bugün
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor6
- yakışıklı erkeklerin gay olması7
- uludağ sözlük için öneriler6
- queen feristah9
- true çaylak olsun kampanyası13
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek3
- online yazarlar neden yazmıyor11
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- tarık tarcan4
- yılbaşına az kalması6
- debe'nin nick altı entry dolması4
- arabayı yavaş süren tipler5
- yapay zeka moderatörü3
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- havanın kapaması2
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak7
- velvet57
- gocu22
- sözlük yazarlarının çayları9
- ceviz'ye yiğenim ceviz'ye yiğenim2
- yeni parti39
- poker face2
- çok kahve içen adamın çocuğunun siyahi olması3
- bir carlsberg içip diyeti bozmak2
- tamer karadağlı2
- device connected3
- parmak patates vs elma dilim patates10
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- sözlük kezoları9
- alma mater yuzır3
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden5
- atakürtçüler3
- güvenilir yazar5
- sağanak yağmur altında diz çöküp ağlamak2
- psikopat erkek seven kızlar7
- sanat sepet tayfa2
- katatespizartmasi19
- ilgi isteyen kız4
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- havanın buz gibi olması6
- bize hizmet edenlerin listesini allaha bildiriyorz3
- mercimek çorbası6
- aylık 388 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
arjantinli yazar. cok iyi bir okur. öykü anlaticisi.
1899-1986
Buenos Aires'de dünyaya gelen, deneme ve kısa hikaye yazarı. arjantinli olmasına rağmen avrupa kültüründen, özelikle ingiliz edebiyatından oldukça etkilenmiştir. ayrıca kalıtımsal bi sebeple yavaş yavaş gözleri bozulmuş ve 35 yaşında kör olmuştur. gözleri işlevini yitirdikten sonra da yazmaya devam etmiştir. hatta eleştirmenler en iyi yapıtlarını kör olduktan sonra verdiğini söylerler.
öne çıkan eserleri:
*Atlas
*Büyük Taş Yüz
*Alef
*Konuk Kaplan
*Lord Arthur Savile'in Suçu
*Alçaklığın Evrensel Tarihi
*Kum Kitabı
*Çalınan Mektup
*Ressamın ikinci Sözleşmesi
*Kaçan Ayna
Buenos Aires'de dünyaya gelen, deneme ve kısa hikaye yazarı. arjantinli olmasına rağmen avrupa kültüründen, özelikle ingiliz edebiyatından oldukça etkilenmiştir. ayrıca kalıtımsal bi sebeple yavaş yavaş gözleri bozulmuş ve 35 yaşında kör olmuştur. gözleri işlevini yitirdikten sonra da yazmaya devam etmiştir. hatta eleştirmenler en iyi yapıtlarını kör olduktan sonra verdiğini söylerler.
öne çıkan eserleri:
*Atlas
*Büyük Taş Yüz
*Alef
*Konuk Kaplan
*Lord Arthur Savile'in Suçu
*Alçaklığın Evrensel Tarihi
*Kum Kitabı
*Çalınan Mektup
*Ressamın ikinci Sözleşmesi
*Kaçan Ayna
süper yazar modeli . zekası benimkine yaklaşan tek isim ...
(bkz: borges)
borges hakkında bilinmesi gereken o kadar çok şey vardır ki. tam anlamıyla şahsına münhasır bir yazardır borges. arjantinde yaşayan ingiliz kökenli anarşist bir babanın oğlu, tüm ailesi asker kökenlidir ve bununla gurur duyarlar. buna karşın borges'in babası anarşisttir. borgesi okula göndermez. zaten o dönemde ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı pek çok aile çocuklarını okula göndermemektedir. borges kitapların arasında büyümüştür.hatta " ben yaşamadım, okudum. "demiştir. ilerleyen yıllarda borges kütüphanede çalışmaya başlar. ama kütüphanede çalışması tam bir trajedidir. ikiyüz elli binin üstünde kitabın arasında olan bir kitap kurdu o zaman 35 yaşındadır ama kör olmuştur. artık onun için kitapların hiçbir manası yoktur adeta birer tuğla gibilerdir onun için.
1899 da buenos aires te doğmuş adamımız. "acayip" "fantastik" diye nitelendirilebilecek öyküleriyle meşhurdur. tanrı, düşler, kabala, gaşolar, kanun kaçakları
işlediği konuladan bazıları.magnum opus u "alçaklığın evrensel tarihi" serlevhalı kitabı. platon un esin perisi tezine inanırmış. edebiyatı güdümlü bir düş olarak anar hazret.
konuşmalarının derlendiği "yedi gece" binbir gece masalları,karabasanlar , şiir vb hakkındadır. en az öyküleri kadar esaslıdır konuşmaları
kitapları doğulu diyebileceğimiz kahramanlara da sahiptir bazen. "muhteşem türk" lerden biriyle bile karşılaşabilirsiniz. hatta kuran dan bir alıntı. binbir gece masallarını çok beğenir ve bunlardan esinlendiği öyküleri de vardır.
poe, kafka üstadları arasında. nasıl olmuş da nobel vermemişler. latin edebiyatının usta yazarlarından. hatırlayabildiğim aşkla ilgili tek hikayesi var: ulrike
"ey okuyucu , Tanrı seni uzun önsözlerden korusun"
diyor. bizde burada duralım.
yıllar bana kilgore trout olmaya boyun eğmeyi öğretti
işlediği konuladan bazıları.magnum opus u "alçaklığın evrensel tarihi" serlevhalı kitabı. platon un esin perisi tezine inanırmış. edebiyatı güdümlü bir düş olarak anar hazret.
konuşmalarının derlendiği "yedi gece" binbir gece masalları,karabasanlar , şiir vb hakkındadır. en az öyküleri kadar esaslıdır konuşmaları
kitapları doğulu diyebileceğimiz kahramanlara da sahiptir bazen. "muhteşem türk" lerden biriyle bile karşılaşabilirsiniz. hatta kuran dan bir alıntı. binbir gece masallarını çok beğenir ve bunlardan esinlendiği öyküleri de vardır.
poe, kafka üstadları arasında. nasıl olmuş da nobel vermemişler. latin edebiyatının usta yazarlarından. hatırlayabildiğim aşkla ilgili tek hikayesi var: ulrike
"ey okuyucu , Tanrı seni uzun önsözlerden korusun"
diyor. bizde burada duralım.
yıllar bana kilgore trout olmaya boyun eğmeyi öğretti
daha çok dondurma yememizi öğütlemiş şairdir.
ilk çevirisini dokuz yaşındayken yapmış şair ve öykücüdür, bir de denemeleri var.
oscar wilde'ın "mutlu prens"ini (the happy prince) ispanyolcaya çevirmiş.
(bkz: alçaklığın evrensel tarihi)
oscar wilde'ın "mutlu prens"ini (the happy prince) ispanyolcaya çevirmiş.
(bkz: alçaklığın evrensel tarihi)
(4 Ağustos 1899,Buenos Aires/Arjantin-14 Haziran 1986,Cenevre/isviçre)
Arjantin tarihinde önemli yeri olan ingiliz asıllı bir aileden geliyordu.
I.Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde ailesiyle Cenevre'ye göçtü.
1919'da buradan ayrılarak Mayorka ve ispanya'da birer yıl kaldı.
1921'de Buenos Aires'e döndükten sonra doğduğu şehri bir anlamda
yeniden keşfetti. 1938'de 9 yıl boyunca çalışacağı
'kütüphane memurluğu'na başladı. Bu dönemde, H.Bustos Domecq
takma adıyla dedektif hikâyeleri yazdı. 1946'da Juan Peron'un
iktidara gelişiyle, kütüphanedeki işinden atıldı. 1955'de
Peron devrilince Arjantin Ulusal Kütüphanesi Müdürlüğü'ne getirildi.
Aynı sıralarda Buenos Aires Üniversitesi'nde ingiliz ve Amerikan
edebiyatı profesörlüğüne başladı. Kalıtımdan gelen bir hastalık
nedeniyle 1920'den beri görme bozukluğu çeken Borges bu yıllarda
görme yeteneğini bütünüyle kaybetti. 1961'de Samuel Beckett'le
birlikte Formentor Ödülü'nü kazandı.
(kaynak: http://www.iletisim.com.tr )
Arjantin tarihinde önemli yeri olan ingiliz asıllı bir aileden geliyordu.
I.Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde ailesiyle Cenevre'ye göçtü.
1919'da buradan ayrılarak Mayorka ve ispanya'da birer yıl kaldı.
1921'de Buenos Aires'e döndükten sonra doğduğu şehri bir anlamda
yeniden keşfetti. 1938'de 9 yıl boyunca çalışacağı
'kütüphane memurluğu'na başladı. Bu dönemde, H.Bustos Domecq
takma adıyla dedektif hikâyeleri yazdı. 1946'da Juan Peron'un
iktidara gelişiyle, kütüphanedeki işinden atıldı. 1955'de
Peron devrilince Arjantin Ulusal Kütüphanesi Müdürlüğü'ne getirildi.
Aynı sıralarda Buenos Aires Üniversitesi'nde ingiliz ve Amerikan
edebiyatı profesörlüğüne başladı. Kalıtımdan gelen bir hastalık
nedeniyle 1920'den beri görme bozukluğu çeken Borges bu yıllarda
görme yeteneğini bütünüyle kaybetti. 1961'de Samuel Beckett'le
birlikte Formentor Ödülü'nü kazandı.
(kaynak: http://www.iletisim.com.tr )
YAPITLARI
Fervor de Buenos Aires (Buenos Aires Tutkusu, 1923)
Luna de enfrente (Yolun Ötesinde Ay, 1925)
Cuaderno San Martin (San Martin Defteri, 1929)
Poemas, 1943 (Şiirler, 1943)
Poemas, 1923-1953 (Şiirler 1923-1953; 1954)
Poemas, 1958 (Şiirler, 1958)
Fervor de Buenos Aires (Buenos Aires Tutkusu, 1923)
Luna de enfrente (Yolun Ötesinde Ay, 1925)
Cuaderno San Martin (San Martin Defteri, 1929)
Poemas, 1943 (Şiirler, 1943)
Poemas, 1923-1953 (Şiirler 1923-1953; 1954)
Poemas, 1958 (Şiirler, 1958)
babil kitaplığına, kaçan ayna'yı da dahil ederek beni sevindiren zat-ı şahane.
babil kitaplığını oluşturan yazarlardan bir veya birkaçının borges'in kendi olduğu söylenir. takma isimler kullanıp öyküler yazar, daha sonra o öykülerin sadece müdürlüğünü yaptığı kütüphanede olan bir elyazmasından geldiğini söyler. Gizem sever. Yaratır da.
ülkemizde her yayınevi değiştirdiğinde, aynı öykülerinin yerini sırasını değiştirip değiştirip bir çok kitabını basmışlar bazen sadece bir öyküsü için bizi diğer tüm öykülerini bildiğimiz kitaplara para vermek zorunda bırakmışlardır. Şimdiye kadar okuduğum en güzel derlemesi zamanında can yayınlarının bastığı "yolları çatallanan bahçe" idi.
son olarak; beethoven'ın sağırlığıyla, borges'in körlüğü arasında bir paralellik mutlaka vardır.
ülkemizde her yayınevi değiştirdiğinde, aynı öykülerinin yerini sırasını değiştirip değiştirip bir çok kitabını basmışlar bazen sadece bir öyküsü için bizi diğer tüm öykülerini bildiğimiz kitaplara para vermek zorunda bırakmışlardır. Şimdiye kadar okuduğum en güzel derlemesi zamanında can yayınlarının bastığı "yolları çatallanan bahçe" idi.
son olarak; beethoven'ın sağırlığıyla, borges'in körlüğü arasında bir paralellik mutlaka vardır.
Modernist Ultraistmo'cu Arjantinli, şair, öykü ve deneme yazarı. Uzun bir süre aklî dengesini yitirme korkusu ile yaşadığı söylenir.
samuel beckett ile 1961'de uluslararasi yayincilik odulu'nu payla$ana kadar taninmiyordu.. soyacekimden kaynakli bir sebeple gorme yetisini yitirdi.
kederli olduğu zamanlar yakında yok olup gideceğini düşünerek avunur.
24 ağustos 1899 doğumlu arjantili şair, yazar. Büyülü gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerindendir. Bir diğer temsilcisi için;
(bkz: gabriel garcia marquez)
(bkz: gabriel garcia marquez)
'' bir adamın hafızası herkesin hayalinin bir parçası olur '' sözünü söylemiş gözleri kör ruhu görür şair.
imkansız reddedilmiş mümkündür diyen yazardır.
- borges misiniz?
- evet, arada bir. *
- evet, arada bir. *
Anlar
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
Ölüyorum...
bu şiiriyle beni kendisine aşık etmiş adamdır. hayatın gerçekliği bu kadar içten ve saf bir şekilde başka türlü anlatılamazdı sanırım...
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
Ölüyorum...
bu şiiriyle beni kendisine aşık etmiş adamdır. hayatın gerçekliği bu kadar içten ve saf bir şekilde başka türlü anlatılamazdı sanırım...
''eğer hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim
o yaşamda
daha çok hata yapardım.
o kadar mükemmel olmaya çalışmazdım... daha çok dinlenirdim.
bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim.
o kadar temiz kalmazdım.
daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha çok günbatımı seyrederdim,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim
gitmediğim daha çok yere giderdim.
daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim.
daha çok gerçek sorunlarım, daha az sanal sorunlarım olurdu.
ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan biriydim.
elbette mutluluk anlarım da oldu.
ama geriye dönüp, baştan başlayabilseydim çok daha fazla iyi anlarım olurdu.
çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, anlar, yalnızca anlar...
''şimdi''yi sakın kaçırma.
ben, yanında, termometre, bir şişe su ve paraşüt olmaksızın asla bir yere gidemeyen insanlardan biriydim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, çok daha hafif gezerdim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, baharın başlamasıyla birlikte ayakkabısız yürümeye başlar, sonbahar bitimine değin çıplak ayakla devam ederdim.
bilinmeyen daha çok yola sapar,
güneşin doğuşunu daha çok seyreder,
daha çok çocukla oynardım
yalnızca bu yaşamda bir şansım daha olsaydı.
gel gör ki, işte 85 yaşındayım
ve biliyorum ki,
artık ölmekteyim....''
jorge luis borges
o yaşamda
daha çok hata yapardım.
o kadar mükemmel olmaya çalışmazdım... daha çok dinlenirdim.
bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim.
o kadar temiz kalmazdım.
daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha çok günbatımı seyrederdim,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim
gitmediğim daha çok yere giderdim.
daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim.
daha çok gerçek sorunlarım, daha az sanal sorunlarım olurdu.
ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan biriydim.
elbette mutluluk anlarım da oldu.
ama geriye dönüp, baştan başlayabilseydim çok daha fazla iyi anlarım olurdu.
çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, anlar, yalnızca anlar...
''şimdi''yi sakın kaçırma.
ben, yanında, termometre, bir şişe su ve paraşüt olmaksızın asla bir yere gidemeyen insanlardan biriydim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, çok daha hafif gezerdim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, baharın başlamasıyla birlikte ayakkabısız yürümeye başlar, sonbahar bitimine değin çıplak ayakla devam ederdim.
bilinmeyen daha çok yola sapar,
güneşin doğuşunu daha çok seyreder,
daha çok çocukla oynardım
yalnızca bu yaşamda bir şansım daha olsaydı.
gel gör ki, işte 85 yaşındayım
ve biliyorum ki,
artık ölmekteyim....''
jorge luis borges
iyi bir yazar olmaktan çok iyi bir okur olmakla övünen aşmış şahsiyet.
düşsel varlıklar kitabı hiç bir yerde bulunamayan yazar.beni sinir hastası eden yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar