bugün
- s'i l v'e r m'i s t35
- muslettin amca9
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- davar tereyağı4
- tarihteki en kanlı savaşlar5
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- her şeyi hatırlayan insan3
- anın görüntüsü24
- pum pum çorbası8
- reenkarnasyon4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- serhat kılıç23
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- uludağ itiraf12
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sikişirken sigara içen kadın6
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- günaydın şarkısı2
- fusya semsiyeli yabanci26
- tavuk budu3
- sözlüğün en masum yazarları16
- alkol yasağı2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- zorunlu eğitim11
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- nervio21
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- command and generals2
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yemeğe bulyon koyan insan7
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- sarımsak yiyen kız6
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pandela 38
- türkiye13
m.ö 2. yy'da şimdiki suriye ve mısırdan kuveyte kadar olan topraklarda yaşamış bedevi halka verilen isim.israiloğulları günümüzde en çok bilinen ibrani kavimidir.
Kutsal kitaplarda hikayeleri anlatilan sami asilli ortadogu halkidir. Kokeni mezopotamya olan bu kavim kenan ulkesi'ne (filistin) yerlesti ve "nehri asan" anlamina gelen ibraniler denildi.
tarihte ilk defa tek tanrılı din inancının görüldüğü kavim.
bu eski ve popüler halkın tarihini kabaca analiz edersek:
tarihin eski bir döneminde filistin' in bulunduğu yere yerleşmiş olan ''yahudiler'' veya ''ibraniler'' bir kavim olarak, dünyanın bu bölgesinde oturan insanlardan oldukça farklı özelliklere sahip bulunuyorlardı. çünkü bu kavim varlıklarını idame ettirebilmek için ne asurlular gibi savaşcı olmuşlar ne mısırlılar gibi icatlarda bulunmuşlar ne de babil gibi ekonomik refaha ulaşmışlardır. bunun sonucu olarak da özellikle sakin ve kaderci karakterleri nedeniyle bu bölgede bağımsız olarak yaşamaları pek mümkün olmamış ve sırası ile; mısırlılar' ın, asurlular' ın, babilliler' in ve persler' in egemenlikleri altında yaşamışlardır.
pek savaşcı olmayan bu insanlar, önceleri kavimler halinde ve göçebe bir hayat sürmüşler ve filistine yerleşinceye kadar, siyasi ve ticari bir varlık gösterememişlerdir. ancak bir toprağa yerleştikten sonradır ki; yahudiler zeytin, tahıl, üzüm ve şarapcılık gibi zirai faliyetlerde bulunmuşlardır.
yahudiler m. ö 10. yüzyılda kral solomon * zamanında altın çağlarını yaşamışlardır. bu devirde tarımsal üretimleri ancak kendilerine yettiğinden, tarımsal fazlalığın ihracatı veya satışı gibi ticareti geliştiren bir unsur olmadığından, bütün kazançları, önemli ticaret ve kültür merkezleri arasında kurulmuş bir ülkede oturmaları ve dolayısıyla, bu ticaret merkezleri arasında meydana gelen alış verişte aracı rolünü oynamalarıdır.
ticari kazançlarının büyük kısmını sağlayan bu aracılık işinin, devamlı ve canlı olabilmesi için de yahudiler daima bölgelerinde barışın temeline çalışmışlardır. ancak çağdaşları olan diğer milletlere oranla zayıf durumda bulunmaları, bütün barış severliklerine rağmen, tarih boyunca sadece m. ö 1013-933 yılları arasında bağımsız ve hür kalmaları mümkün olabilmiştir.
bununla beraber, topraklarından kesin olarak ayrılıp, dünyanın çeşitli yanlarına dağılmaları, m. s 70 yılında kudüs' ün roma imparatoru titus tarafından yakılıp işgal edilmesi sonucu olmuştur. fakat belki de bu ırkın ticaret ve uluslarası finansal sistem içinde oynadıkları bugünkü rol, topraksız olmaları nedeniyle dünyanın dört bir tarafında meşgul olacakları tek iş olarak ticareti kabul etmeleri ve bunun yanı sıra kutsal kitapları ''tevrat'' ta faizin günah sayılamayacağına dair hükümlerin bulunması sonucu olmuştur.
tarihinde yaşadıkları badireler yüzünden; bu milletin zayıf noktalarını iyi bilmeleri bugünkü israil' in neden coğrafyasında hatta dünya ölçeğinde agresif bir tavır takındığını, saldırganlığa aşırı prim verdiklerini açıklıyor olsa gerek.
tarihin eski bir döneminde filistin' in bulunduğu yere yerleşmiş olan ''yahudiler'' veya ''ibraniler'' bir kavim olarak, dünyanın bu bölgesinde oturan insanlardan oldukça farklı özelliklere sahip bulunuyorlardı. çünkü bu kavim varlıklarını idame ettirebilmek için ne asurlular gibi savaşcı olmuşlar ne mısırlılar gibi icatlarda bulunmuşlar ne de babil gibi ekonomik refaha ulaşmışlardır. bunun sonucu olarak da özellikle sakin ve kaderci karakterleri nedeniyle bu bölgede bağımsız olarak yaşamaları pek mümkün olmamış ve sırası ile; mısırlılar' ın, asurlular' ın, babilliler' in ve persler' in egemenlikleri altında yaşamışlardır.
pek savaşcı olmayan bu insanlar, önceleri kavimler halinde ve göçebe bir hayat sürmüşler ve filistine yerleşinceye kadar, siyasi ve ticari bir varlık gösterememişlerdir. ancak bir toprağa yerleştikten sonradır ki; yahudiler zeytin, tahıl, üzüm ve şarapcılık gibi zirai faliyetlerde bulunmuşlardır.
yahudiler m. ö 10. yüzyılda kral solomon * zamanında altın çağlarını yaşamışlardır. bu devirde tarımsal üretimleri ancak kendilerine yettiğinden, tarımsal fazlalığın ihracatı veya satışı gibi ticareti geliştiren bir unsur olmadığından, bütün kazançları, önemli ticaret ve kültür merkezleri arasında kurulmuş bir ülkede oturmaları ve dolayısıyla, bu ticaret merkezleri arasında meydana gelen alış verişte aracı rolünü oynamalarıdır.
ticari kazançlarının büyük kısmını sağlayan bu aracılık işinin, devamlı ve canlı olabilmesi için de yahudiler daima bölgelerinde barışın temeline çalışmışlardır. ancak çağdaşları olan diğer milletlere oranla zayıf durumda bulunmaları, bütün barış severliklerine rağmen, tarih boyunca sadece m. ö 1013-933 yılları arasında bağımsız ve hür kalmaları mümkün olabilmiştir.
bununla beraber, topraklarından kesin olarak ayrılıp, dünyanın çeşitli yanlarına dağılmaları, m. s 70 yılında kudüs' ün roma imparatoru titus tarafından yakılıp işgal edilmesi sonucu olmuştur. fakat belki de bu ırkın ticaret ve uluslarası finansal sistem içinde oynadıkları bugünkü rol, topraksız olmaları nedeniyle dünyanın dört bir tarafında meşgul olacakları tek iş olarak ticareti kabul etmeleri ve bunun yanı sıra kutsal kitapları ''tevrat'' ta faizin günah sayılamayacağına dair hükümlerin bulunması sonucu olmuştur.
tarihinde yaşadıkları badireler yüzünden; bu milletin zayıf noktalarını iyi bilmeleri bugünkü israil' in neden coğrafyasında hatta dünya ölçeğinde agresif bir tavır takındığını, saldırganlığa aşırı prim verdiklerini açıklıyor olsa gerek.
yahudilik dinini milletleştiren millettir.
yahudi asıllı iki fransız tarih bilimcinin ( mossed ve roger sabbah) 20 yıllık süren araştırmalarına göre yukarı mısırda yaşayan ve akhenaton dinini benimsedikleri için mısırdan sürülen antik mısırlı bir halk. dikkatinizi çekerim mısırlılardan ayrı bir halk değil, bizzatihi mısırlı ,mısırın yerlisi olan bir halk. şöyle düşünün; türkiyeden 4-5 milyon kişi hristiyanlığa geçiyor ve sürülüyor. işte ibraniler de mısırın yerlisiydi. oysa kutsal metinlerde ibraniler mısıra göçmüş mezopotamya kökenli bir kavim olarak anlatılır.
Mısır yerlisi olmadıkları dillerinden bile belli olan bir kavim bunlar Sami dili konuşan kenan kökenli bir kavim mısırlıların dil ailesi bile farklı.
tarihte ilk defa tek tanrılı din inancının görüldüğü kavim. bunu yanında kutsal kitap, peygamberlik, şeriat, helal gıda, haremlik selamlık gibi ekleri de vardır.
(bkz: israiloğulları)
(bkz: yahudiler)
(bkz: ishakoğulları)
(bkz: Sare)
görsel
görsel
(bkz: israiloğulları)
(bkz: yahudiler)
(bkz: ishakoğulları)
(bkz: Sare)
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar