bugün
- insanın bu hayattaki amacı13
- intihar etmek6
- sözlüğe gelince alınan koku7
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- kimseyi memnun edememek4
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- erikli su5
- ışıktan daha hızlı olan şey5
- sistemin bizi paralı köle yaptığı gerçeği3
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni7
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın6
- açlık grevi2
- gulmekicinyaratilmis3
- yeni sevgilide olması istenen özellikler5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması8
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi6
- altılı masa diye kıçını yırtıp sonra dama çıkmak3
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi3
- sedat pekmez17
- ab'nin türkiye'deki terör örgütlerini beslemesi4
- idare etme aynen iade et2
- murat kurum3
- yaya geçidinde yayaya yol vermemek2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi5
- beşiktaş gain fenerbahçe beko maçı3
- peş peşe iki aracın çarptığı 4 yaşındaki çocuk2
- akademisyen egosu2
- otobüs2
- teoman duralı2
- milli takımın 6 puanla grubu lider bitirmesi2
- ortamda herkesi birbirine dolduran kadın2
- mel mel bakan gibson abazanlığı2
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- ona bir şey söyle20
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- anın görüntüsü18
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- sigarayı tersten yakmak9
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- hep kendini suçlamak12
- 12 saat çalışmak7
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu7
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
entry'ler (40)
yazıların hiçbiri siyahkahve isimli ya da başka bir siteden toplanmamıştır.
türkiye'nin en kallavi kültür-edebiyat sitesi.
yaz aylarında bile durmak bilmeden yazılar yayınlıyor, tartışmalar yapıyorlar.
http://www.harictengazel.com
yaz aylarında bile durmak bilmeden yazılar yayınlıyor, tartışmalar yapıyorlar.
http://www.harictengazel.com
pek bi severim kendisini.
terbiyesiz insanlar tarafından yapıldığı gün gibi ortada.
inanmazsanız http://www.geyiksozluk.com anasayfasına bakınız efendim, edepsiz herifler öyle her şey meydanda kanguru mudur geyik midir bi hayvan koymuşlar.. ne demek istiyolarsa artık..
o sözlüğün açık olduğu zamanları da bilirim, yine böyle ukala ukala butonları falan vardı herkesi yazar yapmıyorlar yaptıklarından da özellikle erkek olanları ayıklayıp atıyorlardı falan..
hacklenmişti iyi olduydu..
şimdi yine yeniden mi acaba diye düşündürüyor insana?
hatta korkutuyor beni.
inanmazsanız http://www.geyiksozluk.com anasayfasına bakınız efendim, edepsiz herifler öyle her şey meydanda kanguru mudur geyik midir bi hayvan koymuşlar.. ne demek istiyolarsa artık..
o sözlüğün açık olduğu zamanları da bilirim, yine böyle ukala ukala butonları falan vardı herkesi yazar yapmıyorlar yaptıklarından da özellikle erkek olanları ayıklayıp atıyorlardı falan..
hacklenmişti iyi olduydu..
şimdi yine yeniden mi acaba diye düşündürüyor insana?
hatta korkutuyor beni.
hani tam başınızın üstünde ışık filan birsürü düğme olur ya, hatta "host/hostes çağır" anlamına gelen bir logosu olan tuş da vardır, ama ben kaç kez bastım gelen olmadı; her neyse işte orda bi de böyle üfürükçü hoca gibi delikli bi şey vardır, ondan bahsediyorum.
bazen hava çok sıcak olur bunalır açmak istersiniz, bazen de yüzünüze yüzünüze yahut göğüs dekoltenize dekoltenize(bu bayanlar için geçerli tabi) üfürür de rahatsız olur oynamak istersiniz.
işte bu andan itibaren sorun başlamıştır; zira hiçbi zaman bi ayar veremezsiniz, en azından ben bunu ömr-ü hayatımda becerebilmiş değilim. oldukça ergonomik gibi bulunan bu panele ayar vermek deveyi hendekten atlamak deyimi hatırlatır.
ayrıca bir de orta yerdeki hani o büyük şey vardır, devasa havalandırma, onu açmak en büyük derttir; bunu genelde muavinler yapar ki zaten benden tavsiye siz yapmaya kalkmayın ya yapamazsınız ya da muavin gelip ukalaca azarlar sizi ya da açar filan..
işte bu ve benzeri sebeplerden yıllardır şehirler arası yolculuklarımda otobüsü tercih etmiyorum, tren yahut uçak.. ne güzel.. otobüs zaten orta sınıf insanın işi, tren komünist işi, uçak aristokrat..
bazen hava çok sıcak olur bunalır açmak istersiniz, bazen de yüzünüze yüzünüze yahut göğüs dekoltenize dekoltenize(bu bayanlar için geçerli tabi) üfürür de rahatsız olur oynamak istersiniz.
işte bu andan itibaren sorun başlamıştır; zira hiçbi zaman bi ayar veremezsiniz, en azından ben bunu ömr-ü hayatımda becerebilmiş değilim. oldukça ergonomik gibi bulunan bu panele ayar vermek deveyi hendekten atlamak deyimi hatırlatır.
ayrıca bir de orta yerdeki hani o büyük şey vardır, devasa havalandırma, onu açmak en büyük derttir; bunu genelde muavinler yapar ki zaten benden tavsiye siz yapmaya kalkmayın ya yapamazsınız ya da muavin gelip ukalaca azarlar sizi ya da açar filan..
işte bu ve benzeri sebeplerden yıllardır şehirler arası yolculuklarımda otobüsü tercih etmiyorum, tren yahut uçak.. ne güzel.. otobüs zaten orta sınıf insanın işi, tren komünist işi, uçak aristokrat..
özlettin kendini.
kişiliği cuk oturmuş insanların diğer zavalli, aciz insanlar üzerinde yorumlar buyurken sarfettikleri cümle.
saçmalık!
yahu kişiliği oturmamış ne demektir? patlıcan mı ki bu oturtacaksın? yahut ayakta kaldın abi buyur deyip bünyeye mi alacaksın o kişilik denen mefhumu?
küçükken sanardım ki büyükler her şeyi biliyor. sonra anladım, onların da bir şey bildiği yok. bilgi de işe yaramıyor zaten. külfet. yük insanın üzerinde. bu başlıktaki lafı eden insanlar ergenliklerini geçirmişler kişiliklerini oturtmuşlar, her şeyi biliyorlar da diğerleri hakkında ahkam kesiyorlar. yahu bir kere söylediğin pek matah bir şey değil ki. kelimelerin üzerine düşünelim: kişiliği oturmamış; yani kişilik bir giysi gibi, pantolon gibi, ceket gibi üzerine tam olmalı; alıp giymelisin, hazır yani, sipariş. sana ait bir şey değil. vitrindeki kişiliklerden birini alıp üzerine giyeceksin yoksa kişiliksiz olursun, kişiliği oturmamış insan olursun.
illa onlar gibi dogmatik olmalısın, bugün başka düşünüp ertesi gün farklı düşünürsen kişiliğin oturmamış demektir. bir insan 20 yaşına geldi mi her şeyi çözüp bitirmelidir, bir kişilik seçmelidir kendine. siktir lan dersem bana da kişiliği oturmamış etiketi vururlar mı?
velhasıl bu lafı sevmiyorum, kişilik öyle oturacak bir şey değildir efendim; insan ömrünün sonuna kadar sürekli değişiyor. beyazlarımız kararmıyor mu zamanla, doğru bildiklerimiz yalanlanmıyor mu? kişilik biçmek ne haddimize, körü körüne hevesler peşinde koşmak, aman ne derler diye hareket etmek hangi aklın kârı?
saçmalık!
yahu kişiliği oturmamış ne demektir? patlıcan mı ki bu oturtacaksın? yahut ayakta kaldın abi buyur deyip bünyeye mi alacaksın o kişilik denen mefhumu?
küçükken sanardım ki büyükler her şeyi biliyor. sonra anladım, onların da bir şey bildiği yok. bilgi de işe yaramıyor zaten. külfet. yük insanın üzerinde. bu başlıktaki lafı eden insanlar ergenliklerini geçirmişler kişiliklerini oturtmuşlar, her şeyi biliyorlar da diğerleri hakkında ahkam kesiyorlar. yahu bir kere söylediğin pek matah bir şey değil ki. kelimelerin üzerine düşünelim: kişiliği oturmamış; yani kişilik bir giysi gibi, pantolon gibi, ceket gibi üzerine tam olmalı; alıp giymelisin, hazır yani, sipariş. sana ait bir şey değil. vitrindeki kişiliklerden birini alıp üzerine giyeceksin yoksa kişiliksiz olursun, kişiliği oturmamış insan olursun.
illa onlar gibi dogmatik olmalısın, bugün başka düşünüp ertesi gün farklı düşünürsen kişiliğin oturmamış demektir. bir insan 20 yaşına geldi mi her şeyi çözüp bitirmelidir, bir kişilik seçmelidir kendine. siktir lan dersem bana da kişiliği oturmamış etiketi vururlar mı?
velhasıl bu lafı sevmiyorum, kişilik öyle oturacak bir şey değildir efendim; insan ömrünün sonuna kadar sürekli değişiyor. beyazlarımız kararmıyor mu zamanla, doğru bildiklerimiz yalanlanmıyor mu? kişilik biçmek ne haddimize, körü körüne hevesler peşinde koşmak, aman ne derler diye hareket etmek hangi aklın kârı?
birinci nesil silik.
4 entrysi var diye mi silik oldu acaba?
silik ne lan?
sidik gibi..
4 entrysi var diye mi silik oldu acaba?
silik ne lan?
sidik gibi..
hani o seksendört'ün artık her yerden duymaktan dolayı tiksindiğimiz şarkısı var ya; ben bugün farkettim aradan zaman geçti ya şarkıyı tekrar dinliyosun çok güzel geliyor. evet.
rock'n coke diye bas bas reklam edilen festivale ilk defa katılmayı düşünmüştüm bu sene, sırf hayko cepkin'i izleyebilmek için.
olmadı.
tv'den izledim.
tahmin ettiğim gibi muhteşem bir performans.
sanat dediğimiz şey orjinal olma, özgün olma değil midir dostlar?
işte bu adam öyle, sanat yapıyor, farklı besteler, farklı yorum, farklı sözler, farklı klipler...
olmadı.
tv'den izledim.
tahmin ettiğim gibi muhteşem bir performans.
sanat dediğimiz şey orjinal olma, özgün olma değil midir dostlar?
işte bu adam öyle, sanat yapıyor, farklı besteler, farklı yorum, farklı sözler, farklı klipler...
oğuz yılmaz'ın pek bi içten okuduğu arabesk parça.
ortaokuldaydım sanırım, bi kıza aşık olmuştum, gidip söyleyemiyordum, ne alakası varsa bu şarkıyı dinlerdim hep. kimileri altı yaşından beri metal dinler biz de böyle damar parçalar işte.
ortaokuldaydım sanırım, bi kıza aşık olmuştum, gidip söyleyemiyordum, ne alakası varsa bu şarkıyı dinlerdim hep. kimileri altı yaşından beri metal dinler biz de böyle damar parçalar işte.
adımlarını daraltıp bebek gibi yürüyen,
"canıım şu kavanozun kapaanı açar mısııığn?" diyen,
iki elini birden açıp kapayarak "bayyy" diyerek bayan,
"aşkıım yaaa", "canımmm yaa" gibi söyleyişlerle güzelim lafları da mahveden,
uzun uzun "nihayet beni anladı" dercesine ciddi bi konudan bahsettiğinizde, "inanmıyorum yaaa, nasıl olur" gibi abartılı tepkiler veren,
küçük bir sıyrık karşısında bile "ayyy ayy ben bakamam, canın acıyo muuğ?" diyen,
sevgilisine günde yüz kere "seni seviyorum" deyip cevap bekleyen, "ben de seni seviyorum" dediğiniz de "ayyy inanmıyorum gerçektn seviyo musuun beni?" tepkisi verebilen,
sustuğunuzda "ne düşünüyosun?"la bir işkenceye başlayan,
arkadaşken bir nebze katlanılabilen, sevgiliyken hiç çekilmeyen, "allah düşmanımın başına vermesin" türünden kızlardır.
"canıım şu kavanozun kapaanı açar mısııığn?" diyen,
iki elini birden açıp kapayarak "bayyy" diyerek bayan,
"aşkıım yaaa", "canımmm yaa" gibi söyleyişlerle güzelim lafları da mahveden,
uzun uzun "nihayet beni anladı" dercesine ciddi bi konudan bahsettiğinizde, "inanmıyorum yaaa, nasıl olur" gibi abartılı tepkiler veren,
küçük bir sıyrık karşısında bile "ayyy ayy ben bakamam, canın acıyo muuğ?" diyen,
sevgilisine günde yüz kere "seni seviyorum" deyip cevap bekleyen, "ben de seni seviyorum" dediğiniz de "ayyy inanmıyorum gerçektn seviyo musuun beni?" tepkisi verebilen,
sustuğunuzda "ne düşünüyosun?"la bir işkenceye başlayan,
arkadaşken bir nebze katlanılabilen, sevgiliyken hiç çekilmeyen, "allah düşmanımın başına vermesin" türünden kızlardır.
argoda bir ölçü terimi.
ayrıca şu da gariptir ki erkekler bu malum organının büyüklüğü ile övünürler ama küçük bir şeyi tarif ederken de "sik kadar" derler.
ayrıca şu da gariptir ki erkekler bu malum organının büyüklüğü ile övünürler ama küçük bir şeyi tarif ederken de "sik kadar" derler.
sepia: çok zeki, aynı zamanda çok yakışıklı gibi anlamlara gelmektedir.
lan manyak bi şeymiş.
geçenlerde peter jackson'a benzeyen bir arkadaş söylemişti, "abi süper gir takıl" diye, şöyle bi üye olmuştum ama felsefesini kavrayamamışım.
bu akşam bi daldım; of aman allahım o da ne? 8. sanat adeta.
yapanın edenin kafası iyi çalışıyomuş.
sözlük gibi ama değil; işte aranan buydu sanki.
geçenlerde peter jackson'a benzeyen bir arkadaş söylemişti, "abi süper gir takıl" diye, şöyle bi üye olmuştum ama felsefesini kavrayamamışım.
bu akşam bi daldım; of aman allahım o da ne? 8. sanat adeta.
yapanın edenin kafası iyi çalışıyomuş.
sözlük gibi ama değil; işte aranan buydu sanki.
benim virüsümden hasta olmuş yazardır.
acil şifalar diliyoruz.
çorbayı kaynattım zaten yetiştiricem iftara kendisine.
acil şifalar diliyoruz.
çorbayı kaynattım zaten yetiştiricem iftara kendisine.
zeki adam vesselam
iyi bir şairdir.
yeni bir şiir kitabı üzerinde çalışıyormuş.
yeni bir şiir kitabı üzerinde çalışıyormuş.