bugün
- saraca finch house6
- bir şeyler söyle8
- arkadaşlar bakar mısınız15
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak8
- chp'nin hali ne olacak57
- şirinler köyüne yeni şirin13
- nataşalara para yedirmek9
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi9
- trendyol4
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek9
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi6
- tekerlek yıvzır3
- şanzıman ustalarının aylık 200k para kazanması4
- tc'nin geleceği cumhuriyeti kuran chp ile olacak2
- instagram3
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması4
- ikramda bulunurken ısrar etme saçmalığı3
- otomatik el freninin testosteronu düşürmesi3
- sürekli yorgun olan yeni gelin3
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek5
- 13 haziran 2026 fenerbahçe beko beşiktaş rain maçı2
- en iyi antidepresan16
- true'nin akp'ye oy vermesi4
- kemal kılıçdaroğlu13
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- panik atak3
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- kötü biri olduğunu bilmek8
- kedi10
- hoşlanılan kızı havuza itmek3
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- ne alakası var2
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- müfredatın felsefeyi boğması üzerine3
- anın görüntüsü21
- tc'nin en büyük yalanı 128 milyar dolar kampanyası2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- bir yazılımcının linkedin de takipçi kasma çabası2
- true denen arkadaş6
- saç dökülmesi için tavsiyeler2
- gönüllü esaret paradoksu2
- melisa döngel3
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- neden yalnızsın6
- true denilen yazar17
- abd iran barışı 24 saat içinde tamamlanabilir2
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı3
muammer kaddafi tarafından yazılan islam ve sosyalizmi aynı temel bağlamında değerlendirip bir çıtaya oturtan kitabı.*
1960'ların başlarındaki abd'nin tablosunu çizen ve dikkat çekici bir dostluk hikayesi anlatan bir amerikan filmi. biraz yaşı, epeyce de rolü icabı aragorn'dan çok farklı bir tipte göreceğiniz viggo mortensen abimiz ile mahershala ali başrolleri paylaşmış.
film, siyahilere karşı olumsuz bakış açısının ve ayrımcılığın hala çok yaygın olduğu 1960'lar başı abd'sinde, kendisi de siyahilerden hiç hazzetmeyen becerikli ve ağzı laf yapan bir italyan göçmeni elemanın (mortensen) geçici bir süre işsiz ve de aile geçindirme konusunda sıkıntılı olduğu bir sırada güney eyaletlerinde bir konser turnesine çıkacak ünlü bir siyahi piyaniste (ali) turne boyunca (8 hafta) şoförlük (ve de üstü kapalı korumalık) yapmak üzere işe alınması ile başlayan bir yolculuk hikayesi. izlenesi ve öğretici bir film olmuş, izleyiniz dostlar.
film, en iyi film, en iyi erkek oyuncu (mortensen ile), en iyi yardımcı erkek oyuncu (ali ile) dallarında oscar adayı. filmdeki performansıyla ali'nin şansını epey yüksek görüyorum.
film, siyahilere karşı olumsuz bakış açısının ve ayrımcılığın hala çok yaygın olduğu 1960'lar başı abd'sinde, kendisi de siyahilerden hiç hazzetmeyen becerikli ve ağzı laf yapan bir italyan göçmeni elemanın (mortensen) geçici bir süre işsiz ve de aile geçindirme konusunda sıkıntılı olduğu bir sırada güney eyaletlerinde bir konser turnesine çıkacak ünlü bir siyahi piyaniste (ali) turne boyunca (8 hafta) şoförlük (ve de üstü kapalı korumalık) yapmak üzere işe alınması ile başlayan bir yolculuk hikayesi. izlenesi ve öğretici bir film olmuş, izleyiniz dostlar.
film, en iyi film, en iyi erkek oyuncu (mortensen ile), en iyi yardımcı erkek oyuncu (ali ile) dallarında oscar adayı. filmdeki performansıyla ali'nin şansını epey yüksek görüyorum.
son zamanlarda izlediğim en iyi, anlamlı filmlerden biri. içinde ırkçılık, dostluk, yer yer komedi barındıran harika bir film. gerçek bir olaydan esinlenilmiş. bu da 60 larda amerikadaki ırkçılığın boyutunu bizlere sunan zaman makinesi görevi görüyor. fransız yapımı can dostum filmini andıran lakin ondan daha çok beğendiğim bir yapım oldu.
dr. shirley karakterini mr church filmindeki church a benzettim. . mr church de ilk bakışta kurallara sıkı sıkıya bağlı bir adam profili çizmişti. üstelik ikisi de müzisyen.
tekrar izlemek isteyeceğiniz , huzur veren, bazen ırkçılığın boyutu yüzünden canınızı sıkan harika bir yapım. hiç ertelemeyin hemen izleyin. ..8/10
ve sanırım filmin bu repliğini yazmayanı dövüyorlar *
" dünya, ilk adımı karşıdan bekleyen yalnız insanlarla dolu".
edit: filmin başrollerinde yüzüklerinden efendisinden aragorn u canlandıran viggo mortensen ve moonlinght filmiyle oscar ödülü alan ilk müslüman olan Mahershala Ali yer alıyor.
dr. shirley karakterini mr church filmindeki church a benzettim. . mr church de ilk bakışta kurallara sıkı sıkıya bağlı bir adam profili çizmişti. üstelik ikisi de müzisyen.
tekrar izlemek isteyeceğiniz , huzur veren, bazen ırkçılığın boyutu yüzünden canınızı sıkan harika bir yapım. hiç ertelemeyin hemen izleyin. ..8/10
ve sanırım filmin bu repliğini yazmayanı dövüyorlar *
" dünya, ilk adımı karşıdan bekleyen yalnız insanlarla dolu".
edit: filmin başrollerinde yüzüklerinden efendisinden aragorn u canlandıran viggo mortensen ve moonlinght filmiyle oscar ödülü alan ilk müslüman olan Mahershala Ali yer alıyor.
christmas' a kadar yetişmesi gereken bir turneyi anlatan müzikâlitesi yüksek film.
bu seneki en iyi film Oscar'ını alabiliritesi olan bir yapım. imdb puanı şu sıralar 8,4'lerde seyretse de, 8,1-8,2 düzeyine düşecektir zamanla.
2018'in en ama en iyi en dolu filmiydi sanırım. Muhakkak ki birkaç kez daha izlenmeyi hak ediyor. Doyamadım.
91 oscar ödül töreni'nde en iyi orijinal senaryo ve en iyi film dalında oscarı kapmış olan film.
onur konuğu olarak çalacağı mekanda oturup yemek yiyemeyen siyahi müzisyenin hikayesinin anlatıldığı müthiş bir film.
böyle bir sürü saçmalıkla dönemin amerika'sına ayna tutmaktadır.
böyle bir sürü saçmalıkla dönemin amerika'sına ayna tutmaktadır.
Marlon brando oscar almaya gitmemiş yerine bir amerikan yerlisi kızı yollamıştır.
Oscar tarihinin unutulmayan olaylarındandır.
Oscar tarihinin unutulmayan olaylarındandır.
Bence Bir başyapıt değil. Ama diğer filmlere nazaran daha anlamlı. Ödüllerini hak ediyor.
Biraz geç oldu ama olsun, oscar ödülü almayı sonuna kadar haketmiş "kült" filmdir. Bakın kült dedim, o kadar yani.
en iyi film oscar'ını sonuna kadar haketmiş film, tam anlamıyla bir başyapıt.
yönetmen Peter Farrelly en ciddi uzun metrajı. yapılan yatırımlar, oscar adaylığı süreci hakkinda bir kac makale okudum, ilginç bilgiler mevcut. Başrollerde Viggo Mortensen ve Mahershala Ali var. baştan sonuna ders niteliğinde tony lip karakteri.
senaryo, şu bu konusuna pek girmeyeceğim ama eklemek istediğim bir şey var. Film, 2 buçuk saat boyunca seyirciyi o denli iyi bir şekilde filmin içinde tutuyor ki, okullarda örnek olarak izletilebilir.
müziklere de değinmek lazım, kim yaptıysa filmin dokusuna inanılmaz uygun. Filmin soundtrack albümünde backwood blues adlı bir eser var, filmi izlediğim günden beri aklımdan çıkmaz.
ayrıca, dr don shirley'nin orpheus in the underworld adında harika da bir albümü mevcut, filmden bana kalan harika eserlerden sadece biri.
yönetmen Peter Farrelly en ciddi uzun metrajı. yapılan yatırımlar, oscar adaylığı süreci hakkinda bir kac makale okudum, ilginç bilgiler mevcut. Başrollerde Viggo Mortensen ve Mahershala Ali var. baştan sonuna ders niteliğinde tony lip karakteri.
senaryo, şu bu konusuna pek girmeyeceğim ama eklemek istediğim bir şey var. Film, 2 buçuk saat boyunca seyirciyi o denli iyi bir şekilde filmin içinde tutuyor ki, okullarda örnek olarak izletilebilir.
müziklere de değinmek lazım, kim yaptıysa filmin dokusuna inanılmaz uygun. Filmin soundtrack albümünde backwood blues adlı bir eser var, filmi izlediğim günden beri aklımdan çıkmaz.
ayrıca, dr don shirley'nin orpheus in the underworld adında harika da bir albümü mevcut, filmden bana kalan harika eserlerden sadece biri.
O kadar ama o kadar tatlı bir filmdi ki,sanırım sadece tonny lip karakteri filmi halterlemişti diye düşünmekteyim.tatlı serseri.
Bu tarz dönem filmlerini seviyorum. O 60'ların havasını veriyordu film. Evet belki bir baş yapıt olarak nitelendirilemez ama kesinlikle o dönem yaşayan siyahilerin sorunlarını daha iyi anlıyorsunuz görünce.
--spoiler--
Bizim doktor ve tony nezarete düşüp, doktor telefon hakkı istediğinde polis yanlış duymadıysam şunu söylüyor
It has some rights.
Bak ırkçılık öyle bir boyuta gelmiş ki "he" bile demiyorlar adamlara. Filmi izlerken " yok mu şu amk memleketinde bir hakkaniyetli adam " derken sondaki polis biraz olsun sinirimi aldı swh
--spoiler--
7.2 veririm filme , güzel film.
--spoiler--
Bizim doktor ve tony nezarete düşüp, doktor telefon hakkı istediğinde polis yanlış duymadıysam şunu söylüyor
It has some rights.
Bak ırkçılık öyle bir boyuta gelmiş ki "he" bile demiyorlar adamlara. Filmi izlerken " yok mu şu amk memleketinde bir hakkaniyetli adam " derken sondaki polis biraz olsun sinirimi aldı swh
--spoiler--
7.2 veririm filme , güzel film.
Kesinlikle izlenmesini tavsiye ederim. Filmi izleyince bu kadar da olmaz dediğimiz sahneleri son günlerde bire bir ekranlarda görmek kahredici.
Lanet olsun ırkçılık yapanlara, ırkçılığa çanak tutanlara.
Lanet olsun ırkçılık yapanlara, ırkçılığa çanak tutanlara.
Filmi izlemeden önce oyuncu kadrosuna falan bakmamıştım. Bizim şoförü gördüğüm zaman " ulan bu adam bir yerden tanıdık geliyor ama " diyordum. Herif bizim aragorn çıktı iyi mi?
"Evet, bir şatoda yaşıyorum Tony! Tek başıma. Zengin beyaz insanlar bana piyano çalmam için para ödüyorlar çünkü bu onlara kültürlenmiş hissettiriyor. Ama o sahneyi bıraktıktan hemen sonra, onlar için sıradan bir zenci olmaya başlıyorum. Çünkü bu onların gerçek kültürü. Ve o kadar çok acı çekiyorum ki, çünkü kendi insanlarım tarafından da kabul edilmiyorum. Çünkü onlar gibi de değilim. Eğer yeterince siyah değilsem ve yeterince beyaz değilsem ve yeterince erkek değilsem, söyle bana, Tony, ben neyim?"
"-Bana ne anlatmaya çalıştığını söyle?
-Bilirsin, seni özledim falan filan.
-Öyle söyle o zaman.
Ama daha önce hiçbir erkeğin yapmadığı gibi yap bunu.
Ağzını bozmadan yaz.
Şunun gibi bir şey yaz bakayım.
Sevgili Dolores.
Seni düşündüğüm zaman aklıma lowa'nın güzel ovaları geliyor.
Aramızdaki bu uzaklık benim cesaretimi kırıyor.
Sen olmadan geçirdiğim zaman ve yaşadığım tecrübeler bana çok anlamsız geliyor.
Sana aşık olmak adeta bu zamana kadar yaptığım en kolay iş gibi.
Benim için en önemli şey sensin.
Ve hayatta olduğum her geçen gün bunu daha iyi anlıyorum.
Seninle tanıştığım günden beri seni seviyorum...
Ve hayatımın sonuna kadar da seveceğim"
"-Bana ne anlatmaya çalıştığını söyle?
-Bilirsin, seni özledim falan filan.
-Öyle söyle o zaman.
Ama daha önce hiçbir erkeğin yapmadığı gibi yap bunu.
Ağzını bozmadan yaz.
Şunun gibi bir şey yaz bakayım.
Sevgili Dolores.
Seni düşündüğüm zaman aklıma lowa'nın güzel ovaları geliyor.
Aramızdaki bu uzaklık benim cesaretimi kırıyor.
Sen olmadan geçirdiğim zaman ve yaşadığım tecrübeler bana çok anlamsız geliyor.
Sana aşık olmak adeta bu zamana kadar yaptığım en kolay iş gibi.
Benim için en önemli şey sensin.
Ve hayatta olduğum her geçen gün bunu daha iyi anlıyorum.
Seninle tanıştığım günden beri seni seviyorum...
Ve hayatımın sonuna kadar da seveceğim"
Dikkatsiz bir izleyici olduğum için filmin 1962 yılında geçtiğini epey geç fark ettim. Bu sürede bahsi geçen meblağları da anlamlandıramadım haliyle 100 dolar için 2 ay aileden ayrı kalınır mı nasıl bir yoklukta bunlar diye.
Az önce merak edip ekşide debeye giren işsizler gibi 62 yılının tüfesini bularak meblağların günümüzdeki değerlerini hesapladım:
En çok kim sosisli yiyecek bahsi 425 dolar. Karısının kızdığı kadar var gerçekten.
2 aylık turne şoförlüğü 1065 dolar. Konaklama ve yemeği hesaba katmazsak oldukça düşük bir miktar. Bir de hizmetçilik dahildi normalde buna. Kim kimi sömürüyor belli değil.
Rehinecinin saatine verdiği para 425 dolar ancak geri istediği 510. Paragöz akrabası ise gidip saati geri aldı diye 125 dolar istiyor.
Az önce merak edip ekşide debeye giren işsizler gibi 62 yılının tüfesini bularak meblağların günümüzdeki değerlerini hesapladım:
En çok kim sosisli yiyecek bahsi 425 dolar. Karısının kızdığı kadar var gerçekten.
2 aylık turne şoförlüğü 1065 dolar. Konaklama ve yemeği hesaba katmazsak oldukça düşük bir miktar. Bir de hizmetçilik dahildi normalde buna. Kim kimi sömürüyor belli değil.
Rehinecinin saatine verdiği para 425 dolar ancak geri istediği 510. Paragöz akrabası ise gidip saati geri aldı diye 125 dolar istiyor.
insan ilişkilerine dair güzel bir film. Özellikle sonundaki silah göndermesi oldukça manidar.
8/10.
8/10.
tekrar izlenmeyi hak eden filmlerden. şark vaatleri de öyle.
aga, bu film var ya, harbiden cuk oturmuş. hani böyle iki zıt adamın yoldaşlığı olur ya? tam öyle. zenci piyanist abimiz (don shirley) fıstık gibi giyimiyle, asil duruşuyla tura çıkıyor, şoförü de (tony vallelonga) bildiğin keko, new york'tan kopmuş bir italyan. başta birbirlerini yiyecekler sanıyorsun ama o ırkçılığın, o aşağılanmanın ortasında adamlar nasıl kanka oluyor, nasıl birbirlerinin hayatına dokunuyor şaşıyorsun. tony'nin o kaba saba halleriyle shirley'i koruyup kollaması, shirley'in de tony'ye incelik öğretmesi falan...
izlerken hem gülümsüyorsun hem de "oha, ne günler yaşanmış" diyorsun. sonu da tatlıya bağlanıyor zaten, hani böyle içini ısıtan cinsten. oscar'ı falan boş ver, film taş gibi olmuş.
izlerken hem gülümsüyorsun hem de "oha, ne günler yaşanmış" diyorsun. sonu da tatlıya bağlanıyor zaten, hani böyle içini ısıtan cinsten. oscar'ı falan boş ver, film taş gibi olmuş.
Gündemdeki Haberler