bugün

/888
uluslararası fox yayın grubuyla sözleşme imzalayan kulüp.

bu anlaşmayla galatasaray'ın kasasına 5 milyon euro girecek.

yapılan bu sözleşme hem ekonomik hem de galatasaray markasının avrupa genelindeki önemi için çok çok önemli ve güzel bir iş.
eger hakkinda yapilan haber dogruysa vay anam vay. "725 milyon tl borc hatta üstü de olabilir" ne demek lan?!

http://skorer.milliyet.co...detay/1762194/default.htm
taraftarı olduğum, kaliteli futbolcuları bulunan avrupa düzeyinde tanınan türk spor klubümüzdür.
borçlarının büyük bir kısmı galatasaray derneğine olan borçlanmadır.

bu nasıl oluyor lan arshil! diyebilirsiniz.

şöyle; stat gelirlerinin tamamı galatasaray derneğine kaydediliyor ve oradan gelen paracıklar sportif a.ş.'nin kasasına giriyor doğal olarak da sportif a.ş. borçlu gibi görünüyor. o yüzden, rahat olmakta fayda var.
olimpiyatta menemen united'ı hoplatır, keyfi yerine gelir.

daha 30 haftamız var, acele etmeyin.

avrupa muhabbetine gelince... siz 8 yersiniz, biz son 8'e kalırız. o işler sizin harcınız değil.
lobisinin güç kaybettiğine inandığım takım. (bkz: galatasaray lobisi) yoksa beraberlik şov başka türlü açıklanamaz. gerçi hakemler sayesinde kurtardıkları puanlar da yok değil.,
su swfye konu alan futbol kulübü.

http://inciswf.com/1283934823.swf
kendini avrupa fatihi sanan kediciklerdir.
sezona pek iyi başlayamamış da olsa aldığı puan kayıpları gayet normaldir. sen bir bursa'ya bir de eskişehir deplasmanına gidiyorsun amk. ha antalya maçı dersen o da kara baht kör talih.
dün aksam ofsayt golü ile 1 puanı çalmıştır.
yine ve yeniden bazi gavatlarin beklentisini bosa cikarak ve iftira atan orospu cocuklari uzecek takimdir..

hayir adam bildigin mal ya.. dusunceye gel ligde puan kaybedio adamlari sikecez garanti bu sene sampiyon olamazlar.. lan yarak takimin onunde r.madrid maci var kim siker ligi..
her ne olursa olsun deli gibi aşık olduğum iki sevgilimden biri...
tel maşaların gazına gelmiş bir halde efsanesine cephe almış olan camia. taraftar başlığına da yazabilirdim bunu ama buraya yazmayı seçtim.

çünkü bugün yaşanan şeylerle terim'in milli takım hadisesinin zerre alakası yok. sıkıntı hep vardı ve terim olduğu sürece olacak. sadece bir bahane lazımdı şimdi o bahane de geçti ellerine. vur abalıya misali ağız dolusu hadsiz hadsiz laflar ediyorlar terim'e.

terim'e kırılmış olabilirsin, gitsin istiyor olabilirsin. ama kelimelerini özenli seçeceksin. art niyetli olduğunu 30 metre öteden belli etmeyeceksin.

anladık babam çakma elit zannediyorsunuz kendinizi, beyaz türkler. terim'in tavırlarına gıcık oluyorsunuz. galatasaray'a yakışmadığını düşünüyorsunuz.

size kim yakışıyor peki rıza çalımbay'ın annesine küfür eden sicil kurulu başkanları yakışıyor. onlara aylarca ses çıkartamıyorsunuz. çünkü sizden, içinizden. bunun gibi daha bir çok örnek.

fatih terim'in galatasaraylı'lığına kurban olun hepiniz. bundan yıllar sonra ne siz hatırlanacaksınız ne de terim'i bu yangının içine itenler. imparator hatırlanacak. nerenizi yırtarsanız yırtın anam...
takımım.
bir fenerbahçeli olarak şampiyonlar liginde sonuna kadar desteklediğim takımdır. real madrid maçında tt arenada'ki 3 golde de bağırmıştım sevinçten. türk futbolu kazansın.
karmaşık bir yapısı vardır. kimi cemaatçi diye bok atar kimi fransız tohumu kimi de elitist olmak ile suçlar. hepsi bir arada olabilir mi bilmiyorum.
iktidarın takımıdır.

(bkz: halkın takımları vs iktidarın takımları)
esasen iyi analiz edildiğinde ortaya çıkacak bir gerçeği var. galatasaray sıradan insanların tutabileceği vasat bir takımdır. kazandığı şampiyonluklarla drogba ve sneijder'la bu kadar övünmeleri normal. başarı odaklı olmaları da son derece normal. kerametle toplanana mürid, osurukla da dağılır derler. yani düşük ayarlı insanlara hitap edip onları sevindirir. çünkü taraftarının ömrü boyunca ulaşabileceği en büyük şey gs maçını en önden seyretmektir.
fatih terim'in gerçekten çalıştırmaması gereken takımdır.

amk bu takıma gerets, lucescu gibi taktik ve profesyonellik anlamında on numara hocalar geldi.
o adamların elinde bu seneki gassaray kadrosu olsa çılgın atarlardı.

kısıtlı kadrolarla adamların yaptıkları ortada.

hala kalkmış terim'e büyük hoca diyoruz. yarramın büyük hocası.
sen bu kadroyla ligi forse etmen lazım.
karşına çıkan rakibin şaşkına dönmesi lazım.

hoca ne yapıyor?
sik sik oyuncularda ısrar, oturmayan taktik, aslansın kaplansın diyalogları.
yarram madem büyük hocasın hakkını vereceksin.

neden elin milanında sezonunu tamamlyamadın diye sorarlar adama.
Biricik takimim.
sagolsun sayesinde real madridi gorebiliyoruz.
rakipleri liglerden şikeden dolayi men edildi malum..
sezonun ilk maçını kazandığında ahmet çakar 'galatasaray şampi' yazmıştı. aradan 3 hafta geçti ve rüzgar ters esti galatasaray 6 puan geriye düşüverdi. real madrid maçını moral bozucu bir skorla kaybederse ve haftasonu bjk derbisini kaybederse sanırım bu sezon lige erkenden havlu atacak takımım.
Yarın şampiyonlar liginde real madridle açılış maçı var, bugün bile gündem "fatih terim milli takımı mı seçecek galatasarayı mı seçecek" fatih terim sözleşme imzalayacak mı imzalamayacak mı?

Öyle bir hava var ki sanki yarın real madrid le şampiyonlar ligi maçı değil, ziraat türkiye kupası 3 ncü eleme maçı oynanacak.

Aziz yıldırım üretimi, yıldırım demirören işbirliği sonucu oluşturulan bu kumpasa alet olduğu için fatih terim'i kınıyorum.

Bir tek galatasaraylının istemediği bir şeyi yaptığı için taraftar onu affetmeyecek.

Fenerbahçe ve beşiktaşla, türkiye liginde arayı maddi ve manevi olarak kapanmayacak derecede açacağı sene, 4 ncü yıldızı takacağımız sene, 6 yabancı uygulamasıyla birlikte galatasarayın önünü göz göre göre kesenlerin ekmeğine yağ sürdüğü için tarih de fatih terim'i affetmeyecek.
bu senenin şampiyonu takımdır..

apdgdgmdgda. sessizce güldüm kendime..

not: bekarım..
kısa sürede elde edilen başarılar neticesinde taraftarından yönetimine, havaya girmiş takım; takımım. iki senede nerelerden nerelere geldiğimiz ortada, ama hala bile "fatih terim de hoca mı yeaa" diyenler, diyebilenler var. la oğlum bsg yaa. koskoca tarihi boyunca bu takım kaç defa sil baştan kuruldu biliyor musunuz siz? peki bunların kaçında iki sene gibi bir sürede iki şampiyonluk bir de şampiyonlar ligi çeyrek finali oynama başarısı gösterildi?

"elindeki kadroyla az bile" diyen kafanı sevdirmeden, kendine de fazla sövdürmeden git buradan liseli. ne kadrosu lan? senin o söylediğin şey 6+0+4ten önceydi bir kere. bu kararın alındığı süre içerisinde yaptığın transferlere bak bir şekerim: chedjou, bruma, erman. yabancı kuralı düşünülerek yapılmış olan tek transfer ermandı, onu da teri soğumadan gönderdik. aydın ve engin iç transfer, onları saymıyorum. peki sen bu chedjou ve brumayı ilk 11inde 4 as yabancısı olan takıma mı aldın? sayalım. mussi- eboue- melo- sneijder- drogba. 5 tane olmazsa olmaz yabancın var zaten. amrabat, dany, riera gibi maliyeti yüksek yabancıların da var. bunlar normalde ilk 18e kesin yazılacak adamlar. üstüne bir de tonla para vererek chedjou ve brumayı aldık.

daha hala kadro kalitesi diyorlar. drogba ile sneijderin formalarını atsak sahaya şampiyonluğu direk verirler zannediyorlar. bir yürüyün gidin be abi. ne quaresmalar, ne anelkalar, riberyler, kewellar, gutiler, ortegalar, carewler gördük la biz. gelin çok basit bir hesap yapalım, ilk 18de 6 yabancı hakkımız var değil mi? geriye 12 yerli kalır. şimdi sayın bakalım: selçuk, semih, burak, umut. bu 4 oyuncu ilk onbirde gördüğünüz vakit çok şaşırmayacağınız, fazla da küfür edemeyeceğiniz adamlar. ama şöyle bir sıkıntı var, drogba dururken umut ve burak aynı anda oynayamaz. yani 6+3=9 tane iyi ilk 11 oyuncumuz var. iki kişi sikik kadro kontenjanından yararlanarak ilk 11e girecek. emre, balta, engin, aydın, ceyhun, zan, hamit, yekta, sabri akla gelen ilk isimler. emre ikinci aydın yılmaz vakası, bir de yuhalandı. balta oynadığı müddetçe sıkıntı yok, oynamadığı zaman cümleten geçmiş olsun. engin yeni göbeğiyle tribüne çok yakışır aslında elinde çekirdeğiyle ama dedik ya sikik kadro kontenjanı diye. kısacası şu haliyle engin de formayı sırtına geçirip bir daha çıkarmayacak cinsten bir adam değil. aydını yıllardır tanıyorsunuz zaten, gökhan ise 70. dakikada sakatlanan oyuncunun yerine oyuna girip 78de sakatlanarak oyundan çıkabilecek bir potansiyele sahip. hamit ile yekta ise kendilerinden beklenenleri gerçekleştirebilecek durumda değiller. kala kala bir tek ceyhun kalıyor, o da ideal bir onbir oyuncusu değil. sabri de reyiz kontenjanından kurtarıyor. işte senin öve öve bitiremediğin ilk onbir bu kardeşim.

sistem falan zaten hak getire. sneijder, drogba ve burak aynı anda oyunda olduğu müddetçe bu takımın sistem kurması im-kan-sız. üçü de on numara oyuncu ama bu kafayla takım kurulmuyor maalesef. nice "rüya takım" suya düştü aynı sebepten ötürü.

peki ne olacak? iki üç maç puan kaybettik diye karaları mı bağlayalım? elbette hayır. bu takım öyle veya böyle düzelecek. zaten puan kaybettiğimiz üç maçta da öyle kabul edilemez bir oyun sergilemedik. ama takımın gol makinesi burak yılmazın kafası başka yerlerde olup, taraftar da "giderse gitsin" havasında olunca kaybettiğimiz puanlar da sürpriz olmadı. yani bu takımın acilen geçen seneki burağa ihtiyacı var. bunun için de takımın başında fatih terim olmalı. ama bakıyorsun takıma, yönetim garip bir havaya kapılmış durumda. "kadromuz yeterli" deyip duruyorlar. şaka mısınız lan? geçen sene drogba-elmander-amrabat-dany-riera-sneijder-mussi-eboue-melo olmak üzere 9 tane yabancın vardı senin ilk 18de. şimdi istersen bunların üstüne 5 tane daha yabancı getir, ilk 18de 6 tane kullanabileceksin. yani senin geçen seneki seviyeyi koruyabilmek adına bu adamlardan en az 2 ya da 3ünün yerine yerli alternatifler alman lazımdı. peki sen kimi aldın? hiç kimseyi. nasıl yeterli lan!

terimle yönetim arasındaki kriz ile ilgili hiç bir bilgim yok. ama şunu kesin olarak biliyorum, geçen sene seni şampiyon yapmış, şampiyonlar liginde de çeyrek final oynatmış bir adamı ertesi sene göndermezsin. aklın varsa bunu yapmazsın. kaldı ki terim öyle bir hoca ki o gittikten sonra elde ettiği tüm başarılara rağmen lucescu gibi bir dahiyi bile "fatih terim futbolu oynatamıyorsun sen" diyerek gönderdi bu takım. sen bir real madrid değilsin, inter değilsin ya da bir porto değilsin. fatih terim gibi bir adamı bulmuşsun, iki senede seni nerelere getirdiği de ortada. o halde kene gibi, sülük gibi yapışacaksın. böylesine başarılı iki yılın ardından vereceksin 3-5 senelik sözleşmeyi. diyeceksin ki "hocam biz yönetici olduğumuz müddetçe futboldan sen sorumlusun. olur da seçilemezsek diğer yöneticinin kararına göre hareket edilir zaten" bak bakalım böyle bir krizin oluyor mu o zaman? fatih hoca duygusal bir insan, ona göre davranacaksın. onun kafası rahat olduğu müddetçe ne burak ile uğraşırsın, ne drogba ne sneijder ne de başkası. o derse ki "sneijderi gönderin" gönderirsin biter. bilirsin ki vardır bir bildiği. şu durumda da bu takımı şampiyon yapmaya en yakın hoca fatih terimdir. çünkü ilk şampiyon olduğumuz sene terim kadroya semih ve engini monte etmese, emreyi kullanmasa zor şampiyon olurdu o takım. elimizdeki kısıtlı imkanlarla büyük bir çöküntünün ardından on numara bir takım ve sistem kurmuştu. yine yapar. ama yerli oyuncu krizinin çözülmesi lazım. terim ile yönetimin anlaşması ve bu krizi çözmesi lazım. taraftarın da "terim gitsin, emre gitsin, burak gitsin, sabri gitsin" modundan sıyrılıp terime güvenmesi ve daha ilk haftalardan havaya girmemesi lazım. bu lafımı yazın kenara, bu sene galatasaray için kritik bir sene. eğer bu seneyi terim ile yolları ayırmadan, takımda da çok büyük kayıplara girmeden (selçuk, burak, muslera gibi) kapatabilirsek, bir de şu uyduruk yabancı kuralını aşabilecek bir çözümü tffye kabul ettirebilirsek (ab vatandaşlığı da olabilir) 4. senesinde terim çok daha güçlü, çok daha iddialı bir takımı mutlaka kuracaktır. ama terim ile yolları ayırırsak işte o zaman zicodan sonraki fenerbahçeden daha kötü bir duruma düşeriz.
anadolu kulüpleri dahil, transfer sezonunu en kötü geçiren takımdır. hele ki gelir-transfer grafiği yaparsak açık ara sonuncudur. son anda bir bruma alındı da takım bir nebze güçlendirildi. o da ne zaman oynayacak hangi sistemde oynayacak belli değil tüpçünün sisteminde.
© copyright 2005 - 2026