bugün
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun8
- bu daha büyümüyor mu diyen kız5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- gocu28
- s'i l v'e r m'i s t35
- her gördüğü yeşillikte mangal yakan insan3
- çomar sürüsü3
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- true koş3
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak2
- nasıl birisiniz7
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- mavi kart2
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu2
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- kuşburnu marmelatı3
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz2
- al bundy2
- muslettin amca10
- enayimiknatisii34
- dün fetöcu olanlar bugün bize fetöcü diyor2
- bugünkü halinden memnun olan insan3
- bir anda gelen temizlik perileri2
- lan birak ayak yapmayi2
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- uzungöl2
- modern dünyanın en büyük sorunu2
- her şeyi hatırlayan insan4
- kızılcık marmelatı2
- makarna ve kömüre oy satan insan2
- gelecek seçimlerde akepenin beklentisi2
- tuvalette nasıl görünürdün trendi2
- serhat kılıç24
- anın görüntüsü24
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- fenerbahçe14
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız4
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı23
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- kız düşürmenin kısa yolu15
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- yazarlar 70 lerde yaşasaydı nasıl görünürdü2
- mercimek çorbası içen kadın14
- yeralti edebiyatcisi2
- pum pum çorbası7
- sarı şeker yargılanmalıdır16
m.ö 2. yy'da şimdiki suriye ve mısırdan kuveyte kadar olan topraklarda yaşamış bedevi halka verilen isim.israiloğulları günümüzde en çok bilinen ibrani kavimidir.
Kutsal kitaplarda hikayeleri anlatilan sami asilli ortadogu halkidir. Kokeni mezopotamya olan bu kavim kenan ulkesi'ne (filistin) yerlesti ve "nehri asan" anlamina gelen ibraniler denildi.
tarihte ilk defa tek tanrılı din inancının görüldüğü kavim.
bu eski ve popüler halkın tarihini kabaca analiz edersek:
tarihin eski bir döneminde filistin' in bulunduğu yere yerleşmiş olan ''yahudiler'' veya ''ibraniler'' bir kavim olarak, dünyanın bu bölgesinde oturan insanlardan oldukça farklı özelliklere sahip bulunuyorlardı. çünkü bu kavim varlıklarını idame ettirebilmek için ne asurlular gibi savaşcı olmuşlar ne mısırlılar gibi icatlarda bulunmuşlar ne de babil gibi ekonomik refaha ulaşmışlardır. bunun sonucu olarak da özellikle sakin ve kaderci karakterleri nedeniyle bu bölgede bağımsız olarak yaşamaları pek mümkün olmamış ve sırası ile; mısırlılar' ın, asurlular' ın, babilliler' in ve persler' in egemenlikleri altında yaşamışlardır.
pek savaşcı olmayan bu insanlar, önceleri kavimler halinde ve göçebe bir hayat sürmüşler ve filistine yerleşinceye kadar, siyasi ve ticari bir varlık gösterememişlerdir. ancak bir toprağa yerleştikten sonradır ki; yahudiler zeytin, tahıl, üzüm ve şarapcılık gibi zirai faliyetlerde bulunmuşlardır.
yahudiler m. ö 10. yüzyılda kral solomon * zamanında altın çağlarını yaşamışlardır. bu devirde tarımsal üretimleri ancak kendilerine yettiğinden, tarımsal fazlalığın ihracatı veya satışı gibi ticareti geliştiren bir unsur olmadığından, bütün kazançları, önemli ticaret ve kültür merkezleri arasında kurulmuş bir ülkede oturmaları ve dolayısıyla, bu ticaret merkezleri arasında meydana gelen alış verişte aracı rolünü oynamalarıdır.
ticari kazançlarının büyük kısmını sağlayan bu aracılık işinin, devamlı ve canlı olabilmesi için de yahudiler daima bölgelerinde barışın temeline çalışmışlardır. ancak çağdaşları olan diğer milletlere oranla zayıf durumda bulunmaları, bütün barış severliklerine rağmen, tarih boyunca sadece m. ö 1013-933 yılları arasında bağımsız ve hür kalmaları mümkün olabilmiştir.
bununla beraber, topraklarından kesin olarak ayrılıp, dünyanın çeşitli yanlarına dağılmaları, m. s 70 yılında kudüs' ün roma imparatoru titus tarafından yakılıp işgal edilmesi sonucu olmuştur. fakat belki de bu ırkın ticaret ve uluslarası finansal sistem içinde oynadıkları bugünkü rol, topraksız olmaları nedeniyle dünyanın dört bir tarafında meşgul olacakları tek iş olarak ticareti kabul etmeleri ve bunun yanı sıra kutsal kitapları ''tevrat'' ta faizin günah sayılamayacağına dair hükümlerin bulunması sonucu olmuştur.
tarihinde yaşadıkları badireler yüzünden; bu milletin zayıf noktalarını iyi bilmeleri bugünkü israil' in neden coğrafyasında hatta dünya ölçeğinde agresif bir tavır takındığını, saldırganlığa aşırı prim verdiklerini açıklıyor olsa gerek.
tarihin eski bir döneminde filistin' in bulunduğu yere yerleşmiş olan ''yahudiler'' veya ''ibraniler'' bir kavim olarak, dünyanın bu bölgesinde oturan insanlardan oldukça farklı özelliklere sahip bulunuyorlardı. çünkü bu kavim varlıklarını idame ettirebilmek için ne asurlular gibi savaşcı olmuşlar ne mısırlılar gibi icatlarda bulunmuşlar ne de babil gibi ekonomik refaha ulaşmışlardır. bunun sonucu olarak da özellikle sakin ve kaderci karakterleri nedeniyle bu bölgede bağımsız olarak yaşamaları pek mümkün olmamış ve sırası ile; mısırlılar' ın, asurlular' ın, babilliler' in ve persler' in egemenlikleri altında yaşamışlardır.
pek savaşcı olmayan bu insanlar, önceleri kavimler halinde ve göçebe bir hayat sürmüşler ve filistine yerleşinceye kadar, siyasi ve ticari bir varlık gösterememişlerdir. ancak bir toprağa yerleştikten sonradır ki; yahudiler zeytin, tahıl, üzüm ve şarapcılık gibi zirai faliyetlerde bulunmuşlardır.
yahudiler m. ö 10. yüzyılda kral solomon * zamanında altın çağlarını yaşamışlardır. bu devirde tarımsal üretimleri ancak kendilerine yettiğinden, tarımsal fazlalığın ihracatı veya satışı gibi ticareti geliştiren bir unsur olmadığından, bütün kazançları, önemli ticaret ve kültür merkezleri arasında kurulmuş bir ülkede oturmaları ve dolayısıyla, bu ticaret merkezleri arasında meydana gelen alış verişte aracı rolünü oynamalarıdır.
ticari kazançlarının büyük kısmını sağlayan bu aracılık işinin, devamlı ve canlı olabilmesi için de yahudiler daima bölgelerinde barışın temeline çalışmışlardır. ancak çağdaşları olan diğer milletlere oranla zayıf durumda bulunmaları, bütün barış severliklerine rağmen, tarih boyunca sadece m. ö 1013-933 yılları arasında bağımsız ve hür kalmaları mümkün olabilmiştir.
bununla beraber, topraklarından kesin olarak ayrılıp, dünyanın çeşitli yanlarına dağılmaları, m. s 70 yılında kudüs' ün roma imparatoru titus tarafından yakılıp işgal edilmesi sonucu olmuştur. fakat belki de bu ırkın ticaret ve uluslarası finansal sistem içinde oynadıkları bugünkü rol, topraksız olmaları nedeniyle dünyanın dört bir tarafında meşgul olacakları tek iş olarak ticareti kabul etmeleri ve bunun yanı sıra kutsal kitapları ''tevrat'' ta faizin günah sayılamayacağına dair hükümlerin bulunması sonucu olmuştur.
tarihinde yaşadıkları badireler yüzünden; bu milletin zayıf noktalarını iyi bilmeleri bugünkü israil' in neden coğrafyasında hatta dünya ölçeğinde agresif bir tavır takındığını, saldırganlığa aşırı prim verdiklerini açıklıyor olsa gerek.
yahudilik dinini milletleştiren millettir.
yahudi asıllı iki fransız tarih bilimcinin ( mossed ve roger sabbah) 20 yıllık süren araştırmalarına göre yukarı mısırda yaşayan ve akhenaton dinini benimsedikleri için mısırdan sürülen antik mısırlı bir halk. dikkatinizi çekerim mısırlılardan ayrı bir halk değil, bizzatihi mısırlı ,mısırın yerlisi olan bir halk. şöyle düşünün; türkiyeden 4-5 milyon kişi hristiyanlığa geçiyor ve sürülüyor. işte ibraniler de mısırın yerlisiydi. oysa kutsal metinlerde ibraniler mısıra göçmüş mezopotamya kökenli bir kavim olarak anlatılır.
Mısır yerlisi olmadıkları dillerinden bile belli olan bir kavim bunlar Sami dili konuşan kenan kökenli bir kavim mısırlıların dil ailesi bile farklı.
tarihte ilk defa tek tanrılı din inancının görüldüğü kavim. bunu yanında kutsal kitap, peygamberlik, şeriat, helal gıda, haremlik selamlık gibi ekleri de vardır.
(bkz: israiloğulları)
(bkz: yahudiler)
(bkz: ishakoğulları)
(bkz: Sare)
görsel
görsel
(bkz: israiloğulları)
(bkz: yahudiler)
(bkz: ishakoğulları)
(bkz: Sare)
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar