gitsem iyi olacak.
jude: seni takip edicem.
sue: hayır.
jude: denemekten hiç vazgeçmiycem. sana söz verdim.
sue:jude.
jude:beni seviyor musun? beni hala seviyor musun? istediğin buysa bir daha gelmiycem ama bilmek zorundayım.
sue: bunu zaten biliyorsun.
--spoiler--
finalde; jude sue'nun kayıplarının acısı nedeniyle saplandığı, cezalandırılmayı hak ettiğini tüm hücreleriyle hisseden sefil ruh haline ve tüm dünya'ya asıl gerçeği haykırır;
--spoiler--
bu dünyada evli iki kişi varsa o da ikimiziz!..
--spoiler--
seyirci de jude'A ses verir;
''bu dünyada aşık biri varsa o da sensin jude!..''
https://www.youtube.com/watch?v=MSXRECXrV4Q
almanca yahudi demektir.
Jude law da yahudi hukuku mu demek oluyor o zaman? *
de ayrı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar