bugün
- the merich10
- kadim kültürler4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi9
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- gocusuz sözlük5
- horoz hayası çorbası2
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük kızlarının kombinleri20
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- bira cips6
- sözlük kızlarının burunları3
- şeytan6
- age of empire 23
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının aletleri2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- laptop5
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- sudekiray7
- cin çarpma hikayeleri2
- arkadaşlar nasılsınız2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- aga be şarkılar5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- maden suyu4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- zam2
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- ispanya20
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- oytun erbaş3
- mezarlıkları sevmek5
son 7 sene de şampiyonlar liginde gruplara kalmayı başaramamış avrupa fatihidir.
son 7 sene de şampiyonlar liginde gruplara kalmamasına rağmen hala türkiye'deki tek avrupa fatihidir.
gecenin bir yarısı 7 entry girilince bir hareketlenme olduğunu zannettiğim takımım.
eski gücünde değildir yönetimsel hataları yüzünden kendi kendini bitirmiş takımdır enteresan kulüptür efendim.
fenerbahçeyi yendiği günü hayal edip duran takım. yenincede bişey olmadığını farkedince üzülen ama dışarıda az poh pohlanan ve tekrar yenebilmek için çok kasan takım.
7 seneyi bırakında 10 senedir fenerbahçeyi doğru dürüst yenememiş takım.
hakkinda bu kadar entry girilince haldun ustunel geri geldi sandigim takimim. candir, canandir.
önemli eksikliklerin bir türlü giderilemediği takımım.
kadro bu hali ile de güzel hele kewell varsa, ne var ki yetersiz mi yetersiz. üç kulvarda birden takımı sırtlayabilecek kadro derinliği yok, oyun içinde arda dışında yaratıcı oyuncu dışında olmadığından olsa gerek takımın tam anlamıyla arda'nın üzerine yıkılması, defansın bir türlü toparlanamaması, orta sahanın belki de 4 büyükler arasındaki en zayıf ortasaha olması, alternatif olarak oyuna sürülebilecek ve takımın çehresini değiştirebilecek 12. adamdan yoksunluk hatta forvetin dahi alternatifsiz olması, rijkaard'ın aradan geçen zamanda hala bekleneni verememesi, takımda göze hoş gelen ve futbolun seyir zevkini artıran keita gibi bir oyuncunun satılması ve yerine daha iyisinden geçtim eşdeğerinin dahi alınmaması, anlaşıldığı üzere maddi sıkıntı, yönetimdeki bitmek tükenmek bilmeyen çekişmeler ve son derece yararlı ve iş yapan yöneticilerin birer birer uzaklaştırılması...
maddi sıkıntıyı anlarım, sonuçta galatasaray'dan bahsediyoruz ve geçmişin yüklü borçlarının geri ödemesi çok can sıkmakta. ama şurası da var ki borçları ödemenin yolu küçülme değildir, hedeflerin küçülmesi de değildir. galatasaray bu yöntemi cansun'dan beri çoğunlukla uyguladı ve bunun borçları azaltmadığını tam aksine daha da artırdığını artık görmesi lazım. şampiyonlar liginden elenen takımı için sanki o kupayı renklerin hatrına öylece veriyorlarmış gibi "biz de geçen seneki gibi uefa kupasını alırız" diyen günü kurtaran demeçlere ihtiyacı yok galatasaray'ın. bu tarz gün kurtarmaların akabinde uefa kupasından geçtim ligde ilk üçün altında kalan, avrupa'da da ön elemeleri dahi geçemeyen bir takıma dönüştüğümüz yakın geçmişi unutmamak gerek.
giderler oldukça ve arttıkça küçülelim, transfer yapmayalım, alt yapıdan da takıma yarar oyuncu almayalım, iki kuruş paraya o genç yetenekleri satalım bu ayı kurtaralım derseniz sonraki ayı, ondan sonraki ayı ve ondan sonraki ayı kurtaramazsınız, sezonu da geleceği de kurtaramazsınız. 50 bin kişilik stada taşınacak galatasaray, takım sevgisi elbette ama siz size zerre kadar keyif vermeyen bir takımın her maçına gider misiniz?
stada taraftarı çekemezseniz, forma satışı yapamazsanız, sponsorluk anlaşmaları yapamazsanız, yeni gelir kalemleri yaratamazsanız, değerli oyuncularınızı değerlerinin altında günü kurtarmak adına satarsanız, hedefiniz olmazsa ve taraftar baskısından "biz büyük takımız tabii ki şampiyonluğa oynuyoruz" deyip de aklınızdaki düşünce "ya zaten şampiyonluğa oynayacak kadromuz yok, şampiyonlar ligine kalamazsak zaten para da gelmeyecek, ilk 3'e girelim olmazsa rijkaard'ı göndeririz, avrupa liginde de gücümüz yettikçe artık allah ne verirse" olursa o borç bitmez. daha da batarsınız.
ha amaç borçları bitirmekse, bunu her sene taraftara acı çektirerek ve gözlerinin içine baka baka yalan söyleyerek yapmayın; arda'sından elano'suna, sabri'sinden (elde kalır gerçi o) yedek kaleciye kadar satın. gıkım çıkmaz. ama bunu bir kez yapın, genç destekli paf destekli ilk 4-5'e girebilecek kapasitede bir takıma dönüştürün. hem geleceğe yatırım olsun hem de yeni bir altın jenerasyon. ama her sene bizi yeniden ve yeniden gözlerimizin içine baka baka yalan söyleyerek üzmeyin. ajax modeli diyorsunuz, ajax her sene şampiyon mu oluyor? ayakları yere basan, yeni gelir kalemleri yaratan ve sağlam bir planlama ile pekala bir tek futbolcunuzu satmadan da kafaya oynayabilirsiniz. herkes sizden q7 ve türevleri almanızı beklemiyor. ama koca sezon ligde, kupada ve avrupa'da elimizde ortasahada maestro ayhan (tüm gayretine rağmen)var demeyin, komik oluyor. daha da sıkışırsanız ortasahada tugay kerimoğlu'na forma giydirecek gibisiniz, yapmayın.
2009 yılı geliri 133,5 milyon dolar, gideri ise 145,5 milyon dolar olan bir kulübün nasıl olur da en az 200 milyon dolar * borcu olur, o da şimdiki ve önceki yönetimlerin kulübü ne kadar iyi yönettiklerinin göstergesi belki de...
özet geçseydin diyenler için: galatasaray'dan umutlu olmak bu sene biraz zor. ne ligde, ne avrupa'da.
kadro bu hali ile de güzel hele kewell varsa, ne var ki yetersiz mi yetersiz. üç kulvarda birden takımı sırtlayabilecek kadro derinliği yok, oyun içinde arda dışında yaratıcı oyuncu dışında olmadığından olsa gerek takımın tam anlamıyla arda'nın üzerine yıkılması, defansın bir türlü toparlanamaması, orta sahanın belki de 4 büyükler arasındaki en zayıf ortasaha olması, alternatif olarak oyuna sürülebilecek ve takımın çehresini değiştirebilecek 12. adamdan yoksunluk hatta forvetin dahi alternatifsiz olması, rijkaard'ın aradan geçen zamanda hala bekleneni verememesi, takımda göze hoş gelen ve futbolun seyir zevkini artıran keita gibi bir oyuncunun satılması ve yerine daha iyisinden geçtim eşdeğerinin dahi alınmaması, anlaşıldığı üzere maddi sıkıntı, yönetimdeki bitmek tükenmek bilmeyen çekişmeler ve son derece yararlı ve iş yapan yöneticilerin birer birer uzaklaştırılması...
maddi sıkıntıyı anlarım, sonuçta galatasaray'dan bahsediyoruz ve geçmişin yüklü borçlarının geri ödemesi çok can sıkmakta. ama şurası da var ki borçları ödemenin yolu küçülme değildir, hedeflerin küçülmesi de değildir. galatasaray bu yöntemi cansun'dan beri çoğunlukla uyguladı ve bunun borçları azaltmadığını tam aksine daha da artırdığını artık görmesi lazım. şampiyonlar liginden elenen takımı için sanki o kupayı renklerin hatrına öylece veriyorlarmış gibi "biz de geçen seneki gibi uefa kupasını alırız" diyen günü kurtaran demeçlere ihtiyacı yok galatasaray'ın. bu tarz gün kurtarmaların akabinde uefa kupasından geçtim ligde ilk üçün altında kalan, avrupa'da da ön elemeleri dahi geçemeyen bir takıma dönüştüğümüz yakın geçmişi unutmamak gerek.
giderler oldukça ve arttıkça küçülelim, transfer yapmayalım, alt yapıdan da takıma yarar oyuncu almayalım, iki kuruş paraya o genç yetenekleri satalım bu ayı kurtaralım derseniz sonraki ayı, ondan sonraki ayı ve ondan sonraki ayı kurtaramazsınız, sezonu da geleceği de kurtaramazsınız. 50 bin kişilik stada taşınacak galatasaray, takım sevgisi elbette ama siz size zerre kadar keyif vermeyen bir takımın her maçına gider misiniz?
stada taraftarı çekemezseniz, forma satışı yapamazsanız, sponsorluk anlaşmaları yapamazsanız, yeni gelir kalemleri yaratamazsanız, değerli oyuncularınızı değerlerinin altında günü kurtarmak adına satarsanız, hedefiniz olmazsa ve taraftar baskısından "biz büyük takımız tabii ki şampiyonluğa oynuyoruz" deyip de aklınızdaki düşünce "ya zaten şampiyonluğa oynayacak kadromuz yok, şampiyonlar ligine kalamazsak zaten para da gelmeyecek, ilk 3'e girelim olmazsa rijkaard'ı göndeririz, avrupa liginde de gücümüz yettikçe artık allah ne verirse" olursa o borç bitmez. daha da batarsınız.
ha amaç borçları bitirmekse, bunu her sene taraftara acı çektirerek ve gözlerinin içine baka baka yalan söyleyerek yapmayın; arda'sından elano'suna, sabri'sinden (elde kalır gerçi o) yedek kaleciye kadar satın. gıkım çıkmaz. ama bunu bir kez yapın, genç destekli paf destekli ilk 4-5'e girebilecek kapasitede bir takıma dönüştürün. hem geleceğe yatırım olsun hem de yeni bir altın jenerasyon. ama her sene bizi yeniden ve yeniden gözlerimizin içine baka baka yalan söyleyerek üzmeyin. ajax modeli diyorsunuz, ajax her sene şampiyon mu oluyor? ayakları yere basan, yeni gelir kalemleri yaratan ve sağlam bir planlama ile pekala bir tek futbolcunuzu satmadan da kafaya oynayabilirsiniz. herkes sizden q7 ve türevleri almanızı beklemiyor. ama koca sezon ligde, kupada ve avrupa'da elimizde ortasahada maestro ayhan (tüm gayretine rağmen)var demeyin, komik oluyor. daha da sıkışırsanız ortasahada tugay kerimoğlu'na forma giydirecek gibisiniz, yapmayın.
2009 yılı geliri 133,5 milyon dolar, gideri ise 145,5 milyon dolar olan bir kulübün nasıl olur da en az 200 milyon dolar * borcu olur, o da şimdiki ve önceki yönetimlerin kulübü ne kadar iyi yönettiklerinin göstergesi belki de...
özet geçseydin diyenler için: galatasaray'dan umutlu olmak bu sene biraz zor. ne ligde, ne avrupa'da.
ülkemize sayısız başarılar getirmiş kulüp.
Ne ana ne baba ne de sevgiliye duyulan bi sevgi, herşeyden öte.. Herşey Galatasaray dan sonra gelir.
imla:teşekkürler gyulickimi.
imla:teşekkürler gyulickimi.
bir aslan olarak kuşları çekim alanıdır.
umutsuzluğun anlamını kafadan silince geriye kalanıdır.
dışında kalanlar dünyanın en büyük yalanıdır.
Allah'ın bilumum rakip taraftarları yok etme planıdır.*
umutsuzluğun anlamını kafadan silince geriye kalanıdır.
dışında kalanlar dünyanın en büyük yalanıdır.
Allah'ın bilumum rakip taraftarları yok etme planıdır.*
bugün sivasspor'a yenilmesini dilediğim takımım. barış özbek mustafa sarp ayhan akman üçlüsünün kendi kalelerine gol atmasını da canı gönülden istiyorum.
yoksa başka türlü kimse bu taraftarın derdini anlamayacak!
yoksa başka türlü kimse bu taraftarın derdini anlamayacak!
bu fantastik orta saha üçlüsüyle bu işin olmayacağını anlamak için daha kaç sene şampiyonluk kaçırması gerektiği belli olmayan takımım. hayır belli olsa, deseler ki ''saygıdeğer sabırtaşı taraftarlarımız, iki sezon daha bu kütük orta sahayla devam edeceğiz, o yüzden şampiyonluktan ziyade ilk 5'e oynayacağız, zaten avrupa falan hak getire''
yine eyvallah deriz. iki sezon premier'de manchester, la liga'da barça taraftarı oluruz. ama yok belli değil hacı, belli olan bir bok yok takımda.
teşekkürler yönetim..
yine eyvallah deriz. iki sezon premier'de manchester, la liga'da barça taraftarı oluruz. ama yok belli değil hacı, belli olan bir bok yok takımda.
teşekkürler yönetim..
acilen oyunu iki yönüyle oynayan emre tarzı bir orta alan oyuncusuna ihtiyacı olan takım. açıkçası cana ile mustafa sarp arasındaki farkı görebilmiş değilim.
not: fenerbahçeliyim.
not: fenerbahçeliyim.
g*tü tutuşunca teknik direktörü bile yedek kulübesinde provakasyona kalkışan takım.
peşindeyiz, tam arkanda.*
peşindeyiz, tam arkanda.*
ben kendimi bildim bileli galatasaraylıyım, allah ömür verdikçe de tutarım bu takımı. küçükken ağlardım avrupa kupası maçlarında, yenildiğimize de değil hakemin aleyhimize verdiği kararlara ağlardım. sinir olurdum. galatasarayın hakkının yenmesi deli ederdi beni hala da öyle, normalde gelsen önümden yemeğimi alsan bi gram sinirlenmem ağzımı açmam. ama gel gör ki galatasaray'ın hakkı yendi mi, orta saha'da faulümüz verilmesin çıldırırım. böyle garip bi galatasaraylıyım işte. o yüzden fazla sevmiyorum maç izlemeyi. ama gel gör ki izliyoruz işte dayanamıyor insan.
şimdi adnan polat başkan. eskiden faruk süren'le gurur duyardık, gerçekten çok şey kattı takımıma. daha sonra ergen yılllarımda özhan canaydına gıcık olurdum. çünkü yıldız transferi yapmazdı. kulübün maddi menfaatine çalışırdı. ama onun döneminde de sportif anlamda başarılar gelirdi.
şimdi geçen seneye ve bu seneye bakıyorum. bu takım galatasaray değil. değil mümkün değil olmaz olamaz. bizim takımın en en kötü zamanlarında bile pas yapabilen ayağında top tutabilen bi orta sahası olurdu. bizim takım böyle karı gibi oynamazdı. kimse kusura bakmasın 2-3 senedir ne çektiğimi ben bilirim. resmen toptan korkan bi takımız. şimdi galatasaray sahada şu işi çok iyi yapıyor diyebilir mi kimse? pas mı yapıyoruz, şut mu çekiyoruz, verkaçta mı iyiyiz, hızlı bi takım mıyız, defansımız kalemiz mi sağlam. hiç biri. hiç biri yok bu takımda.
yapılması gerekene gelince. önümüzdeki sezonu feda etmek. hatta bi sonrakini de. bi kaç genç oyuncu toplayıp başlarına da adam gibi adaletli bi hoca getirmek gerek. frank rijkaard'ın bu takıma motivasyon anlamında bi katkısı olduğunu düşünmüyorum. gerekirse rijkaard da gitsin. bülent korkmaz'a tahammül edemedik biz rijkaard'a neden edelim. bu takıma bişey kattığını görsem tamam da yok ben bişey göremiyorum.
şimdi adnan polat başkan. eskiden faruk süren'le gurur duyardık, gerçekten çok şey kattı takımıma. daha sonra ergen yılllarımda özhan canaydına gıcık olurdum. çünkü yıldız transferi yapmazdı. kulübün maddi menfaatine çalışırdı. ama onun döneminde de sportif anlamda başarılar gelirdi.
şimdi geçen seneye ve bu seneye bakıyorum. bu takım galatasaray değil. değil mümkün değil olmaz olamaz. bizim takımın en en kötü zamanlarında bile pas yapabilen ayağında top tutabilen bi orta sahası olurdu. bizim takım böyle karı gibi oynamazdı. kimse kusura bakmasın 2-3 senedir ne çektiğimi ben bilirim. resmen toptan korkan bi takımız. şimdi galatasaray sahada şu işi çok iyi yapıyor diyebilir mi kimse? pas mı yapıyoruz, şut mu çekiyoruz, verkaçta mı iyiyiz, hızlı bi takım mıyız, defansımız kalemiz mi sağlam. hiç biri. hiç biri yok bu takımda.
yapılması gerekene gelince. önümüzdeki sezonu feda etmek. hatta bi sonrakini de. bi kaç genç oyuncu toplayıp başlarına da adam gibi adaletli bi hoca getirmek gerek. frank rijkaard'ın bu takıma motivasyon anlamında bi katkısı olduğunu düşünmüyorum. gerekirse rijkaard da gitsin. bülent korkmaz'a tahammül edemedik biz rijkaard'a neden edelim. bu takıma bişey kattığını görsem tamam da yok ben bişey göremiyorum.
kimileri tarafından komiklikler yapılan takımım.
arkasında olanın arkasına geçip götünü sikeceğim.
arkasında olanın arkasına geçip götünü sikeceğim.
2010-2011 sezonunda halı sahaya bile çağırılmayacak futbolculardan oluşan spor kulübüdür.
(bkz: çok sinirliyim sözlük)
(bkz: çok sinirliyim sözlük)
yendiğinde sevmedim yenildiğinde sevdiğim kadar..
çok uzun yıllardır şahsımı zerre kadar heyecanlandırmayan takımım.
bazen geçmişte yaşattıklarını düşününce rüya mıydı diye sorasım geliyor.
reykarta uyuzum bu arada.
bazen geçmişte yaşattıklarını düşününce rüya mıydı diye sorasım geliyor.
reykarta uyuzum bu arada.
bakıyorum yine taraflı tarafsız herkes üstüne gitmekte. alayı gaza geldi yine.. sezon açıldı, kötü başladık ve onlara gün doğdu. iyi bir kadromuz olduğunu söylemiyorum, pek umut da vermiyorsun bana ama yine de yanındayım.. ite köpeğe inat içime attım sözleri.. dayan galatasaray'ım.
bütün sene kaybetsin, 2.lige -1000 averajla düşsün ulan bizim içine farkeder?!
herkes gider, biz kalırız. biz galatasaraylıyız.
biz futbolcumuzu dövmeye kalkmayız,
biz kulüp kapılarında hüngür hüngür karı gibi ağlamayız,
biz takım otobüsünü yumruklamayız,
biz futbolcumuzun arabasını durdurup, üstüne bir de ayarı alıp, futbolcu gidince ''oyoşpu şojuu kejman, bana küfüy ediyo'' diyip aklınca kameralara, kız arkadaşına artislik yapan soytarılara benzemeyiz,
biz mecidiyeköy'deyiz, nevizade'deyiz, yeri gelince halkalı'dayız, zamanı gelince de seyrantepe'deyiz ama asla boklu dere kenarlarında değiliz,
biz ballici, şarapçı veya ne olduğu belirsiz değiliz.
hee bir de biz arkadan vurma çabasına girmeyiz, göstere göstere ön bahçeden gireriz.
içimiz kan ağlar belki, ama o yaşlar sarı kırmızı akar.
herkes gider, biz kalırız. biz galatasaraylıyız.
biz futbolcumuzu dövmeye kalkmayız,
biz kulüp kapılarında hüngür hüngür karı gibi ağlamayız,
biz takım otobüsünü yumruklamayız,
biz futbolcumuzun arabasını durdurup, üstüne bir de ayarı alıp, futbolcu gidince ''oyoşpu şojuu kejman, bana küfüy ediyo'' diyip aklınca kameralara, kız arkadaşına artislik yapan soytarılara benzemeyiz,
biz mecidiyeköy'deyiz, nevizade'deyiz, yeri gelince halkalı'dayız, zamanı gelince de seyrantepe'deyiz ama asla boklu dere kenarlarında değiliz,
biz ballici, şarapçı veya ne olduğu belirsiz değiliz.
hee bir de biz arkadan vurma çabasına girmeyiz, göstere göstere ön bahçeden gireriz.
içimiz kan ağlar belki, ama o yaşlar sarı kırmızı akar.
ah galatasaray ah neden düzelmedi gitti şu işler bir türlü anlamadım, ama anlatıcam. öncelikle nolursa olsun sivas a gidip de 3 atıp gelemeyeceğimizi biliyorduk zaten. golü bulmuşuz takım orda bir taktik yapar 2. golü öyle arar komple press yaparak hangi takım kazanıyor artık, doru düzgün bir atağımız yok. takımda çürük çok, çürük demiyelim de yetersiz diyelim, mesela emre çolak galatasaray hariç heralde başka bir klup de oynayamaz. altyapıdan geldiği için müsama gösteriliyor ama altyapıda bile oynayamaz.
aynı şekilde ali turan takıma hiçbir katkısı yok, yetenek olarak yetersiz, ali turanı oynatacağına alt yapıdan genç bir çocuk koy oraya hiç olmassa kendisini geliştirsin ama bu adamlarla galatasaray bir yere varamaz, milan baros da aldığı her topu kaptırır olmuş tamam sakat diyoruz ama bu adam hep mi sakat gönderin gitsin o zaman. mehmet batdal hakkında çok iyi bir çocuk diyebilirim. hem yeteneği var şu izlediğim haliyle en az 5 tane hakan şükür eder, uzun yıllar galatasaray da oynamasını istediğim bir futbolcu ama avrupaya giderse de sevinirim. kendini kanıtlayana kadar elbet ki zorlanacakdır ama kanıtladıktan sonra türkiyede üstüne bir forvet göremiyorum şu an.
ayhan çabalıyor, barış ve mustafa sarp ikiz topcularımız çok nadir maç kurtardıkları görülmüş hem defansiz hem ofansif anlamda. kalemiz allaha emanet. sağlam defans yapsın diye ali turan transfer edilir ama adamın topu oyuna nasıl soktuğunu kimse düşünmez rijkard ın böyle adamları istediğini hiç zannetmiyorum yönetimin transfer yanlışları. yani kısaca yönetimimiz futboldan anlamıyor, yönetime parası gücü olan geliyor ama futboldan anlamayınca milyon dolarlar sokağa atılıyor. başkanımız için çok iyi işler yapıyor diyebilirim. futbol takımına yapıcak fazla birşeyi yok tabiki son derece aktif faal çalışıyor..
gözümden kafası kesilmiş tavuk gibi düşen futbolcular ali turan, emre çolak, servet çetin (geçen sene düşmüştü bu sene daha iyi), neil (hiç güven vermiyor sağından at solundan geç). barış özbek, sabri sarıoğlu, hakan balta (takıma katkısı çok az yok denebilecek kadar) ayhan akman (adamın elinden bu kadarı geliyor fena sayılmaz istikrarı yok 3 maç üstüste oynamaz) arda turan (harcanıyor galatasaray da dengesiz bi takımda tek başına bişeyler yapmaya çalışıyor) milan baros (nonda nın tırnağı olamazdı bir bilseler özel bi yeteneği yok uzaktan bi şutu yok 6 pas ta tek vuruşları ve kaleciyle karşı karşıya çok iyi ama büyük maçlarda kendisinden birşey beklenemez)
aynı şekilde ali turan takıma hiçbir katkısı yok, yetenek olarak yetersiz, ali turanı oynatacağına alt yapıdan genç bir çocuk koy oraya hiç olmassa kendisini geliştirsin ama bu adamlarla galatasaray bir yere varamaz, milan baros da aldığı her topu kaptırır olmuş tamam sakat diyoruz ama bu adam hep mi sakat gönderin gitsin o zaman. mehmet batdal hakkında çok iyi bir çocuk diyebilirim. hem yeteneği var şu izlediğim haliyle en az 5 tane hakan şükür eder, uzun yıllar galatasaray da oynamasını istediğim bir futbolcu ama avrupaya giderse de sevinirim. kendini kanıtlayana kadar elbet ki zorlanacakdır ama kanıtladıktan sonra türkiyede üstüne bir forvet göremiyorum şu an.
ayhan çabalıyor, barış ve mustafa sarp ikiz topcularımız çok nadir maç kurtardıkları görülmüş hem defansiz hem ofansif anlamda. kalemiz allaha emanet. sağlam defans yapsın diye ali turan transfer edilir ama adamın topu oyuna nasıl soktuğunu kimse düşünmez rijkard ın böyle adamları istediğini hiç zannetmiyorum yönetimin transfer yanlışları. yani kısaca yönetimimiz futboldan anlamıyor, yönetime parası gücü olan geliyor ama futboldan anlamayınca milyon dolarlar sokağa atılıyor. başkanımız için çok iyi işler yapıyor diyebilirim. futbol takımına yapıcak fazla birşeyi yok tabiki son derece aktif faal çalışıyor..
gözümden kafası kesilmiş tavuk gibi düşen futbolcular ali turan, emre çolak, servet çetin (geçen sene düşmüştü bu sene daha iyi), neil (hiç güven vermiyor sağından at solundan geç). barış özbek, sabri sarıoğlu, hakan balta (takıma katkısı çok az yok denebilecek kadar) ayhan akman (adamın elinden bu kadarı geliyor fena sayılmaz istikrarı yok 3 maç üstüste oynamaz) arda turan (harcanıyor galatasaray da dengesiz bi takımda tek başına bişeyler yapmaya çalışıyor) milan baros (nonda nın tırnağı olamazdı bir bilseler özel bi yeteneği yok uzaktan bi şutu yok 6 pas ta tek vuruşları ve kaleciyle karşı karşıya çok iyi ama büyük maçlarda kendisinden birşey beklenemez)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar