bugün
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi5
- nihoş4
- diamond bosphoruss denen yazar18
- deli1i3
- deliliğin tedavisi10
- barış alper yılmaz4
- güzel kızların isimleri5
- aktroller5
- montellanın santrafor oynatmama sebebi2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- evlenmeyi başaramamış kadın13
- buddy dude22
- arkadaşını çalmak2
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- tunus4
- antalyada öğretmen cinayeti2
- suca suruklenen cocuk5
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- türkiye a milli futbol takımı4
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- ona bir şey söyle15
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- gocu29
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- şenol güneş2
- milli maçı izlemeyen erkek22
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- 2026 dünya kupası5
- kızları etkileme taktikleri4
- deyyus u ekber5
- avustralya10
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı2
- sevgilisine ayı diyen kız6
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması2
- türkiye13
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı3
- bardağı taşıran son damla7
- chp'nin hali ne olacak58
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- en son ne aldınız2
- kadınlar neyden hoşlanır10
- sueda uluca5
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- uğurcan çakır2
bir şarkı vardı; gitmek mi zor kalmak mı zor.
sahi hangisi zor?
sahi hangisi zor?
her şekilde mutlu yada hüzünlü olabilir. uzandığı sonuç önemlidir.
-nereye kadar?
-ölüme
-nereye kadar?
-evlenene
-nereye kadar?
-a..a.. kadar
gibi versiyonları mevcuttur.
-nereye kadar?
-ölüme
-nereye kadar?
-evlenene
-nereye kadar?
-a..a.. kadar
gibi versiyonları mevcuttur.
bazen bir an için kalkıp gitme, bağları koparma cesaretini buluyorum kendimde - keşke nereye gideceğimi bilsem ! herhalde giderdim..
geride kalanlara güzel bir tebessümle veda etmektir. gitmek zordur her zaman, bazen elini kolunu bağlayan nedenlerden dolayı gidemez insan. dedik ya gitmek zordur. gitmek;
geçmişe sünger çekmeyi,
yürekli olmayı,
çılgın olmayı,
yeniliklere açık olmayı,
gaddar olmayı,
severken, sevdiğine düşman olmayı,
acı çekmeyi göze alabilmeyi,
delirmekten kaçmayacak kadar iradali olamyı göze almaktır. yani gitmek kolay olandır!
gitmek kolaydır evet, bunlara sahipsen kolaydır! peki gitmekten bu kadar bahsetmişken arkada kalanlara ne demeli!
kalanlar;
feryat eder,
yalvarır,
hayata sitem eder,
belki yürüyen tabuta döner hepsi...
ama asla gidene kızmaz! kızamaz, beceremez, içinden gelmez!
zaten bunların hepsi giden için değil mi? nasıl kızabilir ki!
velhasıl gitmek zordur neden bilir misiniz? çünkü giden tektir, yanında kimse yoktur ve nereye giderse gitsin geçmişide onladır. aslında kaçtığı şeyden kaçamamıştır! kalanlar için ise diyecek söz yoktur, onlar yine hep beraberler sadece biri eksik! birinin yerinin tutmaz hiçkimse ama yinede beraber olmakla avunurlar.
giden neyle avunacak!
geçmişe sünger çekmeyi,
yürekli olmayı,
çılgın olmayı,
yeniliklere açık olmayı,
gaddar olmayı,
severken, sevdiğine düşman olmayı,
acı çekmeyi göze alabilmeyi,
delirmekten kaçmayacak kadar iradali olamyı göze almaktır. yani gitmek kolay olandır!
gitmek kolaydır evet, bunlara sahipsen kolaydır! peki gitmekten bu kadar bahsetmişken arkada kalanlara ne demeli!
kalanlar;
feryat eder,
yalvarır,
hayata sitem eder,
belki yürüyen tabuta döner hepsi...
ama asla gidene kızmaz! kızamaz, beceremez, içinden gelmez!
zaten bunların hepsi giden için değil mi? nasıl kızabilir ki!
velhasıl gitmek zordur neden bilir misiniz? çünkü giden tektir, yanında kimse yoktur ve nereye giderse gitsin geçmişide onladır. aslında kaçtığı şeyden kaçamamıştır! kalanlar için ise diyecek söz yoktur, onlar yine hep beraberler sadece biri eksik! birinin yerinin tutmaz hiçkimse ama yinede beraber olmakla avunurlar.
giden neyle avunacak!
bisiklet sürmeyi yeni öğrenmişseniz, düşmemek için pedala durmadan asılmanız gerekir. tek düşünce düşmemektir bisiklet sürmeyi ilk öğrendiğinizde. nasıl duracağınızı ise ya yol bittiğinde düşünürsünüz ya da bacaklarınıza ağrılar girmeye başladığında.
eğer gidiyorsa insan, bir şehirden hatta bir ülkeden, öyle bir gitmeli ki; duracağı yeri bile kestirememeli. kendi isteğiyle durup düşmektense, bacaklara ağrılar girene kadar gitmek gerekir. sonra bir düşersiniz, ardınızda bıraktıklarınız da sizinle beraber düş olmuş. ilk bisiklet sürüşümden aklımda kalan tek şey düşüşümdür.
en sevdiğiniz şarkıyı yarım bırakın gidin mesela. şarkının bitmesindense, sizin gitmeniz daha az acıtır. çünkü giderken biliyorsunuz, o şarkı bir yerlerde hala çalıyor ve son notayı duymadığınız için, belki de sonsuza kadar sürüyor. elbette o da bir düş.
"her giden güzelleşir
gidiyorum güzelleşmek için
unutulsun diye çirkinliklerim."*
eğer gidiyorsa insan, bir şehirden hatta bir ülkeden, öyle bir gitmeli ki; duracağı yeri bile kestirememeli. kendi isteğiyle durup düşmektense, bacaklara ağrılar girene kadar gitmek gerekir. sonra bir düşersiniz, ardınızda bıraktıklarınız da sizinle beraber düş olmuş. ilk bisiklet sürüşümden aklımda kalan tek şey düşüşümdür.
en sevdiğiniz şarkıyı yarım bırakın gidin mesela. şarkının bitmesindense, sizin gitmeniz daha az acıtır. çünkü giderken biliyorsunuz, o şarkı bir yerlerde hala çalıyor ve son notayı duymadığınız için, belki de sonsuza kadar sürüyor. elbette o da bir düş.
"her giden güzelleşir
gidiyorum güzelleşmek için
unutulsun diye çirkinliklerim."*
ne olursa olsun, gelmiş olmak demektir...
gitmek...
bu seçenek aklını kurcalıyorsa zaten gitmişsin demektir.
bu seçenek aklını kurcalıyorsa zaten gitmişsin demektir.
gitmek...
mümkün mü artık gitmek, onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek...
neresi sıla bize neresi gurbet,
yollar bize memleket...*
mümkün mü artık gitmek, onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek...
neresi sıla bize neresi gurbet,
yollar bize memleket...*
kalmaktan yana kullanılmayan tercih.
onun yaşattıklarına, tüm anılara, gözyaşlarına, kalp kırıklığına, her sokağında bıraktığın izlerle dolu 'aşk-ı şehr'ine, her dönemecinde yalpaladığın hayatına; her şeye 'hoşçakal !' çekmektir gitmek. ama gitmek oyle olmaz derler. doğru da derler. gideceksen ne senin yüzünden kırılmış bir yürek ne de acabalar kalacak ardında. sen eksiksin diye başkaları eksilecek değil ya. gittin mi tam gıdeceksin aslında. arkada gözün kaldıysa gitmiş sayılmazsın. senin yanina aldığın tek yoldaşın beynindir. kalp düşünemez olduğunda o hep yanındadır. gitmeni hatırlatacak, hatırladıklarını unutturacak odur. sen gittiğinde, gitmeyı sectiginde geride bıraktığın hicbir seyin anısı mücadele etmemeli seninle. onlar gizli hançerlerdir. yureğininin en kuytularına yerleşirler, 'o insan' gibi. her yüzün güldüğünde 'hey ! ben hala burdayım' derler, unutturmazlar orada olduklarını, sana ne yaptıklarını; yapacaklarını. işte, gittin mi arkadaş, tüm benliğinle gitmek zorundasın. güçlü olmak , dayanmak zorundasın. yoksa dönüverirsin başladığın yere.
(bkz: gidiyorum bu)
her zaman zordur, ama belli ki zorunluluktur.
git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar
git ki yüzümün hüznüyle dolmasınlar.... der cemal süreyya... demiş be abi adam.
git ki yüzümün hüznüyle dolmasınlar.... der cemal süreyya... demiş be abi adam.
(bkz: gitmesek kalabilecekmiyiz)
kokusu sinmiş üzerime hüznün.. aklımdan neler geçiyor neler.. lakin düşünmek, konuşmayı gerektirmiyor her zaman.. yapay kalıyor sözcükler.. beynimde vapur düdükleri, martı çığlıkları.. çıkarıp denize attım tüm kelimeleri.. tüm sesli harfleri koyup buraya gidiyorum sessiz seslerle..
alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor diyor can yücel. bu yüzden gitmek çoğunlukla ertelenip terkedilmeye bırakıyor çoğumuzun hayatında. zamanının geldiği hissedildiğinde gidişi ertelememek en doğrusudur.
yaklaşık 6 saat sonra yapacağım eylem..bir yerden başka bir yere yapılan..
"giderdi su
giderdi orman giderdi toprak
kalırdı yok kalırdı hınç
kalırdı tuz yarası"
giderdi orman giderdi toprak
kalırdı yok kalırdı hınç
kalırdı tuz yarası"
kolayı seçmektir...
kendini terk eden bir kalbe heran şahit olmak.
belki de sevdiğinin kanıtıdır.
(bkz: ne onunla ne onsuz)
(bkz: ne onunla ne onsuz)
asla geri dönmemek. asla bir geri bir ileri olmama durumudur. esaslı insanın yapabileceği eylemdir.
bir daha geri dönmemek üzere olanı en anlamlısıdır.
güzel bir can yücel şiiridir.
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara;
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey;
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira;
iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu;
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz;
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler;
Bir çocuk daha doğurmalar;
Borçlara girmeler;
işi büyütmeler;
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben;
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki;
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
inadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek;
Bütçe, zaman, keyif; Denk olsa.
Gün içinde mesela;
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma;
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun; istemek de güzel.
Can YÜCEL
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara;
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey;
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira;
iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu;
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz;
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler;
Bir çocuk daha doğurmalar;
Borçlara girmeler;
işi büyütmeler;
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben;
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki;
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
inadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek;
Bütçe, zaman, keyif; Denk olsa.
Gün içinde mesela;
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma;
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun; istemek de güzel.
Can YÜCEL
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar