bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz21
- masklavi'nin biraz gergin olması5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kız kıza sevişmek4
- yandaş basını okumak6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi8
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sude sendromu10
- yagmurcu6
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- adana demirspor3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- melih gökçek13
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- don don bey birader2
- silver ile evlenecek erkek52
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- 30 yaşına girmek6
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- kızları en güzel olan şehir13
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- ekonomi2
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sarapci koala58
genelde görülen hayaller daha sonradan hatırlama sorunu yaşatır.
kurmamanız gerekendir. nasıl olsa gerçekleşmeyecek. kasmayın, üzülmeyin.
bazen en çok mutlu edendir, bazen de en çok acı veren. eğer ki hayallerinin gerçekten bir hayalden öteye gidemeyeceğinin farkındaysan canını yakar, hem de fazlasıyla.
insanın geleceğini devamlı yenileyip yansıtan eylemdir. insanların hiçbir sınır gözetmeksizin hepbirlikte yapabildikleri sosyal paylaşımıdır. kainatın tasarımcısı* bize hayayal kurmak için düşünce yeteneği verdi ve bizde kurulu kainatın sınırlarını hayallerimizi gerçekleştirerek zorluyoruz..
Edit piaf:) eklemek gerekir; insanlar kuşları gördü ve uçmayı hayal etti. hazerfen bunu denedi ve uçtu... bundan sonra hayal gücü ortaya çıktı ilk önce hızlı giden 2 kişilik motorlu derken sesten hızlı uçak yaptı insan oğlu * ..
Edit piaf:) eklemek gerekir; insanlar kuşları gördü ve uçmayı hayal etti. hazerfen bunu denedi ve uçtu... bundan sonra hayal gücü ortaya çıktı ilk önce hızlı giden 2 kişilik motorlu derken sesten hızlı uçak yaptı insan oğlu * ..
insanların istediği bir durumu kimsenin haberi olmaksızın beyninde tasarlamasıdır. Dünyanın en saçma düşünceleri hayallerin gizli dünyasında gizlidir. Şu anki teknolojinin hepsi hayallerin ürünüdür. Hayaller insanların iç dünyasının aynasıdır. Hayaliniz sizi sevindiriyorsa yeniden doğarsınız. Hiç bir hayalin sonunda üzülmeyiz.
insan'a mutluluk veren,cana can katan şeydir.
kurulması gereken ve gerçekleştirilmek istendiğinde asla yarım bırakılmaması gereken şey.
Genellikle kadınların çok sık yaptığı aktivite.
herkesin kurduğu şeydir. daha da ilerisi içinde yaşamaktır.
2. şıkkı gerçekten zordur. sadece hayal kurmaz yaşarsınız. ve güzel eyle değil acı şeyleri de kurarsınız. biraz daha ileri gitse ki gedecek şizofren olabilirsiniz. en iyisi fazla hayal kurmamak daha doğrusu hayallerin içinde yaşamamaktır.
"hayal kurun ama hayallerin içinde yaşamayın."
2. şıkkı gerçekten zordur. sadece hayal kurmaz yaşarsınız. ve güzel eyle değil acı şeyleri de kurarsınız. biraz daha ileri gitse ki gedecek şizofren olabilirsiniz. en iyisi fazla hayal kurmamak daha doğrusu hayallerin içinde yaşamamaktır.
"hayal kurun ama hayallerin içinde yaşamayın."
kurulması bile hayal olan.
kurulması güzel, kırılması fena olandır. sonu genellikle hüsran olandır, bıkmadan usanmadan kırıldıkça kurulandır.
sikindirik ceketimi karlar bombalarken, mesudiyeli mesut gibi felçli adile naşit'in sıcak ayaklarına yüz sürmek gibi bir şey sanırım.
çamlıca lisesi binasından olurken kafama çarpan hababam sınıfı sırası gibi demireden ağır öyle.
sirke mi, yoksa limon mu diye tartışırken ölmek,
ne bileyim, sikindirik bir salon-yeşilçam filminin iletkenliğinde,
öyle arabesk bir senaryoda göçüp gitmek sanırım.
ölenlere imrenmek sanırım en güzel hayal.
bu benim dünyaya ilk gelişim,
yıkarak saltanatını koca fatihin.
kundakla kefen arasında bir gün,
"istanbul, istanbul..." deyişim.
"merhaba kızkulesi", "merhaba eyüp sultan",
kanlıca, şehremini merhaba...
bir istanbul esiyor çocukluğumdan,
ekşi bozalı, arnavut kaldırımları lâpâ lâpâ.
yuşadan mı okunur o ezanlar, hırka-i şeriften mi?
komşularımız kaptanlar, malta taşlı ikindilerden kalan.
hâlâ o beyaz gergeflerde mi?
bir tarihi gömmüşler karacaahmetinde üsküdarın,
sanki çarşaflı kadınlar mercan terliklerinde unutulan.
duyûn-u umumiye emeklisi faytonlar,
hâlâ bir sonbahar acıbademde,
cuma selamlıklarından beri saraylılar.
merhaba beylerbeyi, merhaba sultanselim,
merhaba iki gözüm istanbulum, merhaba...
aşı boyası sokaklarında ne mevsimler eskimiş,
sakalsız saçlar kestirdiğim ince boncuklu berber dükkanları.
kapalıçarşı bakırcılar, lâcivert mayıslarda köprü altları,
ve boğaziçinde şirket-i hayriye duman duman..
nerdesin o istanbul, nerdesin...
hani çıkrık seslerinde mehtapları dinlediğim,
mediha teyzelerin leylâk bahçeleri,
büyükbabamın kuvay-ı milliye hikâyeleri.
hani tahta tekerlekli arabalarım.
hani bayram yerlerinde unutulan asude çocukluğum.
gene bir başka istanbuldu bir zamanlar kafesli ıtırlarıyla,
beyaz başörtülerin lâvanta çiçekli öğleden sonralarında ıslanan.
açılır kapanır iskemlelerinde uzun çarşının,
istanbulu taşırdı bakır siniler.
sultaniyegâhtan bir hıdrellez mesiresi,
sessiz sadâkat şarkıları söylerdi.
haliç vapurlarında söz kesilmiş tazeler.
hey yavrum hey...
burunbahçe dalyanında istanbulu çekerlerdi denizden,
islatmadan...
kaç bayram mendili geçmişti elimden çeyiz sandıklarının.
bütün uykularını koynuma alıp uyurdum istanbulun.
rüyalarımda hâlâ o günahlar uyanır,
hiç geçemediğim sokaklarında işlenen.
merhaba sultanahmet, yerebatan merhaba...
merhaba iki gözüm istanbulum merhaba,
merhaba efendim,
çamlıca lisesi binasından olurken kafama çarpan hababam sınıfı sırası gibi demireden ağır öyle.
sirke mi, yoksa limon mu diye tartışırken ölmek,
ne bileyim, sikindirik bir salon-yeşilçam filminin iletkenliğinde,
öyle arabesk bir senaryoda göçüp gitmek sanırım.
ölenlere imrenmek sanırım en güzel hayal.
bu benim dünyaya ilk gelişim,
yıkarak saltanatını koca fatihin.
kundakla kefen arasında bir gün,
"istanbul, istanbul..." deyişim.
"merhaba kızkulesi", "merhaba eyüp sultan",
kanlıca, şehremini merhaba...
bir istanbul esiyor çocukluğumdan,
ekşi bozalı, arnavut kaldırımları lâpâ lâpâ.
yuşadan mı okunur o ezanlar, hırka-i şeriften mi?
komşularımız kaptanlar, malta taşlı ikindilerden kalan.
hâlâ o beyaz gergeflerde mi?
bir tarihi gömmüşler karacaahmetinde üsküdarın,
sanki çarşaflı kadınlar mercan terliklerinde unutulan.
duyûn-u umumiye emeklisi faytonlar,
hâlâ bir sonbahar acıbademde,
cuma selamlıklarından beri saraylılar.
merhaba beylerbeyi, merhaba sultanselim,
merhaba iki gözüm istanbulum, merhaba...
aşı boyası sokaklarında ne mevsimler eskimiş,
sakalsız saçlar kestirdiğim ince boncuklu berber dükkanları.
kapalıçarşı bakırcılar, lâcivert mayıslarda köprü altları,
ve boğaziçinde şirket-i hayriye duman duman..
nerdesin o istanbul, nerdesin...
hani çıkrık seslerinde mehtapları dinlediğim,
mediha teyzelerin leylâk bahçeleri,
büyükbabamın kuvay-ı milliye hikâyeleri.
hani tahta tekerlekli arabalarım.
hani bayram yerlerinde unutulan asude çocukluğum.
gene bir başka istanbuldu bir zamanlar kafesli ıtırlarıyla,
beyaz başörtülerin lâvanta çiçekli öğleden sonralarında ıslanan.
açılır kapanır iskemlelerinde uzun çarşının,
istanbulu taşırdı bakır siniler.
sultaniyegâhtan bir hıdrellez mesiresi,
sessiz sadâkat şarkıları söylerdi.
haliç vapurlarında söz kesilmiş tazeler.
hey yavrum hey...
burunbahçe dalyanında istanbulu çekerlerdi denizden,
islatmadan...
kaç bayram mendili geçmişti elimden çeyiz sandıklarının.
bütün uykularını koynuma alıp uyurdum istanbulun.
rüyalarımda hâlâ o günahlar uyanır,
hiç geçemediğim sokaklarında işlenen.
merhaba sultanahmet, yerebatan merhaba...
merhaba iki gözüm istanbulum merhaba,
merhaba efendim,
Bu hayatta yapabileceklerimiz ve yapamayacaklarımız vardır. Yapabileceklerini insan yapar fakat imkansız olan yani yapamayacağı şeyleri düşüneceği zaman devreye hayal girer. Hayal aslında yapacaklarımızın bir teminatı da olabilir.
Ve sadece kişiye özeldir. Başkalarının anlamasını beklememelidir.
Ve sadece kişiye özeldir. Başkalarının anlamasını beklememelidir.
bu saate kadar uyanıp 1deki vizeden iyi bişey almayı beklemeye denir.
yavaş yavaş hayatınıza girerler,gün geçtikçe büyürler.
fakat en sonunda bir anda gidiverirler. hayal mayal kalmaz ortada,mal gibi bi insan olunur.
fakat en sonunda bir anda gidiverirler. hayal mayal kalmaz ortada,mal gibi bi insan olunur.
hiç görmediğin, duymadığın, dokunmadığın ama çok iyi bildiğin biriyle kar altında yürümektir sessizce...
insanın gerçekleştiremediklerini ve gerçekleştiremeyeceklerini gerçekleştirebildikleri tek yerdir.
Profesyonel dilencilerle röportaj yapmışlar ve sormuşlar: "En büyük eğlenceniz nedir?" diye. Onlar da cevaben "Kumkapı'da meyhane kapatıp-sabaha kadar eğleniriz (!)" demişler. Düşündüm... Ne diyeceklerdi? "Paşalimanı'nda Boğaza karşı çay içeriz!" mi veya: "Dede Efendi dinleriz!" mi diyeceklerdi? Her gün insanları kandırarak yaşayan, para kazanan birilerinde Allah Boğaza bakıp keyif alacak kafa bırakır mı? Onlara o keyfi nasip eder mi? Para gelişine göre, ya zihin açar ya da zihin köreltirmiş! Su kirli olmayabilir, ama geldiği kanal veya tesisat bozuksa, su da kirlenir ve seni de kirletir
hayalle hakikat ateşle su gibidir.Her biri ister ki bir tek kendi kalsın orta yerde, öteki kaybolsun.Hayal dediğin hakikati boğmak, hakikat dediğin de hayali yakmak ister.Onlar dövüşüp didişirken, biz de deriz ki,"Bu yaptığımız gaflettir.Aslında siz karındaşsınız."
O vakit onlar kavgayı keser...
O vakit onlar kavgayı keser...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar