bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- herzevekil17
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- idealist misiniz6
- gammaz adama güvenilir mi3
- bu devirde evlenmek5
- akp'lilerin ahmet kaya'yı sevmesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı24
- simko'nun sessizliğine tercüman olmak2
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- kenan evren'in fesli gavatı vatandaşlıktan atması2
- en sevdiğiniz radyo kanalları4
- fenerbahçe 0 göztepe 12
- gocu kadar şanssız adam yok2
- yağı emmiş patates kızartması2
- cinsel ilişkiye girmeden hamile kalan kadın3
- anın görüntüsü19
- o değil de bir yıl daha bitmek üzere3
- akın gürlek6
- türkiye şahlanıyor5
- engineer288
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip4
- hangi mbti tipisiniz4
- gece gece kokoreç gömmek10
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu4
- eğer bugün gay değilsek atatürk sayesinde3
- kendinle baş başa kalmak2
- kaşar peyniriyle tost yapmak2
- akp mhp dem kılıçdaroğlu ittifakı2
- israilli kızlar2
- hyundai i10 vs hyundai i203
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak2
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- kaşarlı tost3
- diloloji olması gerekmez mi yani mantıken2
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı10
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi6
- dolar'ın 50 tl olması2
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- bu devirde3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı2
- bik bik 219
- coskuyla sabunlanan pipi7
- evlenmek istememek ama yalnızlıktan da sıkılmak3
- birader sorunsalı2
- nervio18
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
cannes film festivalindeki ilk ödülünü -fipresci ödülünü şu an itibariyle almıştır.
dilerizki devamı gelir ve büyük ödülün altın palmiyenin de sahibi olur.bir kez daha
nuri bilge ceylan sinemasının ne kadar mükemmel olduğunu cümle aleme ispatlar ve inşallah kendi memleketinde hakettiği saygıyı ve ilgiyi görür.
dilerizki devamı gelir ve büyük ödülün altın palmiyenin de sahibi olur.bir kez daha
nuri bilge ceylan sinemasının ne kadar mükemmel olduğunu cümle aleme ispatlar ve inşallah kendi memleketinde hakettiği saygıyı ve ilgiyi görür.
filmin fragmanının linki http://www.nbcfilm.com/trailers/Climates-trailer.mov
nuri bilge ceylan üstün insaninin aile efradi ve ahbabiyla cektigi film. kendi de basrolde oynuyor. bu sekilde daha rahat oluyormus, her sahneyi defalarca cekebiliyormus, oyuncu kaprisi de yok tabii. bu yüzden de montaji aylarca sürmüs filmin. umarim altin palmiye'yi alir bu sefer.
43 uncu antalya altin portakal film festivali ve 2 nci Uluslararası Avrasya Film Festivalinde yarışacak bir film.
43.antalya altın portakal film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü nuri bilge ceylan'a kazandıran film.
nuri bilge ceylan'dan yine yeni yeniden bol karlı ve depresif bir film. çapraşık ilişkilerin "düzgün insanlar" dünyasında da olabileceğini anlatan, insanı bu sebeple korkutan, "büyümesem iyi olucak galiba" diye düşündürten başarılı film...
nuri bilge ceylan'ın uzak filmini seyrettikten sonra büyük beklentilerle gidilen ama bekentileri karşılamayan filmdir.
oyunculuk yetersizdir. gerçi nuri bilge ceylan filmlerinde çok iyi oyunculuk iddiası olmadığı söylenebilir. ama bu, filmin duyguları izleyiciye geçirmede sıkıntıya,anlatılmak istenenin yeterince ifade edilmemesine neden olmuş gibi. karakterler daha iyi işlenebilirdi kanımca. bazı planlar gereğinden daha uzun tutulmuş. uzak filmindeki o hayatın kendiliğindenliğini ve izleyiciyi adeta röntgenci gibi hissettiren duyguyu bulamıyor insan. bu film daha bir izleyicinin gözüne yapılmış sanki.
yine de herşeye rağmen izlenmesi gereken bir filmdir ama.
ve yine alışılagelmiş türk filmi kalıplarının dışında bir filmdir.
oyunculuk yetersizdir. gerçi nuri bilge ceylan filmlerinde çok iyi oyunculuk iddiası olmadığı söylenebilir. ama bu, filmin duyguları izleyiciye geçirmede sıkıntıya,anlatılmak istenenin yeterince ifade edilmemesine neden olmuş gibi. karakterler daha iyi işlenebilirdi kanımca. bazı planlar gereğinden daha uzun tutulmuş. uzak filmindeki o hayatın kendiliğindenliğini ve izleyiciyi adeta röntgenci gibi hissettiren duyguyu bulamıyor insan. bu film daha bir izleyicinin gözüne yapılmış sanki.
yine de herşeye rağmen izlenmesi gereken bir filmdir ama.
ve yine alışılagelmiş türk filmi kalıplarının dışında bir filmdir.
'uzun' ve durağan sahnelere rağmen su gibi akan film. oyuncular kameraya saniyelerce baktıklarında sizi de aynı oranda düşüncelere gark ediyorlar. tam olması gerektiği gibi.
gereksiz atraksiyonlar yok. uzak'tan kesinlikle daha akıcı ve etkileyici. yalnız iğreti duran birkaç ayrıntı var; diyalogların sonuna sürekli takılan "ya" ve "be" nidaları. anlam veremedim şahsen. diğeri ise ağrı'da kar kıyamette, 20 ytl'lik otel odasında oyuncularımızın çorapsız dolaşmaları, üşümemeleri, yataktan zınk diye çıkabilmeleri garip görünüyor. *
--spoiler--
otel odasında, geçirilen gecenin sabahında, cam kenarındaki masada isa ve bahar karşılıklı otururlarken, isa'nın "çekimin kaçta?" sorusu tokat gibi. entelektüel bir öküz tabiri caizse. klasik erkek öküzlüğünden bahsetmiyorum. o sahne bambaşka. izleyenler neyden bahsettiğimi hemen anladılar.
--spoiler--
nuri bilge ceylan ise son derece maskülen görünüyor. olmuş diyoruz.
gereksiz atraksiyonlar yok. uzak'tan kesinlikle daha akıcı ve etkileyici. yalnız iğreti duran birkaç ayrıntı var; diyalogların sonuna sürekli takılan "ya" ve "be" nidaları. anlam veremedim şahsen. diğeri ise ağrı'da kar kıyamette, 20 ytl'lik otel odasında oyuncularımızın çorapsız dolaşmaları, üşümemeleri, yataktan zınk diye çıkabilmeleri garip görünüyor. *
--spoiler--
otel odasında, geçirilen gecenin sabahında, cam kenarındaki masada isa ve bahar karşılıklı otururlarken, isa'nın "çekimin kaçta?" sorusu tokat gibi. entelektüel bir öküz tabiri caizse. klasik erkek öküzlüğünden bahsetmiyorum. o sahne bambaşka. izleyenler neyden bahsettiğimi hemen anladılar.
--spoiler--
nuri bilge ceylan ise son derece maskülen görünüyor. olmuş diyoruz.
oldukça duragan bir filmdir ve tam filmin 15. dakikasında da elektriklerin kesilmesiyle ve üstüne jeneratörün de çalışmaması nedeniyle duraganlıktan donukluğa geçtiğim filmdir. yani bütün hevesim kaçmıştır ama yinede konusu bakımından özgün bir yapıttır.
birgün en iyi türk filmleri sıralaması yapılacaksa, kesinlikle ilk üç içinde olması gereken film. ben bir numara derim, siz üç dersiniz belki ama ilk üçü kesinlikle hakediyor bence.
nuri bilge ceylan ın ne kadar iyi bir yönetmen, buna mukabil ne kadar kötü bir oyuncu olduğunu gösteren şahane filmi.
yönetmenin önceki filmlerini göz önünde bulundurunca bana göre bir hayli ezik kalan film. tamam, öncekilerde de amatör oyuncular vardı ama, bu kez bence oyunculuklar 'gerçek kesit' çizgisinin üzerine çıkamamış. hele nbc'nin kendi oyunculuğu! yabancı ülkelerde anlaşılmıyor olabilir ama çok bariz oyunculuğun kötülüğü.
bu filmi hiç izlememiş gibi yapıp yeni filmini beklemeye koyuldum. hatırlamak bile acı veriyor..
bu filmi hiç izlememiş gibi yapıp yeni filmini beklemeye koyuldum. hatırlamak bile acı veriyor..
izlerken bütün sinema salonunun * sıkıldığı, şu çerez sahnesinde herkesin yerlere yattığı, bahar her ağladığında yeter artık seslerinin yükseldiği, sonuç olarak topluca sıkıntıdan patladığımız film.
gözlerimi dolduran film. büyük beklentilerle gidip, hüsrana uğradığım, "nuri naptın sen!" diye haykırmak istediğim film.. bu filmden zaten oyunculuk beklemiyordum ama, görsellik de öncekilere göre çok yetersiz. nerde bir "mayıs sıkıntısı" , nerde "iklimler"..
bunu bir hata olarak değerlendiriyor, eskileri aratmayacak yeniler bekliyoruz.
bunu bir hata olarak değerlendiriyor, eskileri aratmayacak yeniler bekliyoruz.
uyurken yastık yerine çekmece kullanmanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini işleyen film.
nuri bilge'nin, o tipik "fotoğrafsal" filmlerinden biri.
konu sıradan, oyunculuk ise vasattır. oyunculuğun kötü olması her ne kadar doğallığı doğursa da, bu ikilemi yaşatmasından ötürü bir negatif anlam yüklü "acaba?" dedirtiyor ve bu da filmin bütünlüğünü zan altında bırakıyor.
her şey bir yana filmin tek sevişme sahnesinde, nuri bilge ve partnerinin mazoşistsel hareketleri dikkat çekiyor. *
konu sıradan, oyunculuk ise vasattır. oyunculuğun kötü olması her ne kadar doğallığı doğursa da, bu ikilemi yaşatmasından ötürü bir negatif anlam yüklü "acaba?" dedirtiyor ve bu da filmin bütünlüğünü zan altında bırakıyor.
her şey bir yana filmin tek sevişme sahnesinde, nuri bilge ve partnerinin mazoşistsel hareketleri dikkat çekiyor. *
Bir sanat eseri. Gözünüzü alamadığınız bir tablo gibi.
aşkın alışkanlığa dönüşmesi felaketini gösterir.
nbc'dan beni soğutmuş filmdir. nbc'in izlediğim ilk filmi olması belki buna sebep oldu bilemiyorum ama, artık uzak olsun benden nbc. ne yani ben sanat filminden anlamıyor muyum, hayır öyle birşey yok, beğenmedim, çok gereksizdi. sevindiğim nokta şuydu, istanbul film festivalinde 2,5 ytl ye gitmiştim, üzüldüğüm nokta ise pazar günü saat 11:00'de uyumak varken bu filmi izlememdi.
belki mazoşist bünyelerin hoşuna gidebilir bu film tabii, o biraz kişilikle alakalı.
belki mazoşist bünyelerin hoşuna gidebilir bu film tabii, o biraz kişilikle alakalı.
"erdem" üzerine çekilmiş, sahip olmak ve olmamak durumunu olabilecek en ürkütücü şekilde anlatan bir nuri bilge ceylan başyapıtı... uzak'tan bile daha gerçek, daha acımasız.
"insanlar basit nedenlerle mutlu, daha da basit nedenlerle mutsuz olacak şekilde yaratılmıştır. Aynen basit bir nedenle doğmaları ve daha da basit bir nedenle ölmeleri gibi... isa ve Bahar, ruhlarının sürekli değişen iklimlerinde artık kendilerine ait olmayan bir mutluluğun peşinde sürüklenen iki yalnız ruhtur. "
(bkz: Nuri Bilge Ceylan)
(bkz: Nuri Bilge Ceylan)
Filmin başrolü isa eski sevgilime tüm karakteri ile benzediğinden ee tabii bu karakteristiği benimle birlikte iken geliştirdiğinden Nuri Bilge'den patent karşılığı filmin gelirinden pay isteyeceğim yazık ki bu benzerlik yüzünden fena olduğum bakmaya dayanamadığım isa'nın Bahar'a yaptığı öküzlüklerle kendimden geçtiğim sinir krizlerine girdiğim ama yine de her zaman ki gibi muhteşem Nuri Bilge filmi. En az bir kez izlenmeli.
Nuri Bilge Ceylan'ın 'iklimler' filmi Japonya'da dördüncü kez düzenlenen Skip City Uluslararası Dijital Sinema Festivali'nde 'En iyi Dijital Film' seçildi. Tokyo'nun kuzeyindeki Kawaguchi şehrinde 14-22 Temmuz arasında dördüncü kez düzenlenen Skip City Uluslararası Dijital Sinema Festivali'nde yarışmaya seçilen, dijital teknolojiyle gerçekleştirilmiş 12 film arasında 'iklimler' birinci olarak 10 milyon Yen (yaklaşık 100 bin dolar) tutarındaki ödülü kazandı. Ceylan'ın 'iklimler'inde modern zamanlardaki kadınla erkeğin ilişkileri üç mevsimde anlatılıyordu.*
süper durgun, sıkıcı film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar