bugün
- dönmek istenilen yıl2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- aklınıza gelen şarkı sözü5
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- bir şeyler söyle4
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- anın fotoğrafı14
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- kalem4
- galatasaray6
- galatasaray 3 rennes 33
- en boktan on yıl7
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yıkık yazarlar4
- en tehlikeli insan tipleri2
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- yerinde dur3
- gocu bak bi5
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- ona bir şey söyle13
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- red flag erkek listesi9
- dolma kalem3
- erdal beşikçioğlu8
- menemen9
- doa otomatı3
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- ayrılık8
- rennes2
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- telefona cevap vermeyen kız3
- hırvatistan14
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
iyi bir şairdir.
yeni bir şiir kitabı üzerinde çalışıyormuş.
yeni bir şiir kitabı üzerinde çalışıyormuş.
siirlerini okurken kalbimizin ellerinde atmasini saglayan adam.
birileri kalbimizde gizli bütün hislerimizi gözlerimizden okumus, sanki sokak ortasinda ciplak kalmisiz gibi bir his bürüyor icimizi.
birileri kalbimizde gizli bütün hislerimizi gözlerimizden okumus, sanki sokak ortasinda ciplak kalmisiz gibi bir his bürüyor icimizi.
dünya dönüyor işte ispatı
babamız her akşam dönüyor eve .
babamız her akşam dönüyor eve .
düş ve dua ' da şunları yazan şair:
''yağmura, nisana ve yaşıma aldanıp
uçurumları kıyı sanarak
ve dağlar erişilmeyince acı verir
sözünü unutarak
kaf dağına gitmek istedim ''
''yağmura, nisana ve yaşıma aldanıp
uçurumları kıyı sanarak
ve dağlar erişilmeyince acı verir
sözünü unutarak
kaf dağına gitmek istedim ''
allah biliyor ya
benim saskinligim sizinkine benzemez
hayrete dusurur beni umursamadiginiz seyler
mesela irmaga binen balik
gunesi siritnda tasiyan dag
ve peribacalari, avurtlari cokmus kayalar
ve sarisin semazenler, aycicekleri
hayrete dusurur beni.
merakim da sizinkine benzemez
soyle seslenirim bazen:
yagmurkusu bana bir seyler soyle
deli irmak ne fisildar denize.
savasim da benzemez savasiniza
yalin kalem
dayanirim kelam kapilarina
ya simmurga ya morga, farketmez.
ve korkum, o da sizinkine benzemez
saflar siklastikca korkarim
anlasilmaktan korkarim, duslerimden korkarim
ustelik kirmizi isikta cam silen cocuklari
soforlerden sakinmak zorundayim.
benim saskinligim sizinkine benzemez
hayrete dusurur beni umursamadiginiz seyler
mesela irmaga binen balik
gunesi siritnda tasiyan dag
ve peribacalari, avurtlari cokmus kayalar
ve sarisin semazenler, aycicekleri
hayrete dusurur beni.
merakim da sizinkine benzemez
soyle seslenirim bazen:
yagmurkusu bana bir seyler soyle
deli irmak ne fisildar denize.
savasim da benzemez savasiniza
yalin kalem
dayanirim kelam kapilarina
ya simmurga ya morga, farketmez.
ve korkum, o da sizinkine benzemez
saflar siklastikca korkarim
anlasilmaktan korkarim, duslerimden korkarim
ustelik kirmizi isikta cam silen cocuklari
soforlerden sakinmak zorundayim.
(bkz: üzülmedim diyemem)
Taşköprü'de doğdu. ilk ve orta okulu istanbul'da okudu. Lise öğrenimini yarıda bıraktı. Halen özel bir şirkette çalışmaktadır. Şiirleri, çeşitli dergilerde yayımlandı. Şairin, Üç Köpük ve Peltek Vaiz adlı iki şiir kitabı vardır.
"..çocuklar yarı yolda bırakır bizi tanrım
kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana"
bu nasıl yazmaktır anlayamadığım,imrendiğim yazar.hep yazsa!yazsın.susmasın.
kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana"
bu nasıl yazmaktır anlayamadığım,imrendiğim yazar.hep yazsa!yazsın.susmasın.
eline sağlık tanrım leyla çok güzel olmuş
tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş
keşke biraz ölmesem....
demis ustad. ne guzel demistir, yuregine sagliktir...
tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş
keşke biraz ölmesem....
demis ustad. ne guzel demistir, yuregine sagliktir...
hani nasıl desem nedensiz bir biçimde her okuyuşumda şiirlerini gözlerim doluyor. hep aynı tad. aşk içimi kemiriyor her okuduğumda diyor ki ve sen kırlara benzersin günü bu vakti çıkarmamışsan çiçekli elbiseni... evet gözlerim doluyor ve bu hüzün mutlu ediyor beni. şairdir ibrahim tenekeci ama nerden geldiğini nereye gittiğini bilmeyen ötekilerden değildir. bize yüzünü dönüp hayatına ortak edecek kadar cesurdur naiftir içimizdendir, içimizdedir, ,içtendir. yüreğine sağlık elbette tenekecinin. varsın şanı yürüsün iki cihanda da...
külliyatı:
1- uc kopuk (1997)
2- peltek vaiz (1998)
3- uzgunluk (1999)
4- guzellik uykusu (2000)
5- ucus denemeleri (2003)
6- giderken soylenmistir (2004)
7- son düzlük (2005)
8- seçilmiş şiirler antolojisi (2005)
1- uc kopuk (1997)
2- peltek vaiz (1998)
3- uzgunluk (1999)
4- guzellik uykusu (2000)
5- ucus denemeleri (2003)
6- giderken soylenmistir (2004)
7- son düzlük (2005)
8- seçilmiş şiirler antolojisi (2005)
genç şairler içinde en iyilerinden biri. her kitabı tekrar tekrar okunası. üzgünlükle bizi içine çektiği serüvenine sımsıcak şiirleri ile iyiden iyiye ortak etmiştir. o gidiyor biz izliyoruz. o yazıyor biz okuyoruz. her dizesi hayatın üstesinden gelen bir bıçak sanki. saplanıp kalıyor öylece, yüreğimizin orta yerinde.
içimden dedim beraber yüreyelim olur mu
varsın gemilerimizi taşıyamaın sular
varsın yarı yolda uyuya kalsın
bize gönderilen bahar
şiiri mutluluğu uyandırıyor ansızın. kelimelerini bir ormanın içinden geçirip nehirlerle sunuyor bize.
bütün gün oturdum yedek kulübesinde
ve bir kardeşim saf dışı kalsın diye
çay söyledim kahveden
dizeleri hayatı sallıyor kucağında. akın akın dalga geçiyor hayatla/zorluklarla. tarifi zor şiirler yazıyor tenekeci. sözü yormadan.
içimden dedim beraber yüreyelim olur mu
varsın gemilerimizi taşıyamaın sular
varsın yarı yolda uyuya kalsın
bize gönderilen bahar
şiiri mutluluğu uyandırıyor ansızın. kelimelerini bir ormanın içinden geçirip nehirlerle sunuyor bize.
bütün gün oturdum yedek kulübesinde
ve bir kardeşim saf dışı kalsın diye
çay söyledim kahveden
dizeleri hayatı sallıyor kucağında. akın akın dalga geçiyor hayatla/zorluklarla. tarifi zor şiirler yazıyor tenekeci. sözü yormadan.
sağlam şairdir. okunasıdır.
"Tanrım
kör bir çocuk rüyasında ne görür
bildiği ne var ki
karanlıktan başka."
mısralarının sahibi.Keşke gazetede hiç yazmasaydı da hep şair kalsaydı.
kör bir çocuk rüyasında ne görür
bildiği ne var ki
karanlıktan başka."
mısralarının sahibi.Keşke gazetede hiç yazmasaydı da hep şair kalsaydı.
muhattabı bulunamayacak kadar muazzam şiirlerin üstadı.
"ve burada sensiz bahar
hem yatalak hem öpmeden geçiyor
bir jeton
yanağıma getiriyor da yanağını
kokunu rüzgara salsan
bana getirmiyor."
(bkz: mektup)
"ve burada sensiz bahar
hem yatalak hem öpmeden geçiyor
bir jeton
yanağıma getiriyor da yanağını
kokunu rüzgara salsan
bana getirmiyor."
(bkz: mektup)
güzel adam ve güzel şairdir. hakkı teslim edilememişlerdendir. şiirleri hemen içinize işler. (bkz: üzülmedim diyemem)
şairin "en iyi kitabım" dedigi son şiir kitabı "agır misafir" çıkmıştır.
dağıtır bazen.
-dünya küçük demişlerdi nerdesin
kuyruğunu bırakması gibi bir kertenkelenin
kim böyle orta yerde bırakır
ve yazmaz birkaç satır-
-dünya küçük demişlerdi nerdesin
kuyruğunu bırakması gibi bir kertenkelenin
kim böyle orta yerde bırakır
ve yazmaz birkaç satır-
"şiirden uzaklaşmış bir çok insanı şiire döndürebilecek bir kaleme sahip" demiştir haşmet babaoğlu kendisi için.
mustafa kutlu ise "acıyla gülümser ibrahim’in şiiri" diye anlatır onun şiirlerini.
son dönem türk şiirinin en iyilerinden.
mustafa kutlu ise "acıyla gülümser ibrahim’in şiiri" diye anlatır onun şiirlerini.
son dönem türk şiirinin en iyilerinden.
üzgünlük kitabında okeyde gelmeyen kırmızı sekizli için yazı yazan şair.
dünya kimin kıymetini bilecek, insanlar neye kıymet verecek artık anlayamıyorum.
sigara parasını denkleştiremiyordu bu adam, okumuştum. şöyle bir şeyler yazmış mesela:
-oysa tatil dediğin şımarık bir çocuktur
yapışır yakamıza biraz güneş görünce
hem sermaye istiyor pişti oynamak bile-
garipliğinden utanmayan bir adam ibrahim tenekeci. aç ama soylu dersem kahkahaya boğarım biliyorum gevşekliğinizi:
-yoksun ya
güvercin avlıyor avluda kedi
kızlar gülüşüyor bahçede
gül üşüyor -gül üşür-
yoksun ya, bezden anne
yapıyor öksüz
öpmek için kendisine-
böyle duru adamları görünce elimi yüzümü yıkama gereği duyuyorum:
-düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı bir asker miyim neyim
ekleyip duruyorum sabahları akşamlara
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim
hem de mayhoş elma tadında-
kimi şairin sizi soktuğu girdaba hiç heves etmiyor. tokat. işte şiirindeki bu kesin sonucu, bu kelime açıklayabilir bize:
-hiç karışmam Tanrı'nın işine
mesela kaç ölçek kırmızı katıyor güle-
bir zihin ancak bu kadar benzetilebilir, darmadağın edilebilir; çok sade bir benzetişle:
-ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden
bir ben kaldım ve sevgilim
suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti
gözlerim terledi yolunu gözlemekten-
çirkinliğinden hep şikayetçi şiirlerinde.
laf sokuyor zannımca, güzelliği ötede arayanlara:
-kurban olduğum,
iki ters bir düz örerken insanları
birkaç ilmek daha atsaydın bu fakire
sevaba girerdin ve
olmazdı kimseye hıncım
ama şimdi üç beş santim için
zıplayıp duruyor elim ayağım-
böylesine sade bir anlatımla, böylesine vurucu. kelimelerle beş taş oynayan bu adamı saygıyla selamlıyorum:
-adın çiviye çıkar açılmazsa paraşüt-
sigara parasını denkleştiremiyordu bu adam, okumuştum. şöyle bir şeyler yazmış mesela:
-oysa tatil dediğin şımarık bir çocuktur
yapışır yakamıza biraz güneş görünce
hem sermaye istiyor pişti oynamak bile-
garipliğinden utanmayan bir adam ibrahim tenekeci. aç ama soylu dersem kahkahaya boğarım biliyorum gevşekliğinizi:
-yoksun ya
güvercin avlıyor avluda kedi
kızlar gülüşüyor bahçede
gül üşüyor -gül üşür-
yoksun ya, bezden anne
yapıyor öksüz
öpmek için kendisine-
böyle duru adamları görünce elimi yüzümü yıkama gereği duyuyorum:
-düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı bir asker miyim neyim
ekleyip duruyorum sabahları akşamlara
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim
hem de mayhoş elma tadında-
kimi şairin sizi soktuğu girdaba hiç heves etmiyor. tokat. işte şiirindeki bu kesin sonucu, bu kelime açıklayabilir bize:
-hiç karışmam Tanrı'nın işine
mesela kaç ölçek kırmızı katıyor güle-
bir zihin ancak bu kadar benzetilebilir, darmadağın edilebilir; çok sade bir benzetişle:
-ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden
bir ben kaldım ve sevgilim
suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti
gözlerim terledi yolunu gözlemekten-
çirkinliğinden hep şikayetçi şiirlerinde.
laf sokuyor zannımca, güzelliği ötede arayanlara:
-kurban olduğum,
iki ters bir düz örerken insanları
birkaç ilmek daha atsaydın bu fakire
sevaba girerdin ve
olmazdı kimseye hıncım
ama şimdi üç beş santim için
zıplayıp duruyor elim ayağım-
böylesine sade bir anlatımla, böylesine vurucu. kelimelerle beş taş oynayan bu adamı saygıyla selamlıyorum:
-adın çiviye çıkar açılmazsa paraşüt-
sen böyle güzelken bana söz düşmez.
bakma, şiirler yazdığıma.
senden korkuyorum budur güvencem.
vardı şimdi yok, o gençken;
bir şaşkınlığım ben ademden kalma
demiştim ama;
ateş olsa ısıtamaz kendini
dünya...
bakıyorum kırlara halden anlamak için;
kuşların uçuyor çiçeklerin açıyor,
yeni gelinlerden de eskisine
herkesin içinde bir sevgili yaşıyor!
incitmeden acıtıyor gönülleri güzel insan.
bakma, şiirler yazdığıma.
senden korkuyorum budur güvencem.
vardı şimdi yok, o gençken;
bir şaşkınlığım ben ademden kalma
demiştim ama;
ateş olsa ısıtamaz kendini
dünya...
bakıyorum kırlara halden anlamak için;
kuşların uçuyor çiçeklerin açıyor,
yeni gelinlerden de eskisine
herkesin içinde bir sevgili yaşıyor!
incitmeden acıtıyor gönülleri güzel insan.
bir başka yakarır;
çocuklar yarı yolda bırakır bizi tanrım
kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana
çocuklar yarı yolda bırakır bizi tanrım
kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana
1 Eylül 1970 doğumlu Kastamonu doğumlu şair ve yazardır. Sağduyu Gazetesi'nde bir ara kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalışmıştır. 1999'dan beri Milli Gazete'de köşe yazarlığı ve düşünce sayfası editörlüğü yapmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar