bugün
- genç görünmeye çalışmak5
- 33 yaşında olmak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- whynot2
- deniz göktaş4
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- neden herkes aynı anda yürüyor2
- erkekler neden erken ölür5
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı30
- öldükten sonra bana ne olacak5
- türkiye9
- amerika birleşik devletleri6
- hootsuite2
- bu sıcakta penisi asfalta sürtmek4
- uludede2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- sözlüğün kırbacı3
- anın görüntüsü22
- 26 haziran 2026 norveç fransa maçı2
- sözlükteki gizli düşmanım10
- içtim şarabı13
- meksikalı batman2
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi3
- kadir inanır22
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- arşivlenmesi gereken resimler2
- her insanın bir cini olması8
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu6
- türbanlı kızların diğerlerinden güzel olması4
- şafak çak4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- kemalist dünya24
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı3
- drone uçurmanın yasak olduğu ülke2
- rakı sevmemek7
- aşure yapan sözlük kızları7
- tamar tanrıyar2
- 1 kilometrelik gökdelen2
- günün şiiri6
- sophia osako3
- enjoy im vaccinated3
- her kadın güzeldir3
- uzun zaman sonra sözlüğe girmek3
- true'nun çaylak olması16
- owner of a lonely heart2
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- üniversitelerin gereksiz olması16
- velvet28
ing. çekinmek, tereddüt etmek.
(bkz: waver)
ing. tereddüt etmek, duraksamak, çekinmek.
isim hali hesitation olan fiil.
hesitater diye bir isim hali vardır
hoşgelmiş yeni uuser.
(#2249435) takdir edilesi yazar. doğru söze ne denir?
yürekli ve cesur bir yazar.
Hayatını yaşarken kimselerden korkmayan, dobra sözlük yazarı. Kendisinden öğrenilecek çok şey var.
kendini net olarak ifade edebilen, kendisiyle ve her şeyle barışık, farklı,sıradışı ama en önemli özelliği için...
(bkz: cesur)
(bkz: cesur)
belki çok uzun süredir burada değil, ama yine de yazdığı, okuduğu zaman zarfı içerisinde selamlaştığı, iyi yazmışsın mesajları aldığı, bu yazı çok sağlam olmuş diye mesaj attığı... tüm yazarlara teşekkür eder ve sözlüğü tamamen bırakırken herkese iyi günler diler. gerçekten keyifli günlerdi.
(bkz: rüzgar gibi geçti)
edit:üzgünüm hesitate.
edit:üzgünüm hesitate.
ofis yazışmalarında ve genelde mail sonlarında kurulan cümlenin anahtar kelimesi.
"please do not hesitate to contact ......" bla bla bla gider bu böyle...
"please do not hesitate to contact ......" bla bla bla gider bu böyle...
vallahi nasıl bir yazı yazsam bilmiyorum ama ağlattı yani... ayıb da etti hani... terbiyesiz midir nedir... irikıyımlar ağlatılmaz öğretmediler galiba...*
stone sour'un, audio secrecy albümünde yer alan ve corey'in güzel sesi ile bir bother havasının yakalandığı şarkıdır.
You were my fire, so I burned... til' there was nothing left of me
I... I touched your face, I held you close... til' I could barely breathe
Why give me hope, then give me up... just to be the death of me
Save the rest of me...
Cuz I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate
Now... now and then, you come around, like there's something left for me
We were one... we were everything
I'm still here... but I'll just keep the rest for me
Cuz I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate
We never made it... you hesitated... I don't believe
That I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate
Cuz I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate - hesitate
You were my fire, so I burned... now there's nothing left of me...
You were my fire, so I burned... til' there was nothing left of me
I... I touched your face, I held you close... til' I could barely breathe
Why give me hope, then give me up... just to be the death of me
Save the rest of me...
Cuz I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate
Now... now and then, you come around, like there's something left for me
We were one... we were everything
I'm still here... but I'll just keep the rest for me
Cuz I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate
We never made it... you hesitated... I don't believe
That I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate
Cuz I see you, but I can't feel you anymore - so go away
I need you, but I can't need you anymore - you hesitate - hesitate
You were my fire, so I burned... now there's nothing left of me...
ingilizce-türkçe sözlüğümdeki cilt açılması sorunu nedeniyle sözlüğü her rastgele açışımda karşıma çıkan ilk kelime.
(#2275956) Duygulandırdın lan gece gece, keşke sen yazmasaydın da bende okumasaydım bunu dedim, başa geliyor işte böyle şeyler, keşke o'nun başına değilde benim başıma gelseydi dedirtiyor bazen, neyse.
dehşet bir (bkz: stone sour) şaheseridir bu parça. sabahlara dek dinletir.
https://www.youtube.com/w...2F4w1aMdehnBVgl3ntdfOCZRw
https://www.youtube.com/w...2F4w1aMdehnBVgl3ntdfOCZRw
ingilizcede en sevdiğim kelime. söylemesi müthiş zevkli.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar