bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    ing. umut
    2 ... frozen hopes
  2. 2.
    apocalyptica nın çok güzel bir parçası.yalnız tam doruğa ulaşmışken bitivermesi çok kötü...ayrıca (bkz: hatırası var)
    4 ... el-essar
  3. 3.
    eternity albumunden, garip bir mutluluk hissettiren anathema parcası.
    sozleri:

    "I was not put here by anyone in fear
    I came alone as me
    Just an idea in a long chain of discovery
    Surrounded by the same you

    Sometimes your tide pulls me out to sea
    And I die in a thrashing curse
    Sometimes we are kind
    More often, I doze
    So far up the beach that those who try to reach are burnt alive in the searing
    heat of the desert of my dispassion
    So far removed, I never hear the water
    'Cept once or twice a month when I see a mirror

    And I refuse to believe in some of the things that are said to be here
    Let alone those that are not
    I'm trying to change my direction
    Ours is pathetic in my own humble estimation

    I love the planet
    The great benign she-wolf
    Benefactor
    Spinning gently on towards the red giant four aeons hence
    When all the rose gardens are consumed in the flash-fire of flying time
    She'll leave alone to you"

    When you look at me
    From your own century
    I may seem to be
    Strange archeology
    But when the winds blow
    From this direction
    You may sense that I'm
    In your reflection
    I think I feel you
    But I will never know
    As the swallows leave
    And the children grow

    I wanted to live forever
    The same as you will too
    I wanted to live forever
    And everybody knew

    When I caught you there
    In tomorrows mirror
    I thought I felt you
    Jump out of my skin
    Throwing oil into
    My blazing memories
    Filling empty footsteps
    I was standing in

    I wanted to live forever
    The same as you will too
    I wanted to live forever
    And everybody knew

    As the falling rain
    Of the northern jungle
    Hanging droplets on the leaves
    Bombards my brain
    I hear you
    Across the room
    A sea of daffodils spring into bloom
    You are the mist
    The frost across my window pane
    And again

    She moves her body
    And her whispers weave
    And the world spins
    And tells me that I'll never want to leave

    As I think of you
    From this dark century
    I will always be
    With generosity
    That we both may share
    The hope in hearing
    That we're not just
    Spirits disappearing...

    meali:

    korkarım, kimse koymadı beni buraya
    tek başıma geldim, kendim olarak
    uzun bir keşifler zincirindeki bir fikir gibi
    aynı senle sarılmış olarak

    bazen senin gelgitlerin beni denize çekiyor
    ve ölüyorum mahveden bir lanetle
    bazen ise kibarız
    çoğunlukla, uyukluyorum
    şu ana kadar, sahile ulaşmaya çalışanlar (br) diri diri yanarak öldüler
    soğukkanlılığımın kavurucu ateşli çölünde
    şu ana kadar kovdum, hiç duymadım suyu
    ayda bir iki kez ayna gördüğüm zamanlar hariç...

    ve reddediyorum....
    burada olduğu söylenen şeylerden bazılarına inanmayı
    olmayan bu şeyleri yalnız bırak
    değiştirmeye çalışıyorum yönümü
    kendi alçak gönüllü düşüncelerimde...

    seviyorum gezegeni
    yüce, iyi huylu, dişi kurdu
    hayırseveri
    bu nedenle devirler boyunca kırmızı deve doğru kibarca dönüyor
    uçup giden zamanın ani alevleriyle tüm gül bahçeleri yandığı zaman
    o seni kendinle yalnız bırakacak....

    bana baktığın zaman
    kendi yüzyılından
    ilginç bir buluntu olarak görünebilirim
    ama rüzgar bu yönden estiği zaman
    beni orada hissedebilirsin
    kendi yansımalarında
    seni hissedebildiğimi düşünüyorum
    ama asla bilemeyeceğim
    kırlangıçlar terk eder
    ve çocuklar büyürmüş gibi

    sonsuza dek yaşamak istedim
    senin de istediğin gibi
    sonsuza dek yaşamak istedim
    ve herkes biliyordu (bunu)

    geleceğin aynasında seni yakaladığımda
    senin alev alev yanan anılarıma
    benzin dökerek kabuğumdan çıktığını hissettim
    boş ayak sesleri dolduruyor
    bulunduğum yeri

    sonsuza dek yaşamak istedim
    senin de istediğin gibi
    sonsuza dek yaşamak istedim
    ve herkes biliyordu bunu...
    3 ... catherine blake
  4. 4.
    swallow the sun'ın son ve pek beğendigim albümü ayrıca tadından yenmeyen birinci parçası.

    Deep into the flesh the arrow cut
    From the hope of a hunter's bow
    Wounded we fall
    With bleeding hearts we crawl
    Taking shelter from the arrows

    Cut the trembling flesh
    And don't let the tears tame you
    Rip your arrows out
    And make them cut deeper
    Crush my mouth, for it still sings praises to you
    Run the blood out from my throat
    For I'm still your's

    "And the hope will die
    When the curtains fall
    And silece the pain"

    We drink from the well
    The well of poisoned hope
    Until the water will burn
    All pure hearts away

    Keep your eyes on the wounds
    Those rivers will run dry soon
    Will it leave you wanting more
    The taste of flesh that bleeds in your honour
    ... aither
  5. 5.
    (bkz: day seven hope)
    ... faati
  6. 6.
    umutsuz bir melodiye sahip anathema şahaseri.
    1 ... pamuk proton ve 7 elektron
  7. 7.
    şarkının başında vincent'ın güzel sesiyle okuduğu şiir leonard cohen'e aittir.
    ... suan70milyonbeniokuyor
  8. 8.
    volta albümünden güzel björk şarkısı, çok güzel hem de..
    ... headacheda
  9. 9.
    apocalyptica nin cult albumunde bulunan enstrumantal sarki. vokalli versiyonu hope vol 2 dir.
    1 ... bilmem
  10. 10.
    (bkz: hopa)
    1 ... pablo escobar