bugün
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi20
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- mazotun litresi 90 lira14
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- parti tüzüğü okumak8
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- üsküdar belediyesi9
- s'i l v'e r m'i s t25
- kahve yemek4
- şizofrenik hikayeler5
- ecevit ekonomisi4
- kemaliklerle ekonomi tartışmak4
- eylülde tatil yapmak7
- herkese terörist diyip sonradan 180 derece dönmek4
- masklavi'nin türkçe öğretmenine selam göndermek2
- türkiye iran savaşı7
- sarı torba10
- mutlu bey birader koştursun ama düşmesin3
- ama yeni parti tüzüğü13
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir4
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- eğitimde fırsat eşitliği3
- ahmet davutoğlu4
- türkiye iran'a bedel ödetmemize yardımcı oluyor3
- afd'ye oy veren türkler3
- yalancı su böreği10
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları4
- kargalar4
- biraderin koşturmaya başlaması2
- yeni türkiye yi bir görselle özetle4
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- 4 eylül 20262
- kapadokya8
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı3
- avanos2
- 20322
- jd vance3
- prednol2
- bu koyden olsam ne olacak21
- arabeski türkiyede küçük hüsamettin bitirdi3
- yaprak dökümü ayşe3
- kadın ve erkek yazar arasında nesil farkı önmli mi4
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı8
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- münafıklık nedir nasıl anlarız2
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- tulumba tatlısı6
- ey insan3
'22 kişinin bir topun peşinden deli dana gibi koştuğu oyun' tanımına kesinlikle uymayan oyundur. bunu söyleyen insan zaten bildiğin düzdür. ona göre müzik de 'birkaç notanın bir araya gelmesi'nden öteye gitmez.
nasıl ki müzikte bundan başka bir uyum, duygu, tutku varsa futbolda da vardır. nasıl ki müziğin müthiş bir sanat yönü varsa futbolun da vardır. nasıl ki müzikte, tiyatroda, sinemada ürün sahibi ortaya birşeyler koyarak izleyiciye duyumsal veya izlenimsel olarak keyif veriyorsa futbolcu da göze hitap ederek bunu yapar.
ve en önemlisi futbol da en az sanat kadar birleştirici ve bütünleştirici etkiye sahiptir. sanat insan yaşamı boyunca devam edip popülaritesini koruyacaktır. fubol da öyledir. insan yaşamı sona ermediği sürece futbol bitmez.
(bkz: futbol sen bizim herşeyimizsin)
nasıl ki müzikte bundan başka bir uyum, duygu, tutku varsa futbolda da vardır. nasıl ki müziğin müthiş bir sanat yönü varsa futbolun da vardır. nasıl ki müzikte, tiyatroda, sinemada ürün sahibi ortaya birşeyler koyarak izleyiciye duyumsal veya izlenimsel olarak keyif veriyorsa futbolcu da göze hitap ederek bunu yapar.
ve en önemlisi futbol da en az sanat kadar birleştirici ve bütünleştirici etkiye sahiptir. sanat insan yaşamı boyunca devam edip popülaritesini koruyacaktır. fubol da öyledir. insan yaşamı sona ermediği sürece futbol bitmez.
(bkz: futbol sen bizim herşeyimizsin)
temellerini tsubasa ile atan insanlar için hala bir soru işaretidir.. futbolu tsubasadan öğrenen ben ve benim dönemimdeki insanlar hala büyük anlam karmaşaları yaşamaktadır.. bu nedendendir ki bu neslin hala kafası karışıktır..
basittir. zor olan basit oynamaktır.
pek sevmem.
farklı yaşam tarzlarında ve karakterlerde olan insanları aynı duygularla ortak noktada buluşturan ve bana göre en keyifli en eğlenceli spor.
başlasın artık şu lig...
*bir de holiganlık, şiddet, futbol terörü olmasa tadından yenmez.
başlasın artık şu lig...
*bir de holiganlık, şiddet, futbol terörü olmasa tadından yenmez.
eğlence amaçlı yapılan bir spordur. ya da öyle olmalıdır.
tribünlerde insana canı istediği gibi bağırıp küfür etmeyi sağlayan, inanılmaz stres attıran bir olaydır, hele bir de takımınız galipse değmesinler keyfinize *
inanılmayacak kadar komik pozisyonlara sebebiyet veren spor:
http://alkislarlayasiyoru...-bu-kadar-komik-olmamisti
http://alkislarlayasiyoru...-bu-kadar-komik-olmamisti
bir türlü sevemediğim spor türü. sol framede futbolla ilgili başlıkları görünce aklıma bir fıkra geldi. futbolseverler biraz alınabilir ama sözüm meclisten dışarı. sonuçta fıkrayı ben uydurmadım, uyduran uydurmuş yani ona kızın.
"Einstein ölünce insanlığa hizmetlerinden dolayı onu cennette bir villaya yerleştirmişler. Bir gün kapısı çalmış. Gelen adam benim iq 200 demiş. einstein ooh demiş gel içeri seninle quantum fiziği konuşuruz.
Bir vakit sonra başka biri gelmiş. Adam benim IQ 90 demiş. Einstein gel gel demiş seninle siyaset konuşuruz.
Derken üçüncü adam kapıyı çalmış. Benim iq 35 demiş.
einstein biraz düşünmüş ve cevabı vermiş.. Gel içeri seninle de Futbol konuşuruz."
"Einstein ölünce insanlığa hizmetlerinden dolayı onu cennette bir villaya yerleştirmişler. Bir gün kapısı çalmış. Gelen adam benim iq 200 demiş. einstein ooh demiş gel içeri seninle quantum fiziği konuşuruz.
Bir vakit sonra başka biri gelmiş. Adam benim IQ 90 demiş. Einstein gel gel demiş seninle siyaset konuşuruz.
Derken üçüncü adam kapıyı çalmış. Benim iq 35 demiş.
einstein biraz düşünmüş ve cevabı vermiş.. Gel içeri seninle de Futbol konuşuruz."
bireylerin severek izlediği bir eğlencesi olması gerekirken , kendilerine
eziyet olarak yansıyan oyundur.
sahiplenme duygusu yüksek yurdum insanının kendinden çok sevdiği oyundur.
bağımlılık ve zararlı bir oyun haline gelmiş , para odaklı insanların eline düşmüştür.
sonuç olarak kulüplere para olarak geri dönmüş , taraftarlara ise koca bir sıfır .
eziyet olarak yansıyan oyundur.
sahiplenme duygusu yüksek yurdum insanının kendinden çok sevdiği oyundur.
bağımlılık ve zararlı bir oyun haline gelmiş , para odaklı insanların eline düşmüştür.
sonuç olarak kulüplere para olarak geri dönmüş , taraftarlara ise koca bir sıfır .
toplumdaki her tabakayı 1.30 saat boyunca aynı şartlar altında himaye eden, herkesin eşit haklara sahip olabildiği çok az alandan biri. asla yalnızca bir oyun değildir yeri geldiğinde bir ayaklanmadır, kendini kabul ettirmedir, isyandır. hatta bazen devrimdir.
insanlar yoksulluktan ölürken yüzlerinin biraz gülebileceği yerler varsa orası bu yeşil sahalardır. bir toplum diktatörlük altında ezilerek kendi dillerini bile konuşamıyorsa bunu yapabilecekleri yerler sadece stadyumlardır (bkz: fc barcelona tarihi), ezilmiş toplumların, ezenlerle aynı haklara sahip olduğu yer burasıdır. zenginlerle işçi sınıfını bir araya getiren şey bu top oyunudur (bkz: liverpool-everton). kısaca futbol asla sadece futbol değildir...
insanlar yoksulluktan ölürken yüzlerinin biraz gülebileceği yerler varsa orası bu yeşil sahalardır. bir toplum diktatörlük altında ezilerek kendi dillerini bile konuşamıyorsa bunu yapabilecekleri yerler sadece stadyumlardır (bkz: fc barcelona tarihi), ezilmiş toplumların, ezenlerle aynı haklara sahip olduğu yer burasıdır. zenginlerle işçi sınıfını bir araya getiren şey bu top oyunudur (bkz: liverpool-everton). kısaca futbol asla sadece futbol değildir...
an itibariyle konu olarak sözlüğün ırzına geçen spor dalıdır.
--spoiler--
geceleri karılarla fink atarken siz
maçlarda kıçımızı yırtan biziz
sözümüz meclisten taa içeri
anlayın artık be siz kimsiniz
--spoiler--
--spoiler--
yenilsekte yensekte
taraftarın seninle derler
takım maçı kaybederse
ana avrat söverler
--spoiler--
gökhan semiz'i rahmetle anmaya, ufuk yıldırım'ı ve ercan saat'çiyi selam etmeye neden..
geceleri karılarla fink atarken siz
maçlarda kıçımızı yırtan biziz
sözümüz meclisten taa içeri
anlayın artık be siz kimsiniz
--spoiler--
--spoiler--
yenilsekte yensekte
taraftarın seninle derler
takım maçı kaybederse
ana avrat söverler
--spoiler--
gökhan semiz'i rahmetle anmaya, ufuk yıldırım'ı ve ercan saat'çiyi selam etmeye neden..
--spoiler--
"Sadakatin açık havadaki krallığıdır" demiş, italyan düşünür Antonio Gramsci futbol için. Futbolu tek bir cümleyle en güzel anlatan söz kesinlikle. Bu sözün gerçek değerini anlayıp futbola bir kez daha hayran olmak içinse, futbolu futbol yapan rekabetin toplumsal boyutunu; bir anlamda sadakatin tarihini kucaklamamız yeter.
Nedir futbol? ingilterede burjuva "mavi"lerle işçi sınıfı "kırmızı"ların çekişmesidir. iskoçyada Katolik azınlık Celtic ile Protestan çoğunluk Rangersın kapışması; ispanyada faşist Franco'nun takımı Real Madrid'e karşı verilen savaştır. italya'da Mussolininin takımı Lazioyla solcu Romalıların karşı karşıya gelmesiyken, Yunanistanda zenginlerin Panathinaikos'uyla fakirlerin Olimpiakos'unun mücadelesidir futbol. Almanya'daysa 7 şampiyonluğunun 6sını Hitler döneminde yaşamış Schalke 04 ile solcuların takımı Borussia Dortmund'un savaşıdır. Afrikada vuvuzelanın başkaldırısı; Arjantin'de fakir ve zengin mahallelerin, Sırbistan'da kralcılarla sosyalistlerin kavgasıdır futbol. Türkiye'deyse renklerin, şehirlerin ve semtlerin ezeli rekabeti.
Futbol kitlelerin afyonu değil; işçi sınıfının balesi, umutsuzların umudu, orta direğin eğlencesi, sadakatin açık havadaki krallığıdır. Oyun dünyasındaysa PES ve FIFAnın kafa kafaya tokuşması.
--spoiler--
"Sadakatin açık havadaki krallığıdır" demiş, italyan düşünür Antonio Gramsci futbol için. Futbolu tek bir cümleyle en güzel anlatan söz kesinlikle. Bu sözün gerçek değerini anlayıp futbola bir kez daha hayran olmak içinse, futbolu futbol yapan rekabetin toplumsal boyutunu; bir anlamda sadakatin tarihini kucaklamamız yeter.
Nedir futbol? ingilterede burjuva "mavi"lerle işçi sınıfı "kırmızı"ların çekişmesidir. iskoçyada Katolik azınlık Celtic ile Protestan çoğunluk Rangersın kapışması; ispanyada faşist Franco'nun takımı Real Madrid'e karşı verilen savaştır. italya'da Mussolininin takımı Lazioyla solcu Romalıların karşı karşıya gelmesiyken, Yunanistanda zenginlerin Panathinaikos'uyla fakirlerin Olimpiakos'unun mücadelesidir futbol. Almanya'daysa 7 şampiyonluğunun 6sını Hitler döneminde yaşamış Schalke 04 ile solcuların takımı Borussia Dortmund'un savaşıdır. Afrikada vuvuzelanın başkaldırısı; Arjantin'de fakir ve zengin mahallelerin, Sırbistan'da kralcılarla sosyalistlerin kavgasıdır futbol. Türkiye'deyse renklerin, şehirlerin ve semtlerin ezeli rekabeti.
Futbol kitlelerin afyonu değil; işçi sınıfının balesi, umutsuzların umudu, orta direğin eğlencesi, sadakatin açık havadaki krallığıdır. Oyun dünyasındaysa PES ve FIFAnın kafa kafaya tokuşması.
--spoiler--
bahis oynaması, tv'den izlemesi, tribünlerden izlemesi, oynaması, taraftarlığı, üzerine konuşması, hırsı, heyecanı, eğlencesi ile insanlığın en güzel oyunudur.
günümüzde, sporun amacından büyük bir başarıyla saptığın en büyük kanıtıdır. içine karışmamış şey kalmamıştır. siyasi gerginlikler mi ararsınız, rüşvet mi ararsınız ve daha neler neler... ha bir de; bu işler hakeme, oyuncuya, taraftara çamur atmakla olmuyor. sahaya şişe atmakla da olmuyor. hangi takım taraftarı olursa olsun kendi takımını desteklemekten çok çamur atmak için bir mücadele var taraftarların çoğunda... bir takımı ele alarak söyleyemeyiz bunları. türkiye hatta dünya genelinde bir çekememezlik, bir kabullenemeyiş var. kaybeden- kazanan arasında tebrikleşmeler yerine, ana avrat küfürleşmeler... insanı ruhsuzlaştırıyor bu mevzular. ve koca bir kitle bu karmaşaya katılmış, her şeyden bir haber gidiyor garip yollara.
edit: bu demek değildir ki futbol kötüdür; temiz oyun *candır, aşktır.
edit: bu demek değildir ki futbol kötüdür; temiz oyun *candır, aşktır.
futbol mahallenin güzel kızıdır, seveni çok olan.
11'e 11 oynanır.
dünyanın en güzel ve keyif verici sporudur hele ki sahada barcelona varsa.
saklaban mahlaslı arkadaşın kendisine öğretmemi istediği oyun.
belli bir sınırı olması gereken.
örneğin bir ülkenin gündemini meşgul etmemelidir. insanların yatıp kalktığı bir şey olmamalıdır. fanatizmi, ırkçılığı, şiddeti körüklememelidir. her şeyin tadında güzel olduğunu biliyoruz ve bu "tadında güzel" kavramı futbol için de geçerli olmalıdır.
özellikle türkiye'de, çoğu zaman futbol bir çok şeyin önüne geçebiliyor.
mesela şunu anlayamıyorum;
tuttuğunuz takım şampiyon olunca niye bu kadar çok seviniyorsunuz? siz mi şampiyon oldunuz? şampiyonluk primi mi alacaksınız?
tuttuğunuz takım yenilince neden bu kadar üzülüyorsunuz? siz mi yenildiniz? üç puanı siz mi kaybettiniz?
tuttuğunuz takım süper bir futbolcu transfer edince niye dilinizden düşmüyor? siz mi transfer ettiniz, akşam evinize gelip sıcak bi çorba mı yapacak, sıcak suyla ayağınızı yıkayıp size masaj mı yapacak?
tuttuğunuz takım avrupa'da başarısız olunca neden "tecrübesizlik" oluyor? oradaki futbolla buradaki futbolun farklı olması, tecrübesizlikten mi kaynaklanıyor yoksa kaliteden mi? bence kaliteden. türk takımları avrupa futbolu düzeyine ulaşabilecek kadar tecrübe sahibi. ancak o kadar kaliteli değil.
futbolla ilgili herhangi bir şey olduğunda bunun haftalarca irdelenmesini anlamıyorum ben. başka derdiniz mi yok arkadaşım sizin?
örneğin bir ülkenin gündemini meşgul etmemelidir. insanların yatıp kalktığı bir şey olmamalıdır. fanatizmi, ırkçılığı, şiddeti körüklememelidir. her şeyin tadında güzel olduğunu biliyoruz ve bu "tadında güzel" kavramı futbol için de geçerli olmalıdır.
özellikle türkiye'de, çoğu zaman futbol bir çok şeyin önüne geçebiliyor.
mesela şunu anlayamıyorum;
tuttuğunuz takım şampiyon olunca niye bu kadar çok seviniyorsunuz? siz mi şampiyon oldunuz? şampiyonluk primi mi alacaksınız?
tuttuğunuz takım yenilince neden bu kadar üzülüyorsunuz? siz mi yenildiniz? üç puanı siz mi kaybettiniz?
tuttuğunuz takım süper bir futbolcu transfer edince niye dilinizden düşmüyor? siz mi transfer ettiniz, akşam evinize gelip sıcak bi çorba mı yapacak, sıcak suyla ayağınızı yıkayıp size masaj mı yapacak?
tuttuğunuz takım avrupa'da başarısız olunca neden "tecrübesizlik" oluyor? oradaki futbolla buradaki futbolun farklı olması, tecrübesizlikten mi kaynaklanıyor yoksa kaliteden mi? bence kaliteden. türk takımları avrupa futbolu düzeyine ulaşabilecek kadar tecrübe sahibi. ancak o kadar kaliteli değil.
futbolla ilgili herhangi bir şey olduğunda bunun haftalarca irdelenmesini anlamıyorum ben. başka derdiniz mi yok arkadaşım sizin?
bir avam klasiği.
kapitalist dünyada insanları uyutmak için kullanılan sömürü aracı.
dostca spor yapmak için hazırlanan 1 spor olmasına rağmen günümüzde şike, ölüm olayları, kavga gibi olayları içinde barındıran bir spor dalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar