bugün
- bu koyden olsam ne olacak16
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı8
- true'yi eskorta emanet etmek10
- bir kilo patatesin 50 lira olması6
- sinsice kavga izleyen yazarlar6
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak4
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse4
- true'nin üzerine şişme kadın atmak4
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- hastane randevusu6
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu5
- reis olmasaydı ismimiz gocutakis uğurtakis olurdu4
- yeni parti31
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- tai lung6
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler6
- ölümü kimler gömmüş2
- pompacı kıza nasıl açılınır8
- dünyaya nur gelecek3
- kuteybe bin muslim3
- benzetildiğiniz ünlü10
- insan olmaya ceyrek kala18
- opel rekord3
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz6
- tepenin gözleri filmindeki seks sahnesi3
- adnan oktar9
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- tarihin en başarılı sporcusu4
- nasıl gidiyor hayat6
- yeni parti'nin logosu4
- rakı tokuşturan tipler5
- burnu olmayan insanla sevgili olmak2
- güne bir şarkı bırak6
- sözlük yazarlarından aforizmalar2
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- hırt10
- büyük sözü dinlememek5
- cumhuriyet halk partisi16
- namazında niyazında erkek3
- topluma nasıl faydalı olunur3
- chp nin camileri ahır yapması4
- bik bik sözlüğün kraliçesidir4
- barış yarkadaş8
- güne bir soru bırak5
- goku vs sarı şeker2
- enayimiknatisii4
- ronaldo vs messi2
- özlü söz3
- manyak bey birader ne yapıyor sorusu2
- true ahlaksızlığı6
(bkz: gönüllerin şampiyonu)
yanlış değerlendirilerek hakkı yenen ve hak ettiği dallarda oscar alamamış ama kanımca 2010 yılının en iyi filmidir.
yanlış değerlendirilerek hakkı yenen ve hak ettiği dallarda oscar alamamış ama kanımca 2010 yılının en iyi filmidir.
"en özgün senaryo" oscarını alması beklenen film.
coen kardeşlerin ( true grit) ödül alamaması beni gerçekten üzdü. Nitekim on dalda aday gösterilmişti. Ama inception en i̇yi sinematografi, en iyi ses montajı ve gereksiz bir kaç dalda daha ödül aldı. Christopher Nolan aday gösterilip alsaydı çok iyi olurdu.
4 oscar almış fakat bizi tatmin etmemiştir bu filmin ödülleri.
sen gönüllerin şampiyonu'sun be inception.
sen gönüllerin şampiyonu'sun be inception.
türkçe anlamı : başlangıç
olan filmdir
olan filmdir
Akademi'nin verdiği ödüller zaten çok güvenilir ödüller değildir de neden bu kadar abartıldığını anlamadığım film. Tamam, güzel, iyi fikir, efektler de iyi, senaryo da iyi ama arkadaş örnek vermek gerekirse bi MAtrix 1 değil ki bu kadar sükse yaptı bu film. Örneğin Nolan'ın konu olarak alakası olmasa da DArk KNight filmi sanatsal açıdan bu filmden kat be kat daha iyi bir film. Çekimler, efektler, Batman'in ele alınışı vs. Millet Batmande bu kadar ağlamadı, Şimdi biraz farklı konusu var diye, kurgusu başarılı diye filme oskar vermelerini bekliyorlar.
Neyse sinemayla yeni ilgilenen, yönetmen isimlerini yeni ezberleyen, Oyuncuya göre değil de yönetmene göre film izlemeyi yeni öğrenen nesillerde bu fanatiklik olur. Severim Nolan'ı. Hiç olmazsa Memento'yu bir kenara koyarsak Batman BEgins için severim.
Neyse sinemayla yeni ilgilenen, yönetmen isimlerini yeni ezberleyen, Oyuncuya göre değil de yönetmene göre film izlemeyi yeni öğrenen nesillerde bu fanatiklik olur. Severim Nolan'ı. Hiç olmazsa Memento'yu bir kenara koyarsak Batman BEgins için severim.
oscar da avatar dan beter duruma düşmüştür.
akademiye sokiyim chris sen filmleri yap biz izleriz be abi.zaten akademinin hakkını yiyeceği açıktı.sorarım,nasıl olurda bu nolan,en iyi yönetmen dalında aday olamaz?nasıl olurda özgün senaryo ödülünü alamaz?dedim ya,belliydi zaten.olsun chris'im sen yap takdiri bize varsın kalsın.
akademi daha önce the dark knight filminde yine yönetmenlik dalında aday göstermedi nolan'ı.vallahi bilemiyoruz nedir alıp veremediği akademinin.adamın bir standardı var hiçbir kötü film'i yok.bu inception'da devam etmiş zaten.ee film'in konusu ortada,daha ne kadar özgün olabilirki.neyse,sen aynen devam chris.takipçiniz.
akademi daha önce the dark knight filminde yine yönetmenlik dalında aday göstermedi nolan'ı.vallahi bilemiyoruz nedir alıp veremediği akademinin.adamın bir standardı var hiçbir kötü film'i yok.bu inception'da devam etmiş zaten.ee film'in konusu ortada,daha ne kadar özgün olabilirki.neyse,sen aynen devam chris.takipçiniz.
film sadece lucid rüyayı konu almamış, fazlası var. bir kere filmin konusu salt bir temadan ibaret değil, yüzeysel işlenmemiş, içerisinde bir sürü detay var, rüya içerisinde rüya yaşayabilmeleri, zaman kavramları, rüyada olup olmadıklarının kontrolünü yaptıkları kişisel eşyalar, fikir yerleştirme, düşerek uyanmak, karısının gerçek hayat ile lucid hayatı karıştırması, zaman kavramı yüzünden en alt tabakanın yaşlanması, bir rüyanın diğer rüyayı etkilemesi ve bir sürü şey. birde bunun yanında hikayesi var çocuklarına ulaşmaya çalışan bir baba, rakibinin mağlup etmeye çalışan bir işadamı, geçmişin pişmanlıkları ve geleceği kazanma savaşı.
hayal gücünün sınırları fazlasıyla zorlanmış, bu temada bundan daha iyisi olur mu bilmiyorum. devam filmi çekerlerse de dilerim matrix in devam filmlerine benzemez.
hayal gücünün sınırları fazlasıyla zorlanmış, bu temada bundan daha iyisi olur mu bilmiyorum. devam filmi çekerlerse de dilerim matrix in devam filmlerine benzemez.
eee ne oldu ki şimdi ? dedirten bir güneşi gördüm sonrası havası estiren daldan dala atlayan anlamsız ama görsel etkileyici sadece bir film olan film. kanımca 1'den fazla oscar hak etmiyordu.
the prestige ve memento'ya göre tatmin etmeyen film. Nolan daha iyisini yapabilirdi.
filmin bir bölümünde insanların arabaları kırıp döktüğü bir isyan sahnesi olan, ve o sahnedeki arabaların plakalarının mısır plakası olduğundan akıllara amerika teknolojiyi siyasi işlerinde ne de güzel kullanıyoru getiren film.
izleyince yönetmeni ve senaristi olan christopher nolan'ın başka bir dünyada yaşadığını düşünmeme sebep olan filmdir. filmde sürekli taktik değişimi var. 3-5-2'den birden 4-3-3'e dönüyor
yine "abi çok da abartmayın, bi matrix değil" diye eleştirmiş olmak için eleştirenleri gördüğümüz film. amına koyim, bi kere de kült filmlerin dışında film beğenin lan. neyse, 2010 yılının en iyi filmiydi. en iyi film, en iyi özgün senaryo vs. oscar'ı da hak ediyordu. sana puanım dohuz gankha..
2010 yılının görsellik ve senaryo açısından en iyi filmidir. rüya içinde rüya, rüya gibi bir film işte...
(bkz: adam uyudu beyler)
(bkz: adam uyudu beyler)
en iyi film ve en iyi orjinal senaryo dalında ödül alması gereken filmdir.
fazla abartıldığını düşündüğüm film. hele ki oscar alamamasını oscar jürisinin filmi anlayamamasına ya da sanattan anlamamasına bağlayanlara ağızdan başka yerlerle gülmemek elde değil.
öncelikle, oscar jürisi (ya da akademi) denen şeyin 5000 küsür kişiden oluşan ve bir çok akademisyenin, sanatçının, yapımıcının görev aldığı bir jüri olduğunu hatırlatmak isterim.
filme gelirsek, aslında oldukça parlak bir fikir olmasına rağmen senaryosu kötü işlenmiş bir filmdir. iyi bir senaryo, filmde ne olup bittiğini oyuncunun seyirciye anlatması değil, seyircinin olayları kendisinin anlamasını sağlamaktır. e leonardo çıkıp daha ilk yarım saatte cafede mimar kızla oturarak herşeyi ona (yani seyirciye) bir bir anlatıyor zaten. yok rüyaymış, tasarımmış derken bütün gizem ilk yarım saatte bitiyor böylece. çözümlenecek birşey kalmıyor. ondan sonra dayamışlar aksiyonu, dayamışlar efekti.
karakterler olarak leonardo ve karısının ilişkisi dışındaki karakterle ilgili hiç birşey de göremiyoruz. bunlar kimdir, nasıl bir araya gelmişler, bu rüya olayları nasıl başlamıştır falan hiç bir derinlik yok.
yönetmenlik açısından da ekstra birşey yok açıkçası. anlatım gayet düz. zaten aksiyonla, efektle oscar alında matrix dağıtırdı ortalığı. hal böyle olunca da sadece teknik dallarda ödül alması gayet doğal.
kanımca, aslına kült bir film olabilecekken, gişe kaygısıyla ortalama altı amerikan izleyicisine hitap edebilmek için, konu ve olay derinliği mümkün olduğunca yüzeysel işlenerek aksiyona ağırlık verilmiş, sadece zaman geçirmelik bir filmdir.
öncelikle, oscar jürisi (ya da akademi) denen şeyin 5000 küsür kişiden oluşan ve bir çok akademisyenin, sanatçının, yapımıcının görev aldığı bir jüri olduğunu hatırlatmak isterim.
filme gelirsek, aslında oldukça parlak bir fikir olmasına rağmen senaryosu kötü işlenmiş bir filmdir. iyi bir senaryo, filmde ne olup bittiğini oyuncunun seyirciye anlatması değil, seyircinin olayları kendisinin anlamasını sağlamaktır. e leonardo çıkıp daha ilk yarım saatte cafede mimar kızla oturarak herşeyi ona (yani seyirciye) bir bir anlatıyor zaten. yok rüyaymış, tasarımmış derken bütün gizem ilk yarım saatte bitiyor böylece. çözümlenecek birşey kalmıyor. ondan sonra dayamışlar aksiyonu, dayamışlar efekti.
karakterler olarak leonardo ve karısının ilişkisi dışındaki karakterle ilgili hiç birşey de göremiyoruz. bunlar kimdir, nasıl bir araya gelmişler, bu rüya olayları nasıl başlamıştır falan hiç bir derinlik yok.
yönetmenlik açısından da ekstra birşey yok açıkçası. anlatım gayet düz. zaten aksiyonla, efektle oscar alında matrix dağıtırdı ortalığı. hal böyle olunca da sadece teknik dallarda ödül alması gayet doğal.
kanımca, aslına kült bir film olabilecekken, gişe kaygısıyla ortalama altı amerikan izleyicisine hitap edebilmek için, konu ve olay derinliği mümkün olduğunca yüzeysel işlenerek aksiyona ağırlık verilmiş, sadece zaman geçirmelik bir filmdir.
hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biri. film hakkında pek bir şey yazmaya gerek yok da sonunu türk dizisi gibi yapmanın ibneliği ne lan. rüya mı değil mi.*
(bkz: ne ekersen onu biçersin)
bana öyle geliyor ki;
anlayana, müthiş bir film,
anlamayana ise keloğlan!
anlayana, müthiş bir film,
anlamayana ise keloğlan!
leonardo dicaprio'nun oyunculuğunda, titanic'ten sonraki diğer dönüm noktasıdır. şimdilik. ayrıca filmin soundtrack'i hans zimmer tarafından yapılmıştır. gayet de başarılıdır. tekrar tekrar dinle.
ek olarak : şu görseli ekleyeni de kınıyorum.
görsel
ek olarak : şu görseli ekleyeni de kınıyorum.
görsel
sıkıldığım film. ben bu filme başta şöyle bir baktım, güzel fena değil lakin sırada bekleyen bunca filmim varken, bu filme zaman ayıramadım. imdb puanı yüksek, seyircilerden olumlu yorumlar aldı, leonardo dicaprio var... izleyin amına koyayım.
bu zamana kadar izlemediğim için pişmanlık duyduğum film.
klasik bi Nolan filmi.cünkü farklı,cünkü yaratıcı.oyuncu kadrosu desen kötü oynamıs diyebileceginiz oyuncu yok.bence en az 2 kere izlenmesi gereken bir film .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar