bugün
- ben geldim naneler18
- ferdi özbeğen9
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek14
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek5
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- sözlükte flörtleşmek18
- çok çişi gelen insan5
- devlet kim lan7
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- pandela43
- menekşe moru oje4
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- pandela tarzı entry gir6
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba2
- anın görüntüsü20
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ince ruhlu erkek olmak2
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- wednesdayin annesi8
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- 35 yaşında ölmek4
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- zoey2
- güne bir şarkı bırak2
- pandela1bukentay3
- annenin ölmesi5
- aylık 409 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung ile revani yemek4
- 20263
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- izlenmiş en kusursuz film8
- alain delon vs cüneyt arkın5
- azgın türbanlı10
- burcu yüzünden bir kızı reddeden erkek2
- sevmek2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- sözlüğün kahve olması13
Of mükemmeldi ya. Tekrar tekrar izlenesi, en ince detaylarına kadar görülesi bir film. Görsel efektler filan . Leonardo kariyerinin filmini çekmiş heralde inception'la. "Olağanüstü bir film nasıldır" sorusuna cevap verecek filmdir.
--spolier--
aksiyon sahneleri bu kadar uzun olmasa sinema tarihine geçecek filmlerden biri olabilirdi. elbette bu hali de çok iyi ama karlar üstündeki o atraksiyonun anlamı neydi? uçakta görülen rüyanın ilk katmanında(sanırım mekan new york'tu) fischer'ın bilinçaltındaki korumalarla girilen çatışma da aynı şekilde fazlaca uzatılmıştı. tamam, bilinçaltlarındaki şeyleri görmek çok zevkliydi ama sırf, bu kadar para harcadık aksiyon filmi seyircisini de çekelim diye filme hiçbir katkısı olmayan bir yığın aksiyon sahnesini aralara sokmak olmamış.
ayrıca bir diğer husus da rüyalar sırasında sadece cobb ve fischer'ın bilinçatından kesitler görmemiz. iyi de arkadaş diğer rüya görenlerin bilinçaltı tamamen boş mu, neden onların bilinçaltındaki şeyleri göremiyoruz? tabi ki filmin çorbaya dönmesi değil kastettiğim ki zaten bu hali bile yeterince karmaşıktı ama yine de diğer karakterlerin bilinçaltını da görsek hem daha ilginç hem de çok daha gerçekçi olurdu. aksiyon sahneleri kısa kesilip filmin bu yönüne ve cobb ile mal arasındaki ilişkiye ağırlık verilebilirdi.
kafama takılan bir nokta da cobb neden çocuklarını görmek için illa amerika'ya gitmek istiyor? sen amerika'ya gidemiyorsun anladık ama başka her ülkede elini kolunu sallayarak gezebiliyorsun. madem söyle dedelerine çocuklarını senin bulunduğun ülkeye getirsin. neden mutlaka senin gitmen gerekiyor? gerçi bu nokta filmin sonuna göre hata olmayabilir, eğer cobb filmin sonunda halen daha rüyadaysa, rüyada böyle bir mantığın geçerli olmaması normal.
son olarak bir de sonlara doğru uçakta uyandıkları sırada fischer'ın durumuna pek bir anlam veremedim. şimdi bu arkadaş ilk olarak rüyada kendisinin kaçırıldığını görüyor ama bunun rüya olduğunu bilmiyordu. rüya olduğunu bildikleri ikinci ve üçüncü katmanlardı. peki en sonunda tüm katmanlardan çıkıp uyanınca bu rüyaları hatırlamıyor mu, çünkü anladığım kadarıyla diğerleri uçakta gördükleri rüyaları, katmanlarıyla beraber hatırlayabiliyor.
hep olumsuz açıdan yaklaştım. linç edilmemek için beğendiğim yönlerini de yazayım. genel olarak orjinal bir konuya sahip olan ve bunu oldukça iyi işleyen bir filmdi. bu kadar ayrıntının, katmanın yer aldığı bir hikayeyi tüm bu ayrıntıları birbirine bağlayarak ucunu kaçırmadan anlatabilmek ve heyecanı sürekli kademe kademe arttırmak, seyirciye arka arkaya hassiktir çektirmek kolay iş değil. bunun dışında oyunculuklar cidden çok iyiydi. leonardo di caprio pek sevdiğim bir isim olmasa da oldukça iyi bir iş çıkarmış. keza diğer oyuncular da öyle. müziklerde hans zimmer'in imzası var, bilmem başka bir söze gerek var mı?
araya serpiştirilen espriler olsun, mal'ın göründüğü sahnelerdeki(özellikle ariadne asansörle odaya indiğinde genç mimar kızımıza dönüp baktığı sahne) gerilim olsun çok iyiydi. yerçekimsiz dövüş sahnelerini ağzım açık izledim. rüyalarla ilgili hepimizin bildiği ama bildiğimizin farkında olmadığımız bazı ufak ayrıntıları görmek çok hoşuma gitti.
sonuç olarak daha iyi olabilecek olsa da bu hali bile sinemadan zevkten dört köşe çıkmanızı sağlayabilecek bir film.
son olarak belirtmeden geçemeyeceğim; marion cotillard sen nasıl bir hatunsun? filmde birçok sahnede sen kadınsan diğerleri nedir diye sorarken buldum kendimi. allah'tan bir arkadaş sertçe dürttü de (bkz: dürtmek) kendime geldim. ama cobb haklı; ben de her seferinde marion cotillard'u görecek olsam 7/24 kendimi o makineye bağlarım.
--spoiler--
aksiyon sahneleri bu kadar uzun olmasa sinema tarihine geçecek filmlerden biri olabilirdi. elbette bu hali de çok iyi ama karlar üstündeki o atraksiyonun anlamı neydi? uçakta görülen rüyanın ilk katmanında(sanırım mekan new york'tu) fischer'ın bilinçaltındaki korumalarla girilen çatışma da aynı şekilde fazlaca uzatılmıştı. tamam, bilinçaltlarındaki şeyleri görmek çok zevkliydi ama sırf, bu kadar para harcadık aksiyon filmi seyircisini de çekelim diye filme hiçbir katkısı olmayan bir yığın aksiyon sahnesini aralara sokmak olmamış.
ayrıca bir diğer husus da rüyalar sırasında sadece cobb ve fischer'ın bilinçatından kesitler görmemiz. iyi de arkadaş diğer rüya görenlerin bilinçaltı tamamen boş mu, neden onların bilinçaltındaki şeyleri göremiyoruz? tabi ki filmin çorbaya dönmesi değil kastettiğim ki zaten bu hali bile yeterince karmaşıktı ama yine de diğer karakterlerin bilinçaltını da görsek hem daha ilginç hem de çok daha gerçekçi olurdu. aksiyon sahneleri kısa kesilip filmin bu yönüne ve cobb ile mal arasındaki ilişkiye ağırlık verilebilirdi.
kafama takılan bir nokta da cobb neden çocuklarını görmek için illa amerika'ya gitmek istiyor? sen amerika'ya gidemiyorsun anladık ama başka her ülkede elini kolunu sallayarak gezebiliyorsun. madem söyle dedelerine çocuklarını senin bulunduğun ülkeye getirsin. neden mutlaka senin gitmen gerekiyor? gerçi bu nokta filmin sonuna göre hata olmayabilir, eğer cobb filmin sonunda halen daha rüyadaysa, rüyada böyle bir mantığın geçerli olmaması normal.
son olarak bir de sonlara doğru uçakta uyandıkları sırada fischer'ın durumuna pek bir anlam veremedim. şimdi bu arkadaş ilk olarak rüyada kendisinin kaçırıldığını görüyor ama bunun rüya olduğunu bilmiyordu. rüya olduğunu bildikleri ikinci ve üçüncü katmanlardı. peki en sonunda tüm katmanlardan çıkıp uyanınca bu rüyaları hatırlamıyor mu, çünkü anladığım kadarıyla diğerleri uçakta gördükleri rüyaları, katmanlarıyla beraber hatırlayabiliyor.
hep olumsuz açıdan yaklaştım. linç edilmemek için beğendiğim yönlerini de yazayım. genel olarak orjinal bir konuya sahip olan ve bunu oldukça iyi işleyen bir filmdi. bu kadar ayrıntının, katmanın yer aldığı bir hikayeyi tüm bu ayrıntıları birbirine bağlayarak ucunu kaçırmadan anlatabilmek ve heyecanı sürekli kademe kademe arttırmak, seyirciye arka arkaya hassiktir çektirmek kolay iş değil. bunun dışında oyunculuklar cidden çok iyiydi. leonardo di caprio pek sevdiğim bir isim olmasa da oldukça iyi bir iş çıkarmış. keza diğer oyuncular da öyle. müziklerde hans zimmer'in imzası var, bilmem başka bir söze gerek var mı?
araya serpiştirilen espriler olsun, mal'ın göründüğü sahnelerdeki(özellikle ariadne asansörle odaya indiğinde genç mimar kızımıza dönüp baktığı sahne) gerilim olsun çok iyiydi. yerçekimsiz dövüş sahnelerini ağzım açık izledim. rüyalarla ilgili hepimizin bildiği ama bildiğimizin farkında olmadığımız bazı ufak ayrıntıları görmek çok hoşuma gitti.
sonuç olarak daha iyi olabilecek olsa da bu hali bile sinemadan zevkten dört köşe çıkmanızı sağlayabilecek bir film.
son olarak belirtmeden geçemeyeceğim; marion cotillard sen nasıl bir hatunsun? filmde birçok sahnede sen kadınsan diğerleri nedir diye sorarken buldum kendimi. allah'tan bir arkadaş sertçe dürttü de (bkz: dürtmek) kendime geldim. ama cobb haklı; ben de her seferinde marion cotillard'u görecek olsam 7/24 kendimi o makineye bağlarım.
--spoiler--
paylaşım ağlarına henüz kaliteli bir sunumu düşmeyen ve 'çabuk düşse de tekrar izlesek' dediğimiz filmdir.
güzel bir film ancak imdb'de 4. sırada olacak kadar da guzel degil. tamam konusu ilginc, guzel ama bu film pulp fiction'ı ve usual suspects'i bu sıralamada gecmemeli.
e güzel.
yani sadece efektler için bile izlenilesi bi film.
hayal gücünün ne kadar ulaşılamaz, sınırlandırılamaz, tahmin edilemez olduğunu kanıtlamıştır.
matrix falan halt etmiştir. devamı da yapılmasın bu filmin. yani devam filmi falan olarak düşünüyorsanız, düşünmeyin, böyle kalsın.
kenan imirzalıoğlu da bulaşmasın, o ezel'de devam etsin.
yani sadece efektler için bile izlenilesi bi film.
hayal gücünün ne kadar ulaşılamaz, sınırlandırılamaz, tahmin edilemez olduğunu kanıtlamıştır.
matrix falan halt etmiştir. devamı da yapılmasın bu filmin. yani devam filmi falan olarak düşünüyorsanız, düşünmeyin, böyle kalsın.
kenan imirzalıoğlu da bulaşmasın, o ezel'de devam etsin.
kenan imirzalioğlu'nun "polat alemdar" isimli karakteri canlandırdığı film.
http://www.imdb.com/title/tt1375666/
görsel
http://www.imdb.com/title/tt1375666/
görsel
bazı enteresan diyaloglara konu olan film.
a- arkadaşlar uyuyunca abdest bozulur.
u- neden?
a- şimdi uyuduğun zaman bilinç kayboluyor ya, abdesti bozan bir hal oluşmadığından emin olamıyorsun.
u- peki. inception'ı izledin mi?
a- izledim, ne filmdi be çok güzeldi.
u- şimdi o filmdeki adam uyuyo ya onun abdesti bozuluyor mu?
a- ahahahahaaa?!...
u- hacı adam uyuyor ama bilinci yerinde sonuçta.
a- arkadaşlar uyuyunca abdest bozulur.
u- neden?
a- şimdi uyuduğun zaman bilinç kayboluyor ya, abdesti bozan bir hal oluşmadığından emin olamıyorsun.
u- peki. inception'ı izledin mi?
a- izledim, ne filmdi be çok güzeldi.
u- şimdi o filmdeki adam uyuyo ya onun abdesti bozuluyor mu?
a- ahahahahaaa?!...
u- hacı adam uyuyor ama bilinci yerinde sonuçta.
çok abartılmaması gereken film. yıllar geçtikten sonra the prestige'in arkasında kalacaktır. şimdilik gazla yürüyor.
kurguyu yapanın elini ayağını öpeyim. öhömm, neyse. "dünya, rüya içinde rüya" tadında bir film.
mimarliga ozendigim film olmustur benim icin.
lan ne guzel ismis mimarlik.
lan ne guzel ismis mimarlik.
"arkadaş ne minibüsmüş" dediğim film.
düşmek bilmedi araç.
nolan dayı* yine döktürmüş.
izlerken yoruldum yafu,kafa kalmadı.
düşmek bilmedi araç.
nolan dayı* yine döktürmüş.
izlerken yoruldum yafu,kafa kalmadı.
internete henüz doğru düzgün bir scene i düşmemiş film. 1.5 gblık bandwithi cam ripe harcamak istiyorsanız o sizin seçiminize kalmış.
güzel bir fikiri nasıl berbat ederiz diye çekilmiş film. muzzam bir konu, muhteşem bir düşünce ama boktan bir film.
iz bırakan filmlerden biri.
Dün üçüncü kez izledim ve daha öncekilerde olduğu gibi 10 dakika uyudum film sırasında. Ama bu kez daha önemsiz bir bölümde uyuduğum için daha çok tat aldım filmden.
Ayrıca filmi saygıdeğer insan la paz'la birlikte izlemek büyük bir keyifti. Kıskançlıktan çatlayın şimdi.
Dün üçüncü kez izledim ve daha öncekilerde olduğu gibi 10 dakika uyudum film sırasında. Ama bu kez daha önemsiz bir bölümde uyuduğum için daha çok tat aldım filmden.
Ayrıca filmi saygıdeğer insan la paz'la birlikte izlemek büyük bir keyifti. Kıskançlıktan çatlayın şimdi.
kesinlikle güzel bir film ama harikalar yaratıldığı da iddia edilemez. sonu da bence yeterince çarpıcı değil.
sıradışı konuya sahip, iyi işlenmiş, fazla abartılmaması gereken sinema filmidir.
bi matrix edemez.
bi matrix edemez.
geçenlerde vizyona girmiş ve başrolünde leonardo di caprio nun oynadığı güzel film.
kesinlikle izlenilmesi gereken film. ben ki leonardo'yu hiç sevmem, sanki johnny deep izliyormuş gibi bayıldım adama. karışık bir film üstelik. konular olsun, işlenilişi olsun. tabi daha güzel olmuş böyle. sonu da hem kafa karıştırıyor, hem de farklı yorumlanabilmesi açısından filmi unutulmaz kılıyor. şiddetle tavsiye ediyorum. izlemesseniz dayak var evet.*
(bkz: #9054590)
yanıma gidecek bi kız arkadaş bulamadım ama saolsun çok yakın bi erkek arkım benimle geldi ve bugün ankara armada'da izledim bu filmi. gerçekten şahane..
yanıma gidecek bi kız arkadaş bulamadım ama saolsun çok yakın bi erkek arkım benimle geldi ve bugün ankara armada'da izledim bu filmi. gerçekten şahane..
(bkz: waking life)
filmin sonunda o misketimsi oyuncağını çeviriyor ve son anda o adı aklıma gelmeyen alet dönerken sendelemeye başlıyor. buradan ben şunu anladım: eğer bu sendelemeye başladıysa durucak e zaten durunca o anın rüya olmadığı anlaşılıcak. yani sonunda adam gerçeğe dönüyor.
filmin tamamı rüya diyenlere selam ederim. filmin sonunda gerçeğe dönüyor. anlayamayanları görmek çok üzücü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar