bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- hayattan beklentiler7
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek6
- queen ravenna ve cinleri14
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- patso3
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- insanı yoran duygular6
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sinek as5
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- spora başladım4
- tavuğun neden kanatları var11
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- at eti yemek3
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- pandela 310
- özgüven3
- izmir yanıyor5
- sözlüğün en masum yazarları18
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- taliban7
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- komünistlerin tatar sürgünü2
- uludağ sözlük deli istilası4
- sonbahar depresyonu4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- s'i l v'e r m'i s t35
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız2
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- gocu34
- uludağ sözlük size ne kattı27
- kulaklık6
- kuru patlıcan dolması4
1921'de Edirne'de doğdu. Edirne Lisesi'ni bitirdikten sonra, 1941'de istanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne girdi. Bir yıl sonra heykel bölümüne geçti, Belling'in öğrencisi olarak 1945'te bu okulu bitirdi.
1947-50 arasında Fransa'da Academie Julian ve l'Ecole du Louvre'da çalışmalar yaptı ve ilk sergisini Paris'te açtı. 1958'e kadar istanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretim üyeliği yaptı, daha sonra isveç'e yerleşti ve ölümüne kadar orada yaşadı.
1967'de Stokholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu'na öğretim üyesi olarak kabul edildi. Bu dönemde yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşları tescillendi.
Anıtkabir'in büyük rölyeflerinden doğu kanadını yaptı. 1954 Ankara Devlet Sergisi'nde ikincilik, 1955 Ankara Devlet Sergisi'nde birincilik ödüllerini aldı.
1969'da isveç'te Sundsvall'de bir alan düzenlemesi için açılan yarışmada birincilik ödülü, 1970'te de Oerebro Belediye Sarayı önüne konulmak üzere yaptırılan heykel yarışmasında da birincilik ödüllerinden birini aldı.
Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürlüğü binasının önünde bulunan Akdeniz Heykeli sanatçının Türkiye'de bulunan çalışmalarından en çok bilini olarak sayılabilir.
Sanata bakışı
"Bir nesnenin sanat olması için, has, öz, gerçek olması gerekir. Sanatta tek ölçü budur. Sanatın kopya, özenti, taklit olmayan, kendi kendine bir olay olması gerekir. Bu, küçük veya büyük de olur, obje de eşya da olur, figüratif veya non-figüratif de olur. Bütün sorun tek ve gerçek olmasıdır... Bir de Racine'in sanatı tarifi vardır: Sanat, hiçbir şeyden bir şey yapmaktır. Ben bazen çalışmamdan memnun olmayınca, kendi kendime küfür ve alayla Racine'in lafını tersyüz edip, şimdi bir şeyden hiçbir şey yaptın be mübarek adam, derim. Aslında sanat, bence insanın bilinmeyene doğru çıktığı bir serüvendir. Sanatçı, devamlı kendisini yenileyebilmelidir."
kaynak: http://www.cnnturk.com/YA...;HID=1&haberID=148684
1947-50 arasında Fransa'da Academie Julian ve l'Ecole du Louvre'da çalışmalar yaptı ve ilk sergisini Paris'te açtı. 1958'e kadar istanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretim üyeliği yaptı, daha sonra isveç'e yerleşti ve ölümüne kadar orada yaşadı.
1967'de Stokholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu'na öğretim üyesi olarak kabul edildi. Bu dönemde yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşları tescillendi.
Anıtkabir'in büyük rölyeflerinden doğu kanadını yaptı. 1954 Ankara Devlet Sergisi'nde ikincilik, 1955 Ankara Devlet Sergisi'nde birincilik ödüllerini aldı.
1969'da isveç'te Sundsvall'de bir alan düzenlemesi için açılan yarışmada birincilik ödülü, 1970'te de Oerebro Belediye Sarayı önüne konulmak üzere yaptırılan heykel yarışmasında da birincilik ödüllerinden birini aldı.
Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürlüğü binasının önünde bulunan Akdeniz Heykeli sanatçının Türkiye'de bulunan çalışmalarından en çok bilini olarak sayılabilir.
Sanata bakışı
"Bir nesnenin sanat olması için, has, öz, gerçek olması gerekir. Sanatta tek ölçü budur. Sanatın kopya, özenti, taklit olmayan, kendi kendine bir olay olması gerekir. Bu, küçük veya büyük de olur, obje de eşya da olur, figüratif veya non-figüratif de olur. Bütün sorun tek ve gerçek olmasıdır... Bir de Racine'in sanatı tarifi vardır: Sanat, hiçbir şeyden bir şey yapmaktır. Ben bazen çalışmamdan memnun olmayınca, kendi kendime küfür ve alayla Racine'in lafını tersyüz edip, şimdi bir şeyden hiçbir şey yaptın be mübarek adam, derim. Aslında sanat, bence insanın bilinmeyene doğru çıktığı bir serüvendir. Sanatçı, devamlı kendisini yenileyebilmelidir."
kaynak: http://www.cnnturk.com/YA...;HID=1&haberID=148684
12 aralık 1962'de 31. Venedik Bienali'nde "giacometti Ödülü"nü kazanmış Heykeltraş.
türk da vinci'si diyorlar, bilmem dogrumudur, bakayım bakalım gogleden heykellerine dur...
Can Yücel'in tabiriyle "tıraşsız heykeltıraş" ve içindeki gemi tutkusunu, özgürlük aşkını bir gemide,hulda'da yaşayarak gidermeye karar veren; Oktay Rıfat'ın deyişiyle "çelebi bir korsan".
'Kim Bu ilhan Koman?' başlığıyla Abidin Dino'nun 15 Mart 1981'de yazdığı, 15 Ocak 1987'de Milliyet Sanat Dergisi'nde yayınlanan yazının başından bir bölüm:
Nasıl da bilmiş Yunus Emre: "Dervişler uçar, kuşlar deniz kenarın kışlar."
ilhan Koman yıllardır bir isveç limanında, kış kıyamette, Nuh misali bir gemide yaşar, kuşlarla kar kaplı" deniz kenarın kışlar."
içimde hep bir kuşku: Tufanı mı bekler, ne?
Yontularını ve kendisini otuz yıldır bilirim. Nasıl tanımlasam kimliğini?
1. Maddenin iç yapısını araştırır, bulgularını dışsallaştırır.
2. Yer çekimi yasasıyla kıyasıya çekişir.
3. Yontularında basınç be baskının daima karşısındadır.
4. Doğa-insan, insan-insan ilişkisinde yeni bir yaklaşımın peşindedir.
5. Dikey biçimlerin dirilik gücüne dayanarak, ölümün yataylık eğilimine meydan okur sürekli.
6. Çağımızın çelişkilerini yansıtır, derinlemesine.
Evet, doğanın o yapışkan yer çekimi yasasını yenmektir işi gücü.
Simyacı gibi bir şey, suratını ve dalgın sıcak gözlerini görseniz, bunu anlarsınız.
(bkz: hulda) zamanının yarısında onunla uğraştığı; hatta herhalde benim en büyük eserim bu dediği; evi, atölyesi sonra da eserlerinin denizler arası sergilenme mekanı.
(bkz: akdeniz)akdeniz sevgisine ve kadına adanmış bir eser.
(bkz: derviş) dehanın mühendilikle mistik dansı...
görsel
görsel
'Kim Bu ilhan Koman?' başlığıyla Abidin Dino'nun 15 Mart 1981'de yazdığı, 15 Ocak 1987'de Milliyet Sanat Dergisi'nde yayınlanan yazının başından bir bölüm:
Nasıl da bilmiş Yunus Emre: "Dervişler uçar, kuşlar deniz kenarın kışlar."
ilhan Koman yıllardır bir isveç limanında, kış kıyamette, Nuh misali bir gemide yaşar, kuşlarla kar kaplı" deniz kenarın kışlar."
içimde hep bir kuşku: Tufanı mı bekler, ne?
Yontularını ve kendisini otuz yıldır bilirim. Nasıl tanımlasam kimliğini?
1. Maddenin iç yapısını araştırır, bulgularını dışsallaştırır.
2. Yer çekimi yasasıyla kıyasıya çekişir.
3. Yontularında basınç be baskının daima karşısındadır.
4. Doğa-insan, insan-insan ilişkisinde yeni bir yaklaşımın peşindedir.
5. Dikey biçimlerin dirilik gücüne dayanarak, ölümün yataylık eğilimine meydan okur sürekli.
6. Çağımızın çelişkilerini yansıtır, derinlemesine.
Evet, doğanın o yapışkan yer çekimi yasasını yenmektir işi gücü.
Simyacı gibi bir şey, suratını ve dalgın sıcak gözlerini görseniz, bunu anlarsınız.
(bkz: hulda) zamanının yarısında onunla uğraştığı; hatta herhalde benim en büyük eserim bu dediği; evi, atölyesi sonra da eserlerinin denizler arası sergilenme mekanı.
(bkz: akdeniz)akdeniz sevgisine ve kadına adanmış bir eser.
(bkz: derviş) dehanın mühendilikle mistik dansı...
görsel
görsel
türkiye'nin en büyük heykeltraşıdır rahmetli. edirnelidir.
uçlarda yaşamış bir heykeltraş. kendisi isveç'e göçtükten sonra hayatının sonuna kadar bir teknede yaşamıştır. tekne hayatının göçebeliği yüzünden çocuklarının ilk eğitimini kendisi ve eşi vermiştir. enteresan bir adam. ülkemizden çıkan gelmiş geçmiş en iyi heykeltraştır.
en bilindik eseri (bkz: akdeniz heykeli)
en bilindik eseri (bkz: akdeniz heykeli)
edirne bucuktepe yahudi mezarliginda yatması gerekirken küllerini baltık denizine attırmıştır.
Google 98. yaş gününe özel doodle yapmış.
Bugün google kendisinin doğum gününü kutlamış. Stockholm’ün pek çok yerinde eser bırakmıştır. Bu heykeli ise şehrin kalbi
sergels torg civarına yakınlarda sveavägen’in üzerinde bulunur. Hazır stockholm’deyken paylaşmasam olmazdı.
görsel
sergels torg civarına yakınlarda sveavägen’in üzerinde bulunur. Hazır stockholm’deyken paylaşmasam olmazdı.
görsel
doodle vesilesiyle hatırladım güzel akdeniz'in yaratıcısını.
arkadaşlarının hakkında şiir yazdığı biriymiş. sanata ilham kaynağı olan bir sanatçı olmak ne hoş.
Bir Evliyaya
ilhan Koman ki tıraşsız heykeltıraş
Uçmağa doğru sakallı…
Elinde bombalarla bebekler
Heykel gibi olmayan heykeller,
Taşınırdı garip maacir
Güneyinden Kuzeyine Kutupların
Battı batacak teknesiyle
Varmak için Edirne’ye
Selimiye’ye
Can Yücel
Tadımlık / ilhan Koman için
çelebi bir korsandı o
fora ediyor bütün yelkenlerini
demir alıp engine süzülüyordu
evcil kadırgasıyla her akşam
bir gül yağmuruna tutuluyordu
tunç toplarıyla isveç kıyılarına
yürekli bir kaptandı o
sevdiği uğruna ölse ne gam
ama rüzgârlı heykelleriyle
ölümün toprağına çıktığından
çamura ve mermere doymamıştı daha
evcil kadırgasından bir akşam
üstünde düşleri çığlık çığlığa
Oktay Rifat
arkadaşlarının hakkında şiir yazdığı biriymiş. sanata ilham kaynağı olan bir sanatçı olmak ne hoş.
Bir Evliyaya
ilhan Koman ki tıraşsız heykeltıraş
Uçmağa doğru sakallı…
Elinde bombalarla bebekler
Heykel gibi olmayan heykeller,
Taşınırdı garip maacir
Güneyinden Kuzeyine Kutupların
Battı batacak teknesiyle
Varmak için Edirne’ye
Selimiye’ye
Can Yücel
Tadımlık / ilhan Koman için
çelebi bir korsandı o
fora ediyor bütün yelkenlerini
demir alıp engine süzülüyordu
evcil kadırgasıyla her akşam
bir gül yağmuruna tutuluyordu
tunç toplarıyla isveç kıyılarına
yürekli bir kaptandı o
sevdiği uğruna ölse ne gam
ama rüzgârlı heykelleriyle
ölümün toprağına çıktığından
çamura ve mermere doymamıştı daha
evcil kadırgasından bir akşam
üstünde düşleri çığlık çığlığa
Oktay Rifat
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar