bugün
- balık yanına en yakışan çorba9
- sinek as'ın sözlüğe vedası6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak20
- ismail kartal vs okan buruk2
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq2
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması3
- arkadaşlar öldünüz mü10
- kedi eti3
- askerde özlenen şeyler11
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- beslenme2
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan4
- nemlendirici krem20
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- şaka maka bir ayda kilo vermek2
- nev19
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak2
- gocu nerede gocu9
- anın görüntüsü19
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek4
- fenerbahçe medyası2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- istanbul da gece hayatı2
- telefonlardaki görüntüler porno sitelere satılıyor3
- kobra takibi3
- cihangir ç2
- nissan micra kullanan erkek11
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı3
- recep ivedik 84
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sevgiliye gezme sözü vermek2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- chp osmanlı gibidir2
- fon vurgunu53
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
Yaşlı,kocamış olan,pir (kimse),genç karşıtı.
I
Mevsim mevsim özenle büyüttüğün yüreğine
O yanılmasın diye tembih ederken
Bin yıllık tecrübeleri
Uzun uzun yaşamışlığın arkasından
Hiç kadar yaşamış olduğunu anlamaya başladığında,
Bunca yıl kahrını çekmiş ellerin,
intihar intihar yaklaşmakta sana.
II
Yaşadığın en büyük sevdanın arkasından,
Yüzüne gülüp geçerken birileri,
Birileri bir gülüşle, ömrünü sömürürken,
Bir gülüşe feda edecekken kendini,
Mutlu olamazsın diye haykırıyordu
Gençliğinin o bıkkın düşünceleri.
Hatırlarsın.
Hiç kimse engel olamaz derken yaşadığım sevgiye,
Ayaklarının altında ezip geçiyorlardı
Biriktirdiğin, dokunmaya kıyamadığın aşkını,
Yüzün çamur gibiydi, tanıyamadım,
Rastladığım en hüzünlü çamurdu yüzün,
Ucube fikirlerin arasında bulmaya çalışırken kendini,
Taze topladığın "mutluluk getiren" dedikleri çiçekler
Senden habersiz ellerinde solmuştu bile
Bile bile
Gecelerin en kara düşüncelerini taşırken günden güne
Fark etmesen de,
Kendi kendini öldürmek,
Kendini terk etmek gibi erken ölümler geziniyordu duvarlarında.
Tek bir şahit yokken yaşadıklarına ve
Çocuğunu kaybetmiş anne feryadıyla sarılırken kendi yüreğine
Boğazını sıkmaya başlayan yalnızlığın
En yakın arkadaşındı sana.
Adım yalnızlıktı.
Daha sen hayatım dediğin köprü altını görmeden
Sana tükenmez umutlar getiren dualar, çok uzaklara göç etmişti,
Lanetler, isyanlar, belalar yazmışken kör büyücüler
Boynundaki ömür muskasının içine,
Tutunacak tek bir desteğin yoktu,
Hatıralarının arasında.
Ömür dar geliyordu boynuna,
Çıkarıp atamıyordun.
Korkma., korkmuyorsun zaten.
III
Yüzüne sıcak iklimleri taşıyan bir mevsim süsü ver,
Geride bıraktığın tüm hatıralara dön sırtını, kaşısınlar,
Kader, keder diye yanıp, ömür-gönül diye yağdığın gözyaşlarını,
Kurumakta olan bir göle hediye et,
Sahipsiz kalan aşkını değil,
Senin aşkından mahrum kalanların düştükleri durumları düşün,
Pahalı şaraplarla
Nasıl gülüneceğini göster,
Çevrendeki minyatür sevdalılara,
Uzan kimsenin gelemeyeceği,
Sana özel, altın sahillere,
Bir yanında emrindeki güneş
Ödül deniz, şarkılar söylesin dalgalarıyla
Sana öldü demesinler,
Seni ölü görmemeliyim.
IV
Kimse yokken,
Herkes özenirken yaşamına
kendini
intihar intihar yaklaşan ellerinle
Paylaş. * *
Mevsim mevsim özenle büyüttüğün yüreğine
O yanılmasın diye tembih ederken
Bin yıllık tecrübeleri
Uzun uzun yaşamışlığın arkasından
Hiç kadar yaşamış olduğunu anlamaya başladığında,
Bunca yıl kahrını çekmiş ellerin,
intihar intihar yaklaşmakta sana.
II
Yaşadığın en büyük sevdanın arkasından,
Yüzüne gülüp geçerken birileri,
Birileri bir gülüşle, ömrünü sömürürken,
Bir gülüşe feda edecekken kendini,
Mutlu olamazsın diye haykırıyordu
Gençliğinin o bıkkın düşünceleri.
Hatırlarsın.
Hiç kimse engel olamaz derken yaşadığım sevgiye,
Ayaklarının altında ezip geçiyorlardı
Biriktirdiğin, dokunmaya kıyamadığın aşkını,
Yüzün çamur gibiydi, tanıyamadım,
Rastladığım en hüzünlü çamurdu yüzün,
Ucube fikirlerin arasında bulmaya çalışırken kendini,
Taze topladığın "mutluluk getiren" dedikleri çiçekler
Senden habersiz ellerinde solmuştu bile
Bile bile
Gecelerin en kara düşüncelerini taşırken günden güne
Fark etmesen de,
Kendi kendini öldürmek,
Kendini terk etmek gibi erken ölümler geziniyordu duvarlarında.
Tek bir şahit yokken yaşadıklarına ve
Çocuğunu kaybetmiş anne feryadıyla sarılırken kendi yüreğine
Boğazını sıkmaya başlayan yalnızlığın
En yakın arkadaşındı sana.
Adım yalnızlıktı.
Daha sen hayatım dediğin köprü altını görmeden
Sana tükenmez umutlar getiren dualar, çok uzaklara göç etmişti,
Lanetler, isyanlar, belalar yazmışken kör büyücüler
Boynundaki ömür muskasının içine,
Tutunacak tek bir desteğin yoktu,
Hatıralarının arasında.
Ömür dar geliyordu boynuna,
Çıkarıp atamıyordun.
Korkma., korkmuyorsun zaten.
III
Yüzüne sıcak iklimleri taşıyan bir mevsim süsü ver,
Geride bıraktığın tüm hatıralara dön sırtını, kaşısınlar,
Kader, keder diye yanıp, ömür-gönül diye yağdığın gözyaşlarını,
Kurumakta olan bir göle hediye et,
Sahipsiz kalan aşkını değil,
Senin aşkından mahrum kalanların düştükleri durumları düşün,
Pahalı şaraplarla
Nasıl gülüneceğini göster,
Çevrendeki minyatür sevdalılara,
Uzan kimsenin gelemeyeceği,
Sana özel, altın sahillere,
Bir yanında emrindeki güneş
Ödül deniz, şarkılar söylesin dalgalarıyla
Sana öldü demesinler,
Seni ölü görmemeliyim.
IV
Kimse yokken,
Herkes özenirken yaşamına
kendini
intihar intihar yaklaşan ellerinle
Paylaş. * *
ihtiyarlik bir mevkidir. her yasli ihtiyar degildir.
(bkz: moruk)
hoş gelmiş.
ihtiyarlığın verdiği bilgi-birikimi sözlüğe taşıması dileği ile hayırlı entryler diliyoruz.
ihtiyarlığın verdiği bilgi-birikimi sözlüğe taşıması dileği ile hayırlı entryler diliyoruz.
tez vakitte zirvelerde görüşmek ümidiyle. esen kalınız.
heidi nin dedesini hatırlatan kelime.
Hoşgelmiş olan nesildaşım, mahlasına uygun olarak sürekli 'ah zamane nin ....'ları yazdığı için yaşını soduğum ve bana 'karıştırma orasını' diyen bilge kişilik..
beşinci nesil görmüş geçirmiş yazar abimiz.. nickinin müsebbibinin yazmış olduğu kitap olduğunu söylemştir.
(bkz: besinci nesil silik)
kendi işini kendi görebilen anlamındadır...
seçme, tercih etme.
kişi ömrünün yetiği sürece; bir gün muhakkak işiteceği ve de kendisi için söylendiğini bileceği kelime.
(bkz: son anlar)
(bkz: kaçınılmaz olan)
(bkz: acı veren gerçekler)
(bkz: son anlar)
(bkz: kaçınılmaz olan)
(bkz: acı veren gerçekler)
babaya hitap tarzı da olabilir ama ters zamanına gelinmemeli, fazla da kullanılmamalıdır tabi.
+ ehtiyar naber, naptın?
- sikerim ihtiyarı da seni de şimdi ama.
+ ba ba.
+ ehtiyar naber, naptın?
- sikerim ihtiyarı da seni de şimdi ama.
+ ba ba.
bazen bize kendimizi hatırlatan yada hatırlatması beklenen insanlardır.
sokakta yüzü buruş buruş olmuş, elinde baston yürümekte, görmekte, duymakta zorlanan bir ihtiyar...
bir düşünün;
onunda bir zamanlar bebek olduğunu...
dünyaya meraklı gözlerle bakıp, sağı solu cırmaladığı zamanları...
sevgiye muhtaç olduğunu belli etmek için çıkardığı ağlama seslerini...
onun rahatı ve huzuru için deli divane olan, her türlü fedakarlığa hazır annesini...
uyuduğu zamanlarda ona bakmaya ve koklamaya doyamayan babasını...
güldüğü zaman sanki bütün dünyanın onunla beraber güldüğünü...
annesinin sımsıcak kucağında bulduğu tatlı huzuru...
sonra biraz büyüyüp işe giden babasının ardından ağladığını ve işten döndüğünde sımsıkı onu kucakladığını...
oynamaya ve eğlenmeye doyamadığı çocukluğunu...
enerji ve hareket dolu gençliğini...
düşünün,
karşımızda şimdi aciz gibi telakki ettiğiniz insanın bir zaman ne olduğunu... ve ne olacağımızı...
sokakta yüzü buruş buruş olmuş, elinde baston yürümekte, görmekte, duymakta zorlanan bir ihtiyar...
bir düşünün;
onunda bir zamanlar bebek olduğunu...
dünyaya meraklı gözlerle bakıp, sağı solu cırmaladığı zamanları...
sevgiye muhtaç olduğunu belli etmek için çıkardığı ağlama seslerini...
onun rahatı ve huzuru için deli divane olan, her türlü fedakarlığa hazır annesini...
uyuduğu zamanlarda ona bakmaya ve koklamaya doyamayan babasını...
güldüğü zaman sanki bütün dünyanın onunla beraber güldüğünü...
annesinin sımsıcak kucağında bulduğu tatlı huzuru...
sonra biraz büyüyüp işe giden babasının ardından ağladığını ve işten döndüğünde sımsıkı onu kucakladığını...
oynamaya ve eğlenmeye doyamadığı çocukluğunu...
enerji ve hareket dolu gençliğini...
düşünün,
karşımızda şimdi aciz gibi telakki ettiğiniz insanın bir zaman ne olduğunu... ve ne olacağımızı...
davuldur. sesi uzaktan hoş olsa da hayatı zehir etme potansiyeline sahiplerdir. gecenin 3'ünde odamın arka kapısındaki kilerde anneannemin ne işi olabilir? neden yatmaz? neden her bokuma karışır?
tabi her ne olursa olsun, büyük büyüktür.
tabi her ne olursa olsun, büyük büyüktür.
2012 yılında vizyona giren Kazakistan yapımı bir film. Sadece ana kurtun bakışları için izlenir.
Cami duvarı dibinde hakikati bulmaya çalışan ihtiyarlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar