/245
Düşündüğümde içimi titreten, belki de dünyanın en güzel şehri. Neredeyse Her şeyin ilkini yaşadığım, her zaman ait hissettigim yer. Bir kere bile sayesinde annemi babamı özlemediğim yer.
saksı da bile olsa mutlaka toprağının olması gereken şehir.
Dizilerin etkisiyle insanı cezbeden güzel özgür hissedebildiğin herkesin kendi dalgasında olduğu şehir ..
Hani video oynatıcılarda görüntüyü hızlandırma butonu var ya. istanbul da iş hayatı x2 veya X3 şeklinde akıyor. Bu nedenle daha hızlı ve yoğun yaşayan insanlar şehrin bilumum stresini de çekince 35 40 yaşında yaşlanıyorlar.
Bu şehir insanın normal ve doğal yaşamının düşmanı gibidir. zor şehirdir. Aklı olan imkanı varsa kaçar.
bir ana caddede, bir gördüğünüz yüzü muhtemelen artık hayatınızın sonuna kadar göremeyeceğiniz şehir.
Gidince hemen donesim gelen şehir.
Çok bunaliyorum. Bana bağ bahçe dağ lazım. Öyle tin tin Plaza değil.
zaman zaman istanbula tepeden bakan kiralık Evimin balkonuna çıkıp dümdüz sövüp tekrar içeri giriyorum. terapi gibi oluyor.
siktiim yeri kıçı kırık moskova kadar bile olamadı dediğim doğduğum büyüdüğüm yer. mına koduum yeri her tarafı gökdelen
medeniyet bu mudur yaaa bu mudur şehircilik! eskiden yolda yürürken sıcak sıcak osururduk şimdi kapkaççılardan arka cebimize cüzdan koyamaz hale geldik bu mudur şehircilik yaaa koyyim istanbula sevmediğim yaşadığım yer orospu gibi o iki yakası sarar sizi bırakmaz
Bugun havanın 5 dereceye dustuğu memleketti.
Soğuktan geberiyoduk az daha.
soğuğuna ön kaldırdığım şehir, severim kendisini, şimdi otağtepe, boztepe, yoros tepesi gibi yerlerde olup sabah kahvaltısı yapmanın paha biçilemez olduğu yer.
baş döndürüp göt donduran bir soğuğa sahiptir şu günlerde, yeditepedir aşktır, ama bazen adaletsizdir. bir yanı gökdelendir zenginliktir, diğer yanı çatısı akan soğuk evdir, parasız baba hasta annedir. ha bir de küçük çaplı bir suriye devleti de barındırır.
boğazın en pahalı alanlarının askeriye tarafından (yeşillik koruma bahanesiyle) gaspedildiği il. askeriyenin gazino ve kışla adı altında berbat ettiği boğaza sahip il olma özelliğini de taşır.
(bkz: tarabya sahili)
Ömür törpüsü, vahşi şehir. Yeni Türkiye diye bahsedilen ruhsuz, rant sisteminin yok ettiği kültür şehri. Kültürden eser yoktur o başka. Bu plansız yapılaşmanın intikamını çok ağır alacaktır doğanın elinden. 7 yıl önce işlerim gereği uzaklaştım, yavaş yavaş unutmaya başladım ve son iğrenç hallerini görünce de artık dönmekten vazgeçtim. Dünyanın en çok ruh hastasının yaşadığı şehirlerden biridir kanımca. Diğerleri new york, paris, amsterdam vb.dir.
Yarın gideceğim şehir.
Inşallah bana beklediklerimi verirsin be güzel istanbul.
ıstanbul, not constantinople sevdiğim bir şarkıdır.
bir kişinin gelişiyle, bana dar olan şehir.

not: suriyeli mültecilerden biri değil. daha ziyade çorlu' lu bir mülteci.

not 2: ahmet kaya: korkarım.

'' geceden karanlık sebebim
* geceden mülteci kederim*
korkarım dönmez yüreğim
korkarım güzelim korkarım ''
her ne kadar boklusu çok olsa da, değişik bir havası bulunan ve Türkiye' deki eli yüzü düzgün şehirlerden biridir. Tabii tamamını görmedim, hatta anadolu tarafına bile geçmedim zaten. hep avrupa' daydım, hâlâ avrupa' dayım. yakın zamanda kadıköy, kavaklı vs. olursa giderim inşallah. Meraklıyımda.
şu ana kadar gördüğüm yerler arasında Bakırköy, ataköy, şirinevler, Bahçelievler, Beylikdüzü, florya, cennet mahallesi ve eyüp güzel yerler.
Mecidiyeköy tam bildiğim bi yer değil, ama cevahir' in o tarafları çok karışık. korna sesleri adamın kafasına tecavüz ediyor. eğer Mecidiyeköy' e yolunuz düşerse hazırlıklı olun, illa bi şekilde o yoğunluğu ve sesleri tadacaksınız.
Gaziosmanpaşa çok görmedim, ama benim gördüğüm yer bahsedildiği kadar varoş değildi. Sefaköy çok kötü ama. esenyurt vasat. favorimse ataköy. yola yediğin şey düşse geri alıp yiyeceğin kadar temiz. çok sevdim ben ataköy' ü, hem yemyeşil böyle. geneli memur zaten. zengin yeri olduğu doğru ama bu bağlamda bi absürtlük var ondan eminim.
taksim bambaşka bi dünya. Aslında alan olarak çok küçük bi yer ama nüfus yoğunluğu ve binalar nedeniyle 5dk gidilecek yer 15dk oluyor. istiklal caddesi çok şeker ama omzunuz biraz genişse ve öğlen saatlerindeyseniz çok omuz çarparsınız, benden söylemesi.(geniş inişli değilim, sadece o koca montumsu hırka yüzünden çarptım sağa sola)
insanları derseniz izmir' den sonra böyle çok kibar(kırılacak sanki) geliyor, ama hemen sevinmeyin kuzum. çünkü istanbul' un insanı temkinli, zeki, soğukkanlı, umursamaz ve çıkarcının allahıdır. gülümser ama senden gelecekleri düşünür çoğu kez. tamamen güvenmemezlik etmeyin, ama genede herşeylerinizi paylaşmayın.
metrobüs ise hayvanlaşmanın yeridir. özellikle boş metrobüs geliyorsa ve durakta bekleyen büyükçe bir kalabalık varsa birazdan orada izdiham olacak demektir. ama izdiham da izmdahmdır hani, savaş var sanarsın. özellikle zayıf bir kadınsanız çooğk ezilirsiniz o metrobüslerde. kaç kez gördüm garibimin makyajlı makyajlı düştüğünü, topuğunun kırıldığını, kolunun acıdığını vb. aman ha.
son olarak tam aklıma gelmişken, kadın için zor şehirdir istanbul. özellikle ulaşım babında hayatı zindan eder.
deli gibi özlediğim şehir.

arkadaşlar bilerek mi yapıyonuz? üzgün gülücük was here.
Sancısı izmit Körfezi'nde başlayan il sınırına girince beyninde şarkılar Çaldıran masal şehir Ejderhalar da peri kızları da olmaz denilen olurlar da burada.
bugun yorgun olan sehir.sanki biraz uzgun,biraz da yaslanmis.az bisey de kilo almis.aglamis rimelleri akmis.kusura bakma istanbul tarz degilsin.
istanbul, ahhh be, bence geçmiş hafızamız.
Bok götürüyor.

Hava kirliliği, halk, kamu hizmetleri, çevre kirliliği...

Bok fırtınası.
yolda yururken zaman zaman birilerini itip devirmek istediginiz sehir. ustunuze ustunuze gelir insanlar.
Gittiğimde ağlayarak döndüğüm şehirdir. Sebebi ise orda doğup büyümem ve lanet olasıca tekirdağa taşınmamız.
© copyright 2005 - 2026