bugün
- claudian clouds30
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- meriç dükalığı5
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlüğün ölü gibi olması5
- şemsiyeli lavuk6
- kamudaki torpil durumları3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı10
- sözlük kızlarının kekleri24
- islamda namaz yoktur32
- ağzı kokan insan5
- kürdistan10
- nervio15
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- anın görüntüsü24
- bildiğiniz sure sayısı3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- lahmacun3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası5
- tanrı nazarında insan nedir3
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- dindarların çoğunun fakir olması7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlükte ki gay başlıkları5
- neme lazım diyen erkek6
- 19 eylül 20264
- ölümsüzlük var4
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- türk açılımı5
- mülk suresi 30 ayet2
- sözlükten kız kaçırmak3
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
günümüz rte devri ile arasındaki fark zamandır sadece..
kızıl sultan 2.abdülhamit'in gammazlar, muhbirler ve ispiyoncularla birlikte 30 yıl türkiye'ye reva gördüğü demir yumruk yönetimidir.
rte dönemi ile arasında ki farkın sadece zaman olduğu devirdir. lakin abdulhamit memleket için hayırlı işlerde yapmıştır.
Padişahım! Gelmemişken yâde biz.
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
çok zor bir dönemde 30 sene boyunca 2. abdülhamid'in devleti yıkılmaktan tek başına kurtardığı dönemdir. pek bilinmez ama aslında o şartlarda büyük bir başarıdır.
son 6 aydır türkiye'nin içinde bulunduğu durum. allah'ın izniyle bu da biter.
siyonistlerin penceresinden ikinci Abdulhamid devri.
tevfik fikret'i susturamamıştır.
(bkz: istibdat)
Sultan Abdülaziz'in saltanatı zamanında 1870'den itibaren başlayan ve II. Abdülhamid'in padişahlığı süresince devam eden mutlakiyet rejiminin adıdır. II. Abdülhamid devrinde "istibdat" adı verilen şahsi yönetim, Meclis-i Mebusan'ın süresiz kapatıldığı 13 Şubat 1878'den II. Meşrutiyet'in ilanına yani 23 Temmuz 1908'e kadar devam etti.
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
"Yabancı devletler kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir istihbarat Teşkilâtı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. işte düşmanlarımın Jurnalcilik dedikleri teşkilât budur."
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
istibdat ne ki lan, gevur yapıyor valla,
böyle düzen, böyle çağ, böyle devran kahrolsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar