bugün
- ölümden korkuyor musunuz25
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- adana saimbeylide deprem3
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi10
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- depresyon6
- her biji amed8
- hamburgerin içindeki domates2
- kant ın ödev ahlakı2
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sydney sweeney2
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- 0 0 719
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- türk düşmanı piçler9
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sıfır atık vakfı11
- morkstar3
- gecenin şarkısı11
- konuşmak istemiyorum4
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- claudian clouds33
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- bugün ne oldu7
- vedat muriqi5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- fusya semsiyeli yabanci25
- turkanime tv3
- sarışın kızlar4
- sözlük kızlarının kekleri24
- true ile sevişmek5
- bilerek ponziye dahil olmak7
- anın görüntüsü22
"iyiyim" derken demek istediğimizdir çoğu zaman.
o gün mesai bitmek bilmemiş, geç saatlere kadar çalışmama sebep olmuştu. hoş, bu durumdan şikayetçi de değildim. o ara kafamı dağıtmamı sağlayacak her durumun başımın üstünde yeri vardı.. zordu yıllara sığmış bir ilişkinin ardından yeniden yalnızlığa alışmaya çalışmak.. yılLardır alıştığın her şeyden bir günde sıyrılmak imkansızdı.. o evredeydim işte..
bir gece vakti yapayalnız bulmuştum kendimi o sokakta.. neydi adı?.. düşler sokağı.. oysa ne anılar vardı bu sokakta. ne umutlar. ne düşler. hepsi düştüler birer birer..
bir gece vaktiydi.. dışardan bakıldığında büyük deseler de küçücük bir çocuktum aslında.. kimsecikler yokken etrafımda. küçücük bir çocuktum ve aşk tuttu elimden benim. ilk o zaman geçtim bu sokaktan.. o zamandan bugüne çok şey değişti. bu sokakta büyüdüm. bu sokak adam etti beni.
şimdiyse her şey aynı bu sokakta, bir ben hariç. değiştim, geliştim. artık bu sokağın yeni çocuklarına vermek için ceplerimde küçük oyuncaklar taşıyorum. Onun
üşümemesi için buz tutmuş parmaklarına sardığım parmaklarım, şimdi küçük küçük hacıyatmazları sarıyor. onları ısıtıyor.
ben kuşlardan da küçüktüm
bir gece vaktiydi
aşk tuttu elimden benim
geçtim düşler sokağından
bir gece vaktiydi
ceplerimde hacıyatmazlar.
kaç mevsim geçirdik kimi zaman birlikte, kimi zaman uzaktan.. ama düşlerde hep aynı yerdeydik. öyle sanıyordum. buna inanıyordum. olacak diyordum. ama olmuyordu. aklım yetmiyordu. kaçacak yer arıyordu. bu sokak beni çok mutlu ettiği gibi çokda düşündürüyordu, aklım kaçacak yer arıyordu. ama çıkamıyordu işin içinden. duygularımdan emindim. hissettiklerimden emindim. birde duyduklarım, gördüklerim okuduklarım vardı. kafamın içi aşk pazarı gibiydi ve orası ana-baba günüydü. hiç lafını açmadım bildiklerimin. çünkü bir gün gelecek ve sevecek diyordum beni... o da insan. o da etten kemikten. o da bir kalbe sahip. daha önce sevmiş. yine yapabilir. ama olmuyordu. yarimden o heyecan hiç gelmiyordu. sevdiğim, yollarına kurban olurum dediğim duygularıma yetmiyordu. olmaz dediğim ise beni sürekli şaşırtıp, duygularımı okşuyordu.. ama ne olursa olsun bitmeliydi.
kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
düş sattım aldanmışlara
aklım kaçıverdi yerinden
bir gece vaktiydi
sevdiğim başka sevenim başka...
şimdi bir yağmur yağsa.. damla damla.. ıslatsa her yeri.. olmayan, bir türlü gelmeyen uykum daha da uzaklara kaçsa.. kalksam oturduğum banktan.. kan çanağı olmuş gözlerimden akan yaşları silsem elimin tersiyle.. çıkarsam paketimden bir sigara. dumanı savursam bu yalan dünyanın yedi cettine..
bir yağmur yağsa.. yürüsem bu sokakta.. yalnızlığımla omuz omuza.
yağmur yağsa,uykum kaçsa
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma..
kafamın içindekilerinin ağırlığı başımı öne eğmiş yürürken buldum kendimi.. evime yaklaşmak üzereydim.. tanıdık bir müzik sesi geliyordu derinden.. çok tanıdık. evet bu benim telefonumdu. sıkı bir yumruk yaptığım elimi çıkarttım, birlikte beğenerek aldığımız deri ceketimin cebinden. hala onunla hatırası olan şeyleri taşıyordum üstümde. bileğimdeki saat gibi. telefonuma ulaşıp çıkarttım bulunduğu yerden. arayan annemdi.. çok severdi böyle olur olmadık zamanda aramayı.. açtım tabi açmazsam kızardı..
-napıyosun?
+iyi anne.. sen?
-iyi babanla uğraşıyorum, da gerçekten soruyorum.. nasılsın?
+anne biliyorsun işte her şeyi.. nasıl olunabilirse öyleyim. oldu mu?
-tamam sesini yükseltme hemen anneye(gülümseyerek). anayım ben anaa!.. oluyor oğlum böyle şeyler. aldırma..
çevreden bir kaç örnek veriyor hayırlısı olsun diyordu herkesin hakkında hayırlısı olsun..
+anne, diyebildim kısık bir sesle.. çok kötüyüm.. sesim titremeye başlamıştı..
-yapma oğlum, dünyanın sonu değil ya..
+dünyanın değil ama benim sonum anne..
-sevdadandır, dedi.. üzülme.. hadi toparla kendini. gel yanıma. çayı ocağa bıraktım bile. en sevdiğin yemek seni bekliyor.
sevdadandır...
'sevdadandır' dedi annem 'aldırma'
'aldırma gel yanıma'!
bir gece vakti yapayalnız bulmuştum kendimi o sokakta.. neydi adı?.. düşler sokağı.. oysa ne anılar vardı bu sokakta. ne umutlar. ne düşler. hepsi düştüler birer birer..
bir gece vaktiydi.. dışardan bakıldığında büyük deseler de küçücük bir çocuktum aslında.. kimsecikler yokken etrafımda. küçücük bir çocuktum ve aşk tuttu elimden benim. ilk o zaman geçtim bu sokaktan.. o zamandan bugüne çok şey değişti. bu sokakta büyüdüm. bu sokak adam etti beni.
şimdiyse her şey aynı bu sokakta, bir ben hariç. değiştim, geliştim. artık bu sokağın yeni çocuklarına vermek için ceplerimde küçük oyuncaklar taşıyorum. Onun
üşümemesi için buz tutmuş parmaklarına sardığım parmaklarım, şimdi küçük küçük hacıyatmazları sarıyor. onları ısıtıyor.
ben kuşlardan da küçüktüm
bir gece vaktiydi
aşk tuttu elimden benim
geçtim düşler sokağından
bir gece vaktiydi
ceplerimde hacıyatmazlar.
kaç mevsim geçirdik kimi zaman birlikte, kimi zaman uzaktan.. ama düşlerde hep aynı yerdeydik. öyle sanıyordum. buna inanıyordum. olacak diyordum. ama olmuyordu. aklım yetmiyordu. kaçacak yer arıyordu. bu sokak beni çok mutlu ettiği gibi çokda düşündürüyordu, aklım kaçacak yer arıyordu. ama çıkamıyordu işin içinden. duygularımdan emindim. hissettiklerimden emindim. birde duyduklarım, gördüklerim okuduklarım vardı. kafamın içi aşk pazarı gibiydi ve orası ana-baba günüydü. hiç lafını açmadım bildiklerimin. çünkü bir gün gelecek ve sevecek diyordum beni... o da insan. o da etten kemikten. o da bir kalbe sahip. daha önce sevmiş. yine yapabilir. ama olmuyordu. yarimden o heyecan hiç gelmiyordu. sevdiğim, yollarına kurban olurum dediğim duygularıma yetmiyordu. olmaz dediğim ise beni sürekli şaşırtıp, duygularımı okşuyordu.. ama ne olursa olsun bitmeliydi.
kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
düş sattım aldanmışlara
aklım kaçıverdi yerinden
bir gece vaktiydi
sevdiğim başka sevenim başka...
şimdi bir yağmur yağsa.. damla damla.. ıslatsa her yeri.. olmayan, bir türlü gelmeyen uykum daha da uzaklara kaçsa.. kalksam oturduğum banktan.. kan çanağı olmuş gözlerimden akan yaşları silsem elimin tersiyle.. çıkarsam paketimden bir sigara. dumanı savursam bu yalan dünyanın yedi cettine..
bir yağmur yağsa.. yürüsem bu sokakta.. yalnızlığımla omuz omuza.
yağmur yağsa,uykum kaçsa
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma..
kafamın içindekilerinin ağırlığı başımı öne eğmiş yürürken buldum kendimi.. evime yaklaşmak üzereydim.. tanıdık bir müzik sesi geliyordu derinden.. çok tanıdık. evet bu benim telefonumdu. sıkı bir yumruk yaptığım elimi çıkarttım, birlikte beğenerek aldığımız deri ceketimin cebinden. hala onunla hatırası olan şeyleri taşıyordum üstümde. bileğimdeki saat gibi. telefonuma ulaşıp çıkarttım bulunduğu yerden. arayan annemdi.. çok severdi böyle olur olmadık zamanda aramayı.. açtım tabi açmazsam kızardı..
-napıyosun?
+iyi anne.. sen?
-iyi babanla uğraşıyorum, da gerçekten soruyorum.. nasılsın?
+anne biliyorsun işte her şeyi.. nasıl olunabilirse öyleyim. oldu mu?
-tamam sesini yükseltme hemen anneye(gülümseyerek). anayım ben anaa!.. oluyor oğlum böyle şeyler. aldırma..
çevreden bir kaç örnek veriyor hayırlısı olsun diyordu herkesin hakkında hayırlısı olsun..
+anne, diyebildim kısık bir sesle.. çok kötüyüm.. sesim titremeye başlamıştı..
-yapma oğlum, dünyanın sonu değil ya..
+dünyanın değil ama benim sonum anne..
-sevdadandır, dedi.. üzülme.. hadi toparla kendini. gel yanıma. çayı ocağa bıraktım bile. en sevdiğin yemek seni bekliyor.
sevdadandır...
'sevdadandır' dedi annem 'aldırma'
'aldırma gel yanıma'!
iyi olmayan anlarda dinlenebilecek azer bülbül şarkısı.
iyi değilim yahu değilim işte. dünden sonra toparlayamıyorum kendimi demek aylarca kandırmış beynim kalbimi yıktı geçti yine vicdansız ya rabbi ne yapacağım şimdi.. aklım uçtu yine.. yine aylar sonra beni uykusuz, arada uyanıp ağlayarak uykuya geçtiğim günler bekliyor belki de.. yine olmayacak biliyorum ama gönül işte hiç durmuyor.. aklım her ne kadar olmayacağını idrak etmiş olsada kalbim kabul etmiyor neredeyse bir yıl olmuştu tek bakışla alevlenecek kül mü olur yahu!
neyse sözlük bende dert bitmez.. hadi eyvallah bu da benden size geceye bir not olsun.
neyse sözlük bende dert bitmez.. hadi eyvallah bu da benden size geceye bir not olsun.
kendime defalarca söylediğim cümle. iyi değilim. iyi değilsin.
iyi değilim ama iyi olmalıyım.
Iyiyim.
Iyi olacagim.
Iyi olacagim.
iyiyim allaha Şükür.. çok daha iyi oldum hatta.
bir azer bülbül şarkısı.
Niye ben iyi değilim ki sensiz?
Hadi birazcık kusayım buraya.
insanların sürekli menfaatleri uğruna yaşanmaları midemi bulandırıyor, iş, ilişki, arkadaşlık.
Bi bakmışım gerçek bir şey yok ait hissettiğim bir şey yok ya da kimse yok. Bi kendimle mutluyum hatta inanılmaz mutluyum muhteşem şeyler yapıyorum ama insanlar rahat bırakmıyor. Huzur vermiyorlar. Zihnimi meşgul etmeleri bile soğutuyor beni o insanlardan. Neyse yeter.
insanların sürekli menfaatleri uğruna yaşanmaları midemi bulandırıyor, iş, ilişki, arkadaşlık.
Bi bakmışım gerçek bir şey yok ait hissettiğim bir şey yok ya da kimse yok. Bi kendimle mutluyum hatta inanılmaz mutluyum muhteşem şeyler yapıyorum ama insanlar rahat bırakmıyor. Huzur vermiyorlar. Zihnimi meşgul etmeleri bile soğutuyor beni o insanlardan. Neyse yeter.
Ben cok iyiyim mk.
Kim iyi ki sen olasın. ..
Ölsem neler olur düşünmek istemiyorum.
Düşününce vazgeçiyorum çünkü.
Düşününce vazgeçiyorum çünkü.
Bugün çok çalıştım diye kendime tavuk döner ısmarladım. Hele hele vizyona bak.
(bkz: camı aç)
Bir Azer bülbül şarkısı.
"dört bi yandan kuşatılmış şehir gibiyim
Hiç tadım yok gene zehir gibiyim
Öyle doluyum ki nehir gibiyim
Çok zor durumdayım nehir gibiyim".
"dört bi yandan kuşatılmış şehir gibiyim
Hiç tadım yok gene zehir gibiyim
Öyle doluyum ki nehir gibiyim
Çok zor durumdayım nehir gibiyim".
Şu sıra kimse iyi değil ki.
Yine düştük bir imkansızlığa.11 yıl oldu en son bu duyguyu tatmayalı insanın içinin acıma duygusunu ancak yaşayan bilir.yine mi hani bir daha düşmeyecektim aynı yanlışa gönlüne dur diyemiyor musun? Çekeceksin yine bu acıyı kabul et gerçeği.
Melek bir yandan şeytan bir yandan başım zindan...
Melek bir yandan şeytan bir yandan başım zindan...
Burjuva şımarıklığı. Bu ülkede beş çocuklu ailesini asgari maaşıyla geçindiren ve hepsini okutan aile reisleri gördük, sadece onun bunu demeye hakkı var.
iyi değilim.
Üşüyorum sokaklarında
yapraklarım yersiz kaldırımlarında
gözlerim sensiz tenhalarında
ağlayamam ağlama.
Üşüyorum sokaklarında
yapraklarım yersiz kaldırımlarında
gözlerim sensiz tenhalarında
ağlayamam ağlama.
Bir durum bildirme cümlesi.
Fenayım yine gece gece. 20 dk sonra ezan okunacak.
Oturup sabaha kadar tartışma programı mı izlesem. Kitap mı okusam. Kendimi mi atsam.
"Her anın niyesini sorgulayan bir varlığın saygısızlığını yok etmek için kararlaştırılmış bir eylem bu.." (nilgün marmara)
Fenayım yine gece gece. 20 dk sonra ezan okunacak.
Oturup sabaha kadar tartışma programı mı izlesem. Kitap mı okusam. Kendimi mi atsam.
"Her anın niyesini sorgulayan bir varlığın saygısızlığını yok etmek için kararlaştırılmış bir eylem bu.." (nilgün marmara)
+1, beni ekle.
Gündemdeki Haberler