bugün

/245
sırtındaki ağırlıkla boynu iyice bükülmüş, beli ağrımış, ihtiyarlamış güzel şehir..
her geçen gün iyice kalabalıklaşıyor.. dolduğu bir an gelecek mi yoksa adım atacak yer kalmayana kadar dolmaya devam mı edecek bilemiyorum..
bitmiş. ispanyadan bir arkadaşım söyledi. istanbul bitmiş.
görsel
sokaklarına artık insanlar sığmıyor.
sövesin gelir öyle bi yer .
Asırlardır süregelen bir yorgunluğun yükünü taşır.
anamızın amı gibi güzel şehirdir. kıymetini bilin anasını siktimin orospu evlatları.
artık soğuğu iyiden iyiye hissettiren havası gri şehir.
kimsenin yenemediği şehir; hem şehirlerle savaşa mı girilirmiş canım?
medeniyet doğudan batıya taşınmışken tarih sahnesine bugünkü haliyle çıkması daha batıdaki roma'dan sonraya denk gelmekte. mimaride bu haliyle hazıra konmuş. yunanistan'dan, mısır'dan getirilen eserlerle bir şeye benzetilmeye çalışılmış.
Memleketim değil ama sevdim. Çok güzel bir şehir. Vapur, tramvay, Sultan Ahmet Camii ve bunun gibi şeylerle ilgimi çekti. Yükseltisi az olması nedeniyle Pendik vs gibi semtlerlde kırsal alanın alçak olmasıyla daha bir güvenle araba sürüyorum
nefret ettiğim şehir..

saplandık kaldık..
Havası bile güzel. Pisliği bile, kalabalığı, betonu, karmaşası, trafiği, soğuğu, sıcağı bile...

(bkz: istanbul ağrısı)
dün panorama 1453 müzesini ziyaret ederek fethini daha detaylı anladığım şehrim.
yazdan beri ilk defa bu kadar soğuğu hissettiren güzide şehir.
türkiyenin 70-75e yakın ilini gezdim fakat istanbulu gezmedim . nedeni ise istanbula aşık olunur , istanbul bir sevdadır .eğer aşkı devam ettirmek gerekiyorsa o aşka hiç gitmemeli , uzak durulmalı sadece uzaktan uzaktan istemeli , sevmeli , aşık olunmalı .
bazı yerlere varınca, tüm uzaklara varmış gibi olursun; işte istanbul.. öyle..
istanbul'un en güzel yanı izmir'e dönüşü sırasında gördüğün manzaradır.
Su siralar bir londra havasi var ki anlatilmaz.

Sabah erken uyansan bile aksam 6 da dahi gozlerinizi acamiyorsunuz. Oyle bir kasvet..
Gidildiğinde hemen kaçılası bir yer. Bu yüzden uçak bileti ayarlarken Gidiş-Dönüş olarak alınız.
''Sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü'yada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.''

yahya kemal beyatlı zaten söylemesi gerekenleri söylemiş bizimki ancak laf kalabalığı olur.
Taşını toprağını yediğimin şehri.
gündüzü, gecesi, sokakları, kadınları, mekanları, havası, karası, dostları, izbeleri, lüksleri az buçuk terk edilebilecek gibi ols saniye durulmayacak bir şehir oldu. istanbul'da durulmuyorsa zaten memlekette de durulmaz. bakalım ne zaman zulüm zaafa üstün gelecek de bı(ra)kacağım.
Boğazı olmazsa yaşanılmayacak , bir an bile nefes alamayacağımı hissettiğim şehir.
Bu gece dhkpc tarafından karıştırılmış şehir. Gazi, ikitelli, okmeydanı. Her yer kaynıyor. DHKPC, bizim "terör örgütü" olarak gördüğümüz bir oluşumdur. Artık oralara tank sokma vakti geldi. Bir gece üstünden F16lar geçsin, tanklar sokaklarda gezsin. Bir daha bu örgütün palazlanabileceğini düşünmüyorum. Geneli macera arayan gençten oluşuyor çünkü.
uzun süredir gitmediğim memleketim. her zaman kalabalıktı istanbul ama artık yavaş yavaş hızlanmaya da başlamış. insanlar artık yürümüyor koşuyor. ayak uydurmak heyecanlı ve zor artık istanbula.
© copyright 2005 - 2026