bugün
- nasıl birisiniz8
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak7
- s'i l v'e r m'i s t35
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- serhat kılıç24
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- anın görüntüsü25
- muslettin amca9
- calmernow ai anxiety and calm2
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- her şeyi hatırlayan insan3
- pum pum çorbası8
- yörük kızı15
- reenkarnasyon4
- tulumba tatlısı6
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- fusya semsiyeli yabanci26
- uludağ itiraf12
- sözlüğün en masum yazarları16
- sikişirken sigara içen kadın6
- ak parti2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- pankek mi pişi mi10
- tavuk budu3
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- günaydın şarkısı2
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- zorunlu eğitim11
- sarapci koala43
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- alkol yasağı2
- nervio21
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
Yaşlı,kocamış olan,pir (kimse),genç karşıtı.
I
Mevsim mevsim özenle büyüttüğün yüreğine
O yanılmasın diye tembih ederken
Bin yıllık tecrübeleri
Uzun uzun yaşamışlığın arkasından
Hiç kadar yaşamış olduğunu anlamaya başladığında,
Bunca yıl kahrını çekmiş ellerin,
intihar intihar yaklaşmakta sana.
II
Yaşadığın en büyük sevdanın arkasından,
Yüzüne gülüp geçerken birileri,
Birileri bir gülüşle, ömrünü sömürürken,
Bir gülüşe feda edecekken kendini,
Mutlu olamazsın diye haykırıyordu
Gençliğinin o bıkkın düşünceleri.
Hatırlarsın.
Hiç kimse engel olamaz derken yaşadığım sevgiye,
Ayaklarının altında ezip geçiyorlardı
Biriktirdiğin, dokunmaya kıyamadığın aşkını,
Yüzün çamur gibiydi, tanıyamadım,
Rastladığım en hüzünlü çamurdu yüzün,
Ucube fikirlerin arasında bulmaya çalışırken kendini,
Taze topladığın "mutluluk getiren" dedikleri çiçekler
Senden habersiz ellerinde solmuştu bile
Bile bile
Gecelerin en kara düşüncelerini taşırken günden güne
Fark etmesen de,
Kendi kendini öldürmek,
Kendini terk etmek gibi erken ölümler geziniyordu duvarlarında.
Tek bir şahit yokken yaşadıklarına ve
Çocuğunu kaybetmiş anne feryadıyla sarılırken kendi yüreğine
Boğazını sıkmaya başlayan yalnızlığın
En yakın arkadaşındı sana.
Adım yalnızlıktı.
Daha sen hayatım dediğin köprü altını görmeden
Sana tükenmez umutlar getiren dualar, çok uzaklara göç etmişti,
Lanetler, isyanlar, belalar yazmışken kör büyücüler
Boynundaki ömür muskasının içine,
Tutunacak tek bir desteğin yoktu,
Hatıralarının arasında.
Ömür dar geliyordu boynuna,
Çıkarıp atamıyordun.
Korkma., korkmuyorsun zaten.
III
Yüzüne sıcak iklimleri taşıyan bir mevsim süsü ver,
Geride bıraktığın tüm hatıralara dön sırtını, kaşısınlar,
Kader, keder diye yanıp, ömür-gönül diye yağdığın gözyaşlarını,
Kurumakta olan bir göle hediye et,
Sahipsiz kalan aşkını değil,
Senin aşkından mahrum kalanların düştükleri durumları düşün,
Pahalı şaraplarla
Nasıl gülüneceğini göster,
Çevrendeki minyatür sevdalılara,
Uzan kimsenin gelemeyeceği,
Sana özel, altın sahillere,
Bir yanında emrindeki güneş
Ödül deniz, şarkılar söylesin dalgalarıyla
Sana öldü demesinler,
Seni ölü görmemeliyim.
IV
Kimse yokken,
Herkes özenirken yaşamına
kendini
intihar intihar yaklaşan ellerinle
Paylaş. * *
Mevsim mevsim özenle büyüttüğün yüreğine
O yanılmasın diye tembih ederken
Bin yıllık tecrübeleri
Uzun uzun yaşamışlığın arkasından
Hiç kadar yaşamış olduğunu anlamaya başladığında,
Bunca yıl kahrını çekmiş ellerin,
intihar intihar yaklaşmakta sana.
II
Yaşadığın en büyük sevdanın arkasından,
Yüzüne gülüp geçerken birileri,
Birileri bir gülüşle, ömrünü sömürürken,
Bir gülüşe feda edecekken kendini,
Mutlu olamazsın diye haykırıyordu
Gençliğinin o bıkkın düşünceleri.
Hatırlarsın.
Hiç kimse engel olamaz derken yaşadığım sevgiye,
Ayaklarının altında ezip geçiyorlardı
Biriktirdiğin, dokunmaya kıyamadığın aşkını,
Yüzün çamur gibiydi, tanıyamadım,
Rastladığım en hüzünlü çamurdu yüzün,
Ucube fikirlerin arasında bulmaya çalışırken kendini,
Taze topladığın "mutluluk getiren" dedikleri çiçekler
Senden habersiz ellerinde solmuştu bile
Bile bile
Gecelerin en kara düşüncelerini taşırken günden güne
Fark etmesen de,
Kendi kendini öldürmek,
Kendini terk etmek gibi erken ölümler geziniyordu duvarlarında.
Tek bir şahit yokken yaşadıklarına ve
Çocuğunu kaybetmiş anne feryadıyla sarılırken kendi yüreğine
Boğazını sıkmaya başlayan yalnızlığın
En yakın arkadaşındı sana.
Adım yalnızlıktı.
Daha sen hayatım dediğin köprü altını görmeden
Sana tükenmez umutlar getiren dualar, çok uzaklara göç etmişti,
Lanetler, isyanlar, belalar yazmışken kör büyücüler
Boynundaki ömür muskasının içine,
Tutunacak tek bir desteğin yoktu,
Hatıralarının arasında.
Ömür dar geliyordu boynuna,
Çıkarıp atamıyordun.
Korkma., korkmuyorsun zaten.
III
Yüzüne sıcak iklimleri taşıyan bir mevsim süsü ver,
Geride bıraktığın tüm hatıralara dön sırtını, kaşısınlar,
Kader, keder diye yanıp, ömür-gönül diye yağdığın gözyaşlarını,
Kurumakta olan bir göle hediye et,
Sahipsiz kalan aşkını değil,
Senin aşkından mahrum kalanların düştükleri durumları düşün,
Pahalı şaraplarla
Nasıl gülüneceğini göster,
Çevrendeki minyatür sevdalılara,
Uzan kimsenin gelemeyeceği,
Sana özel, altın sahillere,
Bir yanında emrindeki güneş
Ödül deniz, şarkılar söylesin dalgalarıyla
Sana öldü demesinler,
Seni ölü görmemeliyim.
IV
Kimse yokken,
Herkes özenirken yaşamına
kendini
intihar intihar yaklaşan ellerinle
Paylaş. * *
ihtiyarlik bir mevkidir. her yasli ihtiyar degildir.
(bkz: moruk)
hoş gelmiş.
ihtiyarlığın verdiği bilgi-birikimi sözlüğe taşıması dileği ile hayırlı entryler diliyoruz.
ihtiyarlığın verdiği bilgi-birikimi sözlüğe taşıması dileği ile hayırlı entryler diliyoruz.
tez vakitte zirvelerde görüşmek ümidiyle. esen kalınız.
heidi nin dedesini hatırlatan kelime.
Hoşgelmiş olan nesildaşım, mahlasına uygun olarak sürekli 'ah zamane nin ....'ları yazdığı için yaşını soduğum ve bana 'karıştırma orasını' diyen bilge kişilik..
beşinci nesil görmüş geçirmiş yazar abimiz.. nickinin müsebbibinin yazmış olduğu kitap olduğunu söylemştir.
(bkz: besinci nesil silik)
kendi işini kendi görebilen anlamındadır...
seçme, tercih etme.
kişi ömrünün yetiği sürece; bir gün muhakkak işiteceği ve de kendisi için söylendiğini bileceği kelime.
(bkz: son anlar)
(bkz: kaçınılmaz olan)
(bkz: acı veren gerçekler)
(bkz: son anlar)
(bkz: kaçınılmaz olan)
(bkz: acı veren gerçekler)
babaya hitap tarzı da olabilir ama ters zamanına gelinmemeli, fazla da kullanılmamalıdır tabi.
+ ehtiyar naber, naptın?
- sikerim ihtiyarı da seni de şimdi ama.
+ ba ba.
+ ehtiyar naber, naptın?
- sikerim ihtiyarı da seni de şimdi ama.
+ ba ba.
bazen bize kendimizi hatırlatan yada hatırlatması beklenen insanlardır.
sokakta yüzü buruş buruş olmuş, elinde baston yürümekte, görmekte, duymakta zorlanan bir ihtiyar...
bir düşünün;
onunda bir zamanlar bebek olduğunu...
dünyaya meraklı gözlerle bakıp, sağı solu cırmaladığı zamanları...
sevgiye muhtaç olduğunu belli etmek için çıkardığı ağlama seslerini...
onun rahatı ve huzuru için deli divane olan, her türlü fedakarlığa hazır annesini...
uyuduğu zamanlarda ona bakmaya ve koklamaya doyamayan babasını...
güldüğü zaman sanki bütün dünyanın onunla beraber güldüğünü...
annesinin sımsıcak kucağında bulduğu tatlı huzuru...
sonra biraz büyüyüp işe giden babasının ardından ağladığını ve işten döndüğünde sımsıkı onu kucakladığını...
oynamaya ve eğlenmeye doyamadığı çocukluğunu...
enerji ve hareket dolu gençliğini...
düşünün,
karşımızda şimdi aciz gibi telakki ettiğiniz insanın bir zaman ne olduğunu... ve ne olacağımızı...
sokakta yüzü buruş buruş olmuş, elinde baston yürümekte, görmekte, duymakta zorlanan bir ihtiyar...
bir düşünün;
onunda bir zamanlar bebek olduğunu...
dünyaya meraklı gözlerle bakıp, sağı solu cırmaladığı zamanları...
sevgiye muhtaç olduğunu belli etmek için çıkardığı ağlama seslerini...
onun rahatı ve huzuru için deli divane olan, her türlü fedakarlığa hazır annesini...
uyuduğu zamanlarda ona bakmaya ve koklamaya doyamayan babasını...
güldüğü zaman sanki bütün dünyanın onunla beraber güldüğünü...
annesinin sımsıcak kucağında bulduğu tatlı huzuru...
sonra biraz büyüyüp işe giden babasının ardından ağladığını ve işten döndüğünde sımsıkı onu kucakladığını...
oynamaya ve eğlenmeye doyamadığı çocukluğunu...
enerji ve hareket dolu gençliğini...
düşünün,
karşımızda şimdi aciz gibi telakki ettiğiniz insanın bir zaman ne olduğunu... ve ne olacağımızı...
davuldur. sesi uzaktan hoş olsa da hayatı zehir etme potansiyeline sahiplerdir. gecenin 3'ünde odamın arka kapısındaki kilerde anneannemin ne işi olabilir? neden yatmaz? neden her bokuma karışır?
tabi her ne olursa olsun, büyük büyüktür.
tabi her ne olursa olsun, büyük büyüktür.
2012 yılında vizyona giren Kazakistan yapımı bir film. Sadece ana kurtun bakışları için izlenir.
Cami duvarı dibinde hakikati bulmaya çalışan ihtiyarlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar