bugün
- bik bik'in kraliçe olması5
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- hacker saldırısı gazileri6
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- fon vurgunu25
- nokia20
- usualsuspects'in ayağı3
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak2
- bilim3
- uzay3
- ay3
- usualsuspects aslan parçası2
- semih kılıçsoy3
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- jagermeister3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- mars2
- asansörde susma zorunluluğu3
- son parti4
- esaretin bedeli5
- istersem sozlugu hacklerim5
- tiyatroya gitmek3
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- iklim2
- fırtına2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- sigara10
- 20013
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- vadistanbul2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- samsunspor3
- hacker ımız bile mal amk2
- anın görüntüsü19
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
bazı durumlarda köleliktir.
elde edildiğinde mutluluk veren elde edilemediğinde huzursuzluk veren duygudur. ihtiyaçlar sınırsızdır. ihtiyaçlar karşılandıkça şiddeti azalır.
(bkz: #21548360)
Insanın yaşamını devam ettirebilmesi ve bu hayattan zevk alabilmesi için karşılanması gereken zorunluluktur.
Ihtiyaçlar 3'e ayrılır;
Zorunlu ihtiyaçlar:insanların hayatlarının devamlılığı için mutlaka karşılanması gerekir.
Kültürel ihtiyaçlar:insanın zorunlu ihtiyaçları karşıladıktan sonra gerçekleştirmek istediği ihtiyaçlardır.
Lüks ihtiyaçlar:zorunlu ve kültürel ihtiyaçları yeterince karşılayan insanların duydukları ihtiyaçlardır.
Ihtiyaçlar 3'e ayrılır;
Zorunlu ihtiyaçlar:insanların hayatlarının devamlılığı için mutlaka karşılanması gerekir.
Kültürel ihtiyaçlar:insanın zorunlu ihtiyaçları karşıladıktan sonra gerçekleştirmek istediği ihtiyaçlardır.
Lüks ihtiyaçlar:zorunlu ve kültürel ihtiyaçları yeterince karşılayan insanların duydukları ihtiyaçlardır.
Karşılanmadığı zaman acı ve üzüntü veren, karşılandığında ise zevk ve haz veren duyguya ihtiyaç denir. insanın hayatta kalabilmesi için mutlaka karşılanması gereken ihtiyaçlarına ZORUNLU iHTiYAÇLAR, bunun dışındakilere de ZORUNLU OLMAYAN iHTiYAÇLAR denir. Zorunlu olmayan ihtiyaçlar, karşılanmaları yaşamsal olmayan ancak tatmin edildikçe insanlara haz veren ihtiyaçlardır.
insanın içindeki eksikliklerdir.
Karşılandığı zaman kişiye haz veren karşılanmadığında üzüntü ve keder yaratan duygudur.
Karşılandığı zaman kişiye haz veren karşılanmadığında üzüntü ve keder yaratan duygudur.
3.000 liralık bir telefon neden ihtiyaçtır?
ya da 250 bin liralık bir araba?
ya da pahalı kol saatleri?
pırlanta yüzükler?
yeni solcu olmuş ergenler gibi "lanet olsun böyle hayata haydi anarşik olalım" minvalinde yazmayacağım sadece meselenin neden'ine bakacağım:
değişen şartlar iletişimin pratikliğini ve hızlılığını bir ihtiyaç haline dönüştürdü ister kabul edelim, ister etmeyelim buna karşı çıkacak sağlam argümanım yok. 25 kişiyi birden idare etmek zorunda olan bir yöneticinin hızlı iletişime olan ihtiyacı ortadadır, ya da bir oyun tasarımcısının 3.000 liralık ekran kartına olan ihtiyacı ortadadır vs vs ha bu ürünlerin fahiş fiyatlarda olması ayrı bi konunun başlığıdır oraya da girmeyeceğim, ben sadece "orta direğin", ortalama bir insanın sen ben gibi tiplerin neden 3.000 liralık telefon alma ihtiyacında olduğunu sorgulayacağım.
antik-çağ'dan bu yana insanlar bir prestij nesnesi'ne sahip olma telaşındaydılar, o zamanlar prestij neseneleri ruhban sınıfının ve devlet idarecilerinin tekelindeydi elbette ama zamanla (çoooook zaman sonra yazıdan 4600 yıl sonra) hümanizma'nın da verdiği gazla önce "klasik burjuva" bu prestij nesnesi'ne sahip olmaya başladı sonrasında da (takribi bir 450 yıl sonra) ortaya çıkmış olan yeni sınıfımız "işçi sınıfı" bu nesnelerin talepçisi oldu. elbette bu nesneler her zaman farklı sınıflar için farklı biçimlerde üretilmeye devam etti söz gelimi ortalama bir beyaz yakalı ya da ortalama bir fabrika işçisi istese de üst-tabakanın prestij nesnesine sahip olamamaktadır; bir audi a4'ün hitap ettiği kitle ile, cls 550'nin hitap ettiği kitle arasındaki uçurum ortadadır ama işin piçliği şurada: a4 sahibi olan adam-kadın daha yukarıya bakma gibi bir gereksinim duymaz, sahip olduğunu sahip olmadığı "prestiji" düşük nesnelerle kıyasa yatkındır böylelikle de genelin üstündeki sıradan bir nesne onun için prestij nesnesi'ne dönüşmekte zaman kaybetmeyecektir.
her neyse konunun çıkış noktasına geri dönüp devam ediyorum;
şimdi orta sınıf bir reddetme halindedir; koşulları reddetme kimliğini reddetme, yapay-doğal çevreleri reddetme vs bunun yanında sahip olma isteğine paralel meta bombardımanını, söylem bombardımanını, cilaları, gazlamaları, satın alma alışkanlıklarınıza seslenen "uzman" çığlıklarını da hesaba kattığımızda ve yukarıdaki prestij nesnesi'ne ulaşma isteğini de düşündüğümüzde ortaya çıkan net bir tablo oluşuyor: 3.000 liralık telefonundan vatsapa, feysbuka giren selincanlar, ahmetcanlar ya da aynı şekilde ihtiyacının çok üzerindeki "şeylere" tutunan ama ne üst sınıfa dahil ne de alt sınıfa dahil kafası karışık, meta ile mutlu olup meta ile doyum sağlayan orta sınıf.
bunun altında yatan gerekçeleri ben 2 başlık altında topluyorum:
1) doğal nedenler
2) yapay nedenler
doğal nedenler açık: sahip olma, gen'in bencilliği, kendi dünyasının efendisi olabilme isteği, farklı görünme, dikkat çekme yani insan'ın varoluşundan bu yana koruduğu aşamadığı teraneler. işte bu doğal nedeler de yapay nedenlerin tetikleyicisi durumundadır.
yapay nedenler: muadilin yokluğunu varsayma yani bir ayfonun ikamesinin 500 liralık (derdimiz vatsapa feysbuka girmek ya o nedenle acımasız davranmadan yazıyorum) bir telefon olamayacağını düşünme, marka ve moda takıntısı, sınırlı sayıda olanın "değerli oluşu" (kömür-elmas muhabbeti) ve en önemlisi: elde edilen nesne'nin bir kimlik yarattığı yanılgısı.
bu iki neden grubunun dikkat çeken bir tarafı var ki o da bu nedenlerin hiçbirinin gerçeklik gibi bir derdi olmaması, hepsinin amerikan rüyası'nın kontrolden çıkmış ve ayağımıza kadar gelmiş biçimleri olması ve dahası hepsinin hiçbir "zaruri nedeni" olmayışı. bir dakika durun ve düşünün "biz zaruri olmayan bu milyonlarca nesne için neden bu kadar para döküyoruz?" neden pahalı kıyafetler, saatler, cüzdanlar alıyoruz hele hele aylık geliri en fazla (bakın en fazla) 4.000-5.000 lira olan tam bir orta sınıf insanıyken neden bu gibi yapay "nesnelere" ihtiyaç duyuyoruz? sadece doğa mı? ya da sadece modern zaman'ın getirisi mi? hangi neden bizi gerçeklik algımızdan uzaklaştırıyor? "yer kürküm ye"den öteye gitmeyecek bir kafaya hangi zaruri nedenlerden ötürü biad ediyoruz?
her neyse "özgür" olduğunu düşünen özgürdür diyecek bir şey yok, "param var götüme sokuyorum kime ne" buna da diyecek bir şey yok hatta "param yok ama var-mış gibi yaşıyorum" buna da diyecek bir şey yok, "modern" zaman, anayasal haklar, özgürlükler bize bu hakların tümünü bahşetti sağ olsunlar, var olsunlar. şimdi değilse bile belki 300-500 yıl sonra "napıyoruz ulan biz?" deriz bilmiyorum.
ya da 250 bin liralık bir araba?
ya da pahalı kol saatleri?
pırlanta yüzükler?
yeni solcu olmuş ergenler gibi "lanet olsun böyle hayata haydi anarşik olalım" minvalinde yazmayacağım sadece meselenin neden'ine bakacağım:
değişen şartlar iletişimin pratikliğini ve hızlılığını bir ihtiyaç haline dönüştürdü ister kabul edelim, ister etmeyelim buna karşı çıkacak sağlam argümanım yok. 25 kişiyi birden idare etmek zorunda olan bir yöneticinin hızlı iletişime olan ihtiyacı ortadadır, ya da bir oyun tasarımcısının 3.000 liralık ekran kartına olan ihtiyacı ortadadır vs vs ha bu ürünlerin fahiş fiyatlarda olması ayrı bi konunun başlığıdır oraya da girmeyeceğim, ben sadece "orta direğin", ortalama bir insanın sen ben gibi tiplerin neden 3.000 liralık telefon alma ihtiyacında olduğunu sorgulayacağım.
antik-çağ'dan bu yana insanlar bir prestij nesnesi'ne sahip olma telaşındaydılar, o zamanlar prestij neseneleri ruhban sınıfının ve devlet idarecilerinin tekelindeydi elbette ama zamanla (çoooook zaman sonra yazıdan 4600 yıl sonra) hümanizma'nın da verdiği gazla önce "klasik burjuva" bu prestij nesnesi'ne sahip olmaya başladı sonrasında da (takribi bir 450 yıl sonra) ortaya çıkmış olan yeni sınıfımız "işçi sınıfı" bu nesnelerin talepçisi oldu. elbette bu nesneler her zaman farklı sınıflar için farklı biçimlerde üretilmeye devam etti söz gelimi ortalama bir beyaz yakalı ya da ortalama bir fabrika işçisi istese de üst-tabakanın prestij nesnesine sahip olamamaktadır; bir audi a4'ün hitap ettiği kitle ile, cls 550'nin hitap ettiği kitle arasındaki uçurum ortadadır ama işin piçliği şurada: a4 sahibi olan adam-kadın daha yukarıya bakma gibi bir gereksinim duymaz, sahip olduğunu sahip olmadığı "prestiji" düşük nesnelerle kıyasa yatkındır böylelikle de genelin üstündeki sıradan bir nesne onun için prestij nesnesi'ne dönüşmekte zaman kaybetmeyecektir.
her neyse konunun çıkış noktasına geri dönüp devam ediyorum;
şimdi orta sınıf bir reddetme halindedir; koşulları reddetme kimliğini reddetme, yapay-doğal çevreleri reddetme vs bunun yanında sahip olma isteğine paralel meta bombardımanını, söylem bombardımanını, cilaları, gazlamaları, satın alma alışkanlıklarınıza seslenen "uzman" çığlıklarını da hesaba kattığımızda ve yukarıdaki prestij nesnesi'ne ulaşma isteğini de düşündüğümüzde ortaya çıkan net bir tablo oluşuyor: 3.000 liralık telefonundan vatsapa, feysbuka giren selincanlar, ahmetcanlar ya da aynı şekilde ihtiyacının çok üzerindeki "şeylere" tutunan ama ne üst sınıfa dahil ne de alt sınıfa dahil kafası karışık, meta ile mutlu olup meta ile doyum sağlayan orta sınıf.
bunun altında yatan gerekçeleri ben 2 başlık altında topluyorum:
1) doğal nedenler
2) yapay nedenler
doğal nedenler açık: sahip olma, gen'in bencilliği, kendi dünyasının efendisi olabilme isteği, farklı görünme, dikkat çekme yani insan'ın varoluşundan bu yana koruduğu aşamadığı teraneler. işte bu doğal nedeler de yapay nedenlerin tetikleyicisi durumundadır.
yapay nedenler: muadilin yokluğunu varsayma yani bir ayfonun ikamesinin 500 liralık (derdimiz vatsapa feysbuka girmek ya o nedenle acımasız davranmadan yazıyorum) bir telefon olamayacağını düşünme, marka ve moda takıntısı, sınırlı sayıda olanın "değerli oluşu" (kömür-elmas muhabbeti) ve en önemlisi: elde edilen nesne'nin bir kimlik yarattığı yanılgısı.
bu iki neden grubunun dikkat çeken bir tarafı var ki o da bu nedenlerin hiçbirinin gerçeklik gibi bir derdi olmaması, hepsinin amerikan rüyası'nın kontrolden çıkmış ve ayağımıza kadar gelmiş biçimleri olması ve dahası hepsinin hiçbir "zaruri nedeni" olmayışı. bir dakika durun ve düşünün "biz zaruri olmayan bu milyonlarca nesne için neden bu kadar para döküyoruz?" neden pahalı kıyafetler, saatler, cüzdanlar alıyoruz hele hele aylık geliri en fazla (bakın en fazla) 4.000-5.000 lira olan tam bir orta sınıf insanıyken neden bu gibi yapay "nesnelere" ihtiyaç duyuyoruz? sadece doğa mı? ya da sadece modern zaman'ın getirisi mi? hangi neden bizi gerçeklik algımızdan uzaklaştırıyor? "yer kürküm ye"den öteye gitmeyecek bir kafaya hangi zaruri nedenlerden ötürü biad ediyoruz?
her neyse "özgür" olduğunu düşünen özgürdür diyecek bir şey yok, "param var götüme sokuyorum kime ne" buna da diyecek bir şey yok hatta "param yok ama var-mış gibi yaşıyorum" buna da diyecek bir şey yok, "modern" zaman, anayasal haklar, özgürlükler bize bu hakların tümünü bahşetti sağ olsunlar, var olsunlar. şimdi değilse bile belki 300-500 yıl sonra "napıyoruz ulan biz?" deriz bilmiyorum.
tatmin edildiginde haz ve doyum, tatmin edilemedigi zaman ise aci ve uzuntu veren duygu.
bir adet mutluluğa çok ihtiyacım var gerçekten.
Biraz dertleşmek,biraz konuşmak,biraz iyi hissetmek.
Sabaha kadar bu soğuk Ankara havasında sarılmak. Bir nebze olsun belki unutturur her şeyi.
cinsellik de dahil olmalı bu kelimenin kategorisine ancak hep bir tabu olarak görülüyor ülkemizde.
hızlı internet kesinlikle. turknet gigafiber yani. 1000 mbps.
bence pizza da bir ihtiyaç. mesela şöyle domino'stan bir mexicano. üzerine de sufle fena olmazdı.
kadinlar olarak iki seye ihtiyacimiz var:
sevgilimizden gelen parfum ve cicek. -baska bir adamdan degil. sadece ondan-
ve masamiza kendi ekmegimizi getirmek.
benim hayat anlayisimda ikisi de lazim, yoksa hep eksik.
sevgilimizden gelen parfum ve cicek. -baska bir adamdan degil. sadece ondan-
ve masamiza kendi ekmegimizi getirmek.
benim hayat anlayisimda ikisi de lazim, yoksa hep eksik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar